MUHTAR HASAN VE BEKÇİ TAHSİN AMCANIN ÖYKÜSÜ

MUHTAR HASAN VE BEKÇİ TAHSİN AMCANIN ÖYKÜSÜ

Doç. Dr. Faruk GÜÇLÜ

Dini bayramların en çok sevdiğim tarafımı gözünü para hırsı bürümüş insanoğluna ölümü ve geçmişi hatırlatmasıdır.

Dedem Hasan Güçlü, Herekli Aşireti temsilcisi olarak uzun yıllar Kozluca Köyü muhtarlığını yürütmüştür. Çocukluğumdan aklımda kalan şeylerden bir konu da; dedemle aynı oda da kalan biri olarak misafirsiz günümüzün geçmemiş olmasıdır.

Ulaşımım kağnı, at,eşek ve at arabasıyla sağlandığı yıllar .Henüz traktör bile yok.Köyde tek oda var oda dedeme ait köy odası. Köye gelen misafirleri ağırlayacak köylünün odası dahi yok. Kimi tandır evinde kalıyor kimi de ateşle ısınan sıradan evlerde.

Köy gelen devlet memurun ya da yabancının yemesi, içmesi, gece barınmasından muhtar sorumlu. Bir de kış akşamları köylünün gidecek başka odası olmadığından ve o yıllarda köyde kahvehane de olmadığından köylüyü her akşam ağırlayan bizim oda.

Her sene köy bekçisi olan Tahsin amca Allah rahmet eylesin adeta dedemin sağ kolu gibi. Yapılacak işleri o kovalıyor. Köyde asayiş de ondan sorulur. O yıllarda öyle cep telefonunu bırak sabit telefon da yok. Bir olay olduğunda bekçi atla Acıgöl’e gidecek jandarmaya haber verecek öyle gelecek jandarma.

Tahsin Aslan amcanın bir düdüğü bir de bekçi şapkası var. Sigortası aylık sabit maaşı yok. Köy ihtiyar heyeti toplanıyor hane başına kaç urup buğday toplanmasına karar veriyor. Tahsin amcanın maaşı bu kadar. Tahsin amca köyün asayişinden sebze bahçelerinin güvenliğinden hepsinden sorumlu.

Bayramda köyümü ziyaret ettim. O anılardan sadece dedeme ait köyün ilk odası kalmış ayakta. Diğerleri tehlike arz ettiği için yıkılmış, keşke bazıları yıkılması restore edilse idi.

Beni en çok üzende dedem ,amcam ve baba annemim olduğu eski köy mezarlığı idi.Bazı mezar taşları yenilenmiş taşlara yatan kişinin adı yazılmış, bazı taşlar sahipsiz, mezar olduğu bile belli değil.Uygarlık tarihinde hafıza önemlidir. Her ne kadar köyden kente göçü teşvik eden bir sistem var ise de bir süre sonra köyler yeniden hatırlanacak ama çok geç olacak bu mezar taşlarının kime ait olduğunun izine rastlanamayacaktır.

Köylerin ve yerleşim yerlerinin tarihi önemlidir. Bu işe muhtarlar mı yapar bilemiyorum ama böyle yok olmaya yüz tutmuş mezarların seceresinin de yazılı hale getirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Hem de çok geç olmadan henüz o taşları tanıyanların var olduğunu unutmadan..