ALLAH SEVGİSİ VE İŞ
   Yüce kitabımız Kuran-ı Kerim’de Allah bizlere şöyle seslenmektedir;
   “Allah, işini en iyi yapanı sever” 
   Allah’ın sevgisine mazhar olabilmek için işin en iyi şekilde yapılması gerekmektedir.
   Öğretmenin, mühendisin, doktorun, işçinin, memurun, çiftçinin, esnafın, serbest meslek sahiplerinin vb. işini en iyi şekilde yapmaları gerekmektedir.
   Kuru kuruya Allah sevgisi bir şey kazandırmamaktadır.
   Sürekli Allah’ı sevdiğini söyleyen bir kişi ise Allah’ın sevgisini kazanmaktan uzak olacaktır.
   Yüce Allah burada herhangi bir dinden bahsetmemekte, ya da bu görevi herhangi bir din sahiplerine yüklememektedir. Bu görev Allah tarafından yaratılan insan için geçerlidir. Hüküm de onun içindir.
   Eğer bir Hristiyan, Yahudi, Budist, putperest, ateist vb. işini iyi yaparsa Allah’ın sevgisine mazhar olabilecektir.
   Ya da günde beş vakit namaz kılan, Allah’ın ismini sürekli anan, alnını secdeden kaldırmayan kişinin de işini iyi yapması gerekecektir. Yapmadığı takdirde bilmelidir ki Allah’ın sevgisine mazhar değildir.
   Şimdi anlaşıldı mı Hristiyanların neden ileri gittikleri?
   Buluşları neden onların yaptıkları?
   Teknolojide neden üstün oldukları?
   Ya da;
   Müslümanların neden geri kaldığı?
   Teknolojiyi yakalayamadıkları
   İcat yapamadıkları
   Ülkelerinde anarşi ve terörün neden kol gezdiği, oluk gibi kan aktığı şimdi anlaşıldı mı?
   İlim Allah’tandır. İlim yapma yeteneğini insana veren de Allah’tır.
   İşini iyi yapan, çalışan bu yeteneğini geliştirir.
   Çalışmayan ise asla
   Şairin dediği gibi;
   “İşleri var, dinimiz gibi… Dinimiz var işleri gibi”
   Biz başaramadık.
   Anlamadık.
   Allah’ın emrini yerine getirmekten uzak kaldık.
   Bundan sonra da;
   Şikâyet etmeye, sızlanmaya, sorunları başka yerlerde aramaya, birbirimize düşmeye, ‘bize tuzak kuruyorlar’ kuruntusuna kapılmaya hakkımız olduğunu zannetmiyorum.
   Tek bir işimiz olmalı;
   Allah’ın sevgisine mazhar olabilmek
   İşini iyi yapmak, çalışmak, çalışmak ve gene çalışmak…