banner177
banner195

Hastaların dualarıyla bugünlere geldiler

Bugün Doğan Hastanesi olarak bilinen İstanbul’un önde gelen sağlık kuruluşu 1990 yılında tıp dünyasındaki yerini aldı.

Hastaların dualarıyla bugünlere geldiler

banner143
banner134
NEVŞEHİR/FİB Haber- Her ikisi de doktor olan Doğan ve İsmet Birgül çok büyük bir özveriyle girdiler sağlık sektörüne. Çok kısa zamanda kabul görmelerinin altında yaptıkları muayenelerin ve uyguladıkları tedavilerin büyük etkisi oldu. Çünkü hastalarına bir iki günlük sağlık değil uzun yıllar süren sıhhat sundular yıllar yılı.
 
Cennetmahallesi’nde cadde üzerinde küçük bir binada başladılar işe. O zaman ki adıyla Trakya Polikliniği’ydi adı. Gece gündüz sağlığın hizmetinde nefer gibi çalıştı Doğan ve İsmet Birgül.
 
Hastalarına geçici tedavi uygulamadılar hiçbir zaman. Her gelen şifa buldu onların kapısında. Şifayı bulanlar unutamadılar Doğan ve İsmet Birgül adını. El değdikleri her yer sağlık buldu hasta bedenlerde. Gelen herkesin duasını aldılar her daim. Onlar işlerini, hastalarıysa onları çok sevdi.
 
Ad ve soyadlarını gelen her hastanın beynine kazıdılar. Onları tanıyan yüzler herkesi unuttu da bir tek Doğan Bey ve İsmet Hanım’ın yüzünü unutmadı yıllar boyu.
 
Sadece güvenilen, inanılan hekim olmadı onlar. Tapılırcasına sevilen iki isimdi aynı zamanda. İsmet Hanım Küçükçekmece’deki poliklinikte çocukların sağlığı için çalışırken Doğan Bey Cennetmahallesi’ndeki klnikte sabahın körlerinden gecenin yarılarına kadar çalıştı.
 
Yataklarından kalkıp hastalara gittikleri gecelerin sayısı azımsanacak gibi değil ikisinin de.Dedik ya; Uyguladıkları tedavilerle hastalarından dua alan az sayıdaki hekimlerdi onlar.
 
O dualarla bugünlere geldiler. Çünkü mesleğe başladıkları ilk günden bugüne hiç hileyi karıştırmadılar yaptıkları işe.
 
Hep sevdiler, hep sevildiler. Tabiri caizse korktular intizar almaktan. Çünkü onlar için sadece bu dünya yoktu yaşanılan. Nefes alıp verdikleri dünyalarını hayırlarla süslediler sıklıkla. Zenginliğin ne olduğunu bildiler ama fakirin halinden de hep anladı Birgüll’ler…
 
Yılları çalışmak ve karşılığında dua almakla geçti bu iki güzide insanın. O dualarla büyüyüp bugünlere getirdiler Doğan Hastanelerini.
 
Biricik oğulları Tolga’yı da kendileri gibi hekim yaptı Doğan Bey ve İsmet Hanım. Tıp Fakültesi’nin en şanslı öğrencisiydi oğulları. Zira fakülte kadar kıymetli anne ve babaya sahipti genç ve yakışıklı hekim adayı. Mezun oldu genç Tolga. Pırıl pırıl bir göz hekimi olarak aile ve kurumdaki yerini aldı.

Hastaneyi tepeden aşağıya bir güzel gezdi TURKHABERLER'ciler. Hastalarla doktorların yüzlerindeki gülümsemeyi gözlemlediler kısa süre içinde. 

Güleryüz kapının girişindeki güvenlikçiden itibaren başlıyor burada. Personel hizmette kusur etmiyor. Burası A kalite bir hastane. Tam teşekküllü ve her derde dermanın sunulabildiği bir hastane.
 
TURKHABERLER’den Cemal Bilge ve Gülden Baysal bugün hastane yönetim kurulu üyesi Dr Tolga Birgül’e misafir oldular. Bilge önce anlayamadı Dr Tolga’nın kim olduğunu. Soyadının Birgül olduğunu okuyunca jeton düştü kurt gazetecide.
 
“- Siz… Doğan Hoca’mın nesi oluyorsunuz?”
 
Tolga’dan önce Gülden Baysal girdi söze:
 
“- A-aa Tolga Bey Doğan Birgül’ün oğlu be Cemal Bilge”
 
Şaşırdı Cemal Bilge. Küçük dilini yutacak gibi olduysa da şaşkınlığını o kadar da belli etmedi odada bulunanlara..
 
Doktor masasında oturan şu pırıl pırıl genç yıllar öncesine götürdü Cemal Bilge’yi.
 
Çünkü Bilge’ler baba Doğan Birgül ile biricik eşi İsmet Hanım’ın ilk hastalarındandı. Yukarıda kuruluş öyküsünün geçtiği o bir iki paragrafta yazan minicik kliniğin hasta olarak ilklerindendi.
 
Ailede ki herkesin muzdarip oldukları hastalıkları iyileştirmiş ve sağlıklarına kavuşturmuşlardı.
 
Özellikle Bilge’lerin hafızasındaki Doğan ve İsmet Birgül adları onların hayatında unutmayacakları en özel iki isim oldu.
 
Söyledik ya: Bu iki hekime gelenler şifayı bulur ve giderlerdi. Yani başkaları gibi ağrıları kesmez, ağrıları yok ederlerdi. Bir hastanın hastalığının üzerinden defalarca para kazanmayı hiç düşünmezlerdi.
 
Bugün hastane Doğan Bey ve eşi İsmet Hanım tarafından biricik oğulları Dr Tolga’ya emanet edilmiş.
 
Babasının yüzündeki nur oğlunun yüzünde de var. Tolga’da da hastaya ‘Müşteri’ gibi bakmama özelliği var. O’da babası gibi ince eleyip sık dokuyor. Hastalarına şikayetçi oldukları konularda fevkalade güzel sorular soruyor.
 
Açık konuşmak gerekirse: Bugün o masada Dr Doğan Birgül’ün ta kendisi oturuyor. Oğlunu aynı kendisi gibi yetiştirmiş. Tolga’nın gözlerinde de babası gibi hastalarına sevgiyle dolu bakışlar var.
 
Dr Doğan Bey, Tolga adını verdiği bu oğul da Birgül soyadını yaşatıyor ama oğlu Tolga babasının sadece soyadını değil dünden bugüne Doğan Birgül’ün ta kendisini yaşatıyor..
 
Yolun açık olsun Dr Tolga Birgül
 
Dün babanın hastalarından aldığı dualar ondan sana miras kalmış… Dün onun aldıklarını bugün sen alıyorsun.
 
Ne mutlu sana Tolga
 
Ne mutlu Doğan Hoca’ya…
 
Dualar en yakın koruyucunuz olsun…







turkhaberler / özel

Kaynak: Yayıncı FİB Haber
banner15

İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.