Nevşehir'de Bugün

Nevşehir Anahtar Parti’den Gümrük Birliği Çağrısı

Anahtar Parti Nevşehir İl Başkanı Umut Ergül, Gümrük Birliği’nin Türkiye açısından asimetrik ve sürdürülemez olduğunu belirterek, kapsamının güncellenmesi gerektiğini vurguladı.

Anahtar Parti Nevşehir İl Başkanı Umut Ergül, Türkiye–AB ilişkilerinde Gümrük Birliği’nin mevcut yapısının Türkiye açısından asimetrik ve sürdürülemez bir noktaya geldiğini belirterek, “Davul Türkiye’nin sırtında, tokmak AB’nin elindedir” ifadelerini kullandı.

Başkan Ergül, AB’nin üçüncü ülkelerle yaptığı Serbest Ticaret Anlaşmalarına Türkiye’nin eş zamanlı taraf olamamasının ciddi ticaret saptırıcı etkiler yarattığını ve bunun Türkiye’nin pazar kaybı ile rekabet dezavantajı yaşamasına yol açtığını vurguladı.

“Türkiye kural koyucu değil, kural ithal eden konumuna itiliyor” diyen Ergül, mevcut Gümrük Birliği’nin kapsamının dar olduğunu, hizmetler, tarım, kamu alımları ve dijital ekonominin dışarıda bırakılmasının Türkiye’nin katma değer üretimini ve küresel değer zincirlerine entegrasyonunu sınırladığını söyledi.

Ergül, ayrıca vize ve hizmet kısıtlarının lojistik maliyetlerini artırdığını ve sürecin ruhuna aykırı bir durum oluşturduğunu belirtti. AB’nin karbon düzenlemeleri ve yeşil dönüşüm standartlarının Türk firmalarına ilave maliyet getirdiğini ifade eden Ergül, bu yükün geçiş süreleri, ortak finansman ve teknoloji transferi ile dengelenmesi gerektiğini aktardı.

AB’nin Brexit ve Rusya–Ukrayna savaşı sonrası yaşadığı güvenlik sıkışmasının Türkiye’yi stratejik hale getirdiğini belirten Ergül, Türkiye’nin bu durumu fırsata çevirmesi gerektiğini, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve müzakere başlıklarının canlandırılması için diplomatik kapasitesini artırması gerektiğini söyledi.

Anahtar Parti’nin Çözüm Önerileri

Ergül, parti olarak Gümrük Birliği ile ilgili çözüm çerçevesini sekiz başlıkta özetledi:

  1. Asimetrik yönetişimin giderilmesi: Türkiye’nin AB ticaret politikası süreçlerine kurumsal ve bağlayıcı şekilde dahil edilmesi.

  2. STA asimetrisinin bitirilmesi: AB’nin Serbest Ticaret Anlaşmalarına Türkiye’nin eş zamanlı taraf olmasını sağlayacak hukuki düzenlemeler veya dengeleyici araçlar.

  3. Kapsam güncellemesi: Hizmetler, tarım, kamu alımları ve dijital ticaretin Gümrük Birliği’ne dahil edilmesi.

  4. Dinamik kazanımlar: Teknoloji transferi, verimlilik, ölçek ekonomisi ve katma değer artışını önceleyen entegrasyon.

  5. Emek ve hizmet hareketliliği: Vize serbestisi ve profesyonel dolaşımın ekonomik entegrasyonun tamamlayıcısı olarak ele alınması.

  6. Siyasileştirmeyi azaltma: Teknik-ekonomik zemine dönüş, entegrasyonun siyasi başlıklardan kurumsal ayrıştırılması.

  7. Yeşil dönüşümde adil yük paylaşımı: Geçiş süreleri, ortak finansman ve teknoloji transferi.

  8. Yatırım öngörülebilirliği: Uyuşmazlık çözümü, tahkim ve hukuki öngörülebilirliğin güçlendirilmesi.

Ergül, açıklamasını şu sözlerle noktaladı:

“Anahtar Parti olarak kararımız nettir: Hizmette rekabet, dengeleme siyasetine evet.”

Türkiye-AB ilişkilerinde Gümrük Birliği’nin yeniden şekillendirilmesi ve eşit bir entegrasyonun sağlanması gerektiğini vurgulayan Ergül’ün açıklamaları, Türkiye’nin uluslararası ticaret politikaları ve ekonomik stratejileri açısından dikkat çekici bir çağrı niteliği taşıyor.