Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, 2026 yılı Ramazan ayından 2027 yılı Ramazan ayına kadar geçerli olacak fitre (sadaka-i fıtr) miktarını 240 TL olarak belirledi.
Kuruldan yapılan yazılı açıklamada, fitre miktarının belirlenmesine ilişkin toplantının Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanı Prof. Dr. Abdurrahman Haçkalı başkanlığında gerçekleştirildiği belirtildi. Toplantıda, 2026 yılı Ramazan ayı için uygulanacak fitre tutarı, güncel sosyo-ekonomik şartlar ve temel ihtiyaçlar çerçevesinde ele alındı.
Fitrenin Toplumsal ve Dini Önemi Vurgulandı
Açıklamada fitrenin, Ramazan Bayramı’na ulaşan ve temel ihtiyaçlarının dışında nisap miktarı mala sahip olan Müslümanlar için mali bir ibadet olduğu hatırlatıldı. Fitrenin, yoksulların bayram ihtiyaçlarının karşılanmasına katkı sağladığına dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi:
“Fitre ibadeti; toplumda karşılıklı sevgi, yardımlaşma ve kardeşlik bağlarını güçlendirmekte, ihtiyaç sahiplerinin bayram sevincine ortak olmasına vesile olmaktadır. Böylece bayram, toplumun tüm kesimlerince birlikte idrak edilmektedir.”
Fitre Ramazan Ayı İçinde de Verilebilecek
Fitrenin, Ramazan Bayramı’nın birinci günü tan yerinin ağarmasıyla vacip olduğu belirtilirken, fakirlerin bayram öncesi ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri amacıyla Ramazan ayı içinde de verilebileceği hatırlatıldı.
Hadis-i şeriflerde fitre miktarının buğday, arpa, hurma ve kuru üzüm gibi temel gıda maddeleri üzerinden belirlendiği anımsatılan açıklamada, Hz. Peygamber dönemindeki ölçülerin o günün ekonomik şartları ve günlük gıda ihtiyacı esas alınarak tespit edildiği vurgulandı.
Kurulun Aldığı Kararlar
Din İşleri Yüksek Kurulu’nun değerlendirmeleri sonucunda şu kararlar alındı:
-
Hadis-i şerifler, günümüz sosyo-ekonomik şartları ve bir kişinin günlük gıda ihtiyacı dikkate alınarak, 2026 Ramazan ayının başlangıcından 2027 Ramazan ayının başlangıcına kadar fitre miktarının 240 TL olarak belirlenmesine,
-
Her mükellefin, kendi günlük gıda harcamalarını esas alarak daha yüksek bir meblağı fitre olarak verebileceğine,
-
Fitrenin nakit olarak verilebileceği gibi gıda veya benzeri aynî yardımlar şeklinde de ödenebileceğine,
-
Belirlenen 240 TL’nin, günlük oruç fidyesi bedeli olarak da geçerli olduğuna karar verildi.
Vatandaşlara Hatırlatma
Diyanet yetkilileri, fitrenin amacına uygun şekilde gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmasının büyük önem taşıdığını vurgularken, Müslümanların bu ibadeti yerine getirirken toplumsal dayanışma bilinciyle hareket etmeleri çağrısında bulundu.
Fitre ne zaman ve kimlere verilir?
Fıtır sadakası (fitre) nedir ve ne zaman verilir?
Halk arasında fitre diye bilinen fıtır sadakası (sadaka-i fıtır); insan olarak yaratılmanın ve ramazan orucunu tutup bayrama ulaşmanın bir şükrü olarak dinen zengin olup ramazan ayının sonuna yetişen Müslümanın, belirli kimselere vermesi vacip olan bir sadakadır (Nevevî, el-Mecmû’, VI, 103-105). Vacip oluşu, sünnetle sabittir (Buhârî, Zekât, 70-78; Müslim, Zekât, 12-16; Ebû Dâvûd, Zekât, 18; İbn Mâce, Zekât, 21).
Kişi, kendisinin ve küçük çocuklarının fitrelerini vermekle yükümlüdür. Hz. Peygamber, köle-hür, büyük-küçük, kadın-erkek her Müslümana fitrenin gerektiğini ifade etmiştir (Ebû Dâvûd, Zekât, 20).
Fıtır sadakasının vacip olma zamanı Ramazan Bayramı'nın birinci günü olmakla birlikte, bayramdan önce de verilebilir. Hatta bu daha faziletlidir. Bununla birlikte, bayram günü veya daha sonra da verilebilir. Ancak, bayram namazından önce verilmesi müstehap kabul edilmiştir.
Şâfiî mezhebinde ise fitreyi, meşru bir mazeret bulunmadıkça bayramın birinci gününün gün batımından sonraya bırakmak haramdır. Fitreyi ramazanın ilk günlerinde vermek de caizdir (Nevevî, el-Mecmû’, VI, 128). Fitrenin hedefi, bir fakirin içinde yaşadığı toplumun hayat standardına göre bir günlük yiyeceğinin karşılanması, böylece bayram sevincine iştirak etmesine katkıda bulunmaktır.
Günümüzde fıtır sadakası miktarının belirlenmesinde, kişinin bir günlük (iki öğün) normal gıda ihtiyacını karşılayacak miktarın ölçü alınması daha uygundur. Kişi dinen zengin sayılanlara, usûlüne (anne, baba, dedeler ve nineler), fürûuna (çocuk ve torunlar) ve eşine fıtır sadakası veremez. Fitreler bir fakire verilebileceği gibi birkaç fakire de dağıtılabilir (Merğînânî, el-Hidâye, II, 224). Ancak bir kişiye verilen miktar bir fitreden az olmamalıdır.
Kimler fitre vermekle yükümlüdür?
Ramazan Bayramı'na kavuşan, temel ihtiyaçlarının ve bir yıllık borçlarının dışında nisap miktarı (80.18 gr. altın veya bu değerde) mala sahip olan Müslümanlar kendileri ve velayetleri altındaki kişiler için fıtır sadakası vermekle yükümlüdürler (Kâsânî, Bedâî’, II, 70, 72). Ancak fıtır sadakası ile yükümlü olmak için bulunması gereken nisap miktarı malın, “artıcı” özellikte olması ve üzerinden “bir kameri yıl” geçmiş olması gerekmez.
Kişi kendisinin ve ergenlik çağına ulaşmamış çocuklarının fitresini vermekle yükümlüdür (Kâsânî, Bedâî’, II, 70). Buna karşılık kişinin ana-babası, büyük çocukları, karısı, kardeşleri ve diğer yakınları için fitre ödeme zorunluluğu yoktur (Kâsânî, Bedâî’, II, 70, 72). Fakat vekâletleri olmadığı hâlde bu kişiler için ödeme yapsa geçerli olur.
Şâfiî mezhebine göre ise fıtır sadakası vermek “farz”dır ve bununla yükümlü olmak için nisap miktarı mala sahip olmak şart değildir (Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, I, 594). Buna göre temel ihtiyaçlarının yanı sıra bayram günü ve gecesine yetecek kadar azığa sahip zengin-fakir her müslüman fitre ile yükümlüdür (Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, I, 594). Ayrıca varlıklı kimsenin müslüman olan eşi, çocukları, ana-babası ve diğer yakınları için de sadaka-i fıtır vermesi gerekir (Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, I, 595; İbn Rüşd, Bidâye, I, 279-280).
Fitre kimlere verilebilir, kimlere verilemez?
Fıtır sadakası, kişinin bakmakla yükümlü olmadığı yoksul Müslümanlara verilir. Fıtır sadakası ve oruç fidyesini vermek durumunda olan kimsenin bunlardan doğrudan ya da dolaylı olarak yararlanmaması esastır.
Zekât için de aynı kural geçerlidir. Bu sebeple bir kimse zekâtını, fıtır sadakasını ve fidyesini kendi usûl ve fürûuna veremez. (Usûl, bir kimsenin anası, babası, dede ve nineleri; fürûu ise; çocukları, torunları ve onların çocuklarıdır.) Ayrıca eşler de birbirlerine zekât, fitre ve fidye veremez.
Hanefilere göre aşağıda sayılanlara fitre verilmez:
a) Ana, baba, büyük ana ve büyük babalara,
b) Oğul, oğlun çocukları, kız, kızın çocukları ve bunlardan doğan çocuklara,
c) Eşine,
d) Zengine yani aslî ihtiyaçları dışında nisap miktarı mala sahip olan kişiye,
e) Babası zengin olan ergen olmamış çocuğa (Merğinânî, el-Hidâye, II, 223-228).
Şâfiîlere ve İmam Ebu Yûsuf’a göre fitre, Müslüman olmayana da verilemez (Mâverdî, el-Hâvî, III, 387; X, 519; Merğinânî, el-Hidâye, II, 223). Bunların dışındaki kardeş, teyze, dayı, amca, hala ve onların çocukları, gelin, damat, kayınpeder ve kayınvalide gibi akrabalar zengin değillerse kendilerine zekât, fitre ve fidye verilebilir (Zeylaî, Tebyîn, I, 301).
Vaktinde ödenmeyen fıtır sadakası borcu nasıl ödenir?
Bütün ibadetlerde olduğu gibi sadaka-i fıtır yükümlülüğü de geciktirilmeyip zamanında yerine getirilmelidir. Bununla birlikte zamanında ödenmemişse, bu fitrelerin mümkün olan ilk fırsatta ödenmesi gerekir. Fitre yükümlülüğü, İmam Şâfiî, Ahmed b. Hanbel ve bir rivayette İmam Mâlik’e göre Ramazan’ın son günü güneşin batmasıyla, İmam Ebû Hanîfe’ye ve diğer bazı müctehid imamlara göre ise bayram günü tan yerinin ağarmasıyla gerçekleşir. Böyle olmakla birlikte fitre Ramazan ayı içinde de verilebilir. Hatta fakirlerin bayram ihtiyaçlarını karşılamaları için, bayramdan önce verilmesi daha iyidir. Ancak bayram sabahına kadar sadaka-i fıtır verilmemiş ise, bayram günlerinde ödenmesi gerekir. Zamanında ödenmeyip sonraya kalan fitreler ise, mümkün olan ilk fırsatta ödenmelidir (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, III, 312, 322)