GÖR-YAP KOOPERATİFİ

GÖR-YAP KOOPERATİFİ

Ürgüp'te 1970'lerde konut sıkıntısı vardı.

1940'larda, 50'lerde yapılan evler yetmiyordu artan nüfusa.

Kayseri Yolu boyunca olan dizi dizi, bahçeli evler...

Avanos Yolu boyunca yapılmış sıra sıra bahçeli, 2 katlı küçük apartmanlar...

Kaymakamlık'ta kimi memurlar ev yokluğundan Nevşehir'e gidip geliyorlardı.

1 Ekim 1974 günü Ürgüp Lisesi'nde göreve başladım.

Elbette, o sırada evim Göre'deydi ve bir ev bulunca taşınacaktım.

Bir ay süreyle otomobilimle Ürgüp-Göre arasında gidip geldim. Derslerim sona erince yola düşüyordum. Göre'ye vardığımda hava kararmış oluyordu. Sabah erkence, kahvaltı bile yapamadan yine Ürgüp'e dönüp, gayet dakik, derslerime yetişiyordum.

Aramalarımız günlerce sürdü. Soğuklar başlamıştı.

Bu denli zor olacağını düşünmemiştim.

Akrabalar, yerli eğitimci arkadaşlar, öğrencilerim...Hep birlikte seferber oldular.

Sonunda Dava Vekili Mehmed Sezgin'in evini bulduk.

Kayınbabamla dostlukları vardı. Eşim de Hakime Hanımı ( Aksalurlu ) iyi tanıyordu.

Göre'den bir kamyonla eşyalarımızı taşıdık. 3 yıllık evli olan ailenin eşyaları da az oluyor.

En çok kitaplığı taşırken zorlandık. Kutu kutu kitaplar...Doldur, yeni yerine yerleştir.

Sonunda Ürgüp'te yeni bir aile yaşamağa başladı. Lise yakın. Eşim de Mustafapaşa İlkokulu'nda görevli. Oğlumuzu da Kız Meslek Lisesi'nin Ana Okulu'na verdik. Tamam.

Öğretmenler odasında bir gün Coğrafya Öğretmeni Süleyman Kaya,

'' Arkadaşlar bir kooperatif kuralım, '' dedi.

Matematik Öğretmeni Haydar Karakuş sordu.

'' Kooperatifler iyi niyetle kuruluyor da, arkası gelmiyor , '' dedi.

Türkçe-Edebiyat Öğretmeni Mustafa Kaya konuştu.

'' İyi fikir. Üzerinde duralım. Adı da Gör-Yap olsun. Göreme Yapı Kooperatifi. ''

Süleyman Kaya, muhasebeden anladığını, bu işi severrek yapacağını söyledi.

O gün içimiz sevinçle dolu, güzel düşünceler, hayallerle derslerimizi bitirip, evlere dağıldık.

'' Ürgüp toprağından çanak olmaz, '' derler. Kooperatif konusu çarşıda yankılanmış. Daha önce esnaftan bazı kişiler kurmuşlar ve Tepe Oteli'nin kuzeyinde ev yapımına da başlamışlardı.

'' Vazgeçin hocalar, '' diyorlardı. '' Biz sizden daha iyi durumdayız maddi açıdan. Buna rağmen zorlanıyoruz. ''

Süleyman Kaya arkadaşım inatçıydı.

'' Ben bir şeye karar verdim mi, sonuçlandırmadan bırakmam, '' diyordu.

Osman Aydoğan öğretmenim mizahındaydı işin.

'' Kızılırmak kıyısında tarlam var, Sarıhıdır köyünden arsa veririm. Para da istemem. ''

Yasal olarak ne gerekiyorsa yaptı arkadaşlar. Mevzuat, şu bu...Her şey sağlam olmalıydı.

İlk anda Lise'nin tüm öğretmenleri üye oldular. Önce 5 bin TL toplandı. Aylığımız 2 bin, 2 200 TL kadardı. Zorlandık, ama Banka hesabına bu meblağı yatırdık.

İkinci iş olarak arsa aramağa başladık. Damsa Çayı kıyıları kentin doğuya doğru sınır idi. Eski belediye başkanı, mebus Ali Baran Numanoğlu'nun gösterişli 3 katlı evi de son yapı idi.

Araya araya arsa bulundu. Abidin'in üzüm bağı. Omcalar, omurcalar, asmalar vardı. İnsanın içi gidiyordu onların yokedileceğini düşündükçe...

Kasaba içinde bir büro-yazıhane bulduk. Ben, büyük bir fotografı duvara astım. Bir kaya emekçisi taş yontuyordu.

Planlar çizildi. Birkaç değişik. En uygunu da bulundu. Salon artı 3 oda. Aradaki camlı bölme kaldırılınca salon büyüyebiliyordu.

Belediye Başkanı seçilen Eczacı Cemal Seymen 4 kata izin vermedi. 60 daire olacaktı. 3 kat kesinleşti.

Bütün hesapları Süleyman Kaya arkadaşımız özenle yapıyor, işliyordu.

Düşündük: Müteahhide vermeyelim. Kendimiz yürütelim kendi işimizi. Tamam, kabul.

Ürgüplü olmayan öğretmen arkadaşlarımız o yıl yaz tatilinde memleketlerine gitmediler. Hem ilerde kendilerinin olacak dairelerinin yapımında çalıştılar, hem de ''yevmiye'' aldılar beden işçisi olarak.

Ne gerekiyorsa gidip Kayseri'den alıp getiriyordu sorumlu arkadaşlar. Her şey faturalı. Şaibe yok, suistimal yok.

Mustafa Kaya ile ben, Eğitim Bakanlığı'nca Ürgüp dışında görevlendirildik. Fakat aylık ödemelerimizi asla geciktirmedik. Zorlandığımız zamanlarda Göre'ye , babama, kardeşime mektup yazıyordum Zara'dan, Kadışehri'nden, onlar banka hesabına yatırıyorlardı borcumu.

1980 yılı ağustosunda 10 blokta 60 daire hazır olmuştu. Kura çekildi. Bize, caddenin gürültüsünden uzak, arka sıralardan, üçüncü kattan bir daire çıktı. Bu, bizi mutlu etti.

Birçok arkadaş kendi evinde oturmağa başladı. Kiradan kurtuldular. Biz artık Ürgüp'te değildik. Elazığ'daydık. Kiraya verdik. İlk kiracı Avanoslu, Tarım Kredi Kooperatifi Müdürü Ertan İnce idi. Çok düşük bir kira bedeli...Mutfakta dolap yoktu. '' Ben yaptırayım da, kiradan düşeriz, '' dedi. Razı olduk. Memur memurun durumunu bilir. Gerçekten de 3 ay kira ödemedi. Fakat, 2 yıl sonra emekli mi oldu, başka bir yere mi atandı, bilmiyorum, Bay İnce evi boşaltırken çelik dolapları da birlikte götürmüş. Gelip baktık dairemize, yaz dinlencesinde, dolap yoktu, çivilerin izi vardı.

Kiraya vermenin hiçbir yararını görmedik. Bu arada çevre düzenlemesi, şu bu derken yine aylık ödemelere devam ediyorduk. Resim öğretmeni Fatma Zengin de düzenli ödeme yapmadı, yapamadı, anlayışla karşıladık, göz yumduk...

Turist rehberlerinin kiralama dönemleri de verimsiz geçti. Kışın, üst kat olduğu için her yerde elektrikli sobalar kullanmışlar; prizler yanmış... Birbirlerine devretmişler bize haber vermeden. El hasılı vel kelam, kiracılardan en küçük bir kazancımız olmadığı gibi, epey yüksek onarım masraflarıyla karşı karşıya kaldık.

1991 yılında artık kiralamama kararı verdik. Evimizi baştan aşağı onarttık. Güzel oldu. Çok para gitti. Hüseyin dedem '' Oğlum, paranın gittiğine bakma ; işin bittiğine bak ! '' derdi.

Diyarbakır'dan evimizdeki fazlalıkları bir kamyona doldurup taşıdık. Birçok eşyayı da yeniden aldık. Yaşanılacak bir ev oldu. Öğretim üyeliğimiz sürerken ancak 4 hafta yaşadığımız evimizde, emekli olduktan sonra yılın yarısını geçirmeğe başladık.

Evimizin konumu iyi. Çarşıya yürüyerek 25, 30 dakika. En iyisi sevdiğimiz arkadaşlarla komşuyuz. Kaya Mustafa, Ülkü Hanım, Kazım , Sabiha Şahin ailesi gibi...

Yakın yıllarda doğal gaz geldi. Kapımıza kadar düzenek kuruldu. Biz, nasıl olsa, yalnız yazın yaşıyoruz diye, içerde tesisatı yaptırmadık.

GÖR-YAP KOOPERATİFİ'ni kuran , bizi ev sahibi yapan sevgili arkadaşlarıma bin saygı, bin şükran...Aramızdan ayrılanlar da oldu. Onlar da ışıklar içinde uyusunlar sonsuzluk uykularını. Saygıyla anıyorum ve onları asla unutmuyorum.

----------------

1 Şubat 26