BATI SİSTEMİNİN YANLIŞLIĞI

BATI SİSTEMİNİN YANLIŞLIĞI

                               Dr Seyfi ŞAHİN

Batı sistemi deyince aslında İngiliz  imparatorluğu anlaşılır.

1800 yıllarda İngiltere, Fransız ihtilali ile Fransa krallığını yıktı.

Yani ihtilali yapanlar, Masonlardı. Gizli İngiliz kralı mensubu veya casusu…

Bu ihtilalle dünyada milliyetçilik akımını başlatıp Avrupa’yı parçaladı.

Fakat Fransa devletini İtalyan kökenli Napolyon ele geçirince,

Avrupa’ya ve dünyaya hakim olmak istedi.

İngilizler, Trafalgar deniz savaşı ile Fransa ve İspanyanın deniz varlığını yok etti.

Waterloo savaşı le de Napolyon’u tutukladı,  hapsetti.

Ondan sonra Fransa bir daha İngilizlere karşı gelemedi.

Onun yanında hep menfaatlendi.

                ***

İngiliz iş adamı Rothschild (muhtemelen kralla servete ortak) yoluyla,

Dünya savaşları çıkararak, Osmanlı dahil devletleri borçlandırdılar.

Faizle dünyanın parası İngiltere’ye aktı.

Sömürgelerden gelen paralar da iyice birikip, dünyanın servetine el koydular.

Bunun üzerine kendisinden başka liderliğe, yani krallığa izin vermeyen İngiltere,

Birinci dünya savaşı ile Rus çarlığını, Alman ve Avusturya-Macaristan imparatorluğunu   

Ayrıca Osmanlı imparatorluğunu da kaldırıp, Dünyada tek tüfek oldu.

                ***

İngiltere dünyada yeni bir doktrin geliştirdi.

Buna da “Batı medeniyeti “dedi.

Temelini, Roma hukuku, Yunan medeniyeti, Hıristiyanlık ve Musevilik olan bir hukuk tarif etti.

Bu hukuk adından da anlaşılacağı üzere bir pagan kültür yapısıdır.

İngiltere, 19. asırdan beri bu hukuk, kültür ve medeniyeti dünyaya dayatıyor.

Her ne kadar 2. Dünya savaşından sonra,

İnsan hakları, Hukukun üstünlüğü ve demokrasi deniyorsa da,

Batı kültür ve hukukunun bunları uygulaması düşünülemez.

Nitekim yarım asırdır uygulanamadı.

Çünkü o medeniyetin temeli, kişi ve milli menfaatlere dayanır. Kuvvetli zayıfı ezer.

“Bırakınız etsinler, bırakınız yapsınlar” formülü ile…

                ***

Batı kültürünün temeli, pagan, yani ilkel  inançlara dayandığı için,

Biz ona “Cahiliye hukuku” diyoruz.

Yani ahlak, edep, haya, sevgi, saygı yokluğu, kul hakkı, aşırılıklar, zina gibi çirkin fiiller,

Faiz, kumar gibi zararlı kazanç yolları, yalan, dolan, sahtekarlık bu medeniyetin temelini teşkil ediyor.

Bir de “Demokrasi “ denen emperyalizmin dinini  zorla dayatmazlar mı?

Çık çıkabilirsen, işin içinden…

İnsanoğlunun yaratılışından beri başına gelmiş en büyük bela Demokrasidir.

Herkes kafasına ve nefsine göre teşkilatlanıp, parti kurup,

Hayalindeki iktidar için ahlak dışı her  yolu denemektedir.

Bu sebepten de baş olanlar, iktidara yolunda olanlar asla ehil olamamaktadırlar.

Türkiye, Atatürk döneminde demokrasi denemesinde başarısız oldu.

İki parti kuruldu. Ama ikisi de toplumun dengesini bozdu.

Atatürk, demokrasiyi kaldırarak ve partileri kapatarak  devlet düzenini sağlamıştır.

Bu gün de öyle değil miyiz?

Siyasetin batağında koskoca millet çırpınıp duruyor.

Allah bu milleti, Demokrasi fitnesinden kurtarsın vesselam…

27.03.2023, Kayseri.