4 X 4 BAYRAK YARIŞI
Bayrak yarışı başlar. Sırası gelen atlet bayrağı alır ve belirlenen hedefe doğru koşmaya başlar.
Hedefe geldiğinde onu bekleyen diğer arkadaşına bayrağı uzatır. Bayrağı alan arkadaşı ise daha ileri bir hedefe yönelir.
Bu yarış böyle sürüp gider.
Toplumlarda aynen böyledir.
Bayrağı alan yeni nesiller onu daha ileri hedeflere doğru götürmek için çalışır.
Hedefi tutturamayan, geç kalan, diğer kuşaktan geç alanlar bu yarışı kazanamazlar.
Dünya ulusları da kendi aralarında bir bayrak yarışına girmişlerdir.
Bu yarışı mağlubiyet ile bitirmemek adına tüm imkânlar seferber edilmektedir.
Yüzyıllarca önce, bu bayrağı dünya uluslarının en önünde taşıyan Türk insanı, bu yarışta geri kalmıştır. Geri kalması bir yana, geri kalmayı içine sindirmiş, bu durumu kabul etmiş gözükmektedir.
Türk insanı Batı karşısında boynu eğilmiş, bir daha da doğrulmamıştır.
Bu gerçekler epeydir bilinmektedir. Bu konuda yapılan tüm uğraşlar ise boşa gitmiş, eski güç ve şöhret çok ötelerde kalmıştır.
Hastalık tedavi edilmemiş,
Gelişim durmuş,
Dünyaya parmak ısırtan başarılar unutulmuş,
Teşhis doğru yapılmamış,
Doğru teşhisi yapılamayan bir hastalığın tedavisi imkânsız hale gelmiştir.
Geri kalmışlığımız için hep bahaneler uydurmuş, bahanelere sığınmış, dün bizim karşımızda el pençe divan duranlardan medet umar hale gelmişiz.
Şu gerçek bilinmelidir;
İşçi, köylü, memur, mühendis, doktor, mimar, öğretmen, hemşire vb. kafasını kaldırmadan çalışmalı, geleceğimizi kurtarmalı, milletimize eski başarılar hatırlatılmalıdır.
Şiarımız tek olmalıdır; çok çalışmak.
Bu yarışta tüm gücümüzü ortaya koymalıyız. Şu son yıllarda ortaya konan Savunma sanayi başarıları devam etmeli, bu bayrak daha ilerdeki nesilleri ulaştırılmalıdır.
Bu yarışa hep birlikte tüm gayretimiz ile katılmalıyız.
Yoksa…