Paşa Olacağım Paşa!


Ramazan GÖKTAŞ

Ramazan GÖKTAŞ

Okunma 10 Ekim 2018, 11:30

Köyde dünyaya geldi

  Ailesi çok zengin değildi

  Fakat huzurluydu

  Çok faal bir çocuktu, hiç durmuyor, etrafını inceliyor, sadece incelemekle kalmıyor, onlara dokunuyor, araştırıyor, tanımaya çalışıyordu.

  Böcekler en büyük tutkusu idi

  Hele, köyde çok bulunan çekirgeler… Sanki onun için birer kobaydı.

  Onları tutuyor, bırakıyor, takip ediyor, nereye gittiğini öğrenmeye çalışıyor, ‘bir yuvası var mı, yok mu?’ diye düşünüyordu.

  Evdeki tavuklar, hele horozların o muhteşem duruşları, kendinden emin halleri onu cezbediyordu.

  Bir gün köyün dışında bir kaplumbağaya rastladı. Yanına çömeldi, onun hareketlerini incelemeye başladı.

  Üzerindeki taş gibi kabuğa hayret etti. Bütün hayvanlar birbirine hiç benzemiyor, kuşlar uçuyor, kaplumbağa sürünüyor, tavuklar iki ayaküstünde yürüyordu.

  Tüm bunları inceliyor, kafasında çeşitli düşünceler hâkim oluyor, onları kullanıyor, hayal dünyası geliştikçe gelişiyordu.

  Akşama kadar bu işlerle uğraşıyor, yorgun argın eve geliyor, akşam yemeğini yiyor, kardeşleri gibi hemen uyumuyordu.

  Dedesinin yanına koşuyor, onun ‘7 ajans haberlerini’ dinliyor, dinlediklerini anlamaya çalışıyor, dedesine soru üstüne sorular soruyordu.

  Amerikalılar aya gitmişti

  Amerikalılar otomobil, otobüs, kamyon, tren, uçak, helikopter yapıyor, fakat ülkesinde bunların hiç biri yapılmıyordu.

  Neden?

  Neden ülkesi bunları üretemiyordu?

  Türkiye neden geri kalmıştı?

  Tüm bu sorular küçük yaşına rağmen beyninde dolaşıyor, bunlara cevap bulmak için düşünüyor, bu konuyu bildiğini sandığı büyüklerin sohbetlerini kaçırmıyor, onların konuşmalarını heyecanla takip ediyordu.

  Muhtar odasının abonesi olmuştu sanki

  Akşam yemeğinden sonra muhtar odasına koşuyor, en alt tarafta, bir çıkıntının üstüne oturuyor, büyüklerin sohbetini dinliyor, ilgisini çekenleri hiç kaçırmıyor, can kulağı ile dinliyordu.

  Bazen ona soruyorlardı;

  ‘Büyüyünce ne olacaksın?’

  Hiç düşünmeden hemen cevabı yapıştırıyordu;

  ‘Paşa olacağım, paşa!’

  Evet, paşa olacak, ülkesini kurtaracak, ülke sanayisi gelişecek, ülkesi dünyanın en ileri ülkesi olacaktı…

  Hedefinde bu vardı

  O küçük yaşına rağmen buna odaklanmıştı

  Bunu başarmak için kendisini hazırlıyor, büyüklerin tebessümüne aldırmıyor

  Bunu başaracağına inanıyor

  Bir an önce büyüyerek

  Paşa olacağı günlerin hayalini kuruyordu

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.