banner421

Fetönün Siyasi Ayağı


Yrd. Doc. Dr. Yener Tekeli

Yrd. Doc. Dr. Yener Tekeli

Okunma 31 Mayıs 2017, 22:57

Fetönün Siyasi Ayağı
Müsaade ederseniz siyasi literatürümüze yeni giren ve sayın Cumhurbaşkanımızın telafuz ettiği metal yorgunluğu meselesine biraz değinip sonrasında Fetönün siyasi ayağı konusuna gireyim. Metal yorgunluğu metallerde yaşanan yapısal bozuklukları anlatan bir kavramdır. Metallerin bir takım fiziksel unsurlara mazur kalmasıyla metallerin atomları arasındaki bağların zayıflaması gevşemesi ile açıklanabilir. Bunun neticesinde metalin ne zaman kopacağını kırılacağını ölümcül kazalara yol açacağını bilemezsiniz. Bu işin teknik boyutu.
Cumhurbaşkanımızın Ak Parti genelbaşkanı olduktan sonra yeni MKYK ve sonrasında MYK listesi siyaset magazincilerinin odağında oldu. Berabarinde tabii ki bakanlar kurulunda olası muhtemel değişiklikler tartışılmaya başlandı. Öyle ya da böye listeler açıklanınca tartışmalar biter. Bitti de. Şu anda kimse MKYK veya MYK listesiyle ilgilenmiyor. Üç aşağı beş yukarı 8-10 kişi gider yerine başkaları gelir. İsimler dön dolaş aynıdır. Ortada sadece suni tartışmalar kalır. Sayın Cumhurbaşkanımın yeniden AK Parti genel başkanı seçilmesinin ardından partisinin TBMM'deki grup toplantısında “Bu yıl sonuna kadar il teşkilatlarımız, ilçe teşkilatlarımız, belde teşkilatlarımızın tamamını güncelleyeceğiz. Yeniden gözden geçireceğiz; çünkü ortada bir metal yorgunluğu var.” dedi. Benim merak ettiğim bu metal yorgunluğu partinin kuruluşundan beri vitrinde olan ve bugün MKYK ve MYK listelerinde gördüğümüz kişilerde yok muydu acaba?
Bütün teşkilatların hem de tamamının sorgusuz sualsiz değiştirilmesi gerektiği muhakkak zira arka arkaya alınan seçim başarılarının bir zafer sarhoşluğu yarattığı da bir gerçek. Bu zaferlerin elbette sayın cumhurbaşkanımızın şahsında odaklanan bireysel getirisinin yanında muhalefetin de eksikliğinden kaynaklandığı da bir gerçek. Bunun iki kanıtı var birincisi grup toplantısında cumhurbaşkanımızın ülkede muhalefetin yokluğunda Ak Partinin kendisiyle yarıştığını ifade etmesi bir diğeri de Davutoğlu yönetiminde girilen ve milletin listelere tepkisinin bir sonucu olarak 7 Haziranda yaşanılan seçim hezimeti. Bu sonuç bahsedilen metal yorgunluğunun teşkilatlara yansıyan tezahürüdür. Sonrasındaki 1 Kasım seçimi aldatıcı olmasın dünyadanın hiçbir demokratik ülkesinde 3 ayda bir parti yüzde ona yakın bir oranda oylarını artıramazdı. Eğer sayın cumhurbaşkanımızın basettiği yorgun metallerin güncellenmesi hakkıyla yapılamadığı taktirde Ak Partide yapısal bozuklukların olması dolayısıyla milletle bağının zayıflaması hatta kopması kaçınılmaz olacaktır. 
Bunlar kalsın bir yerde tekrar döneceğim. Son zamanların en tarrtışılan konus Fetönün siyasi ayağı meselesine gelelim. Esasen bu tartışmanın sürekli gündemde kalmasının başlıca sebepleri var.
Birincisi muhalefetin  özellikle CHP nin maalsesef ülkenin geleceğine dair söyleyecek bir çift söz, bir proje ve toplumu kucaklayıcı enstrümanlar geliştirememesi, Fetö davalarını Ak Partiyi hükümeti yıpratmak amacıyla kullanması. Bunu da ağırlıklı olarak Fetönün siyasi ayağına operasyon yapılmadı çığırtkanlığı ile yapıyor. Onların umurunda bu davalardan mağdur olmuş halktan bazı kesimler yoktur. Onlar bu kesimin davalarını takip etmezler. Onlar PKK lıların DHKP-C lilerin davalarında yargılananları, tutuklananları mağdur ilan ederler onlar için eylemler yaparlar. Terör bildirisine imza atan sözde akademisyenlere arka çıkarlar. Yoksa ne Fetö davası ne de davalardan mağdur olmuş insanımız umurundadır Şundan emin olun Ak Parti beş on vekilini Fetöden yargılatsa CHP nin eli ayağı dolaşır ortada kalır.
İkincisi seçimlerin ısrarla 2019 da yapılmasında ısrarcı olunması. Henüz daha iki yıl var siz bu iki yılı metal yorgunluğu olduğunu kabul ettiğiniz bir teşkilatla ve parlamentoyla geçirmeyi düşünüyorsunuz. Üstelik her geçen gün Fetö davalarının sosyolojik ve psikolojik  baskılarının arttığı bir zeminde. Bu baskıları bizde Fetöcü vekil yok diyerek, teşkilatlarımızda Fetöcü kimse yok diyerek geçiştiremezsiniz. Gerçekler bu da olsa inadırıcılığınız sorgulanır. Bu tartışma en çok Ak Parti üzerinden yürüyor dikkat edin. Ne CHP ne MHP ne de HDP ya da başka parti üzerinden tartışılıyor. Oysa 17-25 Aralıkdan sonra özellikle Fetöcü şirketlere ve basın organlarına yapılan baskınları ve kapatılma kararlarına karşı en çok mukavemet gösteren CHP li vekiller ve genel başkanları değil miydi? Günlerce kanallarında programlara çıkıp gazetelerinde demeç veren onlar değil miydi?  Bu tartışmanın yansımaları millete de aksediyor ki özellikle bazı davalarda verilen ara kararlar (Kavurmacı davasında olduğu gibi) bu milletin zihninde acabalar bırakıyor. Fetönün siyasi ayağının korunduğu fikri akıllara kazınıyor ki bunun geleceği son nokta bir felaket olacaktır Ak Parti açısından maazallah.
Daha öncede defalarca yazdım. 15 Temmuzun ardından tüm yurtta Fetöcü avına çıkıldığı bir dönemde, kamu kurumlarının, TSK nın içindeki Fetöcü cuntacı yapı büyük ölçüde bertaraf edilmeden seçime gitmek, hangi partiden olursa olsun özellikle milletvekili bile olsa siyasi ayağına (birileri varsa) derhal müdahale etmek doğru olmayacaktı öyle de yaptılar. Çünkü öyle bir dönemde meclisin zayıflaması, hükümetin sayısal çoğunluğunu kaybetmesi  kamu kurumlarındaki Fetö temizliğini sekteye uğratabilir ve bu millete 15 Temmuzun ardından çok büyük bir ekonomik kriz yaşatabilirdi. Belirli bir yol katedildiği muhakkak. Hatta Fetö davaları en üst perdeden yürütülmeye başlandı. Ülkenin ne denli büyük bir felaketten kurtulduğu her geçen gün daha belirgin oluyor ama Fetönün siyasi ayağına müdahale edilmediği olgusu da daha yüksek volümde söylenmeye devam ediyor. 15 Temmuz’un ardından milletin devletine Ak Parti hükümetine teveccühü ne kadar arttıysa siyasi ayak meselesi de o kadar yıpratıcı olmaya devam ediyor. Dost acı söyler maalesef.
Bu tartışmaları bitirmenin tek yolu var.
 Sayın Cumhurbaşkanımızın da belirttiği gibi üzerinde metal yorgunluğu olan bir teşkilatla, meclis yapısıyla iki seneyi götüremeyiz. Yorulan metallerle yolların ayrılması, 16 Nisan’ın ardından uyum yasaları vs ne gerekiyorsa ivedilikle çıkartılması ve  en yakın en uygun tarihte erken bir seçim kararı alınması lazım.
Yeni teşkilat yeni milletvekili yeni bakanlar kurulu ile yepyeni bir meclisle 2023’ü hedefleyelim. Seçimin ardından dokunulmazlığı düşen eski vekillerin partisine bakmaksızın Fetö bağlantıları araştırılsın. 15 Temmuz’un ardında tıpkı vatandaşları sorgulatırken belirlenen kriterler çerçevesinde Fetönün bankalarına para yatıran, okullarında çocuklarını okutan, telefonlarında bylock programı bulunan hangi vekil ya da teşkilat mensubu varsa vatandaşla aynı muameleye tabi tutulmalı. İnanın bana bu aziz millet kendisi Fetö davalarının mağduru dahi olsa böyle bir hükümeti böyle bir meclisi başının üzerinde taşır.
 
        Yrd.Doç. Dr. Yener TEKELİ

 
Yükleniyor...
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.