banner177
banner195

Demir görevine başladı

3 Yıla yakın bir süredir Nevşehir il milli eğitim müdürlüğü görevinde bulunan Osman Şimşek’in ardından göreve atanan Murat Demir görevine başladı.

Demir görevine başladı

banner143
banner134
3 Yıla yakın bir süredir Nevşehir il milli eğitim müdürlüğü görevinde bulunan Osman Şimşek’in ardından göreve atanan Murat Demir görevine başladı.
Edinilen bilgiye göre aslen Elazığlı olan Demir en son Malatya'da Milli Eğitim Müdür Yardımcılığı görevinden Nevşehir İl Milli Eğitim Müdürlüğü görevine atandı.


Nevşehir İl Milli Eğitim Müdürlüğü görevine atanan Murat Demir görevine başladı.

Nevşehir İl Milli Eğitim Müdür Vekili Osman Şimşek’in görevlendirmesinin sona ermesinin ardından Malatya İl Milli Eğitim Müdür Yardımcısı iken Nevşehir Milli Eğitim Müdürlüğü görevine atanan Murat Demir yeni görevine başladı.

Milli Eğitim Müdürü Demir’in göreve başlamasıyla birlikte önümüzde ki günlerde okul ziyaretlerine başlayacağı öğrenildi.

Buarada Milli Eğitim Müdürlüğüne Vekaleten atanan Nevşehir Milli Eğitim Müdürü Murat DEMİR´in Göreve Başlama Mesajı

İnsanların şahsiyetleri olduğu gibi, kültür ve medeniyetlerin de şahsiyetleri vardır. İnsan, yaşadığı şehir gibi düşünür. Çünkü şehir ruh demektir… Çünkü bütün şehirlere ruhunu veren medeniyettir… Pek az medeniyet Nevşehir’in ürettiği bilim ve fen kadar yüksek, harmanladığı sanat ve düşünce kadar derindir. Bir insan, bir kültür, bir medeniyet veya bir belde, eğer tarihte kalıcı bir iz bırakmışsa, orada kişilikten söz edilebilir. 
Nevşehir, bütün medeniyet ve kültürleri bağrında taşıyan ve kendine has bir şahsiyet oluşturan bir beldedir; bir kültür ve medeniyettir.
Eğer bir fikri ortaya atıp savunuyorsanız, mesnedinizi ve delillerinizi ortaya koyma mecburiyetiniz vardır. M.Ö.1600’lerde Hitit Krallığı’nın egemenliği altında olan bu coğrafya, insanlık tarihinin kadim beldelerinden biridir. Buram buram tarih kokan, tarih ve doğanın iç içe geçerek, bütünsel bir güzellik sergilediği beldeleri ve bölgede yaşamış uygarlıkların zenginleştirdiği kültürel birikimi ile Türkiye’nin eşsiz turizm cennetlerinden biri olan bu kutlu beldede göreve başlamanın heyecanı ve mutluluğu içindeyim. 
Bu coğrafyada asırlardır yaşayan insanların elde ettiği birikimleri, taşına ve toprağına sinmiş bütün değerleri koruyup gelecek kuşaklara ulaştıracak eğitim ordusunun bir neferi olarak bütün halinde kalkınma, eğitim ve öğretim nimetlerinde bulacağımız bilinciyle bu şehrin eğitim ve öğretim alanındaki sorumluluğunu üstlenmenin onurunu yaşıyoruz. 
Bizim eğitim sistemimizin asıl amacı, düşünen, merak eden, araştıran, bilim ve teknolojideki gelişmeleri doğru algılayabilen, yeteneklerini en üst seviyeye çıkarma çabası içinde olan bireyler yetiştirmektir.
Yeniliklere açık evrensel eğitim sistemini yakalamaya çalışırken gelenekten getirdiğimiz sağlam değerlerimizi de reddetmeyen bir eğitim felsefesini çıkış noktası olarak kabul ediyoruz.
Eğitim, bize hayatı sorgulamayı öğretir. Okul, sadece bilgilerin çocuğa aktarıldığı yer olmakla kalmayıp aynı zamanda kültürel normların öğretildiği mekândır. Öyleyse eğitim yalnızca mevcut kültürel değerleri yeni kuşaklara aktarmakla kalmaz; bireylere kazandırdığı eleştirel düşünme, yaratıcı düşünme yeteneği ile bu kültürel değerlerin içinden toplumu daha ileriye taşıyacak yeni değer kalıpları ortaya çıkması için de zemin hazırlar. Bu yönüyle eğitim toplumda istikrarı koruma aracı olduğu kadar aynı zamanda da bir değişim aracıdır.
Çocuklarımıza bir taraftan ait olduğumuz kültürün kimliğine ait özellikleri kazandırırken, diğer taraftan da globalleşme sürecinin bir parçası olarak dünyadaki büyük ailenin bir parçası olduklarını öğreteceğiz. Değişen dünya koşullarında etkin ve saygın bir yer edinmeleri için gerekli becerileri onlara kazandıracağız.
Eğitim süreçlerinde aslolan eğitimin niteliği ve içeriğidir. Bu anlamda da özellikle yapacağımız planlamalarla öğrencinin aklına, kalbine ve sosyal çevresine hitap edecek şekilde onu yetiştirmenin gayreti içerisinde olacağız.
Türkiye çok büyük vizyonu olan, çok büyük hedefleri olan bir ülke. Bu hedeflere ulaşabilmemiz için elimizdeki en kıymetli sermayemiz çocuklarımız ve gençlerimizdir. Onlara ne kadar kaliteli, yüksek standartlı bir eğitim verebilirsek hedeflerimize o derece yaklaşırız.
Dolayısıyla bizler, bu topraklarda yetişen yavrularımızı hep birlikte alacağız, adeta nakış işler gibi onların zihin dünyasını işleyip böylece yarınlarımızın inşasını, yarınlarımızın ihyasını sağlayacağız.
Biz öncelikle eğitim sistemimizin bize vaaz ettiği gibi “kendi değerlerimizi” vazgeçilmez sabitelerimiz olarak kabul edeceğiz. Bu bağlamda Hazret-i Mevlana’nın pergel metaforu bizim için yol gösterici olacaktır.. Bir ayağımız, sabit ayağımız, sıkıca ve sağlamca kendi değerlerimizin üzerinde olacak; öteki ayağımızla da evrensel değerlerle temas halinde olacaktır. Serbest ayağımızla, doğuyu ve batıyı, tüm evreni tarayacak, tanıyacağız… Kendi değerlerimizi terk etmeden, evrensel değerleri ıskalamadan, dengeli bir yol haritası oluşturacağız…
Bilgi, sonu gelmeyen bir fetihtir diyen merhum Cemil Meriç üstadımızın işaret ettiği gibi, düşünen, merak eden, araştıran, bilim ve teknolojideki gelişmeleri doğru algılayabilen, yeteneklerini en üst seviyeye çıkarma çabası içinde olan bireyler yetiştirme gayreti içerisinde olacağız.
Eğitimin bireye ve topluma yönelik amaçlarını tespit etmek durumundayız. Bu itibarla hayatın kendisi olan eğitimi, toplumun bütün katmanlarındaki eğitim-öğretim paydaşlarıyla birlikte yürütme gayreti içerisinde olacağız.
Madde karanlığı, akıl nuru ile; cehalet karanlığı, ilim nuru ile; nefis karanlığı, marifet nuru ile; gönül karanlığı, aşk nuru ile aydınlanır. Biz aklı önceleyerek madde karanlığını; ilme verdiğimiz değerle cehalet karanlığını; “Okunacak en büyük kitap insandır.” bu itibarla ilim, irfan ve insanlık sevgisi üzerine kurulan Hacı Bektaş-ı Veli yoluyla nefis karanlığını, eğitim aşkıyla gönüllerdeki karanlığı yok edeceğiz.
Eğitim-öğretim faaliyetleri her işten çok daha fazla emek isteyen; daha ileri bir şey söylüyorum, adanmışlık şuurunda olanların mesleğidir. “İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır.” “Düşünce karanlığına ışık tutanlara ne mutlu...”düsturunda olan meslektaşlarımla Nevşehir’in eğitim potansiyelini harekete geçirme gayreti içerisinde olacağız.
2023 vizyonuna geçmişin birikimlerine bilimsel verilerle ulaşmış bir tarih bilinci, evrensel değerlerle uyumlu milli bir kültür politikası ve bu bilinç ve kültürü yaratacak çağdaş bir eğitimle ulaşılabilir. Günümüzde medeni ve ileri bir toplum olmanın yolu da geçmişle gelecek arasındaki bu köprünün kurulması ile mümkündür.
Geleceğin toplumu, eğitim sistemlerinin yetiştireceği insan tipine göre şekil alacaktır. Ülkeler, küreselleşme sürecine göre eğitim sistemlerini uyarlama ve küreselleşen dünyanın evrensel değerlerine uygun bir eğitimi gerçekleştirme çabası içindedirler. Bu çabayı ortaya koymada eğitim yöneticilerine ve eğitim örgütlerindeki insan kaynakları yöneticilerine önemli görevler düşmektedir. Biz üzerimize düşeni gerçekleştirme kararlılığındayız.
Bilgi toplumunun ve değişiminin mantığını yakalayan ve buna inanan eğitim yöneticisi olarak yönetimin bir ekip çalışması olduğuna inanmaktayım. Bilginin üretildiği, öğretildiği ve sunulduğu yerler olarak eğitim örgütleri, bilgi toplumunun vazgeçilmez kurumlarıdır. Ancak öğretim hizmetlerinin okullardan başka, işletmeler, gönüllü kuruluşlar ve her kesimin görevleri arasına girdiği bu çağda Nevşehir’in resmi ve özel tüm kurum ve kuruluşlarıyla eğitim-öğretim faaliyetlerine katkı sağlayacağı kanaatindeyim. 
Eğitim-öğretim faaliyetlerini yürütmede Nevşehirlilerin yardım ve desteklerini esirgemeyecekleri düşüncesiyle selam, sevgi ve saygılarımı sunarım.
 
Murat DEMİR
Nevşehir Milli Eğitim Müdürü V.

 

Kaynak: Yayıncı FİB Haber
banner15

İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.