Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayelerinde, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğünce “Anadolu’daki Bereket, Birikim ve Beceri” mottosuyla hayata geçirilen Anadoludakiler Projesi kapsamında düzenlenen Anadoludakiler Kooperatifçilik Kampı, Kapadokya Üniversitesi Mustafapaşa Yerleşkesi’nde başladı.
Açılış programına; Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürü Ahmet Şimşek, Kapadokya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Ali Karasar, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Caner Meydan, Kalkınma Ajansları Koordinasyon Dairesi Başkanı Dr. Abdulvahap Yoğunlu, Ahiler Kalkınma Ajansı Genel Sekreteri Bekir Varol, Kapadokya Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Funda Aktan ve Mütevelli Heyeti Başkan Vekili Kaan Aktan’ın yanı sıra kalkınma ajansları ile bölge kalkınma idarelerinin temsilcileri, akademisyenler, kooperatif temsilcileri ve davetliler katıldı.
Türkiye’nin farklı illerinden 40 katılımcının yer aldığı kamp, kooperatiflerin üretim, markalaşma ve pazarlama kapasitelerini geliştirmeyi; yerel ürünlerin katma değerini artırarak sürdürülebilir kalkınmaya katkı sunmayı amaçlıyor. Eğitim programı Kapadokya Üniversitesi tarafından yürütülen kamp kapsamında katılımcılar, 20-24 Temmuz tarihleri arasında kooperatifçilikten yenilikçi ürün geliştirmeye, kültürel miras odaklı hikâyeleştirmeden deneyim turizmine, dijital tanıtımdan yapay zekâ ve e-ticarete uzanan başlıklarda teorik ve uygulamalı eğitimlere katılacak. Beş günlük program, saha gezileri, kooperatif ziyaretleri, deneyim paylaşımı oturumları ve akşam buluşmalarıyla desteklenecek.
“Anadoludakiler, Anadolu’nun ikinci keşfidir.”
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Kalkınma Ajansları Genel Müdürü Ahmet Şimşek, Emine Erdoğan’ın himayelerinde yürütülen Anadoludakiler Projesi’nin giderek büyüdüğünü ve kurumsallaştığını belirtti. Kapadokya Üniversitesiyle daha önce Türkiye’nin ilk Anadoludakiler Pazarı’nı Nevşehir’de hayata geçirdiklerini hatırlatan Şimşek, Anadoludakiler Kooperatifçilik Kampı’nın da bu iş birliğinin önemli bir devamı olduğunu söyledi.
Anadolu’nun güçlü üretim kültürünü ve kuşaktan kuşağa aktarılan birikimini “Anadolu’nun ikinci keşfi” olarak nitelendiren Şimşek; güven, kalite, markalaşma, ambalaj, hikâyeleştirme ve denetimin yerel ürünlerin katma değerini artırmadaki önemine dikkat çekti. Kampın yalnızca teorik eğitimlerden oluşmadığını belirten Şimşek, programın deneyim paylaşımını, yeni iş birliklerini ve kooperatifler arasında güçlü bağlar kurulmasını destekleyecek şekilde tasarlandığını ifade etti.
“Kooperatifçilik medeniyet hafızamızdır.”
Rektör Prof. Dr. Hasan Ali Karasar, Türkiye’nin vakıf medeniyeti ve Ahilik geleneğinden gelen güçlü bir dayanışma kültürüne sahip olduğunu vurgulayan Karasar, kooperatifçiliğin yalnızca üretim ve gelir paylaşımı değil; birlikte öğrenme, yönetme, markalaşma ve dünya pazarlarında yer edinme modeli olduğunu söyledi.
Kapadokya Üniversitesinin yalnızca bilgi üreten değil, ürettiği bilgiyi sahaya taşıyan ve yerel kalkınmaya katkıya dönüştüren bir üniversite olduğunu belirten Karasar, turizmden gastronomiye, kültürel mirastan sürdürülebilirliğe, yapay zekâdan dijital dönüşüme kadar birçok alanda yerel üreticilerle birlikte çalıştıklarını söyledi. Kampın da bu yaklaşımın somut bir yansıması olduğunu ifade eden Karasar, programı üniversite ile üreticiyi, akademik bilgi ile sahadaki emeği, gelenek ile teknolojiyi, yerel birikim ile küresel rekabeti buluşturan önemli bir çalışma olarak değerlendirdi. Kapadokya Üniversitesinin kurucusu Alev Alatlı’nın “Bilgi ancak hayata dokunursa anlamlıdır” anlayışıyla hareket ettiklerini vurgulayan Karasar, akademik bilginin toplum hayatına katkı sunduğu ölçüde değer kazandığını ifade etti.
Saha gezileri ve kooperatif ziyaretlerinin yanı sıra tasarım, ürün geliştirme ve e-ticaret konularındaki akşam sohbetleriyle desteklenen kamp, 24 Temmuz’da düzenlenecek kapanış oturumuyla tamamlanacak.