banner177
banner195

Alkan'dan Arakan'a

Nevşehirli meslektaşımız Gazeteci Behçet Alkan geçtiğimiz günlerde Arakan’a yaptığı ziyareti değerlendirdi.

Alkan'dan Arakan'a

banner143
banner134

 İnsanlığımdan Utandım

NEVŞEHİR(MHA) Kapadokya TV Genel Müdürü, Gazeteci Behçet Alkan geçtiğimiz günlerde Arakan’a yaptığı ziyareti değerlendirdi.

Arakan’da gördüklerini “İnsanlığımdan Utandım” diyerek özetleyen Gazeteci Behçet Alkan, ziyaretinin ayrıntılarına yer verdiği değerlendirmelerinde şu ifadelere yer verdi; “Yola çıktığımızda,  varış noktamızda nelerle karşılaşacağımıza dair hiçbir fikrim yoktu. Sadece gazete haberlerinde zaman zaman okuduğumuz budist çetelerinin Müslüman halka yönelik saldırılarını içeren bilgilerden oluşan dağarcık. İstanbul Atatürk Havalimanı’nda seferimize eşlik edecek olan yol arkadaşlarıyla buluştuktan sonra 4 kişilik ekiple uzun ve yorucu yolculuğa başladık. Uçakla önce Abu Dabi’ye oradan da aktarmalı uçuşla Tayland’ın başkenti Bangkok’a ulaştık.

…Ve ertesi gün Myanmar’ın Yangon şehrindeyiz…

Yangon’da akşam saatlerinde uçaktan indiğimizde havaalanında bizi İHH’nın partner kuruluşu Myanmar Resorce Foundation (MRF) sorumlusu Chekoko karşıladı. Asıl adı Muhammed Nasır olan arkadaş Myanmar’da binlerce Müslüman’ın gerçek kimliği sakladığını aksi halde yardım faaliyetleri dahil hiçbir özgürlüklerinin bulunmadığını belirtti.

Yolculuk kapsamında asıl varış noktamız baskı ve zulmün yoğun olarak yaşandığı Sittwe (Akyab) şehri… Nasır, benim sakallı olduğumu görünce uyarıda bulundu. Myanmar’da sakallı olduğu için katledilen Müslümanların azımsanamayacak kadar çok olduğunu ayrıca, yapacağımız ziyaretlerde sorunlarla karşılaşabileceğimizi  belirtti. “Siz geri Türkiye’ye dönersiniz lakin sizinle görüşen tüm Müslümanlar daha sonra sıkıntı yaşar” dedi. Onun tavsiyeleri neticesinde sakalımızı kesip eski tip pervaneli bir uçakla sarsıntılı bir yolculuğun ardından Sittwe şehrine indik.

Sittwe Arakan Bölgesi’nin en büyük şehri. Katliamdan sağ kurtulan Müslümanlar Sittwe’nin batısına kurulan tecrit köylerinde yaşamaya mahkum edilmiş. Budist çetelerin saldırılarının ardından cunta yönetimi tarafından asırlardır yaşadıkları beldelerini terk ederek, yeni kurulan köylere nakledilen Müslümanlar’ın yaşadığı köylere giriş-çıkış yasak. Yollar aralıksız kontrol altında... Yayalar ve araçlarla geçen her kişi kontrol ediliyor, şayet Müslümanla  karşılaşılırsa  mahkemeye gerek kalmadan direkt cezaevine gönderiliyor. Cezaevlerinin berbat şartları altında kaç yıl kalacağınız ise belirsiz.

Nüfusu 2 yıl öncesine kadar 220 bini Müslüman 80 bini Budist olmak üzere 300 bin olan Sittwe şehir merkezinde bugün hiç Müslüman kalmamış. 11 farklı tecrit köyünde 150 bin civarında Müslüman yaşıyor. Zorla terk edip ayrıldıkları semtlerde bulunan tarihi camilerin birçoğu ise yakılmış, yıkılmış halde… Sağlam kalan camilerin önünde ise Myanmar polisi nöbet tutuyor, hem tarihi eserin yakılmasına, hem de olur da namaz kılmak isteyen Müslüman çıkarsa engel olmaya muktedirler.

Sokağa çıkma yasağının uygulandığı şehirde karanlığın çökmesiyle birlikte açıkta kalan evsiz mağdurlar, hükümet güçlerinin hedefi hâline geliyor.

Tecrit köylerinde kalan Müslümanların tarımla uğraşmaları yasak. Öte yandan köyün dışına da çıkamadıkları için rızıklarını kazanamıyorlar. Hayatlarını başta İHH İnsani Yardım Vakfı olmak üzere farklı ülkelerden bölgeye yardım götüren kuruluşların dağıttığı gıda paketleri ile sürdürebiliyorlar. Evler ise kalıcı beton binaların yapılması yasak olduğu için ahşap ve hasırlardan yapılmış. İçinde neler vardır düşüncesiyle girdiğim bir evde ise gözyaşlarını tutmak mümkün değil. Tek oda, birkaç tabak bardak dışında yerde serili kumaş ve üzerinde elbisesi olmadan ateşler içinde kıvranarak uyuyan 5 yaşlarında bir çocuk. Yanında hüzünlü gözlerle çocuğun başını okşayan, ninesi olduğunu sandığım ihtiyar bir kadın. Ve insanlığından utanan ben !... Myanmar’da Müslümanların çocuk bile olsa hastanelerden hizmet alması kanunen yasak!.

Müslüman halka baskı ve zulmünü artırarak devam eden mevcut cunta yönetimi Arakanlılar’ın çalışmasına izin vermiyor, ancak köyde yaşayanların söylediğine göre bazen resmi izin alarak gelen kamyonlara inşaatlarda ağır işlerde çalıştırılmak üzere çocuk-kadın-erkek onlarca kişi alınıp götürülüyor. Akşama yorgun dönen bu insanlara ise emeğinin karşılığı olarak 20 Kyat (para birimi) veriliyor. 1 ABD Dolarının 1000 Kyat yaptığı bölgede insanlar her gün çalıştırılsa bile aylık ücretleri 1 doların altında kalıyor.

Uzun süredir maruz kaldıkları insanlık dışı tutum nedeniyle ümitlerini ve hayatta kalma azimlerini yitiren Arakanlılar’ın, ziyaret ettiğimiz köylerde bize ilk soruları “nereden geliyorsunuz?” oldu hep. “Türkiye” cevabını verdiğimizde ise aldığımız yanıt aynı. Bir tebessümle sınırlı sevinç ve derin ufuklara dalan hüzünlü gözler…

Arakanlılar, Türkiye’yi yakından tanıyor. Belki de bir çoğunun dedesi bu toprakların evladı.  Zira; 1.Dünya Savaşı sırasında Irak, Filistin cephesinde çarpışan askerlerimiz İngilizler tarafından esir edildiğinde ülkelerine dönmeleri zorlaşsın diye çok uzak yerlerde esir tutulmuşlardır. İngilizlere karşı savaşan askerlerimiz Burma, Birmanya, ve Hindistan gibi ülkelerindeki esir kamplarına yollanmıştı. Bugün Myanmar’da "Thayet Myo Türk Şehitliği" bulunuyor. İngiltere'nin bir sömürgesi olan Burma'ya getirilen 12 bin askerimiz yol, demiryolu ve köprü yapımında işçi olarak çalıştırılmışlar. 2 bin Osmanlı askeri ağır işler altında şehit düşerken, çalışmayı reddeden birçok asker de öldürülmüştür. Geriye kalanlar ise ancak Mondros Mütarekesi'nden sonra Türkiye’ye dönme fırsatı bulurlar. Ancak askerlerin bir kısmı gemilere bindirilip gönderilirken evlenip geride kalmayı seçenler de olur. Arakan Müslümanları sık sık Türk Şehitliği’ni ziyaret ederek hem dua ediyorlar asil ruhlara, hem de bakımını yapıyorlar şehitliğin. Ancak yaşanan son baskı döneminde köylere hapsedilen mazlumlar şehitlik ziyaretini yapamamaktan ve alanın bakımsız kaldığından bahsediyorlar. Tecrit köylerinde uğradıkları zulümden kaçarak komşu ülke Bangladeş’e sığınan yüz binlerce Müslümanın da durumu çok farklı değil. Bangladeş’in de mültecilere kapılarını tamamen kapatmasıyla 21. Yüzyılda karanlık çağı yaşamaya devam ediyorlar mazlumlar.

Bakın Arakanlı Müslümanlar başka hangi sorunlarla yüz yüze;

1. Tüm aile bireylerinin tamamının yer aldığı bir fotoğraf her yıl hükümet yetkililerine teslim edilmek zorundadır. Doğan her çocuk için ve ölen her aile bireyi için devlete vergi verilmesi zorunluluğu vardır.

2. Beton evler yapmaları yasak olan Müslümanlar, evlerini ahşaptan yapmak zorundadır. Devlete ait kabul edilen bu evler yanlışlıkla yanarsa ev sahibi devletin evini yakmaktan altı yıla kadar hapis cezasına çarptırılmaktadır.

3. Bir Müslüman iş yeri açabilmek için bir Budist’le ortaklık kurmak zorundadır. Bu ortaklıkta Budist, sermaye koymadan işletmenin yarısına ortak olmaktadır.

4. Müslümanların evlenmesi izne tabidir. Evlenmek isteyen Müslüman kadın ve erkekler devlete ayrıca vergi ödemek zorundadır. Vergilerini ödeseler bile devlet izin vermezse evlenememektedirler.

5. Müslümanlar devletin hiçbir imkânından faydalanamamaktadırlar. Örneğin hastalandıklarında devlete ait hastanelere gidememektedirler.

6. Müslümanlar en fazla liseye kadar okuyabilmektedirler.

7. Müslümanların devlet dairelerinde çalışmaları yasaktır. Bugün Arakan’da tek bir Müslüman devlet memuru bulunmamaktadır.

8. Bir Müslüman’a bir suç isnat edildiğinde kendisini savunma hakkı verilmemekte ve derhâl hapsedilmektedir. Polis ya da asker sebepsiz yere bir Müslüman’ın evine baskın yapabilir ve kendisine herhangi bir suçlamada bulunabilir. Baskını yapanlar tutuklama yapmamak için rüşvet istediklerinde istedikleri rüşveti alamazlarsa kişiyi derhâl tutuklarlar.

9. Müslümanların saat dokuzdan sonra sokağa çıkması ve polisten izinsiz akraba ya da komşu ziyareti yapmaları yasaktır.

10. Müslümanların vatandaşlık hakları yoktur. Müslümanlara üzerinde “yabancılara aittir” ibaresi yazan özel beyaz bir kimlik verilir. Bu kimlik sadece bilgi amaçlıdır. Hiçbir geçerliliği yoktur”.


Kaynak: Yayıncı FİB Haber
banner15

Etiketler; #Alkandan Arakana

İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.