banner177
banner195

Kapadokya’nın Böğrüne Yeni Bir Hançer

Zelve Vadisi'ne, 2011 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığının yaptırmaya başladığı betonarme binanın kamuoyunda yarattığı yoğun tepki üzerine yıkılmasından sonra aynı hata yeniden tekrarlanıyor.

Kapadokya’nın Böğrüne Yeni Bir Hançer

banner143
KAPADOKYANIN BÖĞRÜNE YENİ BİR HANÇER
İlgili Galeriye Git
banner134
Zelve Vadisi'ne, 2011 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığının yaptırmaya başladığı betonarme binanın kamuoyunda yarattığı yoğun tepki üzerine yıkılmasından sonra aynı hata yeniden tekrarlanıyor.Bu defa mekan sadece 1 km gerisindeki Paşabağları ören yeri.Tamamı sit alanı olan ve pekçok peribacasının olduğu bu mekanda doğal dokuya hiç uymayan çelik konstriksiyon malzeme ile büyük bir alışveriş merkezi yapılmaya başlanmış.
Temsili resmine bakıldığında klasik bir kapalı mahalle pazarını  benzeyen bu ucube yapı doğal doku içinde özellikle yeni oluşmaya başlayan peri bacalarının hemen dibinde  görsel açıdan tam bir kirlilik abidesi olacak.Çekilen beton duvarla ve yapılacak binanın gövde ve çatısı ile önü kapatılacak olan yeni oluşum peri bacalarının yağmuru ve rüzgarı hatta güneşi alması engellenecektir. Kepçeyle düzeltilen  vadinin doğal yapısı ,kaya oluşumlar ve vadi çanağı bozulmuştur.Yine o bölgede bulunan ağaçlar da tahrip edilmiştir.Daha önceden çekilen resim ve videolar incelendiğinde burada oluşturulan hasar hemen belli olmaktadır.

 KAPADOKYANIN BÖĞRÜNE YENİ BİR HANÇER


Tamamen kaya oluşumların bulunduğu bu vadinin ister ağır isterse hafif çelikten yapılsın böyle demir yığını ile uyum içinde bulunması mümkün değildir.Çeliği işlemenin kolaylığı,maliyetin düşüklüğü vs sebeplerle tercih edilmesi bu uyumsuzluğu ortadan kaldırmaz.Ayrıca binanın çelik kalıpların taş zemin üzerine çakılarak yapılması sebebiyle zeminde büyük tahribata yol açmıştır.Bu kadar yumuşak kayaların üzerine çakılan çelik kalıplar zemindeki  çatlamaların yayılıp gelişmesine ve çevreki peri bacalarının zarar görmesine ve zeminde deformasyonlara,su yollarının kurumasına  vs. sebep olacaktır.Yine bu işlem sırasında ortaya çıkan gürültü kirliliğinden kaynaklanan ses ve titreşim hassas kaya tabakalarının etkilenmesine,çok hassas bir durumdaki peri bacalarının şapkalarının  yıkılmasına, zarar görmesine yol açacaktır.


Yıllar önce Göreme Açık hava Müzesine Luvr Müzesinden etkilenilerek dikilen üçgen piramit aliminyum ve cam malzemenin hem görsel açıdan hem de nitelik olarak bu bölgeye uygun olmadığını göstermiştir.Çevreye zarar veren ,doğal doku ile uyuşmayan  yapı kaldırılmak zorunda kalınmıştır.Böyle bir tecrübeye rağmen karar alıcılarının ve Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulunun çok önemli bir ören yerinde böyle bir inşaata  izin vermeleri anlaşılır gibi değildir.Galiba siyasi ve idari irade bilimin ve bilginin önüne geçmiştir.


        ŞİMDİ ŞU SORULARIN CEVABINI BEKLİYORUZ:


1)Dünyanın sayılı koruma bölgelerinden Kapadokyada tarihi dokuya dışarıdan yapılacak en ufak bir müdahale konunun uzmanları ,çevre halkı,aydınlar,yerel yönetimler tarafından vs.tarafından uzun uzun tartışılarak yapılmalıdır,yerel hassasiyetler dikkate alınmalıdır.Tek taraflı olarak istişare edilmeden ben yaptım oldu zihniyeti ile karar alınamaz.Mutabakat sağlanmaya çalışılır.Bu bina yapılmadan önce ilgili kurumlar böyle bir bilgilendirme toplantısı yapıp , meseleyi tartışmaya açmışmıdır.?


2)İlgili kurumlardan teknik raporlar alınmışmıdır.Dünyadaki örnekleri nedir incelenmişmidir.Dünyada örnekleri incelendiğinde ören yerlerinin içinde,sit alanlarının içinde çelik kostiriksiyon ve cam kullanılarak ana binalar kurulmadığı görülecektir.Sadece  bina bağlantıları,köprü geçişleri,yada zorunlu hallerde yeri değiştirilemeyen tarihi materyali teşhir için kullanmışlardır.Doğal doku ile böylesine  uyumsuz bir demir yığını asla yoktur.


3)Camın ısı toplama ve yansıtma  özelliği özelliği dikkate alınmışmıdır.Yazın çok sıcak olan bu bölgede  çarşının aşırı ısınması nasıl önlenecektir.Kanserojen etkisi olan  ulturaviyole ışığından nasıl korunulacak. Daha da önemlisi  ortaya çıkacak sıcaklığın ve camdan yansıyacak ısının doğal mekanlara etkisi nasıl olacaktır.(Üçgen piramit örneğini tekrar hatırlatıyoruz)


4)Ana malzemesi çelik olan binalarda radon gazı yayılımı yüksektir.Bu gaz kanserojen olup insan bedenini çürütür.İnsan sağlığına bu kadar zararlı bir gazı salan çelik pekçok yerli yabancı misafirin kullanacağı bir mekanda ana malzeme olarak seçilmiştir.Bu konuda çalışma yapılmış mıdır ?


5)İmalat sırasında kullanılan yoğun kimyasal madde ve koruyucuların,boyaların tabii ortamı bozucu,su kaynaklarını kirletici etkisi düşünülmüşmüdür.Zaman içinde ortaya çıkacak çürümenin ve paslanmanın yapacağı kirlilik ve tahribat ne olacak.Bu demir yığının bakımını kim yapacak ?


6)Doğal ortamın ortasına yapılan bu çelik ve cam yığının çevre ve doğa ile uyumunu sağlayacak hangi destekleyici malzeme ve görsel unsurların kullanılması düşünülmektedir ? Doğal malzeme olan taş ve ağaç yerine çimento ve demir neden ısrarla  kullanılmak istenmektedir.


7)Burada çalışacak esnafın bu konuda görüşü alınmış mıdır.Yazın sıcaktan,kışın soğuktan nasıl korunacakları,müşterinin iç mekanda  rahatlıkla alışveriş yapabileceği bir ortamın sağlanacağı garantisi verilmişmidir. Kiracımı,mal sahibi mi olacaklar?


8)Yapılacak binaya ulaşımın nasıl olacağı da önemlidir.Eğer şu an kullanılan yol kullanılmağa devam edilirse tur otobüslerinin yoğun ve yıpratıcı gürültüsü ve yarattığı sallantı sonucu başta halen jandarma kontrol noktası olarak kullanılan peri bacası olmak üzere yolun alt kısmında kalan peribacaları yıkılma ve yok olma tehdidi altında olacaktır.Buna dikkat edilmiş midir? Kanalizasyon ve pis su gideri olmayan bölgede bu işin çözümü nasıl olacak.


9)Buna benzer projeleri ilimiz adına yapmak,uygulamak,kontrol etmekle görevli il özel idaresinin bu konudaki yeterliliği de tartışılmalıdır.”Emaneti ehline veriniz”hadis-i şerifine rağmen  genel sekreterlik görevine atanan İsmail Cihanın eğitiminin bu işleri yapmaya yeterli olmaması ve hakkındaki iddialar sadece kendini değil işgal ettiği makamı ve kurumu da tartışılır hale getirmektedir.


10)Koruma kurullarının etkisizleştirilmesine yönelik girişimler önlenmeli ,öncelikli olarak kamunun menfaat ve hakları korunmalıdır.İdari makamlar bu kurulları çalıştırmalı ve aldıkları  kararları uygulamalıdır.


11)Yurdumuzda bu tür inşaatlara ve uygulamalara ait kötü örnekler de vardır.Bunlar  göz önüne alındımı. Mesela Ankara Belediyesinin  Söğütözünde 2006 da yaptırmaya başladığı ,ancak daha sonra yapımından vazgeçerek 2012 de yıktırdığı çelik konstiriksiyon bina da örnek olmadı mı?


12). Genellikle restorasyon işleri yaptığı anlaşılan inşaat  firmasının bu konudaki yetkinliği incelendi mi?


13) Kamuoyunu aydınlatacak bir açıklama ve toplantı yapılması düşünülüyor mu?
 


Kaynak: Yayıncı FİB Haber
banner15

İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.
Avatar
Bedii - 2 yıl önce
teşekkürler fib ajans
Avatar
tavsiye - 2 yıl önce
birde şunu sorgulamak lazım sadece paşabağı için değil diğer ören yerlerinde şu an kullanılan dükkanlar kapadokya'nın doğal yapısına çok mu uygun ?