Küçük Hazlar Büyük Mutsuzluklar

Küçük Hazlar Büyük Mutsuzluklar

Mutsuzluğa tahammül edemeyenler, kolay şekilde ulaşılabilir olan büyük hazlara yönelir. Bu hazza yöneliş en başta çok masum gözükür. Kişiler üzgündür ya da mutsuzdur bununla başa çıkmayı bilemezler ve en kolay yoldan bundan nasıl kurtulacaklarını düşünürler.

Mutsuzluğun mutluluk kadar hayatın içerisinden ve akışında olduğunu unutmakla birlikte mutsuzluğa baş etme becerileri düşer.

Karanlık ve soğuk bir gecede kafası karmakarışık bir şekilde yürüyen kişi gözlerini yoldan ayırmadan nereye yürüdüğünü bile bilmeden ilerlemekle o kadar meşguldü ki kalbinin hızlı hızlı atıyor olduğunu nefeslerinin zaman zaman tıkandığını sıklaştığını hissedebiliyordu sadece. Girdiği sokak gittikçe karanlıklaşan ve artık ilerleyecek bir yer olmadığını düşündüğü bir yer olana kadar yürümeye devam etti.

Bu ilerleyiş onu çok yormuş, yıpratmıştı.

Bir an durdu, tam o sırada kapının arkasından sızan sarımsı ışığı fark etti, içeriden yüksek sesler geliyordu. İçeri girmeye karar verdiğinde kendini yabancı insanların bulunduğu her biri bir diğerinden farklı fakat yüzlerinde aynı ifadenin olduklarını gördü. Bu ifade bomboş gözlerle dünyaya bakan yetişkin aynı zamanda ilk defa şerbet içmiş bir çocuğun yüzünde bulunan zevkten dört köşe olmayı hatırlatmıştı.

İşte dönüm noktaları bazen de böyle gözükür, kapıdan sızan sarımsı ışığın sana sunacaklarını kabul edip etmeyeceğine karar verirken.

Dışarı çıktığında yüzünde anlaşılmaz bir ifade vardı, bu sefer kafasını kaldırdı ve yavaş yavaş yürümeye başladı..

Her şeye ulaşmanın çok kolay olması tüketmeyi yüceltirken, üretmeye yeteri kadar değer vermiyor. Tükettim hazzı ortaya çıktıkça alınan haz amacın kendisi oluyor.

Yolun sonunda ulaşılacak olan hedefin getirdiği anlam bu hedefe ilerlerken öğrenilecek derslerin anlamı yavaşça kayboldu. Geriye yalnızca haz ve bu hazza nasıl ulaşılabileceği konusu kaldı. Hazza ulaşmak keyifi artırır kesinlikle peki neyi azaltır? Anlamlı mutluğu.

Anlamlı hayat amaçları kalmayan, yaşamı yalnızca kendisi için sürdüren kişilerin büyük mutlulukları da kayboluyor. Anlık hazlar ulaşmak çokça uyarılmışlık hissettirerek yapay mutluluklar oluşturuyor. Kayısı ya da çikolata yemek gibi düşünülebilir, sürekli çikolata yiyen birisi için kayısı artık tatlı gelmeyecektir. Fakat uzun vadede sürekli çikolata yiyerek kendine şeker yüklemek şeker hastalığına sebep olabilir, böylelikle artık şekerin hayatındaki yeri risk faktörü olarak görülür.

Anlık hazlara uzun süre maruz kalındığında ya da seçildiğinde büyük mutlulukları da geride bırakıyor olabilir misiniz?

Psk.Dan.Rüveyda Gül