KAPADOKYA BÖLGESİNİN TANITIMINDA YABANCI SEYYAHLARIN ROLÜ

KAPADOKYA BÖLGESİNİN TANITIMINDA YABANCI SEYYAHLARIN ROLÜ

Doç. Dr. Faruk GÜÇLÜ

Selçuklu ve Osmanlı döneminde nedense yerli seyyahlar ve coğrafyacılar Kapadokya bölgesinin önemini kavrayamamışlardır. Ya da yeterli olanakları olmadığı için bölgeyi dünyaya tanıtamamışlardır. Yabancı seyyahlar ve yazarlar sayesinde Peribacaları ve Kapadokya Bölgesi dünyaca tanınır hale gelmiştir. Bunlardan bazılarını kısaca tanımak gerekirse;

WİLLİAM FRANCİS AİNSWORTH

William Francis Ainsworth 9 Kasım 1807 tarihinde dünyaya geldi. 27 Kasım 1896 tarihinde vefat etti. İngiliz bir cerrah, gezgin, coğrafyacı ve jeologdu.

1834'te Ainsworth, Sir Edward Sabine'in yanında eğitim gördükten sonra, Francis Rawdon Chesney yönetiminde Fırat Nehri'ne yapılan keşif gezisine cerrah ve jeolog olarak atandı . Küçük Asya üzerinden Mezopotamya'ya, Toros Dağları'nın geçitlerine ve Kuzey Suriye'ye giderek 1840 baharında Musul'a ulaştı. 1840'ın sonlarında İstanbul’a ulaştı.

Fırat seferinden dönüşünde gözlemlerini Chesney'e ithaf ederek 'Asur, Babil ve Keldani Araştırmaları' başlığı altında Londra, 1838'de yayınladı. 1842'de Mezopotamya seferiyle ilgili 'Küçük Asya, Mezopotamya, Chaldsea ve Ermenistan'da Seyahatler ve Araştırmalar' başlıklı bir rapor yayınladı. Bu rapor Kapadokya Bölgesinin tanıtımında ilk ciddi eserler arasında yer almaktadır.

STRABON

Strabon ( MÖ 64 - MS 24), Yunan tarihçi, coğrafyacı ve filozoftur. Yaşadığı dönemde bilinen yerlere yapılan göçlere ve hangi milletlerin nerelerde yerleşmeler yaptığı üzerine gerçekleştirdiği çalışmalarla ün kazanmıştır.Bugünkü Amasya ili sınırlarının içinde varlıklı bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Dünyanın ilk coğrafyacısı kabul edilir.

Antik Dünya hakkındaki coğrafya kitabı ile tanınmıştır.

Kapadokya Krallığı'nda onları gözlemleyen Strabon, Kapadokyalıların birçok Pers tanrısının kutsal mekanlarına ve ateş tapınaklarına sahip olduğunu kaydetmiş. Krallığın toprakları, birçok İran tanrı ve idollerinin yanı sıra İranlaştırılmış tanrıların kutsal mekanlarına ve tapınaklarına da sahipmiş.

Strabon'a göre, başkent Mazaka büyük nüfusa sahip gelişmiş bir yerleşkeydi. Çok sayıda köy ve tarlayla çevriliydi. Tüm bunlar, öncelikle kraliyet ailesi, ardından soylular tarafından kontrol edilen surlarla iyice korunuyordu.

PAUL LUCAS

Paul Lucas isimli Fransız gezgin31 Ağustos1664 yılında Rouen yakınlarındaki Quevilly’de dünyaya gelmiştir. Aslında Lucas tanınmış bir Fransız yazar olan Centurıon Lucas’ın oğlu idi. Fransız asıllı tüccar, doğa bilimci, doktor, arkeolojik eser avcısı ve kral XIV. Louis'nin arkeolojik eser keşfiyle görevlendirilmiş özel temsilcidir. Değerli taş ticareti yaptığı sanılmaktadır. 1699'dan 1703'e kadar tüm doğu Akdeniz'de (Mısır, Kıbrıs, Suriye) ve İran'a seyahat eder. 1705 yılının Ekim ayından 1708'e dek Yunanistan'ın güney ve kuzey kesimlerini, Ege adalarını, Anadolu'yu ve Kutsal Yerleri gezer; amacı hep arkeolojik eser ve yazıtlar bulmaktır. Sadece bu yolculuğundan Fransa'ya dönüşünde elinde 1.800 adet eski sikke, 22 tane antik elyazması ve 52 adet yazıt vardır. Üçüncü seyahatini 1714-1717 yıllarında gerçekleştirir. İstanbul, Anadolu, Suriye, Filistin ve Mısır'a gider, 1723'te ise Doğu'ya dördüncü seyahatine çıkar.

Sonuncu seyahati hariç bütün gezilerinin seyahatnamesini kendisi yayınlamış, ancak sonuncusu Güzel Sanatlar Akademisinin onurlu üyeleri Baudelot de Nerval, ÉtienneFourmont ve abbé Banier tarafından kaleme alınmıştır. Paul Lucas 73 yaşındayken İspanya'da seyahat ettiği sırada 12 Mayıs 1737 de Madrid’te yaşamını yitirir.

1699-1703, 1704-1708 ve 1714-1717 yılları arasında Yunanistan, Türkiye, Levant(Akdeniz’in doğu sahilleri) ve Mısır'a üç gezi düzenlemiş ve buradaki izlenimlerini yazmıştır.

CHARLES TEXİER

Asıl adı Félix Marie Charles Texier olan Fransız tarihçi, mimar ve arkeoloğu Texier, 22 Ağustos 1802 tarihinde Versailles’de dünyaya geldi. Paris Güzel Sanatlar Yüksek Okulunu bitirmiş; Fransız Bilimler Akademisi ve Paris Arkeoloji Enstitüsü üyelikleri yapmıştır. Bayındırlık İşleri Müfettişliği görevi esnasında Fransız Hükümeti tarafından Anadolu ve İran’ı incelemekle görevlendirilmiştir. İlki 1833 ve ikincisi 1843 yılında olmak üzere Anadolu'da yıllarca süren seyahat ve incelemeleri sırasında Türkiye'nin çok büyük bir kısmını baştan başa gezip dolaşmış, kazılar yapmış, araştırmalarda bulunmuş ve bütün bu çalışmalarının sonuçlarını yayınlamıştır. Bu eserin, Türkiye Arkeolojisi için belki de en orijinal kısmı, topografik haritasını çıkartıp birçok yerini resimlediği Hititler'in başşehri Hattuşaş (Boğazköy) ile buranın açık hava tapınağı olan Yazılıkaya'yı bulmuş ve dünyaya tanıtmış olmasıdır.

1833 yılında geldiği Anadolu’da ilk kez Hattuşaş ve Yazılıkaya’yı tespit etmiştir. İlk gezisi sonrasında Mineure fuar par ordre du Gouvernement français adlı kitap yayınlamıştır 1843 yılında tekrar Anadolu’ya gelerek adım adım dolaşmış, Söke, İznik, Bursa, Pamukkale, Çorum ve Kapadokya yörelerini incelemiştir.

Texier, ikinci Anadolu ve Küçükasya adını verdiği bölgelere gelmeden önce 1840 yılında arkeoloji profesörü olmuş ve Fransız işgali altındaki Cezayir’e kamu binaları müfettişi olarak atanmıştır.

Türkiye'ye ilk seyahatinin (1833-1837) sonuçlarını ihtiva eden Fransızca orijinali, büyük boyda 862 sayfa metin, 239 gravür ve plan ile 5 haritadan oluşmaktadır. Texier ilk seyahatinden on yıl sonra 1843 yılında Türkiye'ye yaptığı ikinci seyahatini takiben bu eserini, yeni bilgi ve belgeler eklemek suretiyle, daha da olgunlaştırarak yeni bir versiyonunu, yine Paris'te önce 1862, sonra 1882 yıllarında olmak üzere iki kez daha bastırmıştır.

Texier'in bu dev eseri, yayınlanır yayınlanmaz dünyada büyük yankı yapmıştır. İçeriği bakımından özelikle Anadolu'yu ilgilendirmesi sebebiyle Türk aydınlarının da dikkatini çekmiş ve daha Milli Mücadele devam ederken, Ali Suat Bey (1869-1932) tarafından Osmanlıcaya tercüme edilmiştir.

Texier’in bir tespiti de eski adı “Nissa” ya da “Muşkara” olan Nevşehir’in tarihsel yerleşimi ile ilgilidir. Texier, kitabında, Nissa’da Selçuklular döneminde XII. yüzyıl sonlarında bölgede yaşayan halkın yavaş yavaş başka şehirlere göç ettiğinden söz etmektedir.

Ürgüp ve Göreme'nin daha en sağlıklı tanıtımını yine bir Fransız olan Paul Lucas'tan yaklaşık 130 yıl sonra bölgeye gelen Charles Texier yapmıştır. Altı ciltlik "Description de L'Asie Mineure..." adlı kitabında gravür ve bölge planlarını yayınlamıştır Texier, kitabında Kapadokya yöresi için "...Doğa, hiçbir zaman kendini bir yabancının gözlerine böylesine olağanüstü bir şekilde sergilememiştir. Dünyanın hiçbir bölgesinde böylesine sürekli ve daha düşsel bir tabii olay var olduğunu duymadım." Demektedir.

Tarihçi Charles Texier'e göre; 12. yüzyıl sonlarına doğru, yani Selçuklular zamanında, Nissa şehri halkı yavaş yavaş şehirden ayrılarak, başka bir yere göç etmişlerdir. Çevre ile ilgili bilgi veren tarihçiler, bu yeni göç yerinin Muşkara olduğunu yazarlar.

Texier, 1 Temmuz 1871 tarihinde Paris’te yaşamını yitirmiştir.

ROMAN OBERHUMMER VE HEİNRİCH ZİMMERER

Roman Oberhummer ve Heinrich Zimmerer, dokuz kişilik bir ekiple, 1899 yılında bölgede bulunmuş; Ürgüp ve Göreme'de de incelemeler yapmışlardır

YORGO SEFERİS

Nobel ödüllü Yunan şair Yorgo Seferis, 1950'li yıllarda Ankara'daki Yunan büyükelçiliğinde görev yaparken yaptığı geziyi Kapadokya Kaya Kiliselerinde Üç Gün adlı eserinde anlatmıştır. Bu kitap, şairin bölgedeki kaya kiliselerini ve doğayı gözlemlediği bir gezi günlüğü niteliğindedir

C.M WİELAND

Alman yazar C.M. Wieland, Paul Lucas'ın Kapadokya hakkındaki olağanüstü seyahatname anlatımlarına şüpheyle yaklaşmış ve antik kaynaklarda adı geçmeyen bu ev şeklindeki oyma piramitlerin varlığına inanmanın imkansız olduğunu belirtmiştir.

WİLLİAM JOHN HAMİLTON

William John Hamilton, (5 Temmuz 1805 - 27 Haziran 1867) İngiliz jeologdur. Erciyes Dağı'na başarıyla tırmandığı bilinen ilk kişidir.

HEİNRİCH BARTH

Alman kaşif Heinrich Barth, 1858 yılında Alman şarkiyatçı Andreas David Mordtmann ile yaptığı Anadolu gezisinde Kapadokya bölgesini ziyaret etmiş ve bu izlenimlerini Heinrich Barth Seyahatnamesi Trabzon'dan Üsküdar'a Yolculuk 1858 adlı eserinde anlatmıştır.

ANDRES DAVİT MOLTMAN

1811 ‘de Hamburg’da doğdu. Anadolu’yu dolaşarak “Anadolu” Seyahatnamesini yazmıştır. Eserinde değerli bilgilere yer vermiştir.

JOHN ROBER SİTLİNGTON STERRETT

. 1851, Rockbridge Baths, Virginia, ABDde dünyaya gelmiştir. Amerikalı bir klasik bilim insanı ve arkeolog. 1901'den itibaren Cornell Üniversitesi'nde Yunanca profesörü olarak görev yaptı. Anadolu ve Yakın Doğu'da yaptığı keşif gezileriyle tanınır. Bazı çalışmaları, Amerikalı gezgin, arkeolog ve fotoğrafçı John Henry Haynes (1849-1910) adlı tarafından resimlendirilmiştir.

ERNEST CHANTRE

1878-1910 yılları arasında Muséum de Lyon'da jeoloji ve antropoloji dersleri verdi. Ayrıca Lyon Üniversitesi'nde (1881-1908) antropoloji hocalığı yaptı. 1873-1888 yılları arasında Matériaux pour l'Histoire primitive et naturelle de l'Homme dergisinin editörlüğünü icra etti.1873 den 1913 e kadar Anadolu,Kuzey Afrika ve Kafkasya gezilerine katılmıştır.

SİR WİLLİAM MİTCHELL RAMSAY

Kapadokya bölgesini ve antik Anadolu'yu detaylıca incelemiş ünlü bir İskoç arkeologdur. En önemli eseri olan Anadolu'nun Tarihi Coğrafyası (The Historical Geography of Asia Minor) adlı kitabında Kapadokya'nın sınırlarını, antik yollarını ve yerleşim yerlerini ele almıştır.

19. yüzyılda Anadolu'yu köy köy gezerek antik kalıntıları, yazıtları ve coğrafi sınırları kaydetmiştir. Kapadokya bölgesinin sınırları, nehirleri (Karmalas gibi) ve antik kentleri hakkında temel kaynak eserler bırakmıştır.

HANS-HERMANN GRAFF VON SCHWEİNTİZ

Hans-Hermann Graf von Schweinitz ise Ürgüp'ten. “Uergüb” olarak bahsetmiş ve tüf dağlarının teraslar oluşturacak şekilde görünen evlerle dolu olduğu anlatmıştır .Kendisi Polonya sınırları içindeki günümüz Liegnitz şehrinde doğmuş bir Alman subayıdır. 1905 Yılında Küçük Asya'da At Sırtında Seyahat Hans Hermann Schweinitz ve Eşinin Anadolu Seyahati (Ein Reitusflug durch das Innere Kleinasiens im Jahre 1905).eserini yayınlamıştır.

HANS ROTT

Alman araştırmacı Hans Rott, Aksaray yakınındaki Ihlara Vadisi ve içindeki kaya kiliselerini bilim dünyasına tanıtmıştı. Kleinasiatische Denkmaler Aus Pisidien, Pamphylien, Kappadokien Und Lykien isimli eseri vardır.

GUİLLAUE DE JERPHANİON

Guillaume de Jerphanion 3 Mart 1877 Fransa’da doğmuş 22 Ekim 1948, Roma’da vefat etmiştir. Cizvit rahibi, Fransız sanat tarihçisi, epigraf, fotoğrafçı.

Bir arkeolog olarak tanınmıştır, Bizans sanat tarihçisi, Kapadokya'daki taşa oyulmuş kiliseler hakkında ilk sistematik olarak araştırma yapan kişi olarak, bir arkeolog olarak, Bizans sanat tarihçisi, coğrafya uzmanı ve fotoğrafçı olarak tanınmıştır.

1903’te Guillaume de Jerphanion Türkiye’deki Tokat iline orada yaşayan ermeni çocuklara eğitim sağlayan çok sayıdaki Cizvit okullarından birine, bilim dersleri vermek için gönderilmiştir. 1907’ye kadar Tokat’ta kalmıştır. Bu süreçte Türkçe öğrenmiş, dile hakimiyetini mükemmelleştirmiştir. Fransa’ya teoloji okumaya ve rahip olarak atanmak için dönmeden önce Anadolu'yu gezmiş ve Kapadokya'yı keşfetmiştir.

RİCHARD MAC GİLLİVRAY DAWKİNS

1906 ile 1913 yılları arasında müdürlüğünü yaptığı Atina'daki İngiliz Okulunda çalıştı. Richard Dawkins ayrıca İngiliz Dil Bilimci olarak da 1909-11 yıllarında Kapadokya bölgesinde dil araştırmaları yapmıştır.

LORD KİNNROS

Lord Kinross'un Kapadokya seyahati, yazarın Kutsal Anadolu Toprakları adlı gezi ve tarih kitabında yer almaktadır. Bu eser, yazarın İstanbul'dan başlayıp Anadolu'yu dolaştığı seyahatnamesinin bir parçasıdır. [

Eserde Kapadokya, özellikle Ürgüp ve Göreme çevresi olarak ele alınır.

Kitabın 230 sayfalık genel akışı içinde Kapadokya ve yöredeki eski yaşam izleri özel bir bölümde incelenir.

HELMUTH VON MOLTKE

6 Ekim 1800’de Parchim’de Danimarkalı bir generalin ve Prusyalı bir annenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Askerî eğitimini Danimarka’da aldı ve 1819’da subay olarak mezun oldu. 1822’de Prusya hizmetine girdi. 1835-1839 yılları arasında yüzbaşı rütbesiyle Türkiye’de bulundu. Dönüşünde kurmay olarak süratle yükselerek 1848’de Magdeburg’daki Dördüncü Ordu’nun kurmay başkanlığına getirildi.

Moltke İstanbul’da kaldığı yirmi sekiz ay içinde çeşitli faaliyetlerde bulundu. Prusya redif teşkilâtının Türkiye’de uygulanmasıyla ilgili Fransızca olarak kaleme aldığı rapor başta olmak üzere askerî raporlar, plan ve haritalar hazırladı. Kendisinin hazırladıklarıyla beraber diğer Prusyalı subaylar tarafından da kaleme alınıp 8 Ocak 1838’de Hüsrev Paşa’ya teslim edilen on adet rapor, plan ve harita tercüman Serpos marifetiyle Türkçe’ye çevrildi. Bunların içinde von Vincke’nin genel durum raporu, Türk kalelerindeki istihkâmları ve Balkan geçitlerinin durumuyla ilgili değerlendirmesi; Moltke’nin Burgaz, Süzeboli, Ahyolu, Misivri, Balçık, Kavarna ve Köstendiye, Hırsova dahil olmak üzere Dobruca, Maçin, İsakçı ve Tulçı bölge ve kalelerinin plan ve haritaları; Fischer’in Varna, Pravadi, Şumnu ve Mühlbach’ın Rusçuk, Silistre ve Çanakkale planları yer almaktaydı. Moltke ayrıca Anadolu ve Rumeli yakalarına kısa seyahatlerde bulundu. Çanakkale Boğazı’nın plan ve haritalarını çıkarttı. 1838’de Hâfız Paşa ordusuna gönderilmesi üzerine bu bölgelerde yürüttüğü haritaya alma işindeki başarısı ve çizimlerindeki mükemmelliği, Moltke’nin hocalığını da yapmış olan dönemin ünlü coğrafyacısı Karl Ritter tarafından Türkiye Mektupları’nın ilk baskısına (1841) yazılan önsözde dile getirilir. Moltke’nin bu bölgeyle ilgili sekiz parça haritası daha sonraları Heinrich Kiepert tarafından basılan (Berlin 1852-1858) haritalarda kullanılır.

1838 Ekim'inde Prusyalı ünlü Feldmareşal Moltke, Kayseri'den Nevşehir'e giderken Ürgüp'e uğramış; "Dimdik ve mağaralarla garip bir şekilde oyuk oyuk olmuş bir kayalığın üzerindeki eski bir kale, kasabanın tepesinden bakıyordu. Ürgüp'ün evleri taştan, son derece zarif yapılmıştır. Ürgüp'ün arkasındaki yayla bağlarla örtülüdür ve derin vadilerle bölünmüştür. Bunların yamaçlarında eski duvar kağıtlarda görülen resimler gibi garip kaleler yükselir" diyerek yörenin karakteristik dokusuna dikkat çekmektedir.(Ürgüp Kaymakamlığı sitesi)

Helmuth von Moltke, Türkiye Mektupları (Çeviren. Hayrullah Örs), İstanbul 1969

KSENOFON(KSENEPHON)

MÖ 431 - MÖ 354 arasında yaşamış, Sokrates'in öğrencisi olan Yunan filozof, yazar, tarihçi ve asker olan Ksenofon, uzun yıllar Anadolu'yu işgal eden Pers ordularında bulunmuş, çoğunlukla İranlıların askerî eğitim ve öğretim düzenleriyle ilgili görüşlerini yazmıştır. Bunlarla birlikte Pers ordularının tüm sefer kayıtlarını tutmuştur. Anabasis adlı eseri ilk aşamalarda alan rehberi olarak Büyük İskender tarafından İran seferlerinde en önemli kaynak olarak kullanılmıştır.

Anabasis(Onbinlerin Dönüşü) kitabının yazarı Ksenephon da Derinkuyu ve Kaymaklı yeraltı şehirlerinden söz etmektedir.

Yararlanılan Kaynaklar

Wikipedia

TDV İslam Ansiklopedisi

Helmuth von Moltke, Türkiye Mektupları (Çeviren. Hayrullah Örs), İstanbul 1969