banner177
banner195

Muhsin Yazıcıoğlu Ölümüne Dair Yeni Deliller ve Şüphe

BBP Lideri Muhsin Yazıcıoğlu ve 5 arkadaşının ölümüne sebep olan helikopterin düşmesiyle ilgili soruşturmada sona gelindi.

Muhsin Yazıcıoğlu Ölümüne Dair Yeni Deliller ve Şüphe

banner143
banner134

 2 yıla aşkın bir süredir Özel Yetkili Malatya Cumhuriyet Savcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında helikopterin neden düştüğüne ilişkin çok önemli delillere ulaşıldı. Bu kapsamda Aksiyon Dergisi ölenlerin kanlarında helikopter düşmeden önce karbonmonoksit bulunduğuna ilişkin özel bir dosya yayımladı.

Bugün piyasaya çıkan Aksiyon dergisinin 996. sayısında Muhsin Yazıcıoğlu ve beş arkadaşını taşıyan helikopterin düşme nedeninin karbonmonoksit olabileceğine ilişkin bilgilere yer verildi. Köksal Akpınar'ın haberine göre, Pilot Kaya İstektepe ve gazeteci İsmail Güneş'in kanında bulunan karbonmonoksit değerlerinin helikopter düştüğünde çok daha yüksek olduğu ispatlandı. Savcılık, hayatını kaybedenlerin kanlarındaki karbonmonoksitin, jetlerin egzoz gazından oluştuğu üzerinde duruyor.

İSTANBUL ADLİ TIP KURUMU'NUN TEZİ ÇÜRÜDÜ
MUHSİNNNDergi haberinde, olayın üzerinden 14 ay geçtikten sonra İstanbul Adli Tıp Kurumu Muhsin Yazıcıoğlu'nun kan örneğinde; yüzde 13.1 CoHb (karboksihemoglobin); Mustafa İstektepe'nin kan örneğinde, yüzde 26.6 CoHb; Erhan Üstündağ'ın kan örneğinde yüzde 21.8 CoHb; Yüksel Yancı'nın kan örneğinde yüzde 8.5 CoHb; İsmail Güneş'in kan örneğinde yüzde 27 CoHb; Murat Çetinkaya'nın kan örneğinde yüzde 10.1 CoHb olduğunu belirlemişti. Fakat Adli Tıp Kurumu, karbonmonoksit oluşma nedenini kanların 1,5 yıl bekletilmesine bağlamıştı. Fakat dergiye konuşan bir adli uzman, İstanbul Adli Tıp Kurumu'nun bu tezini çürüttü. Hayatını kaybedenlerin adli tıp raporlarını inceleyen ve adının açıklanmasını istemeyen adli tıp uzmanının tespiti şöyle: "Kanlar 1,5 yıl beklediği için karbonmonoksit oluşmaz. Çünkü CoHb (karboksihemoglobin), organik maddelerin tam yanmamasıyla oluşur. Kokuşma ile kan karboksihemoglobin düzeyi değişmez, değişse bile bu yüzde 1-2 azalma veya artma şeklinde olabilir. İstanbul Adli Tıp Kurumu'nun bu sonuca nasıl ulaştığını bilmiyorum ama kanda karbonmonoksit olduğu kesin. Yangın olmadığına göre ölenlerin kanlarında hayatlarını kaybetmeden önce daha yüksek oranda karbonmonoksit olduğu da anlaşılıyor. Karbonmonoksit motor düştükten sonra çalışıyorsa helikopterin içinde seyahat edenler CoHb içeren motor dumanı solumuş da olabilir. Adana Adli Tıp Kurumu da cenazelerin açık havada olması ve yangın olmaması nedeniyle karbonmonoksit incelemesi yapmamış olabilir. Kandaki karbonmonoksit, ancak karbonmonoksit içeren havanın solunmasıyla oluşur. Başka türlü olamaz.”
JETLERİN EGZOZ GAZI
Soruşturmada hayati önem taşıyan bu durum, karbonmonoksitin nasıl oluştuğuna ilişkin soruyu da beraberinde getirdi. Helikopterin egzozunda çatlak olmadığı raporlar ile sabit olduğundan soruşturmayı yürüten Özel Yetkili Malatya Cumhuriyet Savcılığı jetlerin egzoz gazı yüzünden helikopterin düşmüş olma ihtimali üzerinde duruyor. Bu kapsamda Eski İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsü Müdürü Toksikolog Prof. Dr. Sevil Atasoy, ‘Kanlı Çukur-Muhsin Yazıcıoğlu Suikastının Perde Arkası' adlı kitapta, jetlerin egzoz gazına işaret etmişti. Atasoy, ölenlerin kanlarında karbonmonoksit oluşmasının muhtemel nedenlerini şöyle anlatıyor: "Kandaki karboksihemoglobin değerleri eğer gerçek durumu yansıtıyorsa, bir başka deyişle, Adana'da kanda karboksihemoglobin aranmadığını, kanın uygun koşullarda muhafaza edildiğini, Adli Tıp Kurumu'nda analizlerin ilk kez yapıldığını ve bu sonuçların çıktığını varsayarsak ya kandaki karboksihemoglobini bu düzeye çıkartacak karbonmonoksit gazı helikopterin kendi egzozundan geldi… (ama egzozda çatlak olmadığı raporlarda yazılı) Ya da dışarıdan, araca karbonmonoksit gazı girerek, bu değerleri oluşturdu. (örneğin çevredeki jetlerin egzoz gazından) Karbonmonoksit bir yakıtın yanması sonucu oluşur… Jet yakıtı ile helikopter yakıtlarının yanma ürünleri farklıysa, bu ürünlerin kanda aranması bir çözüm oluşturabilir."
EŞREF BİTLİS'İN HELİKOPTERİ DE BENZERİNİ YAŞAMIŞTI
Prof. Dr. Sevil Atasoy'un konuyla ilgili görüşünü destekleyecek olay 17 Aralık 1992 tarihinde, dönemin Jandarma Genel Komutanı Eşref Bitlis'in bindiği Skorsky helikopterde yaşanmıştı. Bitlis, Emekli Orgeneral Necati Özgen ile Barzani'nin karargahı olan Selahattin kentine gitmek için Skorsky tipi helikopter ile yola çıkmıştı. Uçuş sırasında iki Amerikan F15 savaş uçağı helikopteri yalayarak geçmişti. Bu yüzden helikopter durma noktasına gelmişti. Eşref Bitlis bunun nedenini helikopteri kullanan pilot Yarbay Öner Yaktuğ'a sormuş, "Komutanım jetlerin egzoz gazı helikopterin motorlarını dolduruyor. Bu yüzden motorlar oksijensiz kalıyor ve güç kaybediyoruz. Neredeyse durma noktasına geldik." cevabını almıştı.

5 YILDA NELER YAŞANDI?

25 Mart 2009: BBP tarafından kiralanan TC-HEK tescil işaretli helikopter Kahramanmaraş Çağlayancerit ve Yozgat Yerköy mitingi için Sivas’tan havalandı. Helikopterde BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu, Sivas İl Genel Meclis üye adayı Murat Çetinkaya, BBP Sivas İl Başkanı Erhan Üstündağ, İl Başkan Yardımcısı Yüksel Yancı, İHA muhabiri İsmail Güneş ve pilot Kaya İstektepe vardı. Helikopter Kahramanmaraş’ta ki mitingden sonra Yerköy’e doğru hareket etti; ancak Keş Dağı’nın Kanlı Çukur mevkiine düştü.

27 Mart 2009: Helikopter enkazı köyün sakinlerinin oluşturduğu 17 kişilik bir ekip tarafından bulundu.

28 Mart 2009: Helikopter enkazına bu kez Özel Kuvvetler Komutanlığı’na bağlı bir tim ulaştı ve naaşları enkaz bölgesinden çıkardı. Aynı gün Kahramanmaraş Devlet Hastanesi’nde İsmail Güneş hariç hayatını kaybeden 5 kişinin otopsisi yapıldı.

30 Mart 2009: Gazeteci İsmail Güneş helikopter enkazının 600 metre uzağında bir kaya parçasının dibinde bulundu. Aynı gün Kahramanmaraş Devlet Hastanesi’nde otopsisi yapıldı.

4 Nisan 2009: Kahramanmaraş Cumhuriyet Savcısı enkaz bölgesinde incelemelerde bulundu.

10 Nisan 2009: Adana Adli Tıp Kurumu hayatını kaybedenlerin bedenlerinden alınan parçalar, kan ve idrar örneklerini inceledi ve sonuç raporunu açıkladı. Kurum ‘karbonmonoksit bulunamadı’ dedi.

5 Mayıs 2009: Meclis Araştırma Komisyonu Kuruldu.

5 Aralık 2009: Komisyon çalışmalarını tamamladı.

4 Aralık 2009: 3 Kişiden oluşan kaza kırım ekibi raporunu tamamladı. Helikopterin düşme nedenini pilotaj hatasına bağladı.

2 Şubat 2010: Meclis Araştırma Komisyonu ikinci kez kuruldu. Helikopterin düşme sebebini tespit edememiş olmakla birlikte arama kurtarmadaki zafiyetlere dikkat çekildi.

10 Aralık 2010: İkinci komisyon raporunu Meclis Başkanlığı’na sundu.

15 Şubat 2010: Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, olayın tüm yönleriyle araştırılması için DDK’yı görevlendirdi.

21 Ocak 2011: DDK raporunu tamamladı. 782 sayfalık raporda olayın suikast olabileceğine dair ciddi şüphelerin olduğu belgelendi. Bu kapsamda raporu Kahramanmaraş Cumhuriyet Savcılığı’na gönderdi.

29 Ocak 2011: Zaman Gazetesi DDK raporunda helikopterde iki cihazın çalındığına ilişkin kokpit panelinin fotoğraflarını yayımladı.

16 Şubat 2011: BBP Genel Başkanı Yalçın Topçu ve hayatını kaybedenlerin aileleri dosyanın Özel Yetkili Malatya Cumhuriyet Savcılığı’na verilmesi için Kahramanmaraş Cumhuriyet Savcılığı’na müracaatta bulundu.

2 Mart 2011: DDK raporuyla olayın suikast olabileceğine ilişkin şüpheler artınca dosya Özel Yetkili Malatya Cumhuriyet Savcılığı’na teslim edildi.

19 Temmuz 2011: Helikopter düştükten sonra 112 ile 27 dakika telefon görüşmesi yapan İsmail Güneş’in çenesinin kırık olduğuna ilişkin otopsi raporu Cihan Haber Ajansı tarafından yayımlandı.

21 Eylül 2011: Almanya’yı ziyaret eden Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, kendisine eşlik eden gazetecilere, ‘Helikopterin beynini keçiler sökmedi ya’ şeklinde yaptığı açıklama ile kendisine cihazların çalınma görüntüsünün geldiğini söyledi.

25 Eylül 2011: Zaman Gazetesi ‘İşte Helikopterdeki cihazları söken subaylar’ başlığı ile Cumhurbaşkanı Gül’ün kastettiği görüntüleri yayımladı.

29 Eylül 2011: Özel Yetkili Malatya Cumhuriyet Savcılığı 5 ilde operasyon yaparak 8’i muvazzaf asker olmak üzere 13 kişiyi gözaltına aldı. Bunlardan 4 muvazzaf (cihazları söken) 3’ü kaza kırım ekibinden olmak üzere 6 kişi tutuklandı.

18 Kasım 2011: Gözaltına alınan emekli Astsubay Kenan Köksal tutuklandı.

27 Mart 2012: Tutuklu bulunan muvazzaf askerler Cemal Şahin Nedim Bakırhan tahliye edildi.

15 Mayıs 2012: Tutuklu Kenan Köksal tahliye edildi.

23 Mayıs 2012: Kaza kırım ekibi serbest bırakıldı.

10 Eylül 2012: Helikopter enkazından cihazı söken muvazzaf asker Aydın Özsıcak tahliye edildi.

Soruşturmada tahliye edilenler tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı. Aksiyon’un edindiği bilgilere göre Özel Yetkili Malatya Cumhuriyet Savcılığı soruşturmayı derinleştirirken suikast olduğuna ilişkin ciddi delillere ulaştı.

 

(CİHAN)



Kaynak: Yayıncı FİB Haber
banner15

İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.