Nevşehir'de Bir Diyarbakırlı


Ramazan GÖKTAŞ

Ramazan GÖKTAŞ

Okunma 15 Mayıs 2019, 10:52

   Onu, bir inşaatın önünde gördüm

  Çalışıyordu

  Kendisini işine vermiş, etrafı ile hiç ilgilenmiyor, kafası yerde mütemadiyen çalışıyordu.

  Selam verdim

  Başını kaldırdı. Ciddi, biraz da şaşırmış bir tavırla selamımı aldı, yine çalışmaya devam etti.

  Çalışmayı seviyordu anlaşılan

  Nereli olduğunu sordum

  Diyarbakırlıyım dedi

  Diyarbakır’ın Silvan ilçesine bağlı bir köyden olduğunu, Nevşehir’e çalışmak için geldiğini söyledi.

  Terör örgütünün yoğun olarak varlığını sürdürdüğü bir bölgeden kalk gel, rızkını aramak için inşaatlarda çalış, devletine ve milletine asi olma…

  Bunlar küçümsenecek meziyetler değildi

  Evli olup olmadığını sordum;

  ‘Evliyim, bir de çocuğum var’ dedi

  Nevşehir’e yerleştiğini, ailesinin Diyarbakır’da kaldığını, ara sıra Diyarbakır’a onları görmek için gittiğini söyledi.

  Sadece sorularıma cevap veriyor, cevap verdikten sonra çalışmasına dönüyor, işini bitirmek için gayret sarf ediyordu.

  Sakalları uzamış, yüzleri bakımsızlıktan çökmüş, saçları tozlu ve karmakarışıktı.

  Devamlı çalışıyordu

  Sanki başında görünmeyen bir amiri vardı da onu kızdırmak istemiyordu.

  Sakin, hayatın akışına kendini bırakmış, sadece çalışmaktan başka bir şey düşünmeyen bir yapısının olduğu görülüyordu.

  Terör olaylarını sorup onu üzmek istemedim

  Biraz daha yanında durduktan sonra ‘kolay gelsin’ diyerek ayrıldım…

  Teşekkür etti.

  Tekrar işine daldı gitti

  İkindi namazı yakın olduğu için camiye gittim, namazı kıldım, tam kapıdan çıkarken ona rastladım.

  Beni fark etmedi bile

  Koşuştura koşuştura gelmişti. Namazını kılıp tekrar işine dönecekti.

  Düşündüm

  Onu buralara sürükleyen, rızkını aramasını sağlayan, terör örgütü ile arasana sınır koyan inancıydı…

  O inanç, onu ayakta tutuyor, yaşam arzusu ve rızkını helal yollardan kazanması için müthiş bir enerji veriyordu.

  Vatanına ve milletine asi olmuyor

  Devletine karşı çıkmıyor

  Onu, eli silahlı dağlarda gezen eşkıyadan uzak tutuyordu.

  Bunu sağlayan, içine sağlam bir şekilde yerleşmiş inancıydı.

  İyi ki inancı vardı!

  İyi ki İSLAM vardı!

  Ve İslam onu kötülükten koruyan bir kalkan görevi görüyordu…

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.