Nevşehir'de Bugün

Anahtar Parti Nevşehir’den İran Merkezli Jeopolitik Uyarı

Anahtar Parti Nevşehir Türk Dünyası ve Uluslararası İlişkiler Başkanı Ümüt Karaca, ABD-Venezuela çatışmasının ardından ​önemli açıklamalarda bulundu.

Anahtar Parti Nevşehir Türk Dünyası ve Uluslararası İlişkiler Başkanı Ümüt Karaca, ABD–Venezuela geriliminin ardından küresel gelişmeleri değerlendirerek, İran merkezli jeopolitik denkleme ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Karaca, açıklamasında sadece güncel siyasi gelişmelerin değil, tarihsel arka planın da doğru okunması gerektiğini vurgulayarak, “Bugün yalnızca bir siyasi partinin temsilcisi olarak değil, tarihin omuzlarımıza yüklediği sorumluluğun gereği olarak konuşuyoruz. Bölgemizi kuşatan ateş çemberini ve bu çemberin merkezindeki İran denklemini doğru analiz etmek zorundayız” dedi.

“Tarih Okuması Olmayanın Gelecek Vizyonu Olamaz”

Dünya kamuoyunda sıkça dile getirilen “Sıra İran’da mı?” sorusunun yüzeysel değerlendirmelerle geçiştirilemeyecek kadar hayati olduğunu belirten Karaca, İran’ın tarihsel geçmişine dikkat çekti. Karaca, 1925 öncesi İran’ın Selçuklu’dan Kaçar Hanedanlığı’na kadar Türk aklıyla yönetilen ve Anadolu’dan önce Türkleşmiş bir coğrafya olduğunu ifade etti.

1925’te İngiliz destekli Pehlevi darbesiyle bu tarihsel dengenin bozulduğunu söyleyen Karaca, Türkiye’yi doğudan çevrelemek amacıyla “Fars kimlikli” yapay bir duvar inşa edildiğini dile getirdi. 1953 Musaddık darbesiyle ABD etkisine giren İran’ın, 1979’da ise ideolojik bir dönüşüme zorlandığını belirten Karaca, ülkenin yaklaşık bir asırdır küresel güçlerin laboratuvarı haline getirildiğini vurguladı.

“Amaç Parçalamak Değil, Yeniden Sömürgeleştirmek”

Karaca, Venezuela üzerinden geliştirilen senaryoların İran’a taşınmak istendiğini belirterek, Batılı güçlerin asıl hedefinin İran’ı parçalamak değil, kontrol edilebilir ve sömürülebilir bir yapıya dönüştürmek olduğunu söyledi.

“İnsan hakları söylemleri ve ambargolar bu sömürü düzeninin sadece kılıfıdır” diyen Karaca, küresel güçlerin İran’ın bölünmesinden korktuğunu ifade etti. İran sınırlarının değişmesinin Türkiye, Azerbaycan ve İran Türkleri arasında demografik ve tarihsel bir birleşmeyi tetikleyeceğini belirten Karaca, bu güç birliğinin ne Washington’ın ne Londra’nın ne de Tel Aviv’in çıkarına olduğunu kaydetti.

Nevşehir’den Türk Dünyasına Mesaj

Açıklamasının son bölümünde Kapadokya’dan Türk dünyasına seslenen Karaca, Anahtar Parti’nin dış politika anlayışını şu sözlerle özetledi:

“Bizim dış politika anlayışımız; başkalarının yazdığı senaryolarda figüran olmak değil, coğrafyamızın kilidini açacak anahtar olmaktır.”

İran üzerindeki baskıların asıl amacının bölge ülkelerini istikrarsızlaştırarak emperyalizme yeni bir alan açmak olduğunu ifade eden Karaca, ne bölge ülkelerinin iç işlerine müdahaleyi ne de soydaşların haklarının bu kaos ortamında ezilmesini kabul etmeyeceklerini söyledi.

Karaca açıklamasını, “ABD ve Batı’nın hedefi İran’ın toprak bütünlüğü değil, iradesidir. Türk dünyasının birliği ve bölgesel barış, bu emperyal oyunların tek panzehiridir” sözleriyle tamamladı.