21/02/2026
Baki öncel
Diploma mı, Karakter mi?
Eğitimde "Ölçü"yü Yeniden Tanımlamak
Eğitim dünyası bugün, insanı ruhundan soyutlayan soğuk bir laboratuvar titizliğiyle, çocukları sadece rakamlar ve grafiklerle tanımlamaya çalışıyor. Modern sistemin terazisi; yüksek puanları, prestijli diplomaları ve gösterişli kariyerleri birer başarı nişanı olarak kutsarken, asıl meseleyi –insanın öz cevherini– ıskalıyor. Oysa eğitimin temel sancısı, bir çocuğu hangi makama getireceğimizden ziyade, ona hangi "ölçü"yü emanet edeceğimiz olmalıdır.
Etiketlerin Gölgesinde Kaybolan "Öz"
Bugün bir öğrencinin değeri; kazandığı okulun markası ya da cebindeki diplomanın kağıt kalitesiyle ölçülür hale geldi. Ancak bu maddeci ölçü birimi, insanı eksik bırakıyor. Unutulmamalıdır ki; bir insanı sadece malı, mülkü veya dış görünüşüyle değerlendirmek, sığ bir bakış açısının ürünüdür. Hakiki değer, ne dış dünyadaki etiketlerde ne de vitrindeki başarılardadır. Gerçek ölçü; insanın iç disiplini, sorumluluk bilinci ve yaratıcıya karşı duyduğu o derin sorumluluk duygusu, yani takvasıdır.
Sistem Eleştirisi: "Başarı" Denen Yanılsama
Mevcut eğitim sistemimiz, "başarı" kavramını hırsla ve rekabetle zehirlemiş durumda. Bir başkasını geride bırakmayı "ilerlemek" sanan bu anlayış, karakter inşasını ikinci plana itiyor. Oysa bilgi, ahlakla taçlanmadığında sadece bir yükten ibarettir. Eğer bir sistem; dürüstlüğü, merhameti ve adaleti "puanlamıyor" ama sadece ezberlenen formülleri ödüllendiriyorsa, orada bir ölçü kayması var demektir.
Eğitim Sistemine Bir Teklif: Eğitimde başarıyı sadece akademik verilerle değil, karakterin olgunluğuyla ölçen bir paradigma değişimine muhtacız. Bir gencin matematik formüllerine hakimiyeti kadar, verdiği söze sadakati ve zayıf olanın elinden tutma nezaketi de "eğitim başarısı" olarak kabul edilmelidir. Gerçek eğitim, bireyi toplumda "en çok kazanan" değil, "en çok güvenilen" kişi kılma gayretidir.
Kimlikten Karakter İnşasına
Farklılıklarımızı birer üstünlük yarışı değil, bir tanışma ve zenginleşme vesilesi olarak görmeliyiz. Eğitimin asıl gayesi; bir "kariyer" ambalajı sunmak değil, sarsılmaz bir "karakter" inşa etmektir. Ölçümüzü maddeden manaya, diplomadan takvaya çevirdiğimiz gün; sadece başarılı öğrenciler değil, dünyayı güzelleştirecek "insanlar" yetiştirmeye başlayacağız.