banner461

NEVÜ’de “Peygamberimiz ve Gençlik” Konulu Panel

Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi (NEVÜ) İlahiyat Fakültesi ve Nevşehir İl Müftülüğü işbirliğinde “Mevlid-i Nebi Haftası 2018 Etkinlikleri” kapsamında “Peygamberimiz ve Gençlik” konulu panel düzenlendi.

NEVÜ’de “Peygamberimiz ve Gençlik” Konulu Panel
21 Kasım 2018 Çarşamba 09:42

banner143
banner134

NEVÜ Kültür ve Kongre Merkezinde düzenlenen etkinliğe; Nevşehir İl Jandarma Komutanı Jandarma Kurmay Kıdemli Albay Yüksel Yiğit, Nevşehir İl Emniyet Müdürü Mehmet Artunay, Nevşehir İl Müftüsü Yakup Öztürk, Nevşehir İl Tarım ve Orman Müdürü Okan Yılmaz, Nevşehir Gençlik Hizmetleri ve Spor İl Müdürü Mustafa Ünlüer, NEVÜ İlahiyat Fakültesi Prof. Dr. Zülfikar Durmuş, Genel Sekreter Nihat Çavuşoğlu, İdari ve Mali İşler Daire Başkanı Fatih Mehmet Sürmeli, Müftülük personeli, kamu kurum ve kuruluş müdürleri ile temsilcileri, öğrenciler ve davetliler katıldı.

İlahiyat Fakültesi Öğrencilerden İlahi Dinletisi

NEVÜ İlahiyat Fakültesi öğrencilerinden ve Şifa Camii İmam-Hatibi Mehmet Ali Aydemir’in Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından, İlahiyat Fakültesi öğrencilerinden ve Şifa Camii İmam-Hatibi Mehmet Ali Aydemir yönetimindeki ilahi korusu sahne aldı. Öğrencilerin sergiledikleri performans ve seslendirdikleri birbirinden güzel ilahi dinletileri katılımcıların büyük beğenisini topladı.

Peygamberimiz ve Gençlik Konulu Panel

Panelin açılış konuşmasını yapan İlahiyat Fakültesi Dekanı ve panel başkanı Prof. Dr. Zülfikar Durmuş, “Allah (c.c.) insanı akıl ve irade gibi çok üstün meziyetlerle yarattı. Fakat insanoğlu Allah’ın kendisini akıl ve irade nimetiyle yaratmasına rağmen, hakikate ulaşmada ciddi sorunlar yaşadı. Allah Teâlâ bu gerçeği bildiği için insanoğlunun içinden nice peygamberler lütfeyledi. Bu peygamberlerin son halkasını da âlemlere rahmet olsun diye gönderilen Hz. Muhammed (s.a.v.) oluşturdu. Bundan böyle insanoğlu Peygamberin öğretileri ve Kur’an-ı Kerim’le baş başadır.

Bu kısa zaman diliminde de olsa Peygamberi anmak değil, anlamak, daha da ötesi peygamberin o güzel ahlakını hayata taşımak için buradayız. Bir toplumun geleceği çocuklar ve gençlerle alakalı bir durumdur. Eğer çocuklarımızı ve gelecek nesillerimizi oluşturan gençlerimizin, bedenlerinin meşru ihtiyaçlarını karşıladığımız kadar ruhlarının ihtiyaçlarını da karşılayamazsak, yani gençlerimize dini, milli ve sahih geleneğimizi öğreterek yetiştiremezsek ileride ciddi sıkıntılara maruz kalabiliriz. Nitekim günümüzde İslam dünyasının içinde bulunduğu bu buhranlı durum bunun açık bir göstergesidir. O bakımdan Kur’an-ı Kerim’de Peygamberimiz (s.a.v.) başta olmak üzere birçok genç peygamberden bahsedilir. Bunlardan birkaç tanesinden bahsetmek gerekirse; Hz. İbrahim ve Hz. İsmail örnek gösterilen peygamberlerdendir. Hz. İbrahim “genç” olarak nitelendirilen bir peygamberdir. Putları kıran, tevhit mücadelesinin sembol ismi haline gelen, tek başına bir ümmet olan peygamberdir Hz. İbrahim. Bu Hz. İbrahim’den İsmail denen bir çocuk meydana gelir ve eşsiz tevekkül anlayışına sahip annesi Hacer’in terbiyesinde büyüyen Allah’a itaat eden ve Allah’ın buyrukları karşısında teslimiyetçi bir kişilik kazanır İsmail. Dolayısıyla bugün İslam dünyası olarak bizler İsmaillerimizi yetiştiremediğimiz sürece iki yakamız bir araya gelmeyecektir. Her bir Müslüman gencimiz İsmail olmak zorundadır” dedi.

Hz. Muhammed (s.a.v)’in gençlere daima önem verdiği ve gençleri çok sevdiğini belirten Nevşehir İl Müftüsü Yakup Öztürk, “Allah’ın sevgisine ulaşmanın yolu Hz. Muhammed’i (s.a.v.) tanımak, anlamak ve onun ahlakını hayatımıza tatbik etmekten geçiyor. O’na bakın aynısını yapın. Hz. Muhammed (s.a.v)’i anlayabilmek için onun dünyaya teşrif ettiği zaman olan cahiliyet dönemine bakmak lazım. O’nun o zaman nasıl bir büyük inkılabı gerçekleştirdiği, nasıl bir değişimi ve dönüşümü başardığını anlamak lazım ki, o zaman onun büyüklüğünü bilebiliriz. Sevgili Peygamberimiz buhranlar içinde olan, zalimlerin zulmünü zirveye taşıdığı, eşkıyalığın hâkim olduğu, iffetin ve namusun rafa kaldırıldığı, büyük balıkların daima küçük balıkları yuttuğu, her türlü zulmü, her türlü cehaletin, her türlü şirkin hâkim olduğu bir ortamda dünyaya teşrif etti.

herkese örnektir. Öksüz olan, onun öksüzlüğüne baksın. Yetim olan, onun yetimliğine baksın. Fakir olan, onun çobanlığına baksın. Tüccar olan, onun ticaretine baksın. Bekâr onun, bekârlığına, evli olan onun bekârlığına, komşu olan onun komşuluğuna baksın. Baba olan onun babalığına baksın. Hepsinde en güzel örnekler ondadır. Bu salonu dolduran siz gençler onun gençliğine bakın. Sevgili Peygamberimiz gençleri çok severdi. Sevgili Peygamberimizin etrafına kümelenen, İslam’ın temelini atan, canını ve malını ortaya koyanlara baktığımızda çoğunluğunu 15-25 ve 35 yaşlar oluşturuyordu” diye konuştu.

‘Hz. Muhammed (s.a.v) Gençlerle’ başlığı adı altında konuşan İlahiyat Fakültesi Hadis Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Mustafa Işık “Hz. Muhammed (s.a.v.) gençlerle derken, o bu davayı omuzlarken, göğüslerken gençleri yanına almıştır. Peygamberimiz olgunluk dönemine geldiğinde da büyük bir yük yüklendi ve yükü çok ağırdı. Hiç kimse kendisini bilmezken ve ticaretle uğraşırken, onu sıradanlıktan ayıran şey emin ve güvenilir biri olmasıydı. Çok zeki ve akıllıca çözümler üretir, hiç kimseyi kırmaz ve herkesi memnun ederdi. Hiç kimse ondan zarar görmez, o kimseye zarar vermezdi“ dedi.

‘Gençlerin Dini Vecibeleri’ baslığı adı altında konuşan İlahiyat Fakültesi İslam Hukuku Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. M. Rahmi Telkenaroğlu ise “Bana göre gençlerimizin nasihatten çok örnek insana ihtiyacı var. Ellerinden tutup, onları sağlam karakterli, İslam’ı doğru yaşayan ve İslamiyet’e göre hayatını yaşayan insanlara ihtiyacı var. Kur’an-ı Kerim’in insanları tasnif etmesi, taksim etmesi hiçbir şekilde bir etnik, yaş, kabile, cinsiyet veya renk esasına göre değildir. Allah (c.c.) insanları öncelikle insan üst kimliği sonra mümin ve kâfir alt kimliğine bağlı olarak tasnif ve taksim eder.

Gençlerin yaşlılara göre dezavantajı çok. Örneğin camiye gidilmesi gerektiği zamanda bir genç önünde birçok seçenek var iken camiye gitmeyi tercih ediyorsa bu bilinçli bir tercihtir. Yaşlılar gibi zorunlu bir tercih değil. Camilerimizi genelde yaşlılar doldurmaktadır. Yaşlının ibadeti mum ise, gencin ibadeti güneş gibidir. Elbette ki, bir işi bilinçli bir şekilde yapan ile zoraki yapan arasında kalite ve değer bakımından fark vardır. Her dinin mana ve ruh boyutu olduğu gibi bir şekil boyutu vardır. Hristiyan Pazar günü kiliseye, Yahudi Cumartesi günü havraya gider ve Müslüman da Cuma günü camiye gider. Şekil manayı koruyan bir iskelet gibidir. Şekil manayı koruyan bir deri gibidir. O deriyi soyar ve o iskeleti içinden alırsan o ruh bünyesi çöker” diye konuştu.


Kaynak: Yayıncı FİB Haber
banner15

İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.