LEVİRAT MUHLİSE’NİN DRAMI

LEVİRAT MUHLİSE’NİN DRAMI

Doç. Dr. Faruk GÜÇLÜ

Muhlise genç kız iken komşularının oğlu kara gözlü Yahya’ya aşık olmuştu. Kaymakamlık zoruyla dokuz yaşında ilkokulu başlayan Muhlise ilkokul dördüncü sınıfta idi. Ailelerin devreye girmesiyle Muhlise okuldan alınarak gelin edildi. İki genç bir hafta süren bir köy düğünüyle evlendi.

Evliliklerinin henüz dördüncü yılıydı. Yahya ilkokula giden amca oğlu İsa ile hep şakalaşır onu severdi. Sıcak bir yaz günü yine şakalaştı. İsa şakayı ciddiye aldı babasının duvarda asılı av tüfeğini alıp Yahya’yı korkutmaya çalıştı. Tüfek doluydu tek atışta şaçmalar Yahya’yı yere serdi. Köyü bir velvele sardı.

-Gomşular gopun İsa, Yahya’yı vurmuş..

“Ah vah” diye ağlayanlar ve dizlerini dövenler geldir eve ama Yahya çoktan ölmüştü.

Yahya henüz yirmi beş yaşında dört yıllık evliydi. Jandarmalar geldiler henüz on bir yaşındaki İsa’yı kelepçeleyip önce karakola sonra hapishaneye götürdüler. Yahya ise tüm köylünün katıldığı bir cenaze namazı ile mezarlığa gitti. Muhlise henüz 17 yaşında dul kalmıştı. İsa’nın aile ile Yahya’nın ailesi yakın akraba idiler.

Kaynana “Manga Garı” hem yirmi beş yaşında kaybettiği oğluna yanıyor hem de çok sevdiği gelini Muhlise’nin dul kalmasına üzülüyordu.

Komşu “Cinli Pembiş” bir kapıyı çaldı.

-Gız deli ağlayıp durma, dırlanma gelini böyük oğlana alıver gitsin

Komşunun bu lafı mıh gibi çakıldı kafasına. Kaynana Manga Garı gelin Muhlise’yi kaybetmek istemiyordu. Büyük oğlu Tacettin’de eşinden ayrılmış dul idi. Hemen cami imamına sordu.

-İmam efendi bizim dul gelinin büyük oğlanla evlenmesi caiz midir?

İmamdan olumlu cevap alan Manga Garı Muhlise ile Tacettin’in nikahını hemen kıymak istiyordu. Fakat Tacettin küçük kardeşinin karısıyla evlenmeye pek de yanaşmıyordu. Aile büyükleri baskı yaptılar. Sonunda Tacettin ile Muhlise evlendi. Bir çocukları da olduğu.

Çok zeki, yardımsever ve efendi biri olan Tacettin’e köylüler “deli” demeye başladılar. Zira Tacettin olağan dışı davranışlar sergiliyordu.

Soranlara “Gardaş garısını almak zor imiş, rahmetlik anam bana iyilik yapmak etmek istedi ama en böyük kötülüğü yapıp gitti”. Diyordu. Bir süre sonra Tacettin’de yaşama veda etti.

Tacettin ,Muhlise evliğinden olan tek erkek çocuk henüz yirmi yaşında iken kayboldu. Onu uzun süre aradılar. Sonuç yoktu.

Muhlise ile Tacettin’in levirat evliliği olumlu sonuçlanmamış ve köylüye ders olmuştu. Köylü bir daha hiç kimseyi kardeş karısıyla evlendirmeye yeltenmedi.

*Ölen kardeşin eşiyle (yenge) evlenmek, kültürel olarak "Levirat" olarak bilinir. Türk Medeni Kanunu'na göre yasal bir engel bulunmamaktadır. Bu gelenek genellikle aile birliğini korumak, mirası elde tutmak ve çocuklara sahip çıkmak amacıyla yapılır.