banner177
banner195

Vatan Partisinden “Bölücü Anayasaya Geçit Yok” Kampanyası

NEVŞEHİR(MHA) Vatan Partisi Türkiye genelinde Bölücü Anayasaya Geçit Yok kampanyası başlattı. Nevşehir’de düzenlenen basın toplantısında kampanyanın içeriği hakkında da bilgiler verildi.

Vatan Partisinden “Bölücü Anayasaya Geçit Yok” Kampanyası

banner143
banner134
Gülbahçe’de düzenlenen basın toplantısında Vatan Partisi İl Başkanı Prof. Dr. Meliha Atalay,“Yeni Anayasa girişimleriyle, TSK’nın hendeğe gömdüğü PKK’yı, oradan çıkartıp devlet yapmak istiyorlar. PKK’ya haraç toplama, yol kesme, silahlı örgüt kurma hakkını tanımak istiyorlar, Vatan Partisi, yarın Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nun toplandığı saatlerde, 81 ilde “Bölücü Anayasaya Geçit Yok” kampanyası başlattık” açıklamasında bulundu.

Konuyla ilgili açıklamalarının devamında Atalay,Meclis’te oluşturulan Anayasa Uzlaşma Komisyonu yarın ilk toplantısını yapıyor. AKP iktidarının dayattığı “Yeni Anayasa” için kurulan komisyona CHP, MHP ve HDP de katılıyor.

Öncelikle saptamak gerekir. Bu Meclis yürürlükte olan Anayasaya göre seçilmiştir ve Milletvekilleri yürürlükte olan Anayasa üzerine yemin etmişlerdir. Bu Meclis, Anayasada değişiklikler yapabilir, fakat yeni bir Anayasa yapamaz. O nedenle “Yeni Anayasa” girişimi, yasadışıdır. “Yeni Anayasa” hazırlamak için kurulan Uzlaşma Komisyonu da yasadışıdır.

Yeni bir anayasa, ancak Kurucu Meclis tarafından yapılabilir.

“Yeni Anayasa”daki Canlı Bombalar

AKP yönetiminin “Yeni Anayasa” girişimi özet olarak dört maddeden oluşuyor: Türk Milleti kavramını Anayasa dışına sürmek. Özerklik. Cemaat ve tarikatları yasallaştırarak Devrim Kanunlarını delmek. Başkanlık rejimi.

Bu dört maddenin dördünde de, Türkiye’nin devlet ve ülke bütünlüğünün, millî birliğinin, Cumhuriyet Devriminin ve yurtta barışın temeline konan patlayıcılar var, canlı bombalar var.

Vatandaşlık tanımından Türk Milleti çıkarıldığı zaman, Türkiye’nin milleti ve devletiyle bölünmesi talebi Anayasaya geçirilmiş olur ve Bölücü Teröre anayasal zemin verilir. Türk milletsiz bir Türkiye’de milletin parçalanmasına yönelik terör eylemleri hem hukuki, hem de ideolojik dayanak kazanır. Zaten Türk milletinin anayasadan çıkartılması için en gayretli parti, PKK’nın güdümündeki HDP’dir. ABD emperyalistleri de, bu dayatmanın başındaki uluslararası güçtür.AKP ve CHP, Anayasanın vatandaşlık maddesini değiştirme talepleriyle Türk milletine savaş açan ABD ve PKK ile aynı mevziye giriyorlar.

AKP, CHP ve HDP’nin özerklik girişimi, vatanı ve milleti bölme girişimidir. Bu çabanın Avrupa Özerklik Şartı’nın arkasına saklanması bir şey değiştirmiyor. Özerklik, ülke topraklarının bir bölümünde ayrı bir siyasal rejimin kurulması kabul ediliyor. Ve o ayrı rejimin uygulandığı özerk bölgenin halkı da, plana göre Türk milleti dışında bir kavim olarak tanımlanıyor. O zaman hem ülkenin bütünlüğü, hem de milletin bütünlüğü anayasal düzlemde ortadan kaldırılıyor. Böylece ABD ve İsrail’in “İkinci İsrail” girişiminin sınırları çiziliyor.

Özerklik, Güneydoğu’da yaşayan yurttaşlarımızı ve Kürt kökenli yurttaşlarımızı farklı ya da öteki olarak tanımlıyor. Özerklik kabul edildiği zaman, Kürt yurttaşlarımıza anayasa düzleminde “Siz bizden değilsiniz” denmiş olur. Böylece Türk milletinin ayrılmaz parçası olan Kürtlerimiz Türkiye’nin her yerinde ikinci sınıf konumuna hapsedilir. Bir yandan bu aşağılama nedeniyle Bölücü Terör kışkırtılır. Öte yandan “özerk bölge”de PKK’ya bölgesel otorite sağlandığı ve sınırlar da çizildiği için, Bölücü Teröre devlet olanakları verilir.

Özerkliğin “Bütün Türkiye’de yerel yönetimleri güçlendirme” tatlandırıcısıyla sunulması, milleti kandırmaktan başka bir anlam taşımıyor. Türkiye’de etkin ve güçlü yerel yönetimler, ancak güçlü bir merkezî devletle geliştirilebilir.

Yeni Anayasada, “İrfan ocakları” adı altında, cemaat ve tarikatlar yasallaştırılmaktadır. Ayrıca “Dinsel mezhep ve toplulukların yaşam tarzlarına güvence” yoluyla cemaat ve tarikatların kendilerinin düzenleyecekleri hukuk rejimleri kurmalarına özgürlük getirilmektedir. Cemaatler, kula kulluk sistemidir. Cemaat liderleri de, Ortaçağın diğer iktidar sahipleri gibi otoritelerini soy kütüğünden alırlar. Böylece Cumhuriyetin toplumsal temeline dinamit yerleştirilmektedir. Yeni Anayasa gerçekleşirse, Cumhuriyetin Medenî Kanunu ve Devrim Kanunları tasfiye edilmiş olacaktır.

Bilindiği gibi, tekkeler, zaviyeler ve türbeler, 1925 yılı sonunda önce 2413 sayılı Hükümet kararnamesiyle ve arkasından 30 Kasım 1925 günü kabul edilen ve 13 Aralık 1925 günü yürürlüğe giren kanunla kapatılmıştı. 2 Eylül 1925 günü Gazi Mustafa Kemal Paşa başkanlığında toplanan Hükümet, tekke ve zaviyelerden elverişli olanlarını okul haline getirme kararını almıştı.

AKP, CHP, PKK/HDP, cemaat ve tarikatları yasallaştırmak için anlaşmış bulunuyorlar. MHP de, bu konuda Vatan ve Cumhuriyet düşmanı cephede yer alıyor.

Cemaat, tarikat, aşiret gibi bölünmeler nedeniyle Ortaçağda yaşanan azgın şiddet ne yazık ki arkada kalmış değil. Bugün Ortadoğu ve Orta Asya’daki terör örgütleri, cemaat ve tarikat bağlarını kullanarak terörist yetiştiriyorlar. AKP’nin “Başkanlık Sistemi” dediği, aslında bir Mafya Rejimi tasarısıdır. Türkiye’de Başkanlık, katı bir kuvvetler ayrılığı rejimini değil, Başkanın sultasını getirir. Başkanlık rejimi, ABD’nin BOP Eşbaşkanlığı rejimidir. Eşbaşkan üzerinden küresel efendilerin diktatörlüğü kurulur. Başkanın çevresindeki mafya, yalnız yürütme organını değil, yasama ve yargıyı da avucuna alır. Ekonomideki mafyanın diktası oluşur. Parlamenter rejimin tasfiyesiyle terör örgütlerine alan açılır.

Bütün milletimizi, bütün partileri uyarıyoruz.

Dikkat! Dört maddelik Yeni Anayasa girişiminin dört maddesinin de içinde canlı bomba bulunmaktadır. Üstelik bu canlı bombalar, yalnız Sultan Ahmet Meydanı’nda, yalnız Ankara Garı’nda ve yalnız Suruç’ta patlatılmayacaktır, parça tesirinin alanı bütün Türkiye’yi kapsamaktadır. Yeni Anayasa girişimi, siyasal, toplumsal, ekonomik sonuçlarıyla terör eylemidir. Türk Milletini Anayasa dışına sürmek, Özerklik getirmek, Devrim Kanunlarını delmeye kalkmak ve Başkanlık rejimi, hepsi birer terör eylemidir. Bu kez mayınlar ve dinamitler, Türkiye’nin altına yerleştirilmektedir. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin, Polisin ve Köy Korucularının 24 Temmuz’dan bu yana yürüttükleri Bölücü Teröre karşı mücadeleye karşı en tehlikeli sabotaj, Yeni Anayasa girişimidir. AKP, CHP ve MHP, Yeni Anayasa girişimine derhal son vermeliler. Anayasa Uzlaşma Komisyonu, yasadışıdır. Bu Meclis yeni Anayasa yapamaz. Vatan Partisi ve Türkiye’nin Millî Güçleri, Yeni Anayasa terörüne kesinlikle geçit vermeyeceklerdir. AKP, CHP ve HDP, Bölücü Anayasanın esasları konusunda uzlaşmış bulunuyorlar. MHP de, cemaatlerin ve tarikatların yasallaştırılması konusunda onlarla birliktedir. Bölücü anayasa girişimine dur deme görevi Vatan Partisi'nindir. Partimiz, “Bölücü Anayasaya Geçit Yok” Kampanyasını yarın (4 Şubat 2016 günü) başlatıyor. Dört Partinin yasadışı “Anayasa Uzlaşma Komisyonu”nda toplandığı gün, Vatan Partisi de Türkiye’nin 81 ilinde basın açıklamalarıyla, toplantılarla ve bildiri dağıtarak, “Bölücü Anayasaya Geçit Yok” diyecektir. "Bölücü Anayasaya Geçit Yok" İmza Masaları: Partimiz, şehir merkezlerinde imza masaları kuracak ve Bölücü Anayasa girişimine karşı TBMM Başkanlığı’na verilecek dilekçe için vatandaşlarımızdan imza toplayacaktır” dedi.


Kaynak: Yayıncı FİB Haber
banner15

İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.