banner461

Üç Aylar Yarın Başlıyor! Perşembe Akşamı Regaip Kandili

Müminlerin baharı “üç aylar” yarın başlıyor. Recep ayının cumaya bağlanan ilk perşembe akşamı olan 30 Mart’ta da Regaip Kandili idrak edilecek. Recep Ayı'nın faziletleri haberimizde...

banner15
Üç Aylar Yarın Başlıyor! Perşembe Akşamı Regaip Kandili
28 Mart 2017 Salı 17:50

banner143
banner134
Ramazan ayının da içinde bulunduğu üç aylar, yarın (29 Mart Çarşamba günü ) başlıyor. Recep ayının cumaya bağlanan ilk perşembe akşamı olan 30 Mart'ta da Regaip Kandili idrak edilecek. Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Üyesi Zeki Sayar, “Halkımızın üç aylar olarak ifade ettiği recep, şaban, ramazan ayları öteden beri dini hayatımızda çok önemli yer tutan zaman dilimleridir. Bu aylar gelince halkımız manevi hayatına, dini hayatına çekidüzen verir, kendisini bu aylara hazırlar. Hz. Peygamber de bu aylara özel ilgi göstermiştir” dedi.

Hz. Peygamber'in recep ayı geldiğinde “Ya Rab, recep ve şaban ayını bizim için bereketli kıl, mübarek eyle ve bizi ramazan ayına ulaştır” diye dua ettiğini ifade eden Sayar, onun recep ayında diğer aylarda olmadığı kadar oruç tuttuğunu söyledi. Sayar, recep ayında Regaip Kandili'nin ve bu ayın yirmi yedinci gecesine denk gelen Miraç Kandili'nin önemli olduğunu aktardı.

RECEP AYININ FAZİLETLERİ

Recep, Şaban ve Ramazan ayları, şeref ve fazilette en doruk noktada bulunan ve diğer bütün aylardan üstün olan aylardır. Resul-i Ekrem'den nakledilen bir hadis-i şerifte şöyle geçer:

"Recep Allah'ın büyük ayıdır; hiç bir ay hürmet ve fazilette bu aya yetişemez. Bu ayda kâfirlerle savaşmak haramdır. Şunu bilin ki Recep, Allah'ın ayı, Şaban benim ayım ve ramazan ümmetimin ayıdır.

Kim recep ayının bir gününü oruç tutarsa, Allah'ın büyük rızasını kazanmış olur; Allah'ın gazabı ondan uzaklaşır ve cehennem kapılarından birisi onun yüzüne kapanır."

İmam Musa Kâzım'dan (a.s) şöyle rivayet edilmiştir:

"Kim recepten bir gün oruç tutarsa, cehennem ateşi bir yıllık mesafe ondan uzaklaşır. Kim üç gün oruç tutarsa, cennet ona farz olur."

Yine şöyle buyurmuştur:

"Recep, cennette sütten beyaz ve baldan tatlı bir nehrin ismidir. Kim recep ayından bir gün oruç tutarsa, Allah o nehirden ona içirir."

İmam Sadık'tan (a.s) nakledilen bir hadiste, İmam (a.s) Resul-i Ekrem'den şöyle rivayet etmiştir:

"Recep, benim ümmetim için mağfiret dileme ayıdır. Bu ayda istiğfar edin (tövbe edin ve bağışlanma dileyin.) Zira Hak Teâlâ, çok bağışlayan ve rahimdir.

Recep ayına 'asabb' (dökülen) denir; zira bu ayda benim ümmetimin üzerine çok rahmet dökülür. O hâlde şu zikri çok söyleyin:

(Esteğfirullahe ve es'eluhu't-tevbe)

Peygamber efendimiz rivayette şöyle buyurmuştur:

"Yüce Allah gökyüzünün yedinci tabakasın da 'Daî' isminde bir melek görevlendirmiştir. Recep Ayı gelip çattığında bu melek akşamdan sabaha kadar şöyle nida eder: 'Ne mutlu! Zikir ve itaat edenlere.’ Yüce Allah buyuruyor ki ‘Benimle oturmak isteyen ile otururum, bana itaat edene itaat ederim, benden af dileyeni bağışlarım. Bu ay benim ayımdır ve kul benim kulumdur. Rahmet benim rahmetimdir. Bu ayda kim beni çağırırsa icabet ederim. Kim benden hidayet olmayı dilerse, hidayet ederim. Bu ay kulum ile kendi aramda iptir. Kim bu ipe tutunursa bana ulaşacaktır."

Merhum ibn. Babeveyh, muteber senetle Salimden şöyle rivayet etmiştir:

"Ben recep ayının sonuna birkaç gün kala imam Cafer Sadık'ın (a.s) yanına gitmiştim. Beni görür görmez şöyle buyurdu: "Ey Salim, Bu ayda hiç oruç tuttun mu?" "Hayır, vallahi!" dedim, "ey Resulullah'ın oğlu!" imam (a.s) şöyle buyurdu:

"O kadar sevap kaybetmişsin ki miktarını ancak Allah (c.c) bilir. Bu, Allah'ın üstün kıldığı ve hürmetini yücelttiği bir aydır. Bu ayda oruç tutanları kendi ikram ve değerlendirmesine mazhar kılmayı kendisine farz kılmıştır."

İmam Rıza (a.s), Resulullahın (s.a.ı) şöyle dediğini rivayet ediyor: "Recep, Allah'ın ayıdır. Bu ayda Allah'ın rahmeti kullarının üzerine dökülür. Şaban ayında, tüm iyilikler paylaşılır ve dağıtılır. Ramazan Ayının ilk gecesinden itibaren şeytan bağlanmıştır. Allah, bu ayın her gecesinde 70 bin kişiyi bağışlar. Kadir gecesinde ise; Recep ve Şaban Ayının ölçüsünde; din kardeşiyle düşmanlık ve buğz eden kişiler hariç, tüm kullarını bağışlar."

Selman-ı Farisi'den gelen rivayete göre, şöyle demiştir:

"Resulullah (s.a.a) efendimizin şöyle buyurduğunu duydum: "Bir kimse, Recep Ayında bir sadaka verir ise, bin altın sadaka vermiş gibi sayılır. Allah-u Teâlâ, onun bedenindeki her tüy için bin iyilik yazar; bin misli derecesini yükseltir, bin kötülüğü siler."

Regaib Kandili'nde neler yapılmalı, bu mübarek gece nasıl değerlendirilmeli?
* Kur'ân–ı Kerim okunmalı; okuyanlar dinlenmeli; uygun mekânlarda Kur'ân ziyafetleri verilmeli; Kelamullah'a olan sevgi, saygı ve bağlılık duyguları yenilenmeli, kuvvetlendirilmeli.
Peygamber Efendimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'e salât ü selâmlar getirilmeli;O'nun şefaatini ümit edip, ümmetinden olma şuuru tazelenmeli.
Kaza, nafile namazlar kılınmalı; varsa o geceye ait nakledilen namazlar, onlar da ayrıca kılınabilir; kandil gecesi, özü itibariyle ibadet ve ibadette ihsan şuuruyla ihya edilmeli.
Tefekkürde bulunulmalı; “Ben kimim, nereden geldim, nereye gidiyorum, Allah'ın benden istekleri nelerdir” gibi konular başta olmak üzere hayatî meselelerde derin düşüncelere girmeli.
Geçmişin muhasebe ve murakabesi yapılmalı; ve şimdinin ve geleceğin plân ve programı çizilmeli.

Günahlara samimi olarak tevbe ve istiğfar edilmeli; idrak edilen geceyi son fırsat bilerek nedamet ve inabede bulunulmalı.
* Bol bol zikir, evrad ü ezkarda bulunulmalı.
Mü'minlerle helalleşilmeli; onlarla irtibatımız cihetinden rızaları alınmalı.
* Küs ve dargın olanlar barıştırılmalı; gönüller alınmalı; kederli yüzler güldürülmeli.
* Kişi kendine ve diğer Mü'min kardeşlerine hattâ isim zikrederek dualar etmeli.
Üzerimizde hakları olanlar aranıp sorulmalı; vefa ve kadirşinaslık ahlâkı yerine getirilmeli.
Yoksul, kimsesiz, öksüz, yetim, hasta, sakat, yaşlı olanlar ziyaret edilip, sevgi, şefkat, hürmet, hediye ve sadakalarla mutlu edilmeli.
* O gece ile ilgili âyetler, hadîsler ve bunların yorumları ilgili kitaplardan ferden veya cemaaten okunmalı.
Dini toplantılar, paneller ve sohbetler düzenlenmeli; va'z ü nasihat dinlenmeli;
* Kandil gecesinin akşam, yatsı ve sabah namazları cemaatle ve camilerde kılınmalı.
Sahabe, ulema ve evliya türbeleri ziyaret edilmeli; hoşnutlukları alınmalı; ve manevî iklimlerinde vesilelikleriyle Hakk'a niyazda bulunulmalı.
* Vefat etmiş yakınlarımızın, dostlarımızın ve büyüklerimizin kabirleri ziyaret edilmeli; iman kardeşliğine ait sadakati yerine getirilmeli.
* Hayattaki manevî büyüklerimizin, anne ve babamızın, dostlarımızın ve diğer yakınlarımızın kandilleri bizzat giderek veya telefon, faks yahut e–mail çekerek tebrik edilmeli; duaları istenmeli.
* Bu kandil gecelerinin gündüzlerinde mümkün olduğunca oruç tutulmalı
Peygamberimiz Hz.Muhammed (Sallallahü Aleyhi ve Sellem)'in Ramazan ayından sonra en çok oruç tuttuğu ay Receb ayıdır. Bu Receb ayında oruç tutmanın muazzam, muhteşem sevabları var.
Bir de bu ayda sevablar kulların defterlerinin sevab hanelerine, bol bol dökülmesi dolayısıyla da recebül esabb denmiştir. Yâni, sevabların bol bol, şarı şarıl, gürül gürül döküldüğü ay demektir... Sabbe, Arapçada dökmek demek... Nehrin de böyle dağlardan çağlayarak şaldur şuldur akıp da döküldüğü yere münsab derler; o da aynı kökten... Receb-ül esabb; Allah'ın rahmetinin cûşa gelip, ikram ü ihsanâtının şarıl şarıl, güldür güldür kullara geldiği ay demektir.
Arifler ve din alimleri kitaplarında yazmışlar ki, bu ay ekim, ekme, ziraat ayıdır. Sevaplı işler, oruç tutmak, tevbe etmek vs. güzel şeyler yapılır. Bir mahsulün ekilmesi gibi ziraat, ekim ayıdır. Şa'ban bakım ayıdır. Ramazan biçim ayıdır, yâni mahsulün alındığı aydır demişler. Demek ki Receb ayı, bizi Ramazan ayına hazırlayan bir mevsimin ilk adımı olmuş oluyor.
Onun için, "Receb ayı tevbe ayıdır." demişler. Yâni kul ne yapacak?.. "Yâ Rabbi! Ben anlayamamışım, hatâ etmişim, bilememişim, suçluyum, kusurluyum; beni affet..." diyerek hatâsını itiraf edip, hatâsından dönerek, Cenâb-ı Hakk'ın yoluna girecek.
 

Asrı Saadet büyüklerinden bir büyük anlatıyordu:
Mukatil Allah Ondan Razı Olsun mukaddes üç ayların önemini anlatma edabında şöyle buyuruyordu.
Sema'nın Yedinci Katında  Kaf dağı şeklinde bir yer vardır. Burası gümüş gibi beyaz bir alan. Yeryüzünden yedi kere daha büyüktür. Tıklım tıklım meleklerle dolu. O kadar ki, bir iğne düşşe şüphesiz ki meleklerden birine saplanır.
Her birinin elinde "La İlahe illallah, Muhammeden Resülullah yani ( Allahtan başka ilah yoktur, Muhammed aleyhisselam S.A.V onun kulu ve elçisidir)" yazılı bir sancak olduğu halde bütün melekler, Recep ayının her cuma gecesi toplanır ve ümmeti Muhammed'in kurtuluşu için yalvarıp yakarırlar. Ve şöyle dua ederler: " Ey Rabbimiz!.. Muhammed Ümmetine rahmet et onları azaba çarpma" Böylece, sabaha kadar dua ve istiğfar ederler.
Bunun üzerine Yüce Allah (c.c.) meleklerine şöyle seslenir:
Ey meleklerim! Ululuk ve yüceliğim hakkı için Muhammed ümmetini affettim."
Yarabbi Nasıl Recep Şaban ve Ramazan Aylarını mukaddes kılmışsan öylece o aylara layık amellerle geçirmeyi nasip eyle.
Şa'ban ayı ibadetlere devam etme ayıdır. Ramazan da mükâfatlarını alma ayıdır. Böyle çeşitli kelimelerle bu ayların birbirleriyle irtibatlı olduğu beyan edilmiştir.
Ramazan ayının muhteşemliğinin öneminide Hz peygamberimizin (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) hadisi ile anlaşılıyor.
Peygamberimiz (Sallallahü Aleyhi ve Sellem) Buyurur ki...
Ramazan Ayının İlk On Günü Rahmet Daha Sonraki On Günü Mağfiret, Son On Günü de Cehennemden Kurtuluş Günleridir.
Allah bu mübarek Recep ayını idrak etmemizi ve Layikiyle ibadet yapmamızı nasip etsin inşaallah dua ümidiyle...

Kaynak: Yayıncı FİB Haber
banner517

İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.