banner177
banner195

THY'den takdire şayan bir kitap!

THY, dünyaya nam salan Türk güreşçilerini ve güreşin pek bilinmeyen tarihini tek bir kitapta topladı.

THY'den takdire şayan bir kitap!

banner143
banner134

 Türk Havayolları bir çok geleneğin yok olmaya yüz tuttuğu günümüzde çok güzel ve bir o kadar da anlamlı takdire şayan bir çalışmaya imza attı.


Atalardan yadigar kalan güreş geleneğinin tarihini ve anlamını tek bir kitapda toplayanTHY, hazırladığı bu kitap ile gelecek nesillere de mükemmel bir miras bırakmış oldu.

Türk Hava Yolları geçtiğimiz günlerde sponsorluğunu üstlendiği "Er Meydanı" adlı kitabın tanıtımını yaptı.

GÜREŞİN HER YÖNÜNÜ ELE ALIYOR

Güreş kültürünü sadece bedeni yönüyle değil, içinde barındırdığı maddi ve manevi unsurlarla birlikte tüm dünyaya ve özellikle de genç nesillere tanıtmak için hazırlanan '''Er Meydanı'' ile yüzlerce yıllık güreş geleneği tüm detaylarıyla birlikte orijinal resim, fotoğraf ve belgelerle desteklenen şık bir tasarımla, görsel bir şölen eşliğinde okuyucularının beğenisine sunuluyor.

ŞİMDİYE KADAR YAZILANLARIN EN KAPSAMLISI

Osmanlı arşivleri başta olmak üzere değişik kaynaklardan araştırılarak titizlikle hazırlanan kitap bugüne kadar Kırkpınar güreşleriyle ile ilgili yazılan birçok kitapdan farklı olmasının yanı sıra en kapsamlısı olarak da ifade ediliyor.

Yüzlerce yıllık güreş geleneğine olan borcun ödemesi olarak adlandırılan kitapda, güreşin tarihine ışık tutulurken, zamanında güreşlerde dahi nasıl savaşlara hazırlık yapıldığını ve güreşin efsane isimlerinin ilginç hikayelerini okuyunca herşeyin iki kişinin karşılıklı güç gösterisinde bulunmasından ibaret olmadığını çok daha iyi anlayacaksınız.

DÜNYAYA NAM SALAN TÜRK!

Kitapta en dikkat çeken hikayelerden biri de Efsanevi Türk güreşçi Koca Yusuf'a ait...

1800'lerde Avrupa ve Amerika’da dünyaya nam salan pehlivanlarımızın en meşhuru olan efsane pehlivan Koca Yusuf çıktığı tüm müsabakaların biri hariç hepsinde ne kadar meşhur güreşçi varsa sırtlarını yere vurarak kısa zamanda cihan pehlivanı unvanını almış.

Organizatörlerin mayo ile güreşmesi teklifini reddeden Koca Yusuf, Avrupa minderlerinde kendi geliştirdiği kispet benzeri bir uzun şortla güreş tutmuş.

''BİR TÜRK GİBİ KUVVETLİ'' SÖZÜ O'NUNLA BATIYA YAYILDI

Fransa’da atasözü haline gelen “bir Türk gibi kuvvetli” sözüne bütün Batı ülkelerinde yeniden revaç veren ilk güreşçimiz de Büyük Yusuf oldu. Katıldığı müsabakalarda çok kısa sürelerde rakiplerini acı içinde minderde bırakması bu sözün Avrupalıların beynine adeta kazınmasına yol açtı.

Kitapta Fransız koyun tüccarı Doublier'in Koca Yusuf ile tanışması ve sonrasında yaşadıklarıyla ilgili bölüme kulak kabartmanız efsanevi güreşçiyi çok daha yakından tanımanıza imkan sağlayacak...

''Doublier, Türk güreşçi Nurullah’tan kendisinden daha yaman ve korkunç birisinin bulunduğunu hayretler içinde öğrendi. Bu yaman ve korkunç pehlivan yakın bir köyde oturan Yusuf idi. Fevkalade gösterişli olan Yusuf, Nurullah’tan boyca kısaydı ama akla hayale gelmez bir kuvveti vardı. Ondan korkulmasının nedeni de çok gaddar ve acımasız olmasıydı.

Hiç vakit geçirmeden bu yaman Yusuf’u aramaya koyuldular. Fakat onu bulmak da kolay olmadı. Çünkü Yusuf gezici idi. Bugün burada yarın başka yerde oluyordu…

Kendisine karşı konulmasına asla göz yummazdı. Cebi para dolu Doublier, bir yerden öbür yere bilgi ala ala koşmuş ve nihayet Yusuf’u büyük bir sefalet içinde İstanbul’da bulmuştu.

Doublier, öğrencisi olacak Yusuf’a işi anlattı.

Yusuf yalnız kazanacağı parayı düşünüyordu. Türkiye’de güreş yaparak çok az kazanıyordu, ama Doublier’in yaptığı Fransa’ya gitme teklifini kabul ederse erişeceği refah ve kazanacağı para o kadar iştah açıcı idi ki teklifi hemen kabul etti. Yakın dostu Nurullah’ı da bulacağı için her şey yolunda demek idi.

Doublier, Yusuf’u Şumnu’ya getirdi. Doublier, Türkçeyi iyi konuşamıyordu.

Gülmeyen yüzü, sert bakışları ve sevimsiz konuşmalarıyla Yusuf tıpkı bir zalime benziyordu.  O ne fazla hassasiyet ne de fazla doğruluk altında eziliyor gibiydi. Fakat korkunç bir kuvvetinin olduğu belli oluyordu, İstanbul’da yükleme ve boşaltma işleriyle uğraşan hamalların dedikleri de Nurullah’ın dediklerini doğruluyordu…

İlk derste Nurullah ve Petrof da bulunuyordu.  Doublier, gösteriye Yusuf’tan başlamak istedi. Koyun tüccarı da unutulamayacak bu deneme dersine hazırdı.

Ders her zaman görülen basit bir ders değildi. Türklere ilk öğretilecek şey Fransa’da yapılacak güreşte ayaklardan tutmak ve ayakla yapılacak oyunların yasak olduğunu anlatmak idi. Buna Türkler hayret ettiler ve hayretlerini saklayamadılar.

Fransız güreşinde bir insanın nasıl yenik sayılacağı onlara anlatılınca, yine şaşırdılar ve Fransız güreşinin tuhaf kuralları olduğunu söylediler.

Doublier öğrencilerinin antrenörü olarak teoriden çıktı ve uygulamaya geçti. Yusuf’a savunma durumu aldırdıktan sonra, kol kapma oyununu gösterdi ve işte böyle yapılır dedi. Fakat Yusuf hiç zorluk çekmeden tutulan kolunu kurtardıktan sonra ve Doublier’i yakaladı ve;

‘işte öyle değil böyle kapılır…’ diyerek Doublier’in kolunu o kadar sıkı tuttu ki Fransız kolunun kırıldığını zannetti. İşaret ederek kolunu bırakmasını anlattı.

Hakikaten çok acı çekiyordu. Yusuf’a yaptıklarının bir oyun öğretmek olduğunu ve o kadar kuvvetli tutmamasını söyledi. Yusuf:

‘Bizde böyle yalancılıktan tutma yoktur. Ya tutulur ya hiç tutulmaz’ dedi ve tekrar Doublier’in elini tutup çekerek bir kolu ile de belinden yakalayarak çok sert bir şekilde yere attı. Fransız, acısından bağırmak zorunda kaldı sonra Doublier olduğu yerde yığılıp kaldı. Yusuf onun yerden kalkmasına gülerek yardım ederken: ‘Yusuf işte böyle güreşir’ dedi.''

FRANSIZLARIN GÖZDESİNİ KOLLARINDA ÇARESİZ BIRAKTI

Paris’in ünlü gösteri merkezi Folies Bergere’de kendisine on dakika dayanabilecek güreşçiye büyük paralar vadedilen “Müthiş Türk” Koca Yusuf, Fransızların Yunan asıllı şampiyon güreşçisi Pierre’yi mengene gibi kollarında çaresiz bırakmış. 

ÖLÜRKEN BİLE KENDİNE YAKIŞANI YAPTI

Koca Yusuf maalesef çok erken yaşta trajik bir gemi kazası sonrası  Atlas Okyanusu'nun derinliklerinde kaybolarak hayatını kaybetti.  Koca Yusuf güçlü ve yüzmeyi de iyi biliyor olmasından ötürü kaza sonrası birçok kişiyi filikalara taşıyarak hayatını kurtarmış ancak o kudretli kolları daha fazla dayanamayarak pes etmiştir. Okyanusda cesedi bulunamayan Koca Yusuf'un günümüzde bir mezarı bulunmamaktadır.

Efsanevi güreşçinin ölümünden sonra bir makale kaleme alan Amerikalı güreş yorumcusu Koca Yusuf'u şu sözlerle yad ediyordu:

“Eğer Koca Yusuf, Okyanus'un derinliklerinde yatıyorsa, kesinlikle yüzükoyun yatıyordur. Çünkü sağlığında onun sırtını kimse yere getirememişti. Okyanuslar da getirememiştir...” 

İşte THY tarafından hazırlanan bu değerli kitapta ''Koca Yusuf'' gibi bir çok güreşçimiz ve onlara dair çok enteresan hayat hikayeleri yer alıyor.


 

Kaynak: Haber7


Kaynak: Yayıncı FİB Haber
banner15

İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.