banner177
banner195

Nevşehir'de Mucizevi Doktor “Kirebolu (Gilaburu)“ İnanamayacaksınız...

Özellikle Böbrek taşı düşüren ve "gençlik iksiri" olarak da bilinen Kirebolu - gilaburu meyvesi Nevşehir ve çevresinde kendiliğinden yetişiyor. Peki hemen her yerde kolaylıkla bulunabilen Kirebolu - gilaburu meyvesi'nin mucizevi faydalarını biliyormusunuz?


banner143
Nevşehir de Kirebolu - gilaburu  meyvesi toplanmaya başladı
İlgili Galeriye Git
banner134
Böbrek taşı düşüren grebolu meyvesi toplanmaya başladı. Oysa farkına varmadığımız mucizevi bitkilerden Kirebolu yanıbaşımızda...

Tansiyon hastaları mutlaka tüketmeli - Kirebolu - gilaburu suyu zayıflatıyor

Ödem çözücü ve böbrekleri çalıştırıcı Kirebolu, zayıflamaya yardımcı olduğu belirtiliyor.

Eski Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül'de  "Kirebolu (Gilaburu)"  bitkisinin şifalarından faydalanan biri...

Gilabolu - Gilaboru - Girebolu - Kiraboğlu (Göre) (Viburnum opulus)
Kayserililerin vazgeçemediği bir meyvedir. Şimdilerde marketlerde meyve suyu olarak pazarlanmaktadır. Kirebolu (Gilaburu) suyu içeriğindeki asitler nedeniyle antikanserojen, antimikrobiyal ve antioksidan özelliğe sahiptir.

Antioksidanlar, vücutta serbest radikalleri bağlayarak, sağlığa zararlı birçok olumsuz etkiyi durdurur. Bu özelliği nedeniyle Kirebolu (Gilaburu) suyu, yaşlanmayı geciktirici, mutasyonu engelleyici, kanseri durdurucu ve kolesterolü düşürücü etkiye sahiptir.

Böbrek Doktoru "Kirebolu (Gilaburu)"  

Böbrek taşı, böbrek tembelliği, böbrek kistleri, prostat ve idrar yolu rahatsızlıkları, hipertansiyon ve kadın hastalıklarında kullanılır. Sinir sistemini güçlendirir. C vitamini deposudur. Portakaldan 10 kat daha fazla C vitamini içerir. Kısaca her derde deva bir bitkidir. Günde 250 gram Kirebolu (Gilaburu)  tüketiminin sağlık üzerine olumlu etkileri vardır. Adının kaynağı olarak Global (Küre) kelimesi ile ilgisi olduğu gösterilmektedir. 

 İçerdiği asitler ve mineraller dolayısıyla "gençlik iksiri" olarak da ifade edilen gilaburu bitkisinin ticari amaçlı üretilmesi için Kayseri'de çalışma başlatıldı.


Üzüm salkımlarına benzeyen kırmızı renkte ve nohut tanesi büyüklüğünde meyvesi olan, daha çok bahçe ve tarlaların sınırlarını belirlemek için dikilen çalı şeklindeki gilaburu, artık Kayseri'nin Akkışla ilçesinde kapama bahçelerde  ülke ekonomisine katkı sağlayacak şekilde yetiştirilecek.
 
Yöresel adları : Kirebolu ,Dağdığan ağ, geleboru, gilabada, gildar, giligili, girabolu, girebolu

Gilaburu (Viburnum opulus), Adoxacea familyasından kırmızı renkli, nohut büyüklüğünde bir meyve veren ağaç türüdür.  Gilaburu endemik bir bitkidir ve  her yerde yetişmememektedir. Daha ziyade Nevşehir ve civarında yetişir. Bol miktarda su ile yetiştirilir. Acımsı bir tadı vardır.

Gilaburu, suyu sıkılarak tüketilir. Bol miktarda şeker karıştırılarak içilen gilaburu suyunun böbrek taşı rahatsızlığına iyi geldiği söylenir. Ayrıca Rus Korosunda bu bitki ile ilgili şarkı olan Kalinka şarkısı vardır.

Üzüm meyvesini andıran, 30-40 meyve tanesi bir salkım oluşturan gilaburu, Kayseri ve çevresinde “gilaburu, gilebolu, gilaboru, gilabı, giraoğlu”, Konya’da “giligili, gilaboru veya giraboğulu”, Sivas ve Yozgat’ta “gilaburu, girabolu, geleboru”, Tunceli’de “dağdağan, dağdığan, geleboru, gilabada ve gildar” adıyla bilinmektedir. 

Gıda ve şifa amaçlı olarak dünyanın çeşitli yerlerinde tercih edilen gilaburu, çiçek ve meyvelerininin güzel görüntülü olması nedeniyle süs bitkisi olarak da değerlendirilmektedir.  

Selçuklular ve Osmanlılar zamanında bu bitkiye çiceklenme dönemindeki güzelliğinden etkilenip "Gül Ebru" ismi verildiği ve bu ismin dilden dile değişime uğrayarak Türkiye´nin farklı yerlerinde değişik isimlerle anıldığını bilinmektedir. 

Türkiye’de İç Anadolu’ nun çeşitli yerlerinde yetiştirilen "Gilaburu" meyvesi başta böbrek taşı, böbrek tembelliği, böbrek kistleri,  idrar yolu rahatsızlıkları, prostat, hiper tansiyon ve kadın hastalıklarının tedavisi olmak üzere çeşitli hastalıklara karşı yüzyıllardır yöresel ve kültürel görenek olarak uygulanmakta ve başarılı sonuçlar alınmaktadır.

Bu tespit ülkemiz için olduğu kadar dünya içinde haklı ve yerinde bir tespittir.

ABD ilaç departmanı olan United States Pharmacopoeia tarafından birkaç yıl önce onaylanan bu madde sıvı özüt, bileşik tentür ve  bileşik iksir formlarında üretilmekte her tür sinirsel rahatsızlık ve halsizlik durumu efektif olmak üzere her tür kramp, spazm, nöber ve tetanozda ayrıca kalp rahatsızlığı çarpıntı ve romatizmaya karşı başarıyla kullanılmaktadır. 

Gilaboru bitkisi, kanser önleyici, antioksidan ve C vitamini deposudur. Yaklaşık olarak portakaldan 10 kat daha fazla C vitamini içerir. İlaç sanayinde hammadde olarak kullanılmaktadır.  

İçinde; reçine, vibirnum, valerianic vsit, organik asitler, tanin, salicosides, saponins etken maddeleri bulunmakatadır.  

Bileşimi: Viburnin, Valerian asitleri, Salikoside, Arbutin, reçine, tanen  

Gilaburu Bitkisinde Bulunan Bazı Bileşikler (mg/kg)
BİLEŞEN KABUK GÖVDE MEYVE
Ursolik asit - - +
Valerianik asit - + -
Klorojenik asit - - +
Sinamik asit - - +
B-Sitosterol - - +
Tanen - - 30.000
Pektin + - 50.000
Protein 86.000 - -
Arbutin - + -
Viopudial + - -
Demir 880 - 3.42
Magnezyum 3.110 - 60.78
Silikon 99 - -
Fosfor 650 - -
Potasyum 7.360 - 2473.8
Kalsiyum 23.540 - 60.35
Sodyum 184 - 402.62
Bakır - - 0.86
  

Gilaburunun diğer aktif bileşenleri ise hidrokinonlar,arbutin,metilarbutin,skopoletin ve skopolin gibi kumarinler ile tanenlerdir.

Etkileri: Kramp çözücü, yatıştırıcı, adstingent (dokuları sıkıştırıcı-sağlamlaştırıcı), sinir sistemini güçlendiricidir.

Gilaburu meyvesinin çekirdek ve pulplarında önemli oranda sterol bulunmaktadır.Gilaburu çekirdeklerinin espartik asit,treonin,serin,glutamik asit,prolin,glisin,alanin,valin,lösin,izolösin,trozin,fenialanin,histidin,lisin ve arjinin olmak üzere toplam 15 farklı aminoasit içerdiği belirlenmiştir.

Gilaburu Nasıl Kullanılır?

Gilaburu meyvesi taze olarak yenebileceği gibi suyu sıkılarak da tüketilebilir. Şekerle tatlandırılan meyve suyu böbrek taşlarına karşı faydalıdır. Ağacın gövde kabukları ve yaprakları da suda kaynatılarak çayı hazırlanabilir.

Her Derde Deva

Gilaburu meyvesinin halk arasında böbrek hastalıklarının tedavisinde ve böbrek taşının düşürülmesinde yaygın olarak kullanıldığını belirten Doç. Dr. Aksoy, şöyle demiştir:

“Sonbaharda toplanıp salamura yapıldıktan sonra tüketilen gilaboru, sadece böbrek hastalıklarına değil, birçok hastalığın tedavisinde de yararlı olmaktadır. Kabukları kaynatılan gilaburu, astım, romatizma, yüksek tansiyon, sara nöbetleri (epilepsi), kabakulak, doğum sonrası spazmlar, uyku bozukluğu gibi birçok hastalığın tedavisinde kullanılabilmektedir. Gilaburu suyu, ayrıca safra kesesi hastalıkları ile bazı karaciğer hastalıklarına da iyi gelmektedir. Gilaburunun bazı kanser tümörlerini azaltmadaki olumlu etkileriyle ilgili olarak halen Amerika’da, Harward Medicine School’un araştırması devam etmektedir.”

alpha-Amyrin:
Summenformel: C30H50O
Molmasse: 426,7 g/mol
beta-Amyrin:
Summenformel: C30H50O
Molmasse: 426,7 g/mol
Gilaburu Ağaç Kabuğu

Gilaburunun gövde ve kabuklarından elde edilen sıvının dahili ve harici kullanım alanları vardır. Hafif astım,epilepsi nöbetleri,yüksek tansiyon,bazı kalp rahatsızlıkları,kramplar,mentrüel sancılar,kabakulak,doğum sonrası sancıları,uyku bozuklukları,romatizma ve bazı sinir rahatsızlıklarında dahili olarak,egzama gibi bazı cilt problemlerinde ise harici olarak kullanılmaktadır.

Diğer bir kullanım alanı da kramplar ve mentrüel sancılardır.Kasın gevşemesini sağlayan bileşenin "viopu-dial" olduğu düşünülmektedir.Gilaburuda bulunan valerik asit bitkiye valerian (teskin edici) bir koku vermektedir.

Kabuğu : Gilaburu ağaç kabuğu, kramplara ve kas gerginliklerine karşı oluşturduğu olumlu etki nedeniyle, saygıyla anılmaya hak kazanmıştır. Genellikle iki alanda kullanılır:

İlki; yumurtalık ve dölyatağı kasları ile ilgili problemlerdir. Bitki dölyatağını yatıştırır ve böylece adet görme sürecindeki ağrılı kramplar sona erer. Aynı biçimde etki yaparak, olası düşükleri de önleyebilir.

İkinci olarak kullanım alanı ise, aşırı regl kanamalarının ve menopozla ilgili aşırı kanamaların kontrol altına alınmasıdır.

Kullanım biçimleri : Yarım veya bir tatlı kaşığı ince kıyılmış dal kabuğu, orta boy bir su bardağı dolusu soğuk suya eklenir, hafif ısıda kaynama derecesine kadar ısıtılır ve 10-15 dakika kaynadıktan sonra süzülür. Günde 3 bardak taze demlenmiş çay soğutulmadan içilir.

Toplama / Kurutma : Genç dalların kabukları nisan-mayıs döneminde soyulur, ince kıyılır ve gölgede kurutulur. 2-4 m yükseklikteki bu ağaç, Ülkemizde Orta Anadolu bölgesinde yetişir. Ağacın meyvesinin turşusu da yapılır (Kayseri).

Karışım: Dölyatağı ve yumurtalık ağrılarına karşı ve olası düşük tehlikesine karşı, kediotu kökü çayı ile eşit oranda karıştırılarak kullanılır. Yarım tatlı kaşığı gilaburu kabuğu ile yarım bardak suda hazırlanan gilaburu çayı, yarım tatlı kaşığı kediotu kökünün yarım bardak kaynar suyla haşlanıp, 10 dakika demlendirilen kediotu kökü çayı ile eşit oranda karıştırılarak içilir.

Hazırlanışı ve Kullanılışı Su içerisinden alınan gileburu bir süzgeç yada kevgir üzerinde ezilir. Meyvenin çıkan suyuna kendisi kadar içme suyu ilave edilir ve bu karışım sıkıldığından itibaren 24 saat içerisinde hasta tarafından içilir.Tadı hafif ekşi olan gileburunun mümkün olduğu kadar bu haliyle içilmesi tavsiye edilmesine rağmen hasta içmekte güçlük çekiyor ise mümkün olduğu kadar az olmak kaydıyla karışım şeker ile tatlandırılabilir.

Dikkat...!

Hastanın 24 saat içerisinde tüketebileceği sıvı bir seferde hazırlanmalıdır. Diğer bir deyişle hazırlanan sıvı mutlaka 24 saat içinde tüketilmelidir.


Gerek meyve gerekse sıkılarak hazırlanmış sıvı sıcaktan ve direkt gün ışığından korunmalı serin bir yerde saklanmalıdır.


Gileburulu kullanımı zamana yayılmamalı olabildiğince yoğun kullanılmalıdır.(günde en az 1 kg Gileburu ezilerek suyu yukarıda anlatıldığı şekliyle hazırlanıp kullanılmalıdır.)


Bekleyen meyve mutlaka su içinde ve serin bir yerde muhafaza edilmelidir. Kevgirde ezilerek elde edilen Gileburu öz suyuna mutlaka birebir ölçüde su katılmalıdır.


Gileburu' nun bu güne kadar hiç bir yan tesiri tespit edilememiştir.


Gileburu Meyvesinden Suyunun Hazırlanışı  

*Gilaboru meyvesi ağacından toplanıldıktan sonra, muhafaza için su içerisinde bekletilir . Gilaboru nun meyvelerinin bekletildiği suya başka bir şey katılmaz. 

*Bekleyen meyve su içerisinde(su sıcaklığı 0-15 derece arasında olmalı) serin  ve güneş görmeyen bir yerde muhafaza edilmesi kaydı ile 10 ay tazeliğini koruyabilir.  

*Böbrek taşı ve prostat tedavisi için Günde  700 gr-800 gr Gilaboru meyvesi  kullanmanız tavsiye edilir. 700– 800 gr meyve ile yaklaşık 2,5 - 3 su bardağı gilaboru öz suyu elde edilir..  

*Su içerisinden alınan gilaboru bir süzgeç yada kevgir üzerinde ezilir veya katı meyve sıkacağı ile suyu alınır. Meyvenin çıkan öz suyuna kendisi kadar içme suyu ilave edilir.Gilaboru suyu sıkılmadan meyveleri yenerek de tüketilebilir.  

Gilaburu nektarı nasıl içilir? 

*Hazırlanan gilaboru suyunun, yarısının sabah aç karna, yarısının da akşam yemeğinden önce veya yatmadan önce içilmesi tavsiye edilir. 

*Gilaboru suyundan düzenli olarak sabah ve akşam iki su bardağı olmak üzere, yemekten yarım saat önce veya yemekten 1,5 - 2 saat sonra tüketilmesi uygun olur.

* Hastanın 24 saat içerisinde tüketebileceği Gilaboru suyu  bir seferde hazırlanmalıdır.  Gilaboru meyvesinden şifa olarak faydalanabilmek için meyvesini, taze olarak sıkıp içmek en doğru yöntemdir. Meyve suyu olarak satışı yapılan gilaboru, asla meyvesinden elde ettiğiniz gilaboru suyu kadar fayda sağlamayacaktır. 

*Aspirine alerjisi olanlarda alerjik tepkilere yol açabilir, Bunun dışında bilinen herhangi bir yan etkisi yoktur.  

Gilaburu Şerbetinin Yapımı ;  

1 kilo girebolu’ya 250 gram su ekleyerek, özel sofra şerbeti yapabilirsiniz. Girebolu’yu blandırdan geçirdikten sonra, süzgeçte süzün, daha sonra süzdüğünüz gileborulara, 250 gram su ekleyin. Doğal olarak şekersiz tüketilen girebolu şerbetini, arzu ederseniz, şeker ya da bal ile de tüketebilirsiniz. 

Gilaburunun Faydaları :

* Romatizma hastalarına çok iyi gelmektedir.
* İdrar söktürür ve kabızlığı giderir.
* Bağışıklık sistemini güçlendirir.
* Sakinleştirici etkileri ile spazmları çözer ve uykusuzluğa iyi gelir.
* Adet sancılarını azaltır ve aşırı kanamaları önler.
* Böbreklerin çalışmasını arttırır ve böbrek taşlarını ve kumunu düşürmeye yardımcı olur.
* İdrar yolu hastalıkları ve prostata karşı faydalıdır.
* Yaşlanmanın etkilerini geciktirir.
* Astım hastalıkları,
* Yüksek tansiyon,
* Sara nöbetleri (epilepsi),
* Kabakulak,
* Doğum sonrası spazmlar,
* Gilaburu suyu, ayrıca safra kesesi hastalıkları ile bazı karaciğer hastalıklarına da iyi gelmektedir.
* Gilaburunun bazı kanser tümörlerini azaltmadaki olumlu etkileri vardır.

Diğer Yararları :

* Böbrek kum ve taşlarını eritici etkinliktedir. Diğer yöntemlerin aksine fiziksel parçalama ile değil kimyasal çözünmeyle böbrek taşını erittiği için kişinin ağrı duymayacağı belirtilmektedir.

* Gilaburu suyunda vücuttan zararlı maddelerin atılmasınayardımcı antioksidanlar yer alır.

* Pastörize edilmeden üretilen gilaburu suyunda 21 tane probiyotik bulunduğu tespit edilmiştir.

* Gilaburu suyunda vücuttaki zararlı bakterilerin çoğalmasını önleyen laktobasiller vardır.

* Kolesterolün düşürülmesine yardımcıdır.

* Gilaburu suyunda bulunan asitler antikanserojen  niteliktedir.

* Mutasyonu engelleyici, kanseri durdurucu özellikleri olduğu belirtilmektedir.

* Adet düzensizliği ve zorluğu gibi sorunlarda rahatlatıcıdır.

* Yüksek oranda C vitamini içerir.

* Gilaburu ağaç kabuğunun kramplar ve kas gerginlikleri için rahatlatıcı etkileri bulunduğu belirtilmektedir.

* Gilaburunun kabuk ve gövdesinden elde edilen sıvı astım, doğum sonrası spazm, uyku sorunları, romatizma gibi sorunlarda kullanılmaktadır.

* Egzama gibi cilt sorunlarında dışarıdan kullanılır.

*Taş üremesini önler.

*Safra taşını eritir 

*Şeker hastalığına iyi gelir

*İdrar kanalını genişletme özelliği ile mesanenin bir seferde ve kolaylıkla boşalmasını sağlar. Gece ve gündüz sık tuvalete çıkmayı azaltır. İdrar kanalındaki iltihaplanmaları temizler. İdrar kanalındaki daralma ve boğumları açar, idrar zorluğu ve yanmalarına karşıda son derece etkili ve tedavi edicidir.

*Hanımlarda rahim spazmını giderir, hamileliği kolaylaştırır. Regllerin ağrısız olmasını sağlar

*Vakitsiz bebek düşüm ve doğumlarını önler.

*Sinirleri kuvvetlendirir. 

Kullanım Alanları

Böbrek: Böbrek taşlarının bütün cinsleri asılları itibarıyla suda çözünmeyen kalsiyum tuzu olup bu tuz oluşumunu yerinde eritecek bir ilaç bulunmadığından dolayı lazer, ses dalgası vs. gibi yollarla böbrek taşı fiziksel olarak parçalanıp yerinden oynatılarak düşürülmeye çalışılmaktadır (diğer bir yöntem açık operasyondur). Ve bu yöntemler hastaya aşırı ağrı - sancı vermenin yanında kalıcı yan tesirleri olan yöntemlerdir. Girebolu ise böbrek taşını, diğer usullerde ( lazer. vs. ) olduğu gibi; fiziksel parçalama yöntemi ile değil kimyasal çözünme ile yok ettiğinden dolayı ne taş çözünürken ne de idrar ile birlikte atılırken hasta ağrı sancı hissetmez. Taşın oluşum süreci tersine işleyerek, taş tamamen erir ve idrar ile birlikte kimyasal madde olarak atılır.

1 kür (8 kg ) girebolu 1 hafta içerisinde 6 - 8 mm böbrek taşı eritebilmektedir. Taş 8 mm den büyük ise her 8 mm için bir kür düşünülmelidir. Girebolu ayrıca böbrek tembelliğine ve bazı cins böbrek kistlerine de iyi gelmektedir.

Not:  Sertliğinden dolayı lazerinde kıramadığı kristalize cins böbrek taşını Girebolu' da eritmeyebilir. Bu cins taş ile karşılaşma riski % 1-2 civarındadır. 

Prostat: Girebolu, idrar kanalını genişletme özelliği ile mesanenin bir seferde ve kolaylıkla boşalmasını sağlar. Gece ve gündüz sık tuvalete çıkmayı azaltır. 

Kadın hastalıkları: Adet zorluğu ve düzensizliğine karşı çok etkilidir. Spesifik olarak Kramp, yumurtalık ve rahim kası rahatsızlıklarının tedavisinde kullanılır. Rahmi rahatlatır. Böylece adet görme krampları sona erer. Ayrıca Mensturasyondan kaynaklanan ağrıları azaltır. Düşük durumu/ tehlikesinde kullanılır. Damar genişliğini düzenlemesinden dolayı adet dönemlerinde aşırı kan kaybını ve menapozdaki kanamaları azaltır.  

Kalp/ Tansiyon: Gilaburu yatıştırıcı, damar genişliği düzenleyici, iskelet ve kas rahatlatıcı , kalp güçlendirici etkiye sahiptir. Gilaburu " Visceral " gerilim / Tansiyon için çok etkilidir. Kas gerilimini azaltır ve spazmları engeller.  

Hipertansiyonda Cardiovascular sistemini rahatlatır ve tansiyon rahatsızlığından kaynaklanan kabızlığı engeller.

Harici kullanımda kramp ve kas gerilmesini rahatlatır.

Bazı migren vak’alarında da yardımcı olabilir. 

İdrar Yolu Hastalıkları: İdrar kanalındaki iltihaplanmaları temizler. İdrar kanalındaki daralma ve boğumları açar, idrar zorluğu ve yanmalarına karşıda son derece etkili ve tedavi edicidir. 

Yan Etkileri Var Mıdır?  

Gilaburu meyveleri olgunlaşmadan tüketilmemelidir. Kadınlar gilaburunun etkilerinden faydalanmak isterlerse bir doktor gözetiminde almaları tavsiye edilmektedir. Aspirine alerjisi olanlarda alerjik tepkilere yol açabilir. Önerilen dozajlara uyulduğunda, bilinen herhangi bir yan etkisi yoktur.Gilaboru suyu hastanın bir günde tüketebileceği kadar hazırlanmalıdır. Hazırlanan nektar sıcak ve güneş ışığından korunmalıdır. Mümkün olduğu kadar yoğun kullanılmalıdır.  

Uyarılar ve Önlemler : 

*Mide ve bağırsak ülseri olanlar gilaburu suyunu kullanmamalıdır.

*Isı kaynaklarından ve direkt güneş ışığından uzak tutulmalıdır.

*Oda sıcaklığında ve çocukların ulaşamayacağı yerde muhafaza edilmelidir.

*Harici kullanım içindir.

Gilaburu bitkisi tam bir şifa deposu…

Erciyes Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Aksoy, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yurt içinde ve dışında birçok üniversitede yapılan araştırmaların Kayseri ve yöresinde yetişen gilaburu bitkisinin şifa kaynağı bir bitki olduğunu ortaya koyduğunu söyledi. 

Gilaburu bitkisinin ve suyunun birçok hastalığa iyi geldiğini ifade eden Aksoy, şöyle devam etti: 

''Gilaburu suyu içeriğindeki asitler nedeniyle antikanserojen ve antioksidan özelliğe sahiptir. Antioksidanlar, vücutta serbest radikalleri bağlayarak, sağlığa zararlı birçok olumsuz etkiyi durdurmakta. Bu özelliği nedeniyle gilaburu suyu, yaşlanmayı geciktirici, mutasyonu engelleyici, kanseri durdurucu ve kolesterolü düşürücü etkiye sahip. Gilaburu bitkisi, kanser önleyici, antioksidan ve C vitamini deposu, kısaca her derde deva bir bitki. Bu bitkinin suyunu midesinde ve bağırsaklarında ülser olanlar tüketmemeli. Çünkü bitki asitli bir yapıya sahip. Bu bitkinin ortaya çıkmamış diğer şifalı özelliklerinin tespiti için Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde araştırmalar devam ediyor.'' 


Gilaburu suyu zayıflatıyor...


Kayseri ve çevresinde, özellikle bağlık alanlarda yetişen ve Gilaburu bitkisinin, zayıflamaya yardımcı olduğu belirtiliyor.

Erciyes Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümü Beslenme Bilimleri Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nurten Budak, yapılan araştırmaların gilaburu suyunun diyüretik etkileri olduğunu ortaya koyduğunu belirterek, bu kapsamda zayıflama diyetine de çok büyük destek olacağını söyledi.

Budak, gilaburunun Kayseri'ye özgü, özellikle bağlık alanlarda yetişen, kırmızı küçük meyveleri olan bir bitki olduğunu kaydetti. Sonbaharda olgunlaşan gilaburu meyvelerinin toplanarak bir süre su içerisinde bekletildikten sonra, ezilerek çıkarılan suyunun içecek olarak tüketildiğini ifade eden Budak, bu bitkinin başka bölgelerde de bilindiğini ancak, suyunun sadece Kayseri'de içecek olarak tüketildiğini söyledi.

Budak, kendine özgü bir tadı ve kokusu olan gilaburu suyunun geleneksel olarak evlerde üretildiği gibi ticari olarak da satışa sunulduğunu belirterek, şöyle devam etti:

Ödem çözücü ve böbrekleri çalıştırıcı

“Gilaburu suyu tüketiminin yaygınlaştırılması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü, daha çok eski kuşak tarafından alışkanlık kapsamında tüketiliyor. Fakat, yapılan araştırmalar gilaburu suyunun diyüretik, yani vücuttaki şişkinliği, ödemi çözücü, böbrekleri çalıştırıcı, artık ürünlerin vücuttan atılmasına yardımcı etkileri olduğunu ortaya koydu. Bu kapsamda gilaburu suyu zayıflama diyetine de çok büyük destek olacaktır. Çünkü, bol sıvı tüketimi özellikle zayıflama diyetlerinde çok önemli bir unsurdur. Zayıflamak isteyenler, birincisi yeterli ve çok düzenli beslenecekler, ikincisi fiziksel aktivite yapacaklar, üçüncüsü de bol sıvı alacaklar.”

Gilaburu suyunun ekşi tadı nedeniyle genellikle şeker eklenerek tüketildiğini dile getiren Budak, çok fazla şeker katılmamak şartıyla bunun sakıncası olmadığını anlattı.

Tansiyon hastaları mutlaka tüketmeli

Hipertansiyonun en önemli nedenlerinden birisinin de aşırı tuz tüketimi olduğunu vurgulayan Budak, vücuttan fazla tuzun atılması için bol su içilmesi gerektiğini anlattı.

Budak, gilaburu suyunun tuzun zararlı etkilerini de bir ölçüde engellediğini kaydederek, şöyle devam etti:“Özellikle tansiyon hastalarının gilaburu suyunu tüketmelerini öneriyoruz. Çocuklara ve gençlere de mutlaka tüketim alışkanlığı kazandırılmalıdır. Diğer sağlıklı bireyler de günde mutlaka 1 su bardağı gilaburu suyu içmeliler. Gilaburu suyu özellikle yaz aylarında kola gibi gazlı içecekler için de çok iyi bir alternatif. Çünkü, bu içecekler şeker içerdiği için sıvı ihtiyacını daha çok artırıyor. Onun için sıvı ihtiyacını şeker içermeyen su, ayran, gilaburu suyu ya da sütten karşılayın ya da doğal olarak meyve tüketin diyoruz.”


Gilaburu Safra Kesesine de Yararlı

Gilaburu meyvesi safra kesesi taşı ve hastalıkları ile bazı karaciğer hastalıklarına da iyi gelmektedir.

Meyve suyu gibi tüketilen ve Cumhurbaşkanı’nın içeceği olarak da tanınan, herkesin merak ettiği sağlık iksiri gilaburu’dan  şifa bulmanız dileklerimle….

Sıhhatle ve sevgiyle kalın……

GİRABOLU-GİREBOLU-KİREBOLU MEYVESİ
GİREBOLU NUN FAYDALARI
Yöresel adları :Dağdığan ağ, geleboru, gilabada, gildar, giligili, girabolu, girebolu
Drog adı :Cortex viburni opuli / ağaç kabuğu
Tentür :Viburnum olpulus D1-D3
Toplama/kurutma :Genç dalların kabukları nisan-mayıs döneminde soyulur, ince kıyılır ve gölgede kurutulur. 2-4 m yükseklikteki bu ağaç, ülkemizde Orta Anadolu bölgesinde yetişir. Ağacın meyvesinin turşusu da yapılır(Kayseri).
Bileşim: Viburnin, Valerian asitleri, Salikoside, Arbutin, reçine, tanen
Etkileri: Kramp çözücü, yatıştırıcı, adstingent(dokuları sıkıştırıcı-sağlamlaştırıcı), sinir sistemini güçlendirici
Kullanım alanları: Gilaburu ağaç kabuğu, kramplara ve kas gerginliklerine karşı oluşturduğu olumlu etki nedeniyle, saygıyla anılmaya hak kazanmıştır. Genellikle iki alanda kullanılır: Biri, yumurtalık ve dölyatağı kasları ile ilgili problemlerdir. Bitki dölyatağını yatıştırır ve böylece adet görme sürecindeki ağrılı kramplar sona erer. Aynı biçimde etki yaparak, olası düşükleri de önleyebilir.
İkinci kullanım alanı ise, aşırı adet kanamalarının ve menopozla ilgili aşırı kanamaların kontrol altına alınmasıdır. 
Kullanım biçimleri: Yarım veya bir tatlı kaşığı ince kıyılmış dal kabuğu, orta boy bir su bardağı dolusu soğuk suya eklenir, hafif ısıda kaynama derecesine kadar ısıtılır ve 10-15 dakika kaynadıktan sonra süzülür. Günde 3 bardak taze demlenmiş çay soğutulmadan içilir.
Karışım: Dölyatağı ve yumurtalık ağrılarına karşı ve olası düşük tehlikesine karşı, kediotu kökü çayı ile eşit oranda karıştırılarak kullanılır.
Yarım tatlı kaşığı gilaburu kabuğu ile yarım bardak suda hazırlanan gilaburu çayı, yarım tatlı kaşığı kediotu kökünün yarım bardak kaynar suyla haşlanıp, 10 dakika demlendirilen kediotu kökü çayı ile eşit oranda karıştırılarak içilir.
Tentür: Viburnum opulus D1, D2 veya D3 inceltisi, günde 3 kere
25-30 damla, yarım kahve fincanı ılık suya eklenerek alınır. Yukarıda anılan tüm rahatsızlıklara karşı etkilidir.
Uyarı: Aspirine alerjisi olanlarda alerjik tepkilere yol açabilir. Önerilen dozajlara uyulduğunda, bilinen herhangi bir yan etkisi yoktur.

SYNONYMS: European Cranbery, Cramp Bark, Snowball Tree, High Cranbery...)
Viburnum Opulus ilaç yapımında kullanılan bir maddedir. ABD ilaç departmanı olan United States Pharmacopoeia tarafından bir kaç yıl önce onaylanan bu madde sıvı özüt, bileşik tentür ve bileşik iksir formlarında üretilmekte her tür sinirsel rahatsızlık ve halsizlik durumu efektif olmak üzere her tür kramp, spazm, nöbet ve tetenozda ayrıca kalp rahatsızlığı çarpıntı ve romatizmaya karşı başarıyla kullanılmaktadır. Kaynak:www.botanical.com 
Türkiye' de ise İç Anadolu' nun çeşitli yerlerinde yetiştirilen bu meyve başta böbrek taşı, böbrek tembelliği, böbrek kistleri, idrar yolu rahatsızlıkları prostat, hipertansiyon ve kadın hastalıklarının tedavisi olmak üzere çeşitli hastalıklara karşı yüzyıllardır yöresel ve kültürel görenek olarak uygulanmakta ve başarılı sonuçlar alınmaktadır. 21. Yüzyıl ile birlikte yeniden keşfedilen alternatif tıp ile Girebolu' da (Vibirnum Opulus ) yeniden keşfedilmeye başlanmıştır.Bu tespit ülkemiz için olduğu kadar dünya içinde haklı ve yerinde bir tespittir. 
İÇERİK: Reçine, Vibirnum, Velarianic Asid, Organik Asidler, Tannin, Salicosides, Saponins


KULLANIM ALANLARI
Böbrek: Böbrek taşlarının bütün cinsleri asılları itibarıyla suda çözünmeyen kalsiyum tuzu olup bu tuz oluşumunu yerinde eritecek bir ilaç bulunmadığından dolayı lazer, ses dalgası vs. gibi yollarla böbrek taşı fiziksel olarak parçalanıp yerinden oynatılarak düşürülmeye çalışılmak- tadır (diğer bir yöntem açık operasyondur). 

HAZIRLANIŞI VE KULLANILIŞI

Su içerisinden alınan girebolu bir süzgeç yada kevgir üzerinde ezilir. Meyvenin çıkan suyuna kendisi kadar içme suyu ilave edilir ve bu karışım sıkıldığından itibaren 24 saat içerisinde hasta tarafından içilir.Tadı hafif ekşi olan girebolunun mümkün olduğu kadar bu haliyle içilmesi tavsiye edilmesine rağmen hasta içmekte güçlük çekiyor ise mümkün olduğu kadar az olmak kaydıyla karışım şeker ile tatlandırılabilir.

Dikkat…!
Hastanın 24 saat içerisinde tüketebileceği sıvı bir seferde hazırlanmalıdır. Diğer bir deyişle hazırlanan sıvı mutlaka 24 saat içinde tüketilmelidir.
Gerek meyve gerekse sıkılarak hazırlanmış sıvı sıcaktan ve direkt gün ışığından korunmalı serin bir yerde saklanmalıdır.

Girebolu kullanımı zamana yayılmamalı olabildiğince yoğun kullanılmalıdır.(günde en az 1 kg Girebolu ezilerek suyu yukarıda anlatıldığı şekliyle hazırlanıp kullanılmalıdır.)

Bekleyen meyve mutlaka su içinde ve serin bir yerde muhafaza edilmelidir. Kevgirde ezilerek elde edilen Girebolu öz suyuna mutlaka birebir ölçüde su katılmalıdır.

Girebolu’ nun bu güne kadar hiç bir yan tesiri tespit edilememiştir.


Kaynak: Nazan Başoğul Kaleminden

Kaynak: Yayıncı FİB Haber
banner15

İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.