banner177
banner195

Aytekin, Buluşma Öykülerinde Okuyucuları Yolculuğa Çıkarıyor!

Milli Gazete köşe yazarı Gazeteci yazar Osman Aytekin’in ikinci öykü kitabı Roza Yayınlarından çıktı.

 Aytekin, Buluşma Öykülerinde Okuyucuları Yolculuğa Çıkarıyor!

banner143
banner134

  AYTEKİN, BULUŞMA ÖYKÜLERİNDE OKUYUCULARI YOLCULUĞA ÇIKARIYOR!

 

Söyleşi:Hayrullah ERASLAN

 

Milli Gazete köşe yazarı Gazeteci yazar Osman Aytekin’in ikinci öykü kitabı Roza Yayınlarından çıktı.

 

“BULUŞMA” isimli öykü kitap kapak tanıtımında şu ibareler yer alıyor: “Osman Aytekin kendine

özgü, realist hikayelerine “Buluşma”da yirmi üç yeni hikaye ile Anadolu’dan renkler sunmaya

devam ediyor.

 

Bu kitapta yazar; Buluşma, Adresini Bulmayan Aşk, Anadolu Yollarında, Anzaf Çayında,

Çağnı Eteklerinde, Dalgalar Arasında, Giden Gelmiyor, Gölette,Hayvan Cambazı, İşte Öyle

Bir Günde Onu Görmek, Karlar Kalkınca, Kaybolan Atlar, Onunla Yaşamak, Sürgün,

Sütbeyaz Güvercinim, Tarlaya Ektim Yulaf, Yeni Hayata Başlamak, Yalnızlığın Gölgesinde,

Vay Albuz Vay ve Bir Müptela Adam ile karşınızda.

 

Masum insanların duygularına sığınan vicdan yürekteki sevgiyi yeniden diriltebilir. İşte

Osman Aytekin bu kitabında; Anadolu insanının samimi, saf, sevgiyle dolu ve fakat yeri

geldiğinde de ne kadar akilane bir hayatla iç içe olduğunu “Buluşma” hikayelerinde

okuyucuları geçmişle bugün arasında bir yolculuğa çıkarıyor.

 

“Ne tarihi evler, ne gökdelenler, ne de şu sahil kenarındaki tekneler, şu kalabalıklar…

Sevincine sevinç eklenmişti. Oltasını denize fırlatanlara baktı. Bazılarının yüzlerinde umut,

bazılarınınsa sevinç vardı. Sevmek ne güzeldi. Şu umurunda olmadığı eski yeni binalar,

kayıklar, tekneler, yeşilin her tonunu bahşeden ağaçlar, kuşlar, martılar ve bütün bir koca

şehre can katan şu insanlar… İşte bütün bu varlık âlemi umurunda olmasa da içine doğan

sevgi halesiyle apaktı. Bu sebeple de koca bir şehri kucaklamak gibi bir duyguyla seviyordu;

bütün her şeyi.”(Buluşma”dan)”

 

YAZAR AYTEKİN İLE YENİ ÇIKACAK ÖYKÜ KİTABI HAKKINDA KONUŞTUK.

 

-Roza Yayınlarından önce “Harman Zamanı” öyküleri sonra “Kesişen Yolar” romanı

şimdi de “Buluşma” Öykü kitabı. Önce kitabın adından başlayalım neden buluşma?

 

‘Buluşma’ öyküsü okunmaya başladığında bir aşk hikâyesi görüntüsü veriyor ancak görünen

daima şaşırtıcı olmuştur. Bu öyküde mahpustan yeni çıkan bir babanın buluşmasıdır. Toplum

olarak bir şeyi tetkik etmeden hareket etmek hep yanılgımız olmuştur. Bazı yanılgıların

telafisi güçtür. Duygusallığın ağır bastığı bu öyküde yanlış anlamalara dikkat çekmek istedim. Zamanla yapılan hataların acısı ne çare ki yıllarsa silinmiyor.

Bu öykü bir yanıyla da avukat olan kızı sayesinde hayata sevgiyle tutunmak isteyen bir adamı

anlattım.

-İlk öykü kitabınız “Harman Zaman”ında geçmiş hayli yer aldı bu kitabınızın

içeriğinden söz eder misiniz?

 

‘Buluşma’da da geçmişe dönüş var. Geçmiş hep yanı başımızdadır. İnsanlar bugün yapılan

önemli hataların bedelini ödüyor. Geçmiş bir kere hem bu yanıyla hem de teknolojik

gelişmeler sebebiyle önemlidir. Geçmişteki bütün imkânsızlıklar insanların bir birlerine

yaslanmalarına sebep olmaktaydı. Bu yaslanmalar çoğunlukla hep hayırdan yana, iyilikten

yana, yardımlaşmadan yana olmuştur. İnsanlarda sevgi ve inanç bugüne göre ziyadesiyle

sarsılmaz bir ahvalde idi. Bugün insanların yararına yapılan geliştirilen teknoloji değişimin de

etkisiyle zararına olmaktadır. Fakat elbette önemli olan her şeyin iyi tarafını almak ve

kullanmak olacaktır. ‘Buluşma’da geçmiş kadar günümüz de anlatılmaktadır. Bu kitapta ayrıca şehir hayatından kesitler de yer almaktadır.

 

-‘Anadolu Yollarında’ isimli hikâyede olduğu gibi Anadolu’yu ifade eden öykü başlıklarını da görüyoruz. Metropeller değil de neden Anadolu?

 

Rahmetli Mustafa Miyasoğlu “Dönemeç” isimli kitabında Kayseri’yi Kayseri’nin şahsında

Orta Anadolu’yu anlatır. Elbette Anadolu’yu anlatan hikâyeler de vardır. “Anadolu

Hikâyeleri”, “Memleket Hikâyeleri” gibi yazarlar Anadolu yaşantısını Türk Edebiyatına

yansıtmışlardır. Ancak özellikle metropol hayatı daha fazla revaçta olduğu görülüyor. Bir de

tabiî ki anlatıcının bakış açısı. Yıllardır bazı yazarlar Anadolu insanının ezilmişliğini dile

getirdiler ama bu insanların inancını, münevverliğini pek fazla dile getirmediler. Bu insanların

özlemlerini, acılarını, hatalı yönlerini anlatırken yanlışlardan nasıl dönüleceğini pek fazla dile getirmediler. Ferdiyetçi bir bakış açısıyla da olsa insana sahip çıkılması gerektiği noktasında bazı yazarlar yer yer akim kaldı. Bu açıdan insanlarımızı acıları ve sevinçlerini yansıtmak istedim. Zorluklara göğüs germelerini anlatmaya çalıştım.

 

-Hikâyelerinizde realist çizgiler dikkat çekiyor konular gerçek hayattan mı seçilip

kotarılmış?

 

Genellikle öyle diyebilirim. İç içe olduğumuz, olağan ancak ayrıntıları irdeleyerek yaşanmış hikâyeler yazıyorum.

Çevremde olduğu kadar Anadolu’nun her karış toprağına el atsanız hikâye fışkırır. Yazarın

görevi sadece geçmişe bugüne ışık tutarak geleceğe bakmak değildir. Bazı hikâyeler bazı

kişilerle bir sır gibi göçüp gitmektedir. Gönlüm buna razı olöadı. İstedim ki halk hikâyeleri

unutulmasın. Kendi çabamızla buna bir katkı sağlayabildimse kendimi mutlu hissedeceğim.

 

- Harman Zamanı öyküleri ardından Kesişen Yollar romanı şimdi de Buluşma öyküleri… İki öykü bir roman; öykü mü roman mı?

 

Bu soruyu ben de kendime soruyorum. Her ne kadar iki hikâye bir roman kitabı yayınlamış olsak da roman kitabımı öyküden önce kaleme almıştım. Her iki türün de kendine göre elbette zor yanları vardır. Hikâyeye göre roman detay gerektir. Roman da ise teferruat olsa da önemli olan konu ve olayların yerli yerinde, bir formda verilmesidir. Hikâyeye bütüncül bakıyorum. Hikâye ve roman konusunda kesin bir çizgim olmasa da şimdilik öyküler önde gözüküyor.

 

-Madem Öykü bir adım önde görünüyor o halde öykü türünü sizin için farklı kılan nedir?

 

Öncelikle belirtmeliyim ki romanı da kendimden soyutlamış değilim. Her iki türün kendine göre cazip tarafları var. Mesela romanda iç muhasebeyi, söylenişleri, psikolojik durumları… vs. tadını kaçırmamak üzere istediğiniz kadar anlatabilirsiniz. Öyküde de bir bakıma konuları bölerek yani eklentili öykülerle acı ve sevinçleri bir nokta, damla miskalince verirsiniz. İkisi de bir tad bırakır. Önemli olan hangisinin daha etkili ve başarılı olduğudur. Öykü benim için kısa ve etkili dokunuşlar ifade ediyor. Beni öyküye çeken de bu yan olmalıdır.

 

-Öyküdeki kişileri kendinize yakın görüyor musunuz? Yazar olarak siz öykünün neresinde duruyorsunuz?

 

Galiba yazar ile anlatıcı farkına geldik… Öyküler birinci ağızdan anlatılıyor yer yer yazar da öykülerin içine giriyor. Bugünden düne baktığımda geçmişte yaşananlar beni ziyadesiyle etkiliyor. Kişiler, olaylar, değişim ve dönüşümler. Sadece kentlerde değil çevremizde her şey değişiyor. Bazı şeyler yok oluyor. Doğanın kanunu her yeni eskir. Ancak eskimeyen dostluklar kalabilmelidir. Geriye dönüp baktığımda acaba insanlık öldü mü diyorum! Birbirine sırnaşık, tutkun komşular gitmiş, kimileri vefat etmiş, kimileri yaşlanmış kimileri de kentlere göçmüşler. Kendi mahallenizde eski binaların da yıkılmasıyla yalnızlığı yaşamak mukadder olmuş. Biz bir şeyleri kaybediyoruz acı olan, hüzün veren de yaşamın bu yanıdır. Geçmişe giderek genelde iyi huylu insanları günümüze taşımak istedim.

 

-Sizin öykülerinizde ilk öykü kitabınız ‘Harman Zamanı’nda yer alan kahramanlarınızın ‘Buluşma’da da karşımıza çıktığını görüyoruz. Bazı öykü kahramanlarınızdan vazgeçmiyorsunuz anlaşılan…

 

Kendimize yakın gördüğümüzden olmalıdır. Hakikaten iyi insanlar unutulmaz. Onlara karşı ne yapsak da azdır. Çocuklumuzun iyi yanlarını süsleyen merhamet sahibi o güzel insanlar sadece içimde değil satırlar arasında da yaşasınlar istedim.

 

-Öyküler devam edecek mi?

 

Şu anda yeni bir kitap çalışmam yok ama elbette sürecek. Çünkü kötü insanlara inat iyi insanlar hayatımıza renk vermeye devam edecekler.

 

 

OSMAN AYTEKİN KİMDİR?

 

Sanatçı, yazar.

20 Ocak 1959 Derinkuyu (Nevşehir) doğumlu ve Nevşehir Lisesi mezunudur. Emekli Memur.

Evli ve üç çocuk babasıdır. Çeşitli dergi ve gazetelerde makale, deneme, inceleme,

söyleşi ve desenleri, yayınlanmaktadır. Kartpostal ve kitap kapağı çalışmaları bulunmaktadır.

 Genç Kardelen isimli kültür sanat ve edebiyat Dergisi, Haftalık Derinkuyu Ekspres ve

Derinkuyu Haber Gazetesi Yazı İşleri Müdürlüğünü de yürütmüş olan yazarın yayınlanmış

altı kitabı bulunmaktadır.

Çeşitli meslek birlikleri üyesi olan Aytekin, Milli Gazete’de yazılarına haftalık köşe yazarı

olarak devam etmektedir.

 

YAYINLANMIŞ KİTAPLARI

1- Nefesimiz Gül Bahçesi (2000)

2- Ozan'ın Şairliği ( şiir tahlilleri - 2002)

3-Dünden Bugüne Derinkuyu(2006)

4-Gül Baba ve IV Murat(Çizgi Roman-2009) - Gül Baba ve IV Murat(Çizgi Roman-renkli-

2011

5-Harman Zamanı (Öyküler) 2012

6-Kesişen Yollar (Roman) 2013

 

KİŞİSEL SERGİLERİ

- Resim Sergisi- Kayseri Devlet Güzel Sanatlar Galerisi -1985

- Resim Sergisi- Kayseri Devlet Güzel Sanatlar Galerisi -1986

- Resim Sergisi- K.Maraş Valilik binası -1999

- Resim Sergisi- Fırat Ünv. Atatürk Konferans Salonu Elazığ - 2001 - Resim Sergisi- Konya D.G. Sanatlar Galerisi - 2003

- Resim Sergisi- Ankara Ticaret Odası Sergi Salonu - 2005

- Resim Sergisi-Nevşehir Kapadokya Kültür ve Sanat Merkezi - 2007

-Üzümlü Kilise Resim Sergisi Derinkuyu(Nevşehir) - 2011

 


Kaynak: Yayıncı FİB Haber
banner15

İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.