HÜRMÜZ: ZORBANIN TABUTUNA ÇAKILACAK SON ÇİVİ!

HÜRMÜZ: ZORBANIN TABUTUNA ÇAKILACAK SON ÇİVİ!

​Dünya halklarının gözü açıldı, sahte "demokrasi" masalları bitti! Yıllardır uçak gemileriyle korku salan, doların hükmüyle devletleri dize getirmeye çalışan o kibri budanmış imparatorluk, şimdi kendi kazdığı kuyuya düşmek üzere. Tarih, Roma’dan Sovyetler’e kadar kibrin nasıl yerle bir olduğunu yazdı; şimdi sıra, kanla beslenen Washington-Tel Aviv hattının çöküşünü yazmaya geldi.

Amerika’nın son durağı, okyanusun derinlikleri değil, Hürmüz’ün dar sularıdır!

Sadece Bir Boğaz Değil, Bir Hesaplaşma Meydanı

​Hürmüz, haritada bir su geçidi olabilir ama emperyalizm için küresel bir şah damarıdır. O damar kesildiğinde ne borsa kalır, ne petrol, ne de o sahte finansal güven! Amerika orada bir çatışma başlatabilir ama o çatışmanın faturasını ödeyecek ne parası var ne de mecali. 34 trilyon dolarlık borç batağında boğulan bir dev, Hürmüz’ün dalgaları arasında sadece askeri mühimmatını değil, küresel itibarını da kaybedecektir.

İçeriden Çürüyen Bir Sistem

​Bir imparatorluk sadece dışarıdan yıkılmaz; Amerika’yı asıl yıkan kendi içindeki o lağım kokulu pisliktir. Epstein dosyalarından sızan o karanlık ilişkiler, şantaj ağları ve kirli elitlerin kurduğu bu "hukuk" görünümlü zorbalık sistemi artık ifşa olmuştur. Dünyaya nizam vermeye kalkanların, kendi evlerindeki bu ahlaki enkazın altında kaldığını herkes görüyor. "Örnek demokrasi" dedikleri şey, meğer çocukların ve mazlumların kanı üzerine kurulmuş bir çete devleti.

Siyonist Zulmün Meşruiyet Enkazı

​Ve bu kirli düzenin bölgedeki taşeronu: İsrail. On yıllardır uluslararası hukuku ayaklar altına alan, "meşru müdafaa" yalanıyla bebek katleden bu yapı, artık sadece bir güvenlik tehdidi değil, insanlık vicdanında bir urdur. Ama artık o "cezasızlık" zırhı delindi. Amerika’nın kayıtsız şartsız desteğiyle ayakta duran bu zulüm kulesi, efendisiyle birlikte devrilmeye mahkûmdur. Gazze’de dökülen her damla kan, bugün New York’tan Tokyo’ya kadar her sokakta bu ikiyüzlü düzenin sonunu hazırlayan bir öfkeye dönüşmüştür.

Maskeler Düştü, Korku Duvarı Yıkıldı!

​Washington’daki o kibirli savaş baronları hâlâ eski dünya haritalarına bakıp planlar yapıyorlar. Oysa sahne değişti, senaryo yırtıldı! Karşılarında artık sadece devletler değil, uyanmış ve celladını tanımış halklar var. Hürmüz’de patlayacak ilk kıvılcım, bölgedeki o "güvenlik" maskeli Amerikan üslerini birer işgal karargahı olarak tescilleyecektir.

​Korku imparatorluğu yıkılıyor. Güç gösterisi meşruiyetin, baskı ise adaletin yerini tutmaz. Tarih, bu büyük hesaplaşmayı o dar geçitte başlatacak. Amerika ve onun Siyonist ortağı, ektikleri kaosun hasadını biçmeye hazır olsunlar.

Zira rüzgar eken, Hürmüz’de fırtına biçecek!

Tuncay Dalcı