banner177
banner195

Üretilemeyen Kaynak Bir Avuç Topraktır.

11-17 Haziran tarihleri arasında kutlanan Toprak Haftası, kamuoyu nezdinde tarım arazilerinin korunması hedefi doğrultusunda farkındalık yaratılması için önemli bir fırsat olarak değerlendiriliyor.

Üretilemeyen Kaynak Bir Avuç Topraktır.

banner143
banner134

 Konuyla ilgili açıklama yapan TEMA Nevşehir İl Temsilcisi Orhan Çalık “Toprak göründüğü gibi cansız, katı ve basit bir varlık gibi görünse de, tüm canlıların hayat kaynağıdır.

Toprak göründüğü gibi cansız bir varlık olmayıp, cm2`sinde 1,5 ila 2 milyar mikroorganizmanın yaşadığı ve bu mikroorganizmaların sayesinde gıda maddelerini elde ettiğimiz toprak, toprak vasfını 200 yıl içinde tamamlamaktadır. Toprağı toprak yapan bu mikroorganizmalar, toprağın üstünde 5 cm.`lik bölgede yaşamaktadırlar.

O nedenle toprağın yüzeyi çok çok kıymetli bir bölgedir. Topraktan elde ettiğimiz hububatlar, sebzeler ve meyveler; bu mikroorganizmalar sayesinde organik (organizmalı) olmaktadırlar. Bu mikroorganizmalar; hem toprakta yetişen bitkilerin bünyesine girerek onları zararlı mikroorganizmalardan koruyup, sağlıklı ve lezzetli olmalarını sağlarlar, hem de bu yiyeceklerle bizim vücudumuza girerek bağışıklık sisteminin oluşmasını sağlayarak bize sağlıklı bir hayat sunarlar.

Toprağın ilk 5 cm.`lik yüzeyinde yaşayan bu mikroorganizmalar; anızların yakılması ile yok olurlar ve toprakta milyarlarca çeşiti bulunan bu mikroorganizmaların tekrar toprağa kavuşması ancak 200 senede gerçekleşir. Toprakta yaşayan bu mikroorganizmaların toprağa dağılımı; özellikle hayvanlar ve göçmen kuşlar tarafından yapılırlar. Özellikle otobur hayvanlar; bir bölgeden otlayarak aldıkları mikroorganizmaları, diğer bölgelere dışkıları ile yayarlar. Bunlar bölgesel mikroorganizmalardır.

Bir de kıtalar arası mikroorganizmalar vardır. Bunları da; sıcak bölgede yaşayan Leylek, kırlangıç vb. hayvanlar tarafından yaşadığı bölgenin mikroorganizmaları yaz mevsiminin yaşandığı bölgelere taşırlar, dönüşte de bu bölgelerden aldıkları organizmaları yaşadıkları bölgelere götürürler.

Soğuk bölgelerde yaşayan kaz, ördek, turna... gibi hayvanlar da bu bölgelerden aldıkları organizmaları kış mevsiminin yaşandığı bölgelere götürürler, dönüşte de bu bölgelerin organizmalarını da yaşadığı bölgelere götürürler. Bu şekilde tüm dünyanın mikroorganizmaları dünyaya yayılırlar.

BU MİKROORGANİZMALARIN ASLİ GÖREVLERİ: toprağı solucanlar gibi işleyerek, toprağa azot, fosfat gibi doğal mineral ve vitaminleri verirler. Bu canlılar toprağın ilk 5 santiminde yaşadıkları için, toprağın yüzeyi çok kıymetlidir. Seller toprağın yüzeyini götürerek, yangınlar da toprağın yüzeyini yakarak (mikroorganizmalar yok olurlar) toprağı erozyona uğratırlar.

Ve toprak toprak olmaktan çıkarak cansız ve faydasız bir varlığa dönüştüğü gibi, zararlı mikroorganizmaların çoğalması ile kanser üretmeye başlarlar. İşte bu durum farkında olmadığımız bir felakete dönüşmektedir. İşte bizim erozyonla mücadelemizde bu kadar hassas olmamızın nedeni budur.

Bu nedenledir ki, Ulu önder Atatürk`ün dediği gibi, “toprak kutsaldır, kaderine terk edilemez” sözü bizler için çok anlamlıdır. Lütfen; her yönüyle kutsal olan toprağımıza sahip çıkalım ve koruyalım” diye konuştu. Haber: Ali ÇAMUR


Kaynak: Yayıncı FİB Haber
banner15

İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.