AİLEMİZİ BEKLEYEN TEHLİKELER

AİLEMİZİ BEKLEYEN TEHLİKELER

Dr Seyfi şahin

Bundan önceki makalemizde ,

Türk ailesinin gücünü yazmıştım.

Düşman elbette bu gücün kırılmasını isteyecektir.

Bunu çok iyi bilen İngiliz istihbaratı 1650 yılında Ruslarla gizli bir anlaşma yaparak,

Türk milletinin gücünü ve dünyada hakimiyetini yok etmek için,

Rus çarlığı ile Türklerin imhasına yönelik gizli bir anlaşma yaptı.

Bu bilgiyi, 2. Dünya savaşında Alman istihbaratı Türklere açıklamıştır.

Sonra bunu 1812 yılında Çin’le 3 Pamir anlaşması takip etmiştir.

***

Bu cümleden olarak, İngiliz istihbaratı, Türk ailesinin dejenerasyonu için,

Bilimsel çalışma yapıp bunun prensiplerini ortaya koydu.

Ailemize ilk saldırı, mason tiyatro yazarı Şinasi tarafından,

“Şair evlenmesi” piyesinin yazılmasıdır.

Daha sonra yazılan bütün hikaye ve romanlar, ailemize karşıdır.

Mesela, Vurun kahpeye, Yaprak dökümü ve daha niceleri…

Tanzimat’ta devlet yönetimini, mutlak olarak ele alan, İngilizler;

Padişahları, Malta’daki donanma tehdidi ile devre dışı bırakarak,

Türk milletinin ailesini, azınlık kızları(Ermeni) ve tiyatrolarla Batıya yöneltmiştir.

Dar elbise giymek, haram bölgelerini, özellikle edep yerlerin açmak, söylenebilir.

***

2. Mahmut döneminde ve sonra cumhuriyetin kıyafet inkılabı ile,

Yürütülen Batı kültürü taarruzu, elan devam ediyor.

Türk milleti, özellikle kadınını Batıya feda etmemiştir.

Batıcı kadınlar ve kıyafetleri onore edilmesine rağmen,

Türk kültürü ve İslam imanı bu emperyalist hayat tarzına direndi.

Ancak Türkiyenin Avrupa Birliğine girme teşebbüsü,

AB müktesebatı, ölüm cezasının kaldırılması,

Zinanın suç olmaktan çıkarılması, ayrıca özel televizyonların yaygınlaşması,

Batılı yaşama tarzı ve özentisi, Türk ailesin çok tahrip etti.

Boşanmalar arttı. Kadın kıyafetlerinde açıklık ,

Edep, haya ve utanma duygusu yok oldu.

Namus ve ırz duygusunu, azaltmak için televizyonlarda izdivaç programları yapıldı.

Bilhassa okullarda kız ve erkek öğrenciler arasındaki serbest ilişkiler,

Söylenti halindeki zina dedikoduları da yaygın hale geldi.

***

Bütün bu olumsuz gelişmeler Türk ailesini oldukça zor duruma soktu.

Karı, koca arasında anlaşmazlık, kavga ve ayrılıklar,

Kadın cinayetlerini artırdı.

İstanbul sözleşmesi, kaldırılsa bile,

Ona bağlı çıkarılan kanunlar, kadına verilen öncelik, ayrıcalık üstünlüğü,

Kadını koruma gayesi ile erkeklerin mağdur edilmesi,

Yuvasından ve çocuklarından uzaklaştırılması,

Ailemizin yıkımında önemli rol oynamıştır.

***

Çocuklar, ya annesiz veya babasız büyümeye başlamış,

Kontrolsüz hale gelmiş, nineler ve dedeler dışlanmış,

Çocuklara aileden intikal eden, güzel Türkçe, töre, gelenek ve görenekler,

Tamamen devre dışı kalıp, Türk kültürü ve İslam inancı zayıflamıştır.

Ailede yaşanan helal ve haram anlayışı kaybolmuş.

Türk milletinin en değerli varlığı olan ailesi büyük tahribata uğramıştır.

***

Şimdi yapacağımız en önemli girişim, aileyi kurtarmak olacaktır.

Yoksa, Allah korusun, erkeklerinin %46 livata fiili (homoseksüel)işleyen,

Kadınlarının da % 70 i bizim anlayışımıza göre zina eden Avrupalı milletlere benzeyeceğiz.

Bu girişimler hemen yapılmalıdır.

13.12.2021, Kayseri.