Kurucu Ayarlar...

Kurucu Ayarlar...

Padişah, bir şakî ve onun yardakçısı iki kişi için:
 -Şakîyi asın; şu yavşağı da uydurun!.  Diye irade buyurmuş.  İnfaz mahalline giderken yavşak, celladı eteğinden çekip uyarıyormuş:  
- Gazanfer Ağa! Gözünü seveyim. Bir yanlışlık yapıp ta beni asmaya kalkma; asılacak olan, şu herif; beni sadece uyduracaksın..
Kılıçdaroğlu geçen hafta:’’ Kurucu ayarlara dönelim.’’ Diye ortaya bir lâf attı. Acaba porno kasetlerle yapılan kurucu  ayarlardan mı bahsediyor ola ki? Demeye kalmadı; ardından İstanbul Baro başkanı Ümit Kocasakal’ın  demeci geldi:
-‘’Çok partili hayata erken geçtik; hiçbir mecburiyetimiz yoktu aslında; seçmen tercihini milli irade diye yutturuyorlar. TBMM nin anayasa yapma yetkisi yoktur. Diye faşizm çeşnili şeyler söylüyordu.   
Mesele aydınlanmıştı. Kastettikleri şey, 1920 li yıllar; ve tek partili  rejimden başka bir şey değildi. Bereket versin bunları kimse ciddiye almadı.  
Ya aksi olsaydı da  AK Parti:
 - Hay hay! Var mısınız  1920’lere dönmeye; var mısınız şu darbe anayasasını çöpe  atıp Atatürk’ün anayasasını kabule; var mısınız hakimiyeti bilâ kayd-ı şart MİLLET’ e teslim etmeye ve tek partili rejime tekrar dönmeye?  Dese,  ne yapardık?.  
1938 e kadar milletvekili olacakların listesini Atatürk; 1950 ye  kadar da İnönü yapardı.
Şimdi de  Tayyip Bey yapacaktır.
Kurucu ayarlara dönüldüğünde devlet, Millet’in sandıkta sit..r çektiklerine bırakılmayacağına göre; kartları çoğunluk sahibi ve tek parti olan Ak Parti karacaktır.  Başkan da  tayin edilen vekillerce seçilecektir.                                                                                
 Anayasa Mahkemesi, YÖK, MÖK gibi kurumlar olmayacaktır.  
Vali, aynı zamanda Ak Parti il başkanı olacak; seçimlerde oylar açık olarak kullanılacak; sayım gizli olarak ve parti binasında yapılacaktır.
Takrîr-i sükûn ilan edilecek, parazit sesler kesilecektir.
Dünya Mars’a giderken bir yüzyıl kadarcık  daha gericilik yaparak  yirmili yıllara  dönmek,  işte böyle bir şeydir.
Tüm saçmalıklarına  karşılık bu zırvanın, yurdum insanınca kabul göreceği yönleri de vardır:  
Bir kerre bozguncular ve hainler için İstiklal Mahkemeleri gece gündüz çalışacak; darağaçları, savunmalar infazdan sonraya bırakılmak üzere hiç boş kalmayacaktır.
 Atatürk, yalancılardan, omurgasız solocanlardan, fırıldaklardan  hiç hoşlanmazdı. Tayyip Bey de hoşlanmıyor.  
Pensilvanya kıtmiri, ve enikleri; bölücü ve terörist destekçileri ve onları kanatları altına alarak  koruyup kollayanlar; proje ürünü çakmalar; sol maskeli faşolar ve  yardakçılar derdest edilecek; post modern Topal Osmanlar’a teslim edilecektir.
Ne dersiniz dönsek mi kurucu ayarlara?   
Paçayı kurtarma uğruna yalvarıp, maçayı  feda etmeye razı olanlar için,  gazanfer ağalar da olmayacak. Ona göre...