banner421

Yorgunluk Mu Rehavet Mi?


Yrd. Doc. Dr. Yener Tekeli

Yrd. Doc. Dr. Yener Tekeli

Okunma 23 Temmuz 2017, 15:43

Yorgunluk Mu Rehavet Mi?

Geçtiğimiz hafta itibariyle yapılan delege seçimleri ile sayın cumhurbaşkanımızın da sık sık başvurduğu futbol diliyle anlatalım Ak Parti 2019 yerel ve genel seçimlerinin (kağıt üstünde) antrenmanına başlamış bulunmakta.
(Kağıt üztünde kavramını neden kullandığımı yazımın ikinci bölümünde anlatırım.)

Maçlara çıkaracağı kadronun yeterliliği bu teşkilatların antrenmanlaradaki performanslara bağlı olduğunu unutmamak gerek. Şubat 2018 sonuna kadar il ve ilçe kongrelerinin tamamlanıp yeni kadroların teşekkül etmesi bekleniyor. Elbette bir başka beklenti de iline bakılmaksızın tüm teşkilatların tabandan gelen istekler doğrultusunda yenilenmesi. Tabandan gelip tavana yapışan ve oradan inmek istemeyen siyasi ve kişisel çıkarlarının doğrultusunda Ak Partiyi kullanan mensupların derhal temizlenip daha amatör ruhla ve hizmet bilinciyle seçmenle randevusuz gönülden buluşmaya talip genç insanların oralara gelmesi önümüzdeki seçimlerde partinin seçimlerden başarılı bir şekilde çıkmasını sağlayacaktır. Zira içerde ve dışarda legal illegal güçlerin sıkıştırdığı, üzerinde türlü oyunların oynandığı ülkemiz söz konusu ve yeni yönetim sistemi de dikkate alındığında siyaseten alternatifsiz konumda bulunan Ak Parti parlementoda daha güçlü olmak zorunda. Buna sadece bizim değil bizim nefesimize ihtiyacı olan masum ve mazlum islam coğrafyasının da ihtiyacı olduğunu unutmamak gerek.

Şimdiye kadar tüm yazılarımı genel siyasi atmosfere atıfta bulunarak yazdım. Artık yerel siyasette de bir şeyler yazmak gerektiğini hissediyorum. Referandumları saymaz isek girdiği her seçimi kurulduğu günden beri açık ara kazanan Ak Parti, Nevşehir’de de mecliste yüzde yüz temsille temsil ediliyor şu an için.

En son yapılan 1 Kasım seçim sonucu bir zafer gibi görünse de öncesinde 2014 yerelde kaybedilen belediyeler ve 7 Haziran seçiminin ilimiz için hezimetle sonuçlanması mevcut teşkilatın ve yerel yöneticilerinin sorgulanmaları gerektiğini sonucunu doğuruyor. Bir hevesle bir dava anlayışıyla başlayan teşkilat yöneticiliği geçen süre zarfında isteyerek veya istemeyerek bir takım siyasi ve bürokratik hırsların mengenesinde ezilmişse değişim kaçınılmaz olur.

Ak Parti Genel Başkanı ve cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın genel kurulda basettiği METAL YOGUNLUĞU tam olarak bunu ifade ediyor. Bu yorgunluğa rehaveti de eklemek yerinde olacaktır sanırım. Çünkü çoğu teşkilatta nasıl olsa kazanırız anlayışı hakim olmuş maalesef. Pek çok ilde olduğu gibi Ak Parti teşkilatlarında, siyaset içinden geldikleri tabana yönelik değil illerdeki bir takım BÜROKRATLARIN çevresinde hemhal siyasetine dönmüş durumda.

Gösterilen adaylar tabanın sesine değil bu bürokratik zincirin kırılmasına müsaade etmeyen, EDEMEYEN, dolayısıyla yerel hegomanyasının kırılmasını istemeyenlerin  güdümünde yukarıya diretilmiş  kişilerden oluşturulmuş maalesef. 2014 yerel seçimlerinde de 9-10 civarında puan kaybedilmesiyle sounuçlanan Haziran 2015 seçimlerinin kaybedilmesinin arkasında tabanın memnun olmadığı adayların listelere alınması yatmaktadır. 2015 seçimlerinde bizatihi bulunmuş birisi olarak rahatlıkla söyleyebilirim ki sadece kendi ilim değil irtibatlı olduğun dostlarımın bulunduğu en az yirmi civarı ildeki arkadaşlarımla yaptığımız istişarelerde aynı serzeniş ve küskünlüğe şahit olduk.

7 Nisan 2015 de açıklanan aday listelerine en çok sevinen hiç kuşkusuz MHP teşkilatları idi ki Nevşehir’dende bir tane milletvekili çıkarabilmişlerdi. Hatırlıyorum da aday listeleri açıklandıktan sonra MHP lilerin en az bir tane vekil aldık demeleri hala kulaklarımda. Ve tabii Nevşehir genelinin düşüncesini söylemiyorum. O dönemde seçimden sonra genel siyasette muhalefetin beceriksiz ve kendi içlerinde bütünlük sağlayamamaları 1 Kasım’da teveccühü yeniden Ak Partiye kaydırdı ki Nevşehir’inde içinde bulunduğu pek çok ilde aynı listelerle seçime girmelerine rağmen. Bu nedenle 1 Kasım seçiminden  teşkilatlar açısından zaferle çıktıklarını söylemek abesle iştigaldir. 7 Haziran seçim sürecinde yapılan hataların bedelini Ak Parti gerek Nevşehir de gerekse tüm Türkiye de ciddi manada oy kaybına ve parlementoda kaybedilen sayısal çoğunluğu kaybederek ödedi. Dahası hükümetsiz geçen 3 ay ve mini bir ekonomik kriz, faturası ise millete.

Bu pencereden bakıldığında Şubat sonuna kadar tamamlanacak olan il ve ilçe  kogreleri Ak Parti ve dolayısıyla ülkemiz açısından hayati önem arz etmektedir. BÜROKRATİK SİYASETTEN taban siyasetine cevap verecek kadrolara ne kadar çok yer verilirse kazananAk Parti nezdinde ülkemiz olacaktır.

Yazımın başında ifade ettiğim 2019 genel seçimine dair kağıt üstünde ifadesine gelecek olursak. Kişisel kanaatim odur ki 2019 Mart yerel seçimlerinden önce genel seçimin tam olarak ifade etmek istersek Başkanlık ve parlamento üyelerinin seçiminin öne alınması muhtemeldir ve hatta gereklidir. Yerel seçimler genel bir kanaati çoğu zaman ifade etmez. Belediye başkanlığı ve il genel meclisi üyelerinin seçiminin farklı sonuçlar vermesi de bunun yüzündendir. Ancak yerel seçimlerin sonuçları her zaman kazanılan belediye başkanlığı ile değerlendirilir. Bu bakımdan Sayın Erdoğan’ın toplumdaki karşılığı ve kişisel getirisi dikkate alındığında zaferle çıkılacak bir başkanlık seçimden sonra yerel seçimden de açık ara zaferle çıkılması kadar doğal bir sonuç olamaz.
Ancak genel seçimlerin 2019 da yapılması demem odur ki Mart 2019 yerel seçimlerinin,Fetö davalarının gölgesinde ve toplumun bir kesiminin davalara bakış açısı dikkate alındığında sıkıntılı geçeceğini, istenmeyen sonuçlar doğurabileceği söylenebilir. Bu bakımdan her ne kadar aleni dillendirilmese bile 2018 sonlarında bri seçim yapılması olasılığı hiç de uzak değil.

Yrd Doç.Dr. Yener TEKELİ

 
Yükleniyor...
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.