banner177
banner195

Kadınla, Dört Şey İçin Evlenilir!

Peygamber Efendimizin Evliliklerinin Sırları: Kadınla şu 4 şey için evlenilir.


banner143
banner134
Hazreti Peygamber Efendimizin (S.A.V)  bütün evlilikleri biz müslümanlara yol göstermek amaçlıdır. İslamı bilmeyenlerin ALLAH ın Resulu ve Habibi Hz. Muhammed S.A.V Efendimizi ve Kuran-ı Kerimi  bir nebze olsun anlamaya çalışmayanların bulanık  ve karanlık düşünceleri hakikatın ötesindedir.

Peygamberimiz buyurdu ki :

Kadınla şu 4 şey için evlenilir: Malı için, asaleti-soyu- için, güzelliği için ve dini için. Sen dindar olanı tercih et, mesut olursun.

1- Mal mülk servet ve zenginliği için:

Peygamber Efendimizin Hz. Hatice R.A validemizle olan evliliği bir erkeğin kendisinden yaşlı bir kadınla niçin evlenmesi gerektiğine güzel bir örnektir.  Gerçi Peygamber Efendimizle evlenen bütün annelerimiz Hz. Peygambere aşıktı. O ise ALLAH a aşıktı. Bir kadının malı, serveti, güzelliği onun için bir şey ifade etmiyordu ama o bütün müslümanlara örnekti. Evlilikleri de biz müslümanlara yol göstermek amacıyla Yüce ALLAH ın izni ile gerçekleşmişti.  Hz. Hatice R.A annemizi severek evlenmişti.

Hz. Hatice, ticaretle uğraşan zengin, haysiyetli, şerefli bir kadındı. Ücretle tuttuğu adamlarla Şam’a ticaret kervanlarI düzenlerdi. (Ibn Ishak, a.g.e., 59). Hz. Hatice. Hz. Peygamber’in ilk ve en sevgili eşi. İlk iman eden, bütün malını İslâmiyet’in yayılmasına ayıran yüce insan. Allah’ın Elçisi’nin 25 yaşında iken evlendiği eşi, 40 yaşında ve dul idi. Sevgili Peygamber’imiz Hz. Hatice’yi kaybettikten sonra, ona olan sevgi ve hatırasına hürmeten 3 yıl evlenmeyerek, yalnız yaşamayı tercih etti.

Peygamber Efendimiz Yüce ALLAH ın izni ile Hz. Hatice R.A annemizle evlendi. Çünkü zengin bir kadının kendisi vefat ettikten sonra mallarının ortada kalıp heba olmaması için İSLAM bir erkeğin kendisinden yaşlıda olsa zengin bir kadınla evlenmesini teşvik etmiştir. Bu sayede hem kadın hemde malları koruma altına alınmış olur. Şayet zengin ve yaşlı bir kadının mallarının değerlendirilmesi işletilmesi gerekiyorsa, servetin  ehil  olmayan kötü niyetli kişilere  geçmesi tehlikesi varsa yaşlı bir kadınla evlenilmelidir. Hem kadın korunur hemde malları koruma altına alınarak işletilir.

2- Asaleti ve soyu için:

Hz. Âişe, Hz. Hafsa ve Cahş kızı Hz. Zeynep örnek olarak verilebilir.

Hz. Âişe. Hz. Peygamber’in 3.eşi ve soylu bir zat ve en yakın dostu birinci halife Ebubekir’in kızıdır. Kur’ân-i Kerim’de  Hz. Ebûbekir R.A dan hicret sirasinda Rasûlullah’la beraber olmasindan dolayi, “…magarada bulunan iki kisiden biri…” (et-Tevbe, 9/40) seklinde  bahsedilmektedir. Asil adi Abdülkâbe olup, Islâm’dan sonra Rasûlullah (s.a.s.)’in ona Abdullah adini verdigi kaydedilir. Azaptan azad edilmis mânâsina “atik”; dürüst, sadik, emin ve iffetli oldugundan dolayi da “siddik” lâkabiyla anilmistir. “Deve yavrusunun babasi” manasina gelen Ebû Bekir adiyla meshur olmustur. Teym ogullari kabilesinden olan Ebû Bekir’in nesebi Mürre b. Kâ’b’da Rasûlullah’la birlesir.

Hz. Aişe R.A annemiz Mekke’de doğup büyüdü, çok iyi bir terbiye alarak yetişti. Allah’ın Elçisi;  Hz. Âişe ile 15-16 yaşında nikahlandı. Çok zeki ve akıllı bir kadındı, Hz. Peygamber’in eşi olarak gereken görevleri başarı ile yerine getiriyordu. 9 sene müddetle Hz. Peygamber’in en yakını olarak birçok hizmetlerde bulundu.Yüce Eşi’nin yanında askeri seferlere iştirak ediyor, hasta bakıcı olarak da görev yapıyordu. Çok sayıda (Hz. Peygamberin sözü) hadisin günümüze kadar gelmesine vesile oldu. O, İslâm’ın en büyük hukukçularından biri olarak kabul edilir.

Günümüz gençler erken yaşta birbirleriyle çıkmaya fört etmeye sadece evlilikte olması gereken deneyimleri evlilik öncesi  yaşamaya alışıyor. Bir çok erkek yada bayanla bir araya gelmeye alışmış bir gençliğin sağlıklı evlilik kurması düşünülemez.  Bu tür alışkanlıklar evliliklerin kurulmasında yada devam ettirilmesinde olumsuz etkileri biliniyor. Son yıllarda sayıları hızla  artan boşanmaların sebebi de budur. Gençlerimiz daha okul yıllarından sevgili değiştirme alışkanlığı kazanmaları, bir çok kadın yada erkeğin farklılığına alışmaları  evlilik gibi sorumluluk isteyen müesselerde birbirlerine olan bağlılıklarını azaltıyor.

Burada bilinmesi gereken İSLAM buluğ çağına gelmiş yani adet görmeye başlamış kızlar ile   evlenmeye izin verir. Bu 13-16 yaşları arasında görülerek kişinin yapısına göre farklılık göstermektedir.  Okumayan çalışmayan kız çocuklarını  ahlaki değerlerin unutulduğu çevrenin olumsuz etkilerinin arttığı yozlaşan bu gibi  hayat şartlarında korumak maksadıyla İSLAM  buluğ çağına gelince evlenmelerini tavsiye etmektedir. Böylelikle kız evlatlarımız sadece kocasını bilsin ve yuvasını çocuğunu bilsin.

Hz. Hafsa. Hz. Peygamber’in 4.eşi ve yakın dostu ikinci halife Hz. Ömer’in kızıdır. Mekke putperestlerinin eziyetlerine dayanamayarak ilk müslümanlardan olan kocası Huzâfa ile birlikte Habeşistan’a daha sonraları da Medine Şehri’ne hicret etti. Uhut Savaşı’nda kocası şehit olunca dul kaldı. Allah’ın Elçisi, Hz. Ömer’in isteği ile kızını eş olarak almış ve böylece akrabalık bağı ile onları onurlandırmıştı.

3- Güzelliği için:

Cahş Kızı Hz. Zeynep. Hz. Peygamber’in öz halasının, güzelliği ve mağrurluğu ile ünlü kızı ve 7.eşidir. Hz. Zeyneb (r.an): Huzeyme b. el-Haris’in kızıdır. Muhtaçlara yemek verdiği için cahiliye devrinde kendisine “muhtaçların anası” denirdi.  Arabistan’da, azat edilen köleler haksızlığa uğratılıyordu. İşte bu kötü geleneği silmek ve onların da diğer insanlarla eşit olduğunu göstermek için Allah’ın Resul’ü; azat olmuş kölesi ve hukuken evlât edindiği kâmil insan Zeyd’i, hala kızı Zeynep ile evlendirdi. Ancak eşler anlaşamıyor ve uyumsuzlukları devam ediyordu. Hz. Peygamber’in karşı çıkmasına rağmen Zeyd, evliliği sona erdirdi. Hz. Zeynep, bu olaylara çok üzülmüştü. Bir müddet sonra da Hz. Peygamber’e, Zeynep ile evlenmesi için vahiy yoluyla emir geldi. Ahzâb 33/37 : Hani sen Allah’ın nimetlendirdiği, senin de lütufta bulunduğun kişiye (eşini yanında tut, Allah’tan kork) diyordun ama, Allah’ın açıklayacağı bir şeyi de içinde saklıyordun; insanlardan çekiniyordun. Oysa ki kendisinden korkmana Allah daha lâyıktır. Zeyd o kadından ilişiğini kesince onu sana nikâhladık ki, evlâtlıkları eşleriyle ilişkilerini kestiklerinde, mü minler için o kadınlarla evlenmede bir güçlük olmasın. Zaten Allah’ ın emri yerine getirilmiştir. Böylece hem Zeynep korunma altına alınarak, onun mutsuzluğuna son verilmiş ve hem de Arap geleneğine göre : Evlâtlığın boşadığı kadını onun babalığı alamaz. adeti sona ermişti.

Güzellik geçicidir. Önemli olan iç ahlak huy geçim  güzelliğidir.

Peygamber Efendimiz S.A.V

Sen dindar olanı tercih et, mesut olursun.
buyurmuşlardır.

Peygamber Efendimizin bir çok evlilik yapmalarını da biz müslümanalra örnektir. Kocası savaşta şehit olan kimsesiz dul hanımları ve çocuklarını koruma altına almak için Peygamberimiz evlilikler yapmıştır. Örnek olarak Hz. Ümmü Seleme ile Hz. Zeynep verilebilir.

Ümmü Seleme (ra): İlk Müslümanlardan olup, Habeşistan’a hicret edenlerdendir. Daha sonra da Medine’ye hicret etmiş, çok sevdiği ve kendisine sıkıntılı hicret yolculuklarında arkadaşlık yapıp, yanından hiç ayrılmayan biricik eşini Uhud Savaşı’nda şehit vermiştir. Yurdundan, yuvasından uzak, bir sürü yetimle, hayat külfetini yüklenmiş bu kadına, ilk şefkat elini, Hz. Ebubekir ve Ömer uzatırlar. Ancak o, bu talepleri reddeder.
Daha sonra evlilik teklifini Resulullah (asv) yapar ve bu teklif kabul edilir. Böylece yetimleri, sıcak bir yuvaya kavuşmuş, babalarının ölümünden duydukları üzüntüyü, Allah Resulü vesilesiyle unutmuş, hiçbir zaman gerçek bir babayı aratmayacak bir babaya kavuşmuş oldular.

Hz. Ümmü Seleme, Hz. Peygamber’in evine dört yetim çocuğu ile birlikte geldi. Ümmü Habibe’nin de bir yetimi vardı. Ümmü Seleme’nin yetimlerinin ikisi kız, ikisi erkekti. Ümmü Habibe’nin yetimi ise kızdı. Ümmü Seleme ile hicretin dördüncü yılında, Ümmü Habibe ile de hicretin yedinci yılında evlenmişti. Ümmü Seleme’nin çocukları Seleme, Ömer, Zeynep ve Dürre ile Ümmü Habibe’nin kızı Habibe, üvey de olsa Hz. Peygamber gibi bir baba kazanmış oldular. Yani hicretin yedinci yılından itibaren Hz. Peygamber’in evinde beş yetim çocuk vardı. Hz. Peygamber bunlarla çok yakından ilgilendi.

Hz. Peygamber efendimiz, Ümmü Seleme’nin ve Ümmü Habibe’nin çocuklarını kendi çocukları gibi sever ve öylece himaye ederdi. Bu çocuklarla şakalaşır, kendilerini sever ve onlara babalarını aratmazdı. Ümmü Seleme’nin kızı küçük Zeyneb’in yüzüne şaka ile biraz su serpmiş ve onu neşelendirmiştir. Zeyneb, yaşlandığı zaman bile yüzünde gençliğin tazeliğini korur, bilenler de bunu yüzüne serpilen suya bağlarlardı. (İbn Haceri el-İsâbe, IV, 311)


ÜMMEHÂTU’L-MÜ’MİNÎN  (Ezvac-ı Tahirat (Peygamber Eşleri)

Peygamber Efendimizin Eşlerinin İsimleri
Hz. Hatice (r);
Hz. Sevde binti Zem’a (r);
Hz. Aişe (r);
Hz. Hafsa binti Ömer (r);
Hz. Zeynep binti Huzeyme (r);
Hz. Zeyneb binti Cahş (r);
Hz. Ümmü Seleme (r);
Hz. Ümmü Habîbe (Remle binti Ebî Süfyan) (r);
Hz. Cüveyriye binti Hâris (r);
Hz. Safiyye binti Huyey (r);
Hz. Mâriyetü’l-Kıbtiyye (Ümmü İbrahim) (r);
Hz.Meymûne binti Hâris (r)
Hz.Reyhane oğlu Zeyd’in kızıdır. Benî Kureyza esirlerinde

Kaynak: Yayıncı FİB Haber
banner15

İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.