banner461
banner195

Nevşehir’de "Hz. Peygamber ve Gençlik" Konulu Panele Yoğun İlgi

Nevşehir İl Müftülüğü tarafından Mevlid-i Nebi Haftası Etkinlikleri çerçevesinde “Peygamberimiz ve Gençlik” konulu Panel düzenlendi.

Nevşehir’de "Hz. Peygamber ve Gençlik" Konulu Panele Yoğun İlgi
21 Kasım 2018 Çarşamba 22:17

banner143
banner134

2018 Yılı Mevlid-i Nebi Haftası etkinlikleri kapsamında Nevşehir İl Müftülüğü ve Hacı Bektaş Veli Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanlığı İşbirliği ile "Hz. Peygamber ve Gençlik" konulu Mevlid-i Nebi paneli düzenlendi.

Kapadokya Kültür Merkezinde düzenlenen panele; Nevşehir Valisi İlhami Aktaş, Belediye Başkan Yardımcısı Oktay Şımarmaz, İl Müftüsü Yakup Öztürk, NEVÜ İlahiyat Fakültesi Prof. Dr. Zülfikar Durmuş, İl Müdürleri, İlçe Müftüleri, Müftülük personeli, öğrenciler ve davetliler ile çok sayıda vatandaş katıldı.

İstiklal Marşı ile başlayan panelde Şeyhü'l-Kurra Mehmet Rüştü Aşıkkutlu Kur’an Kursu Yöneticisi Fatih Ateş Kur’an-ı Kerim tilavetinde bulundu. Ardından hafta için Başkanlığımız tarafından özel hazırlanmış olan sinevizyon gösterisi izlendi.

Panelin açılış konuşmasını yapan İl Müftüsü ve panel moderatörü Yakup Öztürk, Sevgili peygamberimizin doğum günü asırlardan beri Mevlid Kandili olarak kutlanmaktadır. Diyanet İşleri Başkanlığı bu haftayı “Mevlid-i Nebi Haftası” olarak ilan etti ve biz de Nevşehir İl Müftülüğü olarak okullarda, salonlarda, camilerde ve çeşitli yerlerde programlar düzenliyoruz. Amacımız Efendimizi (as) anmaktan anlamaya diyerek bunu bir haftaya yayarak O’nu daha iyi tanımak ve O’nun örnekliğini sizlere anlatmaktır. Nihai hedef ise Allah rızasıdır. Rabbim Nail eylesin. Bu yıl Mevlid-i Nebi Haftasının teması; “Peygamberimiz ve Gençlik” diye sözlerine devam eden İl Müftüsü Öztürk, “Gençlik, İstiklal ve istikbalimizin teminatıdır. Gençlik, geleceğimizin tohumudur. Gençlik, hayatın baharıdır. Geleceğimizi görmek istiyorsak bugünkü gençliğe bakmamız lazım. İman ile İhsanı, ibadet ile ahlakı, amel ile ihlası bir araya getirmek getiren, metanet, cesaret, sabır, ilim ve irfan sahibi gençlerimiz varsa geleceğimizden emin olabiliriz. Aksi halde derin bir şekilde düşünmemiz lazım. İşte biz bugün böyle gençler yetişmesi için yollar arayacağız. Peygamberimiz (as) hangi yöntemlerle cahiliye toplumundan bir Asrı Saadet inşa etmiş, 25-30 yaşındaki gençleri nasıl etrafına toplamış, canlarını ortaya koyacak kadar sevgilerini kazanmıştır. Hz. Ali canını feda etmeyi göze almış ve O’nun yerine yatağına girmiş, Zeyd Bin Harise, Taif’te atılan taşlar efendimize değmesin diye kendini, göğsünü siper etmiş ve amcasını, babasını değil de Hz. Peygamberi (as) onlara tercih etmiştir. İşte biz peygamberimizin bu güzel ahlakını, eğiticiliğini, öğreticiliğini dinleyeceğiz öğreneceğiz. Biz de anne ve babalar olarak onu örnek alacağız. O, gençlere nasıl sevgi göstermişse, nasıl merhamet ve şefkatle yaklaşmışsa, nasıl yetiştirmişse, biz de gençlerimize öyle davranacağız. Bu gençler nasıl büyüklerine saygı göstermiş, ilime, irfana nasıl kendilerini adamışsa bizler de gençlerimize onu tavsiye edeceğiz.” diyerek sözlerini tamamlayan İl Müftüsü Öztürk, konuşmasını Necip Fazıl Kısakürek’in “Sakarya” şiirinden bir bölüm ile bitirdi:

Sakarya; saf çocuğu, masum Anadolu'nun,

Divanesi ikimiz kaldık Allah yolunun!

Sen ve ben, gözyaşıyla ıslanmış hamurdanız;

Rengimize baksınlar, kandan ve çamurdanız!

Akrebin kıskacında yoğurmuş bizi kader;

Aldırma, böyle gelmiş, bu dünya böyle gider!

Bana kefendir yatak, sana tabuttur havuz;

Sen kıvrıl, ben gideyim, Son Peygamber Kılavuz!

Yol onun, varlık onun, gerisi hep angarya;

Yüzüstü çok süründün, ayağa kalk, Sakarya!..

Açılış konuşmasından sonra Şifa Camii İmam Hatibi Mehmet Ali Aydemir’in yönettiği NEVÜ İlahiyat Fakültesi ilahi korosu Türk tasavvuf musikisi sundular.

İl Müftüsü ve panel moderatörü Yakup Öztürk tasavvuf dinletisinin ardından sözü panelist İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zülfikar Durmuş’a verdi.

Prof. Dr. Zülfikar Durmuş, “Allah (cc) insanı akıl ve irade gibi çok üstün meziyetlerle yarattı. Fakat insanoğlu Allah’ın kendisini akıl ve irade nimetiyle yaratmasına rağmen, hakikate ulaşmada ciddi sorunlar yaşadı. Allah-u Teâlâ bu gerçeği bildiği için insanoğlunun içinden nice peygamberler lütfeyledi. Bu peygamberlerin son halkasını da âlemlere rahmet olsun diye gönderilen Hz. Muhammed (sav) oluşturdu. Bundan böyle insanoğlu Peygamberin öğretileri ve Kur’an-ı Kerim’le baş başadır.

Bu kısa zaman diliminde de olsa Peygamberi anmak değil, anlamak, daha da ötesi peygamberin o güzel ahlakını hayata taşımak için buradayız. Bir toplumun geleceği çocuklar ve gençlerle alakalı bir durumdur. Eğer çocuklarımızı ve gelecek nesillerimizi oluşturan gençlerimizin, bedenlerinin meşru ihtiyaçlarını karşıladığımız kadar ruhlarının ihtiyaçlarını da karşılayamazsak, yani gençlerimize dini, milli ve sahih geleneğimizi öğreterek yetiştiremezsek ileride ciddi sıkıntılara maruz kalabiliriz.  Nitekim günümüzde İslam dünyasının içinde bulunduğu bu buhranlı durum bunun açık bir göstergesidir. O bakımdan Kur’an-ı Kerim’de Peygamberimiz (sav) başta olmak üzere birçok genç peygamberden bahsedilir. Bunlardan birkaç tanesinden bahsetmek gerekirse; Hz. İbrahim ve Hz. İsmail örnek gösterilen peygamberlerdendir. Hz. İbrahim “genç” olarak nitelendirilen bir peygamberdir. Putları kıran, tevhit mücadelesinin sembol ismi haline gelen, tek başına bir ümmet olan peygamberdir Hz. İbrahim. Bu Hz. İbrahim’den İsmail denen bir çocuk meydana gelir ve eşsiz tevekkül anlayışına sahip annesi Hacer’in terbiyesinde büyüyen Allah’a itaat eden ve Allah’ın buyrukları karşısında tereddütsüz boyun eğen bir kişilik kazanır İsmail. Dolayısıyla bugün İslam dünyası olarak bizler İsmaillerimizi yetiştirmeliyiz. Her bir Müslüman gencimiz İsmail (as) gibi Allah’a gönülden bağlı, anne babasına itaatli ve ahlaklı olmak zorundadır” dedi.

“Hz. Muhammed (sav)  Gençlerle” başlığı adı altında konuşan İlahiyat Fakültesi Hadis Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Mustafa Işık, “Hz. Muhammed (sav) gençlerle derken, o bu davayı omuzlarken, göğüslerken gençleri yanına almıştır. Peygamberimiz olgunluk dönemine geldiğinde yükü çok ağırdı. Ama o sıradan biri değildi. O’nu sıradanlıktan ayıran şey emin ve güvenilir biri olmasıydı. Ayrıca Çok zeki ve akıllıca çözümler üretir, hiç kimseyi kırmaz ve herkesi memnun ederdi. Hiç kimse ondan zarar görmez, o kimseye zarar vermezdi” dedi.

“Gençlerin Dini Vecibeleri”  başlığı adı altında konuşan İlahiyat Fakültesi İslam Hukuku Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. M. Rahmi Telkenaroğlu ise“Bana göre gençlerimizin nasihatten çok örnek insana ihtiyacı var, onların ellerinden tutacak sağlam karakterli, İslam’ı doğru yaşayan ve İslamiyet’e göre hayatını yaşayan insanlara ihtiyacı var.  Kur’an-ı Kerim’in insanları tasnif etmesi, taksim etmesi hiçbir şekilde bir etnik, yaş, kabile, cinsiyet veya renk esasına göre değildir. Allah (cc) insanları öncelikle insan üst kimliği sonra mümin ve kâfir alt kimliğine bağlı olarak tasnif ve taksim eder.

Gençlerin yaşlılara göre dezavantajı çok. Örneğin camiye gidilmesi gerektiği zamanda bir genç önünde birçok seçenek var iken camiye gitmeyi tercih ediyorsa bu bilinçli bir tercihtir. Yaşlılar gibi zorunlu bir tercih değil. Camilerimizi genelde yaşlılar doldurmaktadır. Yaşlının ibadeti mum ise, gencin ibadeti güneş gibidir. Elbette ki, bir işi bilinçli bir şekilde yapan ile zoraki yapan arasında kalite ve değer bakımından fark vardır.” diye konuşmasını tamamladı.

Program sonunda panele katılan NEVÜ İlahiyat Fak. Dekanı Prof. Dr. Zülfikar Durmuş’a, NEVÜ İlahiyat Fak. Öğretim Üyeleri Doç. Dr. Rahmi Telkenaroğlu ve Doç. Dr. Mustafa Işık’a Nevşehir İl Müftülüğü adına İl Müftüsü Yakup Öztürk günün anısına hediyelerini takdim etti.


Kaynak: Yayıncı FİB Haber
banner15

İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.