Aynalardan Yansıyanlar

Aynalardan Yansıyanlar

Her gün yeni bir hikayenin olasılığı doğuyor. Çoğu zaman ise aynı sona ulaşılıyor bildiğin en iyi sona. Sanırım zaman zaman bilmediğin iyi bildiğin kötü yerine seçilemiyor. Ne oluyorda başka bir seçenek varken aynı sona koşuyor insan?

Başka seçeneklerin varlığını mı ? Bilmiyor yoksa daha da kritik bir yerden ilerleniyor. Belki o gün trafikte karşılaştığı kişiye öfkeleniyor ya da o gün halletmesi gereken iş hallolmuyor gibi bir sürü bahanesi olan öfke eylemlerini gerçekleştiriyor.

O gün seninle birlikte yürüyen onlarca insan gibi sende kendi çatışmalarında boğuluyorsun suya hiç gerek kalmadan zihninin düşünce seline kapılmasıyla gerçekleşiyor boğulmaların. Öyle sık yaşanıyor ki boğulmalar bir süre sonra alışkanlık haline geliyor. Sağlıklı zihnin zamanla boğulan ve her boğulma da yaşamından enerji kaybeden, bedeni yıpranan birine dönüştürüyor seni ve buna nasıl dur denileceğini bilmiyorsun.

Öyle ki insanları gözünden tanıyorsun, zihinlerini okuyorsun, ne söyleyeceklerini tahmin ediyorsun yani baya karşındakini biliyorsun. Bu söylenenlere gerçektende inanıyorsun.

Trajikomik bir tiyatro sahnesi gibi izlediğin hayat sanırım senden izler taşıyor. Yıllardır yaşamını inşa etmeye çalışan, ilişkiler oluşturan, iletişim kuran her biri bir diğerinden farklı ve biricik insanları tanıdığına inanıyorsun. Komik, gülünç..

Pardon, siz kendinizi tanımazken başka birisini nasıl tanıdınız. Neler yaşadığınızı bilmezken kendinizin, başkalarının yaşamları hakkında ne kadar kolay yorumlar yaptınız. Kendi kararlarınız net değilken başkalarının kararsızlığını eleştirdiniz.

Kendiniz de olan ve olmayan bütün yaşantıların kıskançlığını kocaman pasparlak bir ayna gibi yansıttınız açıkça, işin sonunda yaktınız ve yanıyorsunuz.

Etrafına gerçekten görerek bir baksan, anlamak için baksan insanların gözlerine, neler görürdün kim bilir. Yüzmeyi bilmediği için yaşamın derinliğinde kendi derinliğinde kaybolacağına inananlar, yüzenlerin ve yüzmeyi öğretmeye çalışanların keltleyici değiler midir?

Peki nedir bu öfke? Gerçekten karşındakine midir? Yoksa en çok kendine mi?

Ve en çokta yakanlar yananlardır,

Yakmamayı öğrenmek yerine

Yakmayı öğrenirler..

Psikolojik Danışman Rüveyda Gül