banner461

Nevşehir'de ekmeğini taştan çıkaranların öyküsü...

İlk gösterimi kaçıranlar için, Suha Arın'ın "Eski Evler Eski Ustalar'' belgesel dizisinin 1987 tarihli "Erciyes'in Bereketi" adlı bölümünü Nevşehirli siz değerli okularımız için yeniden paylaşıyoruz.

banner15
Nevşehir'de ekmeğini taştan çıkaranların öyküsü...
22 Mart 2021 Pazartesi 23:01

banner517
banner134

İlk gösterimi kaçıranlar için, Suha Arın'ın "Eski Evler Eski Ustalar'' belgesel dizisinin 1987 tarihli "Erciyes'in Bereketi" adlı bölümünü Nevşehirli siz değerli okularımız için yeniden paylaşıyoruz.

"Eski Evler Eski Ustalar'' belgesel dizisinin "Erciyes'in Bereketi" adlı bölümü, İç Anadolu Bölgesi'nin Kapadokya adıyla bilinen Nevşehir, Ürgüp, Göreme ve Mustafapaşa çevresi mekanlarda çekilen belgesel, bölgenin özgün mimari yapılanmasını konu alır. Bölge mimarisinin 34 yıl önceki halini, eski ustaları, Ürgüp'teki nahıl törenini, Mustafapaşa'daki Topakoğlu Konağı'nın başodasındaki muhteşem duvar resminin henüz yıpranmamış güzelliğini, taş evlerdeki yaşamı gösteren belgesel Kapadokya'nın kültürel zenginliğine bir kez daha hayran olmamızı sağlıyor.

Nevşehir'de taş sabırla işlenir, evler ipek giysi gibi şekillenir...

 İç Anadolu'nun kalbinde sönmüş bir volkan olan Erciyes dağının püskürttüğü lavlar ve Kızılırmak’ın sularıyla oluşan doğal taş doku, yüzyıllar boyunca taş ustaları tarafından oyularak insanoğluna ev, tapınak, sığınak ya da ambar oldu. Günümüzde de aynı işlevleri sürdüren yörenin büyülü mimarisi, 1987 yılında Suha Arın ve ekibi tarafından "Erciyes'in Bereketi” için araştırılıp belgelendi. Eski ustaların, Erciyes'in sunduğu taşı kullanarak, volkanın soğumuş soylu bereketiyle ahşabın sıcaklığını kaynaştırdıkları mimarinin çarpıcı örneklerinin sergilendiği belgeselde, taş işçiliğinin en eski ustalarının yarattığı eserler ve üretim teknikleri, yine onların kendi söylemlerinden aktarılır.

Gelin şimdi bu eşsiz belgeseli yeniden izleyelim...

Erciyes'in Bereketi: "Eski Evler Eski Ustalar" dizisinde yer alan belgeselde Süha Arın, Kapadokya'ya özgü mimari yapılanmayı incelemekte... Hem büyük ustanın anısı, hem Anadolu kültürünün çağdaş ve geleneksel değerlerini bir daha, yakından tanımak adına defalarca izlenip saklanacak bir belgesel film... Emeği geçenleri kutluyor, Belgesel ustası Süha Arın'ı rahmetle anıyoruz.

Suha Arın’ın yönettiği Erciyes’in Bereketi’nin görüntü yönetmeni İlhan Arakon, kameramanı ise Turhan Yavuz. Süreyya Arın’ın seslendirdiği belgeselin özgün müziği Nadir Göktürk imzasını taşıyor.

Nahıl (veya nakıl), Anadolu’nun binlerce yılık bir geçmişi olan ve Kibele şenliklerinden kaynaklandığı sanılan ağaç süsleme geleneğinin Ürgüp ve çevresinde yaşayan izi.

Film projektörü: Erciyes’in Bereketi (Suha Arın, 1987)

SÜHA ARIN KİMDİR?

"Türk belgesel sinemacılığının yüz akı ve büyük ustası" diye tanımlanan Arın, İlk, Orta ve Lise öğrenimini Ankara'da tamamladı. Washington'daki Howard Üniversitesi'nde Sinema Televizyon Yapımcılığı ve Yönetmenliği (Lisans); The American University - Kitle Haberleşmesi-Hükümet ve Kamu Enformasyonu (Lisans üstü) eğitimleri aldıktan sonra, 1962'den itibaren Milli Eğitim Bakanlığı - Öğretici Filmler Merkezi için yönetmen ve senaristlik yaptı. 1966 - 1967 sürecinde Amerika'da Capital Film Labs`ta görev yaptı. Amerika'nın Sesi Radyosu Washington Muhabirliği, Uluslararası Sinema TV Merkezi (USIA) ve TRT Washington Muhabirliği, çevirmenlik ve sunuculuğunda bulundu. 1973 - 1974 sürecinde Ankara Üniversitesi Basın Yayın Yüksek Okulu’nda öğretim görevlisi olarak çalışmaya başladı. Mimar Sinan Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, International American University, Liverpool John Moores Üniversitesi Beykent Kampüsü (Beykent İleri Eğitim Kurumu) [1], Beykent Üniversitesi, Marmara Üniversitesi, Maltepe Üniversitesi ve Yeditepe Üniversitesi'nde ders verdi.[2] Ankara ve İstanbul’daki çeşitli üniversitelerde sürdürdüğü öğretim görevinde, aralarında günümüzün ünlü yönetmenleri, gazetecileri ve akademisyenlerinin de bulunduğu çok sayıda öğrencinin yetişmesine katkıda bulundu. Sinema oyuncusu Semra Özdamar ile evlendi.

Çektiği (Yörük Elif), (Likya'nın Sönmeyen Ateşi), (Fırat Göl Olurken) gibi filmlerden bazıları sansüre uğradı.

Arın, Amerika'daki NBC macerasını şöyle anlatır: "Yılda 60.000 dolar gibi bir maaşla işe başlatıp, üstelik ABD vatandaşı yapacaklardı. O toplumun bana göre olmadığına karar verdim: Materyalist bir toplumdu ve mutlu, özgür insan görememiştim." [3]

Suha Arın, Basın Konseyi, Türsak, Türkiye Turing ve Otomobil Kurumu, İletişim Ve Sanat Araştırmaları Vakfı ile Tarih Vakfı'nın kurucu üyelerindendir.

1 Şubat 2004'te tedavi gördüğü İstanbul Haseki Kardiyoloji Enstitüsü'nde hayatını kaybetti.

Suha Arın, belgesellerinin değişmez spikeri ve sevgili ağabeyi Süreyya Arın ile birlikte (1979)

Kaynak: https://www.facebook.com/mtvfilm

http://www.mtvfilm.com/tr/


Kaynak: Yayıncı FİB Haber

İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.