banner177
banner195

Nevşehir Ülkü Ocakları Yetkilileri Göreve Davet Etti

Nevşehir Ülkü Ocakları Başkanı Yahya Leblebici son günlerde eğitimde yaşanan sorunlar ile ilgili olarak yazılı bir basın açıklaması yaptı.

Nevşehir Ülkü Ocakları Yetkilileri Göreve Davet Etti

banner143
banner134

 Nevşehir Ülkü Ocakları Başkanı Yahya Leblebici son günlerde eğitimde ciddi anlamlarda sorunlar yaşandığını özellikle doğu da yaşanan okul yakmak olayları ile ilgili olarak yetkilileri göreve davet ettiklerini açıkladı. Nevşehir Ülkü Ocakları Başkanı Yahya Leblebici yaptığı yazılı açıklamada şunları kaydetti;

‘’Hükümetin önce “Kürt Sorunu”, ardından “Kürt Açılımı”, sonra “Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi”, son olarak da “Çözüm Süreci” adını verdiği “İhanet, Bölünme ve Çözülme Süreci” kapsamında PKK ve işbirlikçilerinin Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesindeki sabotaj girişimlerine her gün bir yenisi eklenmektedir. Habur’da teröristleri karşılama rezaletiyle başlayan; teröristlerin yol kesip kimlik kontrolleri yapması, sözde asayiş ekiplerini kurması gibi bir dizi rezaletle ve son olarak geçtiğimiz ay askerimize, devletimize ve milletimize ilk kurşunu sıkan PKK’lı hainin heykelinin Lice’de dikilmesiyle devam eden ihanet, bölünme ve çözülme senaryosu, işbirlikçiler tarafından bölüm bölüm sahneye konulmaktadır. Şimdiye kadar yaşanan süreçte başta İmralı canisi olmak üzere, terör örgütü ve yandaşları kamuoyuna adeta barış elçisi gibi sunulmuştur.
Günümüze kadar yaşanan ihanet dolu gelişmelerin ardından, hükümetin masasında oturan eli kanlı teröristler ve uzantıları son bir ayda toplam on yedi okulu ateşe vermiştir. Ne yazık ki kullanılamaz hale gelen okullarda yeni eğitim-öğretim yılına hâla başlanamamıştır. Geçmişte vatan ve namus müdafaası yapan kahraman Türk askerini şehit eden eli kanlı teröristler, bugün eğitim yuvalarını yakarak Türk Milletinin geleceğini ateşe vermektedir. İhanet ve bölünme sürecinin sekteye uğramaması uğruna bölgede devlet otoritesi silinmiş, Mehmetçik kışlalara hapsedilmiştir. Bunu fırsat bilen teröristler, okulları ateşe vermekle kalmamış, Kürtçe eğitim vermek üzere açtıkları okullardan bir tanesine, kırk bin şehidin müsebbibi İmralı canisinin annesinin adını verecek kadar ileri gitmişlerdir. Şehit haberi gelmiyor diye bayram havası estiren medya ise tüm bu yaşananlara kulak tıkamaktadır.
Çözülme sürecinde barış elçisi misyonu yüklediği caniden, bir gönül insanı türetme çabası içerisinde olan hükümet, amaçları hainliklerini sivil toplum kuruluşları içerisinde sürdürmek olan birkaç kuruluşun açtığı ve kürtçe eğitim veren bir okula İmralı canisinin annesinin adının verilmesine engel olamamıştır. Andımızı ve “Ne mutlu Türküm diyene” yazılarını bir çırpıda kaldıran, milliyetçiliği ayaklar altına aldığını utanmadan söylemekten geri durmayan hükümet yetkilileri, söz konusu hainlik, ihanet ve bölünme olduğunda, nedense engin bir hoşgörüye bürünmektedirler. Bunun sonucunda terör örgütü PKK, devlet okullarına molotof kokteyli ile saldıracak, yakıp yıkacak kadar cesaretlenmiştir. Doğu ve Güneydoğu’da yaşanan gelişmeler, bölgede güvenin ve güvenliğin olmadığını, bölgenin adeta terör örgütünün kirli emellerine teslim edildiğini açıkça göstermektedir. Bölgede yaşayan vatandaşlarımız devlet güvencesinden, can ve mal güvenliğinden yoksun bırakılarak terör örgütünün ellerine teslim edilmiştir. Yaşanan durum sadece okullardaki öğrenciler, veliler ve bölge halkı için değil, okulda görev yapacak öğretmenler için de ciddi tedhiş ve korkuya neden olmuştur. Bölgedeki güvenlik güçlerimiz ise hükümet yetkililerinin acizlik içerisindeki tutumları nedeniyle yalnız kalmakta, görevlerini yapamamaktadır.
Kahramanlıklarıyla gönül dünyamızda ayrı yerleri olan elleri nasırlı, yüreği mangal gibi analarımız, kundağındaki bebeğini bırakıp cepheye savaşmaya giderek şehit olan Erzurumlu Nene Hatun, Kastamonulu Şerife Bacı gibi kahraman ve yiğit kadınlarımızın adları 12 yıllık AKP iktidarında, hatıralardan çıkarılarak unutturulmaya çalışılırken, İstanbul’un Gaziosmanpaşa İlçesi’nin AKP’li Belediyesi, ilçedeki “Şehit Şerife Bacı Parkı”nın adını “Gençlik Parkı” olarak değiştirirken, İmralı canisinin annesinin adının Güneydoğu’da bir okula verilmiş olması son derece manidardır. Milliyetçi Ülkücü Hareket bu aymazlığı, ihaneti ve bölücülüğü de muhakkak kaydedecektir.
Sadece adının milli olduğu (Gayri)Milli Eğitim Bakanlığı’nda ise eğitim ve öğretim yılı başlar başlamaz bir dizi operasyonun başladığı da gözlerden kaçmamaktadır. Okul yönetimlerinin kendine uygun olarak yeniden yapılandırılması noktasında yürütülen sinsi ve gizli operasyonlarda, Türk gençliğinin ilmi ve fikri konularda yetişmesinde önemli rolleri bulunan ve büyük çabalarla görevlerini ifa eden milliyetçi öğretmenlerimiz ve idarecilerimiz fişlenmekte, siyasi nedenlerle görevlerinden uzaklaştırılmaktadır. Mesleki hayatlarını yıllarca yönetici olarak sürdürmüş olan idarecilerimizin birçoğu sürgün edilerek ücra köşelerde öğretmenlik yaşantısına geri döndürülmüşlerdir. Üstelik yeni atanan müdürlerin % 80’i; AKP’nin hükümet olduğu 2002 yılında üye sayısı sadece 41000 olan, “bize katılmazsan…” diye başlayan baskı, şantaj ve tehditlerle bugün itibariyle 762000 üyesi olan ve yaklaşık % 1750 oranında hormonlu büyüyen, AKP’ye göbekten bağlı bir sarı konfederasyonun üyelerinden seçilmektedir.
Eğitim- Öğretimin başladığı şu günlerde Milli Eğitim Bakanlığı çerçevesinde yaşanan provokasyona yönelik bu girişimleri kınadığımızı, ancak bir yere de not ettiğimizi bildirerek, iktidarın yaşanan rezaletlere ne tepki vereceğini, Türk adından rahatsız olanların devlet içinde devlet oluşturma girişimlerine karşı nasıl pozisyon alacağını merak etiğimizi belirtmek istiyoruz. Okulların açıldığı ilk günde önünde kapkaranlık bir tablo hâkimken Bakan Nabi Avcı’nın yeni eğitim ve öğretim yılını kahkaha ve esprilerle açması, zannederiz ki merakımıza da bir cevaptır. Milli Eğitim’de yaşanan son derece ciddi ve vahim gelişmelere rağmen, kendisi de bir akademisyen olan ve kabinenin en yaşlı üyelerinden birisi olan Milli Eğitim Bakanı’nın bu esnek ve laubali tavırları dikkatimizden kaçmamıştır. Yönetici atamalarındaki liyakatsizlik ve adaletsizlikler, TEOG’daki rezalet nedeniyle birçok öğrencinin daha henüz okullarına yerleşememesi, PKK’nın yaktığı 17 okul ve bu okullarda okuyan 2 binden fazla öğrencinin okula başlayamaması, İmralı canisinin annesinin adının hainler tarafından bir okula verilmesi gibi bir sürü olumsuzluk Milli Eğitim Bakanımızın keyfini hala kaçırabilmiş değildir.
Bu süreç içerisinde yaşanan gelişmelerden canı yanan, olayların üzerine titreyen ve ilgilenen, son kale Ülkücü Hareket kalmıştır. Siyasi tabloya bakacak olursak bölücü odaklar ve işbirlikçiler bir tarafta, milliyetçi vatanseverler ise diğer taraftadır. Alçaklık, hainlik ve bölücülük baş tacı yapılırken, milliyetçilik ayaklar altına alınmıştır. Türk Milliyetçileri ve Ülkücüler olarak atılacak olan adımların tarafımızca yakından takip edildiğini, milli birlik ve kardeşliğimizin bozulmasına yönelik her türlü girişimin de her zaman karşısında olacağımızı bir kez daha kamuoyuna beyan ediyor ve terör eylemleri hakkında, yetkilileri göreve çağırıyoruz. 

Kaynak: Yayıncı FİB Haber
banner15

İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.
Avatar
veysel sırakaya - 2 yıl önce
bu iş yeterince çığırından çkkmış durumda değilmi zaten başkanım benım acizane fikrim mademki milletin tayin etdiği vekiller görev çagrısına kulak asmıyorlar ozaman miliyetçi milletin bu rezilliğe dur demesi kısaca milletin görece gelmesi gerekir bu ülkenin her taşı kanla kazanılmıştır herhangi hanı bozuk bu toprakların en ücra köşesinde benim bayragıma yan gözle bakarsa kanımla bogmaya hazırım........
Avatar
SON KALE - 2 yıl önce
1980de vatan tehlikede deyip gençleri sokağa sürdünüz, 5 bin sizden, 5 bin de solculardan 10 bin insan öldü, sonuç dün terörist vatan haini dediklerinizle can ciğer kuzu sarmasısınız!!! son kale anlayışınz buysa üstü kalsın
Avatar
ocak - 2 yıl önce
iyi adamsınız hoş adamsınızda içinizdeki boş adamları bi ayıklasanız.