banner177
banner195

Güçlü Kim???

Milliyetçi Hareket Partisi Nevşehir Merkez İlçe Başkan Yardımcısı Fatma Tümtürk Siyasi son gündeme ilişkin olarak önemli açıklamalarda bulundu.

Güçlü Kim???

banner143
banner134

  Güçlü Kim ???

 

Haberlere göz gezdiriyorum. Gözüme takılıyor, yeniden okuyorum. Şöyle, Kırıkkale’de iktidar partisi AKP’nin yapılan anket sonuçlarına göre oyu gerileme gösteriyor.

 

Başbakan da ilin belediye başkanının ve AKP il başkanının yapılan toplantıda dikkatlerini oy kaybı sonucuna çekerek durumu fecaat olarak nitelendiriyor.

 

Tabii, 10 yıldır genel seçim sonuçlarını devamlı gündemde tutmak ve geçmiş başarıya parmak basmak iktidarın alışkanlığıdır. Kendince bu konuda haksız da sayılmaz. 

 

Ancak, bu yöntem, ülkede muhalefeti yok saymada ve ülke sorunlarına beklenen çözüm bulunmadığında son günlerde “ temcit pilavı” gibi sürekli tekrarlanır oldu.

 

Ağız şöyle: “ Halk onları ( muhalefet partileri için) sevseydi, güvenseydi ve beğenseydi aldıkları oy oranları ile %12 de ve de %25’lerde kalmazlardı. Kimin haklı ve akıllı olduğu ortadadır” deniliyor.

 

 

 

       İyi de, ülke ve millet geleceğini ilgilendiren konularda kafa karışıklığı almış başını gidiyor.

 

Nasıl bir sanat bu illüzyon, halk deyimiyle “göz bayıcılığı sanatı” ?

 

Ülke gündemini bir anda dönüştürebiliyor. İşte, bir haftadır İmralı ile yattık İmralı ile kalktık sanki kutsal bir yere geziye gidiliyor. Kim gitsin? Tartışmaları ile bir öyle bir böyle zaman kazanıldı. Çünkü o araya Sinop ve Samsun görüntüleri alındı. Kısa metrajlı filmler gibi…

 

Olayların sebep sonuç ilişkileri, derin devlet aramaları, mağdurların haklılığına kadar söylenmedik sorgulanmadık bir şey kalmadı. Tam bu sorulara cevaben diyorum ki, niye anlamak istemiyorsunuz? “Barış görüşmelerini hızlandıralım” , “Tarihi bir süreç yaşıyoruz”, “Anneler ağlamasın”, “Huzura ihtiyacımız var”, “Bitsin artık bu savaş”.Dediniz. Yazdınız. Söylediniz.

 

Bütün bunlar olurken milletin beklediği sorunun asla cevabını veremediniz

 

Mardin’de yapılan talihsiz açıklamalar da hiçbir karşılık bulmadı. Sinop ve Samsunda olanlar; yapılan kışkırtma ziyaret gösterilerinde milletimizin “göz bayıcılara” kanmadığını gösterdi.”Demokratik hak” , “seçilmişliğin üstünlüğü” , “seyahat hürriyeti ”ile yeniden başlatıldı göz bayıcılık.

 

Aklımızla alay edilmesin!

 

      Gündem kendisine yeni bir “oturtma” buldu. Anlı şanlı yurttaşlar tarafından yapılan “Ben aslında Türk değilim” açıklamaları yazılı ve görsel haber sunumlarında boy gösteriyor. Kişilerin aidiyetiyle ilgili sorunumuz olamaz Bu yeni oyunla hangi değirmene su taşınıyor?

 

      En yakın zaman, içinde yaşadığımız andır. Öyleyse, bir hafta geriye bakalım, yazının başlangıç konusu da daha geriye gitmeye gerek bırakmıyor.

 

Çünkü oluşturulmaya çalışılan süreçte “ Milletçe bu türküyü çok dinledik” havasındayız. Samimiyet göremiyoruz. Neden? “Apo’yu asamadınız” ,” idam geri gelsin”, “ teröristle kucaklaşanlar sonuçlarına katlanır”, “ Pkk uzantıları mecliste“ diyerek yapılan kükremeyi andıran açıklamalar ,  mırıltılar arasında  “ İmralı ile görüşmeler devam edecek” ‘ e dönüştü.

 

Aklımızdan da bu kadar şüphe edilmesin. Millet olarak iyi bir dinleyiciyiz ancak ; “Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil” havasına da kimse kapılmıyor. Zira milletimiz sersem yerine konulamıyor da ondan. Tepkisini mutlaka ortaya koyuyor. “İmralı” da dense , “sayın” da dense , “ Öcalan “ da dense Pkk’nın hatırlattıkları beyinlerden silinemiyor.

 

    Yalnız bu haklı tepkiyi çok iyi tahlil edenler, sonuçlarını da tahmin ediyor. Ona da bir göz bayıcılık hokus pokusu yapıyor.”Türk sorunu” adını veriyor.

 

Bu sorun çok tehlikelidir ‘i buyuruyorlar. Şöyle bir yasa çıkarılsa; “ Pkk’ya katil Pkk denilmeyecek” ( ki , bana “gavura gavur demeyeceksin yasasını hatırlattı Islahat Fermanı-1856) hiçbir şekilde çekilen acıları, dökülen göz yaşlarını ve sönmeyen yürek yangınlarını unutturamazsınız.

 

     Teselli olarak “ Halkımız bize güveniyor”,” %50’nin üstünde oy veriyor” diyebilirsiniz. Ama yetmez! Şunu da aklımızdan hiç çıkarmayalım çoğunluk olmak çok önemlidir. %50 oy, tek başına akıllı olmanın, beğenilmenin belki de haklı olmanın bir ispatı değildir.

 

Çünkü , “Ümmetleriyle büyük çoğunluğa ulaşamamış peygamberler “ için de “ akıllı değillerdi, beğenilmediler ve sevilmediler” gibi yorumlar yapılabilir mi?

 

     Etkili ve yetkili tüm idarecilerimiz , “kan dökülmesin”, “ terörle mücadeleye devam edilecek”, “bunlar bizim insanımız” sözlerini; tersini söyleyen varmış gibi tekrarlayıp duruyorlar. Neticeye bir türlü gelemiyoruz .

 

     Önümüze konacak çözüm paketiyle alakalı olarak savruk bazı tanımlar, ortalıklarda bilerek söylettiriliyor. Mesela “anayasal vatandaşlık”, “yerinden yönetim” , “yerel yönetimlere esneklik” vb.gibi. Elektriği yeniden keşfediyormuşuz da haberimiz yokmuş meğer(!).Oysa BDP’li milletvekilleri “Özerk Kürdistan “ tanımını kullanıyor, basında yazıyor.

 

Alıştırma ve barıştırma safhasına mı alındık? Hani o meşhur yöntem mi uygulanıyor? Hazmettire hazmettire mi geliyor? Resmi bir açıklama neden duyamıyoruz?

 

     Milletçe, gözlerimiz açık kalplerimiz kırık gönül yorgunluğumuz da var. Niye mi? Terörle mücadele eden ordumuz “sanık” , pkk teröristleri “tanık” .

 

Nasıl ikna edileceğiz? Aklımıza mı gelirdi katil Apo, kutsal varlık haline getirilecek ve çözüm için devlet önünde diz çöktürülecek. Neyse ki , hükümetin gönderdiği heyet katille görüşmeye İmralı palace’ye gitti. Görüşme yapıldı.

 

     Yeni başlatılan bu orta oyununun adına “İmralı müzakere süreci “ deniliyor. Acaba barış antlaşması görüşmeleri yapılıyor da farkında mı değiliz? Yoksa önce gözlerimiz, sonra da aklımız mı perdelenmeye çalışılıyor? demeye kalmadan görüşme tutanakları gazetede yayınlanıverdi. Aynı  Oslo süreci gibi. Basınımız da vargücüyle bu arada iyimserlik ortamı yaratmaya çalışıyor. Görüyoruz ki katil, yetkililere ev ödevlerini vermiş bitirme sürecini de belirlemiş, bizler için utanç verici bir durum. Yazıklar olsun.              O halde dikkat edelim ve yüreğimizi ortaya koyalım.

 

    Devletin bu teslimiyetinin dile getirilmesi, nedenlerinin sorulması, Sinop ve Samsun’daki tepkiyi yansıtan olayların ortaya çıkmasından duyulan rahatsızlık ile hain, bölücü planlarını gerçekleştiremeyecek olanlar için bu durumun tam olarak adı “ TÜRK SORUNU” ‘dur.

 

Unutmayalım ve unutturmayalım!

 

 

 

 

 

                                                                FATMA TÜMTÜRK

 

                                                MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ

 

                                              NEVŞEHİR MERKEZ İLÇE BAŞKAN YRD.


Kaynak: Yayıncı FİB Haber
banner15

İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.
Avatar
ayhan yolduren - 4 yıl önce
kendisi lisede hocamdı saygiyla selamliyorum