banner461
banner195

Din Bir Sen'den Eşcinsel Yürüyüşü ile ilgili açıklama

Çalışan-Sen ve Din Bir Sen Genel Başkanı Yusuf Özdemir, Onur yürüyüşüne katılanlar ile karşısında oluşan bloğun davranışlarını değerlendirdi:

Din Bir Sen'den Eşcinsel Yürüyüşü ile ilgili açıklama
05 Temmuz 2019 Cuma 18:30

banner143
banner134

Çalışan-Sen ve Din Bir Sen Genel Başkanı Yusuf Özdemir, Onur yürüyüşüne katılanlar ile karşısında oluşan bloğun davranışlarını değerlendirdi:

Onur, insanlığın sahip olduğu ahlaki değerler bütünüdür.   
Her ne kadar onur, dinlerce temsiliyet ve tarif edilen ahlaki özelliklerle şekillendirilse de yönlendirilmediği sürece insanın özünde kendini çoğunlukla vicdan olarak hissettiren en tabi ve en güçlü insani davranış kalıbıdır.

Eşcinsellik masumiyetin ötesinde yeni sömürü düzeninin psikolojik savaş şeklidir.
Bu psikolojik savaşın bir ayağı da cinsel kimlik bunalımı içinde yaşayan eş cinsel bireylerin başlattığı sözde “onur yürüyüşü” isimli ahlaka başkaldırı isyanıdır.
Bu isyanın temeli de her zaman olduğu gibi bozulan toplum düzeni içinde filizlenip serpilmektedir.
Eşcinsellik ne tedavi edilmeyi gerektiren bir hastalık ne de saygı duyulmayı gerektiren bir davranıştır. Eşcinsellik ahlak bunalımı yaşayan bireyin ailesel ve çevresel elverişli ortam içerisinde özüne aykırı cinsel yönelimidir. 

 İslam tıpkı modern tıpta olduğu gibi eşcinselliği hastalık olarak tasvir etmez. 
Eşcinsellik bir hastalık olmayıp yaşanılan bir durum olduğu için tıbbi tedavisi bulunmamaktadır. Hastalıktan öte eşcinsellik ayetlerde, “hayasızlık, azgınlık, hakka başkaldırı hali, sınırı aşma, utanmazlık, fasıklık” alametleri ile birlikte bir kimlik bunalımının insanlığa meydan okuma hali olarak tasvir edilir. 
Eşcinsellerin bu durumu dinimiz ve insanlık açısından hoş karşılanmasa da kendi halinde gayri ahlaki davranış kalıpları sergileyen bireye, kimsenin olumsuz müdahalesi bulunmamaktadır.
Aleniyete dökmediği sürece her birey gibi bu tür hoş olmayan davranışta bulunan bireyler toplum ve hukuk önünde eşit muameleye tabi olmuş gereken saygıyı da görmüşlerdir.
Lakin adına “Onur yürüyüşü” ismi verilen bu tür etkinlikler “bir kısım insanların haklarının gasbedilmesi, hukuk önünde uğradıkları eşitsizlikten” öte insanlığa başkaldırı eyleminden başka bir şey değildir.

Arka planda var olan şer niyet “onur” adıyla perdelenmektedir.
Nihayetinde şeytanda  ilk insanı “melekleşmek ve ebedi hayat” vaadiyle kandırmıştı. Bu gün şeytan ve dostlarının aynı şekilde kendi yalanlarını “onur” adı altında gizlediği aşikardır. 
Yapılan yürüyüşe “onur” adının verilmesi hak talebinden ziyade yeni kitleleri aldatmakla kendi mahallerine çekme ve arzu edilen karşı koyma gücüne ulaşma hevesidir. 
Her ahlaki sapma içerisinde olan insan  gibi Eşcinseller de azınlıkta kaldıkları sürece kendi hallerinde yaşarken ortamın gevşediği ve organize hale geçtiklerinde sahip oldukları psikolojileri, “Kendileri gibi olmayanlara psikolojik baskı, kendileri gibi olmayan herkesi kendilerine dönüştürme, kendilerine meydan okuyanlara karşı koyma hatta daha da hukukun işlerliğini yitirdiği anlarda güç kazandıklarında öldürme” şeklinde gerçekleşir ve gerçekleşecektir. 

Eşcinselliğin tedavisi, karşılıklı yumrukların ve dişlerin sıkılmasından ziyade bireysel ve toplumsal bilişsel terapiyle mümkün olacaktır. 
Eşcinsel de olsa her birey, Allah’ın vahyine muhatap olması yönüyle değerlidir. Nihayetinde Lut (as) eşcinsel toplumu bu davranışından vazgeçirme adına gönderilen bir peygamberdir.
 Bilişsel terapide de en güçlü etken elbette imani terapidir. Kur’an eşcinselliğin terkini kararlı olma, geriye dönüşü olmayan bir şekilde bu fiili işlememe, her tür hayal ve hatıratını akla getirmeme olarak kurtuluş yolunu gösterir. 
Kur’an bu fiili utanılacak bir davranış olarak görmeyi vurgularken, üzerine taş yığılmış da çıkarılması imkansız hale getirilmişçesine kötülemekle bu fiilin ağza alınmamasını, bu fiili işleyenleri özenti oluşturacak şekilde statü verilmemesini, gözlerden ırak tutulmasını tavsiye eder. 

Eşcinselleri aşağılayan, taşlayan herkes onları kullananların amacına hizmet etmektedir.
Maalesef kitabından habersiz biz Müslümanlar köklü ıslah metotlarını tatbik etmek yerine bu gün tıpkı  eşcinsellerin Lut ve ailesine yaptığı gibi taşlamak ve aşağılamakla onları sevkeden şer güçlerin  arzu ettiği ortamı onlara sunmaktayız.
Zaten onların herhangi bir hak talebi olmadığı açıktır. Onur yürüyüşünü tertip edenler oluşturdukları gündemle en büyük hedeflerine ulaşmış durumdadırlar. 
Bu konuda İlahiyat Fakültesi’nin değerli üyeleri ile konunun uzmanı  Psikologlar, Felsefeciler, Doktorlar  ve tüm partilerin iyi niyetli siyasetçilerini pişmanlık yaşayan eşcinsellerle bir araya getirerek bu işi kökünden çözecek plan ve programlar yapabilirler. 
Bunun dışında yapılacak her tür bağırma, çağırma, aşağılama, taşlama gibi davranışlar yarayı kaşımak ve işi içinden çıkılmaz hale getirmek olacaktır. Bu tür davranışlar ayıyı ininde avlama cinsinden acemi avcı davranışlarıdır.

Siyasetin eşcinseller konusunda takındığı tavır yanlıştır.
Asıl olan çözüm üretmektir. Herşeyi muhalefet mantığı içinde çözmeye alışan biz Türk insanı eşcinselliği de aynı bağlamda ele alınca partisel rekabet sokakta eşcinsellerin yanında veya karşısında durma şeklinde tezahür etmektedir. Bu konu toplumsal bir yaradır. Bireyler acı çekmektedir. Toplumsal her konu gibi toplumsallaşmış bu sorunun da mutabakatla çözülmesi, siyasete alet edilmemesi elzemdir.

 


Kaynak: Yayıncı FİB Haber
banner15

İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.