CUMANIN SON SÜNNETİNİ KILMADAN CAMİDEN ÇIKMAK YANLIŞ


Hüsrev Öndegelen

Hüsrev Öndegelen

Okunma 04 Haziran 2021, 00:06

CUMANIN SON SÜNNETİNİ KILMADAN CAMİDEN ÇIKMAK YANLIŞ

Cuma günü cemaatimizden bazıları iki rekât farzı cemaatle kılıp son sünneti kılmadan camiden ayrılmaktadır. Bu doğru bir davranış değildir. Cuma günü hepimiz için faziletli bir gündür, haftada bir gün Cuma namazı ise farz bir ibadetimizdir.

Böyle önemli bir günde, camilerimizi dolduran kardeşlerimize farz namazı eda edip, sünnet namazı kılmadan camiden kaçarcasına ayrılmak, hiç yakışmamaktadır. Cami ve cemaat kültürümüzde vakit namazı için camiye gelip farzı cemaatle kılıp, mazeretsiz sünneti kılmadan camiyi terk etmek, hoş karşılanmamaktadır. Zira namazlar farzı ve sünnetiyle bir bütündür.

CUMA NAMAZI KAÇ REKÂTTIR?

Cuma namazının farzı iki rekâttır. Bunun yanında farzdan önce dört rekât, farzdan sonra dört rekât olmak üzere sekiz rekât da sünneti vardır.(Kâsânî,Bedâî’,I,269)İmam Ebû Yusuf’a ve İmam Muhammed’e göre ise farzdan sonra kılınacak sünnet bir selamla dört ve bir selamla iki rekât olmak üzere toplam altı rekâttır. Bu görüşün Hz. Ali’den rivayet edildiği nakledilmektedir (Kâsânî, Bedâî’, I, 285) (Din işleri yüksek kurulu)

CUMANIN SÜNNETİNİ BİZZAT EFENDİMİZ(SAV) KILMIŞ VE TAVSİYE ETMİŞTİR

Hz. Peygamber (sav) cumadan önce dört rekât nafile namaz kılmış, ashab-ı kiram da buna devam etmiştir.(İbni Mace,İkame,94)Nebi (sav) şöyle buyurmuştur: "Sizden biriniz, cuma namazını kıldığı zaman, bundan sonra dört rekât daha kılsın" (Müslim, Cuma, 67)

Bundan dolayı cumanın sünneti müekked sünnettir. Müekked sünnetleri mazeret olmadan terk etmek doğru değildir. Mazeretsiz terk edilmeleri, ‘isâet’ yani yanlış ve kusurlu bir davranış olur.(Din işleri yüksek kurulu)

Bu yanlış ve kusurlu davranışı terk etmek ve sünnetleriyle birlikte namazımızı eksiksiz kılmak ibadetimize anlam ve fazilet katacaktır.

NAMAZLARIN SADECE FARZINI KILIP SÜNNETLERİ TERKEDİLEBİLİRMİ?

Vakit namazlarının öncesinde ve sonrasında kılınan sünnet namazlar, farz namazlara hazırlayıcı ve bu namazlarda oluşabilecek eksiklikleri tamamlayıcı ibadetler olarak değerlendirilmiştir. Bu sünnet namazlar ayrıca Hz. Peygamber’e (sav)bağlı olmanın bir göstergesi kabul edilmiştir. Bunun için de, bu namazların mümkün oldukça kılınması tavsiye edilmiştir.

HESAP GÜNÜNDE NAFİLE NAMAZLAR EKSİK FARZLARIN TAMAMLAYICISI OLACAKTIR

Mahşer gününde nafile namazların eksik kalan farz namazları tamamlanacağını bizzat Allah Resülü (sav) şöyle müjdelemişlerdir; ”Mahşer gününde hesaba çekilirken kulun eksik farz namazları, nafile namazlarla tamamlanır.

Ebû Hureyre’den(r.a)nakledilen hadisi şerifte şöyle buyrulur: “Hesap gününde kulun ilk hesaba çekileceği şey farz namazdır. Eğer bu namazı tam olarak yerine getirmişse ne güzel. Aksi hâlde şöyle denilir: Bakın bakalım, bunun nafile namazı var mıdır?

Eğer nafile namazları varsa, farzların eksiği bu nafilelerle tamamlanır. Sonra diğer farzlar içinde aynı şeyler yapılır.” (Tirmizî,Salât,193;Ebû Dâvûd,Salât,151)

CUMA İBADET, BAYRAM, EN HAYIRLI GÜNDÜR

Cuma, haftalık ibadet günü olarak daha önce Yahudi ve Hristiyanlar için tayin ve takdir edilmiş, fakat onlar bu konuda ihtilâfa düşerek Yahudiler cumartesiyi, Hristiyanlar pazarı haftalık toplantı ve ibadet günü olarak benimsemişler, Allah da cuma gününü Müslümanlara nasip etmiş, onları bu konuda hakka ulaşmaya muvaffak kılmıştır. (Müslim,“Cumʿa”,19-23). Böylece İslâm’da haftalık toplu ibadet günü olarak cuma seçilmiş, bu günün bir bayram olduğu birçok rivayette açıkça belirtilmiştir. (Beyhakī, III, 243) Hz. Peygamber(sav): “Güneşin doğduğu en hayırlı gün cumadır; Âdem o gün yaratılmış, o gün cennete girmiş ve o gün cennetten çıkarılmıştır; kıyamet de cuma günü kopacaktır.” (Müslim, Cumʿa, 18)buyurmuştur.

CUMA TATİL GÜNÜDÜR

Bütün bu önemden dolayıdır ki; Cuma birçok İslâm ülkesinde halen tatil günüdür. Osmanlı Türkiye’sinde Tanzimat’tan 1935 yılına kadar hafta tatili cuma günü iken bu tarihte pazara alınmıştır. (TDV İslâm Ansiklopedisic.8 shf,85-89)

FARZ VE SÜNNETİYLE “İCABET SAATİNDEKİ”DUA İLE CUMAYI EKSİKSİZ EDA EDERİZ

Rabbimiz K-Kerimde:” Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığında Allah’ı anmaya koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz, bu sizin için çok hayırlıdır.(Cum’a,9)buyurarak, cuma namazı kendilerine farz olanlar için ibadet zamanı olduğunu; Allah’ı anmaktan alıkoyan bütün dünya meşguliyetinden uzak durulması gerektiğini işaret etmektedir.

Bizlerde Rabbimizin bu çağrısına uyarak bu kutlu günde her türlü meşgaleyi bir tarafa bırakıp aşk ve iştiyakla Cuma namazına koşar, hayatımıza yön veren nasihatleri samimiyetle dinleriz.

Haftada bir gün hasretle beklediğimiz cumamızda Yüce Mevla’mızdan af ve mağfiret diler. Âlem-i İslam’ın huzur ve saadeti için dua ve niyazda bulunuruz.

Mazeretimiz olmadan Cuma namazına gitmemeyi ise manevî bakımdan büyük bir kayıp olarak görür farzı ve sünneti eksiksiz eda ederiz.

Bilhassa cumadaki “icabet saatinde ”,acele etmeden, huşu ve kalp huzuru ile dua ve tesbihatımızı tam yapıp, Yüce Yaratıcımızın engin rahmet ve lütfundan istifade etmeyi asla ihmal etmeyiz.

BİZE YAKIŞANI YAPMALIYIZ

Cumanın farzını kılıp camiden ayrılmak bir yana; mümkünse bu günün tamamını ibadet ve taata ayırmalıyız. Çoluk çocuğumuzla aile ve ev halkımızla bu günün önemine yakışır bir vaziyetle, Yahudilerin cumartesine ve Hristiyanların Pazar gününe verdikleri önemin ötesinde, Cuma gününün kutsiyetine yaraşır bir davranış biçimini göstermek, hepimizin görevi olmalıdır. Bize yakışan budur.

Rabbim cumamızı ve bütün ibadetlerimizi makbul ve muteber eylesin.

HÜSREV ÖNDEGELEN

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.