banner177
banner195

Gizligider, Plan ve Bütçe Komisyonunda Adalet Sistemi ve Avukatların Taleplerine Dair Konuştu

AK Parti Nevşehir Milletvekili ve TBMM Plan ve Bütçe Komisyon Üyesi Av. Ebubekir Gizligider'in, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda 15 Şubat 2016 günü Adalet Bakanlığı bütçe görüşmelerinde adalet sistemi ve avukatların taleplerine dair konuşması;

Gizligider, Plan ve Bütçe Komisyonunda Adalet Sistemi ve Avukatların Taleplerine Dair Konuştu

banner143
banner134
AK Parti Nevşehir Milletvekili ve TBMM Plan ve Bütçe Komisyon Üyesi Av. Ebubekir Gizligider'in, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda 15 Şubat 2016 günü Adalet Bakanlığı bütçe görüşmelerinde adalet sistemi ve avukatların taleplerine dair konuşması;


     Sayın Başkanım, teşekkür ediyorum. Sayın Bakanım, ilgili bürokratlarımız; hepiniz hoş geldiniz, 2016 yılı bütçemiz şimdiden hayırlı uğurlu olsun inşallah. Biz de gerek arazideki birkaç tespitimizi gerekse ileriye dönük fikirlerimizi paylaşmak istiyoruz. Saygıdeğer Bakanım, hepimizin de arzusudur ki, bu noktada Türkiye’de aşağı yukarı bir ittifak var, askerî ve sivil yargı ikilemine son vermenin hem Avrupa Birliği normları bakımından hem de darbe anayasasının kalıntılarını ortadan kalıcı bir şekilde kaldırmak için gerekli olduğunu düşünüyoruz. Bu noktada çalışmalarınızın olduğunu biliyorum. Zamanın ilerleyen kısmında bu noktada biraz bilgi verirseniz sevinirim. İşte, Yargıtay -Askerî Yargıtay; idare mahkemesi-Danıştay-Askerî Yüksek İdare Mahkemesi. Artık bu ayrımlara son vermeliyiz diye düşünüyoruz. Türkiye’nin geldiği seviye itibarıyla da b u konudaki ittifakın sevindirici olduğunu düşünüyorum. Bir de şöyle bir tespitimiz var: Son birkaç yıldır en büyük şikâyetlerden biri aynı konuya dair birbirinden farklı yargı kararlarının verilmesi. Bunun sebebinin şu olduğu gözlemi var: Hâkimlerin terfisinin kararlarında isabetli olup olmamasına göre değil, karar sayısına göre değerlendirilmesi olduğu düşünülmekte, hatta bazen aynı hâkimin aynı nitelikteki anlaşmazlığa farklı kararlar verdiği, son zamanda meslektaşlarımızdan yoğunca aldığımız şikâyetler arasında. Kararlarda adalet kaygısı değil terfi kaygısı olduğu gözlemini sizlerle paylaşmak istiyorum. Geçmişte olduğu gibi, Yargıtayın onaylaması, yani kararın onaylanmasına göre terfide bir kriterin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Yine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ndaki son değişiklikle gelen dilekçe sahafatı ve ön inceleme müessesesinin kötüye kullanıldığını gözlemliyoruz. Avukatlar bu on beş günlük kesin sürede görevini ifa ederken, mahkemelerin bu süreçte delil toplamak gibi yapması gerekenleri yerine getiremediğini tespit ediyoruz. Dilekçe safahatı sebebiyle duruşmalar en az üç ay sonra başlıyor. “Yargılama hızlansın.” denerek getirilen hüküm, uygulayıcılardan kaynaklanan sıkıntılarla tam tersi bir sonuca doğru evrilmiş durumda. Yine, efendim, bu hâkim alımıyla ilgili tespitlerimiz var. Bize göre muhakkak tecrübeli avukatlardan tercih edilmeli. Bu yönde, yakın zamanda bir haber de gözümüze ilişti, bundan sonra avukatlardan alım yapılacağı yönünde. Bunun olumlu olduğunu düşünüyoruz çünkü üniversite mezuniyetinin hemen ardından, hayatı tanımadan, doğrudan kürsüye oturmanın sıkıntılı olduğunu gözlemliyoruz. Hatta tecrübeli sayılacak bir süre de burada aranmalı. Şu anda, bildiğim kadarıyla, üç yıla düşürülmüş; bunun artırılmasıyla ilgili de talepler var, bunu da sizlerle paylaşmak istiyorum. Yine, hâlihazırdaki, bu avukatlıktan hâkim, savcı alımında sadece yazılı-sözlü sınavın değil aynı zamanda başarı oranı, disiplin kovuşturmaları gibi diğer unsurların da dikkate alınması gerektiğini düşünüyoruz. Bir de, tabii, aslında bu işin daha temeli var, o da hukuk eğitimi meselesi; belki meseleyi oradan başlatmak gerekir. Bize göre en temel meselelerden biri bu hukuk eğitimi. Hukuk icracısının niteliğinin yüksek olması gerekli. Bizler yaklaşık yirmi yıl önce yüzde 1’lerle girmiştik ki o dönemde, yirmi yıl önce yaklaşık -hatırladığım kadarıyla- 9 tane hukuk fakültesi vardı, şu anda 110’dan fazla hukuk fakültesi olduğunu gözlemliyoruz ve bunların önemli bir kısmının da özel hukuk fakültesi olması ciddi bir sıkıntı. Yine, burada, YÖK’ün yakın zamanda -geçtiğimiz yıl yahut önceki yıl bir kararı var, tıp fakülteleri için ilk 40 bin, hukuk fakültesi için de ilk 150 binde olanların bu fakültelerde okuyabileceğine dair. Bu kararı doğru bulmuyoruz, yeterli bulmuyoruz. Hem “eğitimde fırsat eşitliği” ilkesi hem de adalet dağıtacakların daha ilk adımda adaletsizlikle, yani, daha açık söylemek gerekirse ekonomik güçle yarıştığını, adil olmayan bir şekilde öne geçmesinin söz konusu olduğunu gözlemliyoruz. İlk 150 bin tespitinin önümüzdeki yıllarda, ihtiyaç durumuna göre, ilk 50 bine, 75 bine -belki bu rakamlar üzerinde tartışılması gerekebilir- çekilmesi gerektiği bize göre ortadadır. Yine, Avukatlık Kanunu’yla ilgili beklenti oldukça yüksek. Bu konuda Barolar Birliğinin yeterince katkı sağlayıp sağlamadığından emin değilim ancak Anadolu Baroları bu noktada bu eksiği kapatmakta irade gösteriyorlar ve bizim de bu fikirleri paylaşmamızı istiyorlar. Buna bağlı olarak, avukatlık mesleğinin son dönemde gerilediği ve gerek ekonomik gerekse prestij itibarıyla, dünya örneklerinden de faydalanılarak, düzenlemeler yapılması gerektiği -ki bu, yine, Avukatlık Kanunu’nu içeriyor- kalıcı ve uzun vadeli düzenlemeler ihtiyacı ortadadır. Yine, noterliğe dair tespitlerimiz var. Başvuru için üst yaş sınırı bir ihtiyaç olabilir çünkü özellikle hâkimlerin, emekliliklerine birkaç yıl kala istifa ederek noterliğe geçişleri gibi bir durum söz konusu ki bu, bize göre, niteliği de düşürüyor. Yine, avukatlığa geçişte bu sınav düzenlemesi önemli. Yanılmıyorsam 2000 yahut 2001 yılında yeniden bir düzenleme yapılmıştı ama daha sonra bir geri adım atıldı. Bu noktadaki tespitinizi paylaşıyoruz ve bunun hayata geçmesi gerektiğini düşünüyoruz. Sayın Bakanım, 3 sorum var. Birincisi: Bu cezaevlerinin güvenliği noktasında bir iki başlı idari yapı var, hem Adalet Bakanlığı hem de Jandarmanın yetkisi. Bunun birleştirilmesiyle ilgili bir çalışma vardı, bu hâlâ devam ediyor mu? İkincisi: Adli kolluk uygulamasıyla ilgili İçişleri Bakanlığıyla ortak yürüttüğünüz bir çalışma vardı. Bu konuda bir bilgi verir misiniz, neresindeyiz? Üçüncüsü ise: Ceza hukukunun temel ilkelerinden biri silahların eşitliği. Bu kapsamda, biz avukatların hep dillendirdiği bir husus vardı, cumhuriyet savcılarının kürsüden inmesi şeklinde sembolize ettiğimiz, aslında bir temel prensibin yerine gelmesi talebiydi. Buna dair bir çalışmamız var mı?

     2016 bütçemizin hayırlara vesile olmasını diliyor, teşekkür ediyorum.

aaaCbRTVH6W8AEmzhn


Kaynak: Yayıncı FİB Haber
banner15

İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.