ATATÜRK’ÜN FOTOĞRAFÇISI OLARAK BİLİNEN NEVŞEHİRLİ CEMAL IŞIKSEL


Doç. Dr. Faruk GÜÇLÜ

Doç. Dr. Faruk GÜÇLÜ

Okunma 25 Mart 2020, 15:30

ATATÜRK’ÜN FOTOĞRAFÇISI OLARAK BİLİNEN NEVŞEHİRLİ CEMAL IŞIKSEL

Herkes onu “Atatürk’ün fotoğrafçısı” olarak bilir. Ülkemizin ilk foto muhabiridir. Hukuk eğitimi almıştır.

“1905'te yılında İstanbul'un Vefa semtinde dünyaya geldi. Babası, 1920 Nisanı’nda Ankara’da İstanbul Hükümeti’ne karşı hazırlanan fetvayı kaleme alan Yüksek Din Kurulu üyesi Beyazıt Müderrislerinden (Ord. Prof) Nevşehirli Hasan Fehmi Efendi‘dir. Işıksel, ilköğrenimini İstanbul ve Eskişehir'de, orta ve lise öğrenimini ise Ankara'da yaptı. Fotoğraf çekmeye, babası Yüksek Din Kurumu üyesi Müderris Hasan Fehmi Efendi'nin teşvikiyle lise öğrencisiyken başladı. 1925 yılında da Ankara Hukuk Mektebi'nden okurken Hakkı Tarık Us un önerisiyle Vakit Gazetesinde foto muhabirliğine başladı. İki yıl sonra Yunus Nadi'nin çağrısı üzerine Cumhuriyet gazetesine geçti. 1929-1944 arasında Ulus gazetesinde çalıştıktan sonra yeniden Cumhuriyet'e girdi ve 1963'te oradan emekli oldu. Mustafa Kemal Atatürk'ün yurtiçi gezilerine katıldı, Afgan kralı Emanullah Han, İran şahı Rıza Pehlevi gibi Türkiye'yi ziyaret eden yabancı devlet adamlarının fotoğraflarını çekti ve Cumhuriyet'in 10. yılında düzenlenen törenleri resimledi(Wikipedia).

Cemal IŞIKSEL, Mualla Hanım ile evliliğinden iki çocuğu dünyaya gelir. Oğlu Deniz, Elektronik Yüksek Mühendisidir. Kızı Sema Hanım ise iç mimardır. Deniz Işıksel’in ailesiyle ilgili verdiği bilgilere göre;” Babam Cemal IŞIKSEL 1905 yılında İstanbul, Vefa’da doğmuş. Dedem Nevşehirli Hasan Fehmi Efendi Beyazıt Medresesinde fıkıh profesörü imiş. Fransızca, Farsça ve Arapça bilirmiş. 1918 yılına kadar İstanbul’da yaşamışlar; sonra Eskişehir’e yerleşmişler. Yunan İşgalinden önce 1919’da Ankara’ya taşınmışlar. Dedem ATATÜRK ‘ün en büyük destekçilerinden biriymiş. Sakallı, sarıklı ama aydın fikirli bir kişiymiş. Babama, lisede öğrenciyken kutu tipi bir fotoğraf makinesi almış; o dönemin en iyi fotoğraf makinesiymiş. Babam böylece fotoğrafla tanışmış ve giderek bu işi çok sevmiş. Kendisini bu konuda daha da geliştirmek için çocukluğumda seyyar fotoğrafçıların kullandığı körüklü, ayaklı, omuzda taşınan bir fotoğraf makinesi almış. Babam ufak tefek, hareketli bir insandı. Her olaya hızla yetiştiğinden soyadı kanunu çıktığında, “Sen Işıksel Soyadını al,” demişler, soyadımız “Işıksel” olmuş.( Oğlu Deniz’le söyle, İsmet Erarpat, Seç Haber, 09.05.2017)

Cemal Işıksel, Cumhuriyet'in ilk 40 yılına ait çok zengin bir fotoğraf arşivi oluşturdu. Çektiği Atatürk fotoğrafları bugün kullanılan fotoğraflar arasındadır. Bazı Atatürk fotoğraflarından bazıları para ve pullara basıldı. Yurdun değişik yerlerinde yirmi altı kez Atatürk fotoğrafları sergisi açan Işıksel 1969'da, Ankara'da Atatürk Bulvarı üzerindeki apartman dairesini sürekli bir Atatürk fotoğrafları sergisi haline getirdi. Atatürk'ün bazı fotoğraflarını Gazi Mustafa Kemal Atatürk (1969) adlı albümünde topladı. Atatürk ile birlikte yaşamını İstanbul ve Ankara illerinde geçirmiştir( 10 Kasım 1969 Cumhuriyet Gazetesi).

Cemal Işıksel’in 1932 Yılında aldığı Lecia Marka fotoğraf makinesi ile bugüne ışık tutan resimleri çektiği bilinmektedir. Hasan Fehmi Efendi ismiyle Osmanlı döneminde yaşamış, çok sayıda Şeyhülislam ve müderris vardır. Bunlar, Sinop, Erzincan ve Konyalı’dır. Cemal Işıksel’in babası bunlardan farklı olup Beyazıd  Medresesinde Fıkıh profesörüdür.

Cemal Işıksel fotoğrafları hala günümüzde de kullanılmaya devam edilmektedir.2009 yılında tedavüle çıkarılan 200 Türk Lirası banknotların ön yüzünde Atatürk’ün, 1934 yılında Çankaya Köşkü’nde Cemal Işıksel tarafından çekilmiş fotoğrafından yararlanılarak oluşturulmuş bir portresi bulunmaktadır.

 “Cemal Işıksel artık yok….Artık eskisi gibi bir kentin değişim dönüşüm sürecini bir tarihçi titizliğiyle saptayan fotoğrafçılar pek kalmadı. Geçtiğimiz aylarda yitirdiğimiz Ara Güler belki de bunun en son temsilcilerinden biriydi. Sanırım bir kenti tanımanın en kolay yolu, ona gönül vermiş fotoğrafçıların bizlere bıraktıklarının ışığında yapılan kısa bir yolculuktur” (Burçak Evren, 5 Aralık 2018 Aydınlık ).

Atatürk’ün tüm yurtiçi gezilerine katılan Işıksel, 38 yıllık meslek  yaşamında Cumhuriyet tarihimizin büyük devlet adamlarının yanı sıra, ülkemizi ziyarete gelen pek çok yabancı devlet adamının fotoğraflarını çekti, onlara gezileri ile ilgili albümler hazırladı. Bunlar arasında; İran şahı Rıza Şah Pehlevi, Irak kralı Faysal, Afgan Kralı Amanullah Han, Ürdün Meliki Abdullah, Japon Veliahtı Prens Hirohito, İsveç Veliahtı Prens Güstav, İngiltere başbakanı Winston Churchill, Yunan başbakanı Venizelos, Sovyet Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Karahan, ve Savunma Bakanı Voroşilof, Macaristan Başbakanı Kont Bentlen de bulunmaktadır.

1926–27′lerde Ercüment Ekrem Talu’nun  Basın Yayın Genel Müdürü olduğu sırada Atatürk’e ait olayları ve Ankara’daki gelişmeleri gösteren fotoğrafları dünya basınına dağıtıldı.Işıksel’in fotoğrafları Avrupa dergilerine kapak oldu. Sedat Simavi’nin Yedigün Dergisine her hafta fotoğraf yollardı. Milli Eğitim Bakanlığı’nın resimli dergisinde, ders kitaplarında fotoğrafları yayınlandı. 1925′ten 1938′e kadar Ulu Önder Atatürk‘ün, devlet başkanlığı süresince de İsmet İnönü‘nün fotoğraflarını büyük bir aşk ve şevkle çeken 1953′te Atatürk’ün naaşının Anıtkabir’e naklini görüntüledi. 1956 yılına değin aktif olarak sürdürdüğü foto muhabirliğini 1963 yılında noktaladı. Kendisine 1956′da basın şeref kartı, 1982 yılında da DGSA fotoğraf enstitüsü tarafından onur belgesi verildi. 10 Kasım 1965′te Ankara Alman Kültür Merkezi Salonu’nda ilk “Atatürk Fotoğrafları” sergisini açtı. Bu sergiyi gezen İsmet İnönü sergi defterine şu cümleleri yazdı: “Büyük Atatürk ile 1925′ten 1938′e kadar beraber yaşadık… Bize bu paha biçilmez fırsatı verdiği için sergi sahibi değerli sanatkarımız sayın Cemal Işıksel’e teşekkür ve minnet borçluyuz”.

Atatürk ile kendisinin Trabzon Limanı açıklarındaki Ege Vapuru’nda çekilmiş bir fotoğrafının da yer aldığı 22. Sergisinin duyuru yazısında şu cümleler yer almaktaydı:“On yedi yıldan beri sürdürdüğü bu çalışmalarıyla değişik il, ilçe, ilk, ortaokullarla üniversite ve hayır derneğinde olmak üzere 21 sergi düzenledi. Sergilerinde satış ve sipariş prensip olarak yoktur… giriş parasızdır, sergi hazırladığı yerden emeği ve fotoğrafları için bir ücret de kabul etmez… O, bu çalışmalarını, büyük insan’ın, yurdumuza yaptığı, akıllara durgunluk veren fedakarlıklarına ve yaratıcılığına, ayrıca da kendisine gösterdiği teveccüh ve ilgiye duyduğu minnet ve şükran borcunu kendi olanaklarıyla ödeyebilmek amacıyla yapmaktadır…”


Basın hayatından ayrıldıktan sonra Cemal Işıksel, genç kuşaklara Cumhuriyet Tarihi’ni aktarmak için çalışmalara başladı, bu amaçla kendi çektiği fotoğraflardan oluşan elindeki zengin koleksiyondan örnekler ile bilgi ve anılarını derledi. İlk olarak, 1925′ten 1938′e kadar görüntülediği Atatürk’ün hayatından bazı örnekleri 1969′da kronolojik bir Atatürk fotoğrafları kitabı olarak yayınladı. Cemal Işıksel, söz konusu albümünün tamamı dört cümleden oluşan giriş yazısında fotoğrafın çarpıcı gücünü dile getirmektedir:

“Atatürk hakkında, bugüne kadar çok şeyler yazıldı, çok şeyler anlatıldı. Ben de objektifimin gördüklerini sizlere getiriyorum. Bunların, tarihe ve gelecek kuşaklara, o’nu daha yakından tanımaya imkan vereceğine inancım var. Çünkü, burada o, kendini anlatacak.” Ankara, 26.12.1965.

Zamanın ünlü yazarlarından Cihad Baban (Cumhuriyet 25 Haziran 1970), Adviye Fenik (Son Havadis 2 Mayıs 1970), Burhan Felek (Milliyet, 15 Ekim 1970), Falih Rıfkı Atay (Dünya, 21 Aralık 1969) Cemal Işıksel‘in yayınladığı Atatürk fotoğraf albümünden yazılarında beğeniyle söz ettiler. Bu gazeteler Cemal Işıksel tarafından çekilen fotoğrafları da sıklıkla kullandılar.

1940′lı yıllarda başladığı tamamen kendi çektiği fotoğraflardan oluşan, kronolojik ikinci bir kitabın çalışmalarına başladı. Bunun için elinde olmayan gerekli fotoğrafları ve bilgileri derledi, araştırmalar yaptı. Bu kitapların yanı sıra, yine kendi koleksiyonundan İsmet İnönü’nün hayatı ve çalışmalarını kapsayan “Fotoğraflarla İsmet İnönü” ve Ankara’nın kuruluş ve gelişme yıllarını anlatan “Fotoğraflarla mukayeseli Ankara tarihi“, “Atatürk portreleri” kitaplarının da ön çalışmalarını yaptı.

Kendisiyle Seyit Ali Ak‘ın yaptığı bir röportajda:

“Evet, fotoğrafın bir kıymeti, bir de tarihi değeri vardır. 1924 yılından sonra çektiğim Ankara manzaralarını, gelişmeyi vurgulamak amacıyla belirli bir noktadan ve çok değişik zamanlarda çektim. Bugün elimde aynı yerlerin 1924, 1933 ve 1973 karşılaştırması vardır. Bir Ankara fotoğrafını tarihi gelişmesi ile birlikte görürsek bugünkü hali bir mana ifade eder. Bu metodu değişik mevzulara uyguladım. 1923 yılından başlayarak taşıt araçlarını çektim. Yanı sıra ziraatın, fabrikaların gelişmesini gösteren çalışmalarım var.” diyordu(Seyit Ali Ak, Erken Cumhuriyet Dönemi Türk Fotoğrafı,1923/1960, Remzi Kitabevi,2001).

Yaşamı boyunca Atatürk fotoğrafı satmamaya , fotoğraf sanatını ticari amaçları uğruna kullanmamaya özen gösteren Işıksel, bu kitapları ön çalışma safhasında ve ikinci Atatürk kitabını da bitirmek üzereyken 9 Eylül 1989 da İstanbul’da aramızdan ayrıldı. Evli ve iki çocuk babasıydı.

Kendisine sorulan bir soruya Cemal Işıksel aşağıdaki yanıtı vermiştir.

"Ben resimlerimi ona her zaman götürüp göstermezdim. Bir vesile ile mesela çiftlikte çekmiş olduğum resimlerden bir grup yanımda vardı, gazeteme gönderecektim. Yine çiftliğe gittim, resmini çekecektim. O esnada kendisine resimleri göstermek aklıma geldi. Resimleri gösterdim. Resimlerin hepsini de gayet neşeli olarak seyretti, gülerek ve hiçbir tanesinde kusur görmeden seyretti ve bana "güzel" diye iade etti”( 6 Kasım 1972, Milliyet Gazetesi).

Kendisine ödül olarak 1982’de Devlet Güzel Sanatlar Akademisi Fotoğraf Enstitüsü tarafından onur belgesi verildi.

Cemal Işıksel aslen Nevşehirli bir din adamının oğludur. Babası Din bilgini Ord. Prof. Dr. Hasan Fehmi Efendi oğlunun fotoğraf sanatçısı olmasını istemiş ve oğlu da bunu başararak geriye ciddi miraslar bırakmıştır.

Yararlanılan Kaynaklar

-Wikipedia

-Faruk Güçlü, Nevşehir’de Yetişenler,2015

- Ahmet Hamdi Başar, Atatürk’le Üç Ay ve 1930’dan Sonra Türkiye, 2. bas, Ankara, 1981, s.21.
- Gürbüz Tüfekçi, Atatürk, Seyahat Notları (1930-1931),İstanbul, 1998, s. 67.
- Abdullah İlgazi, “Atatürk’ün Tokat Gezileri”, Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, S.52, C. XIII, Mart 2002.
- Cemal Işıksel, Atatürk, Gazi Mustafa Kemal, Ankara, 1969, s. 67.
- Cumhuriyet, 29 Teşrinisani 1930. Akşam, 30 Teşrinisani 1930.

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.