Nevşehir ve çevresinde bahar mevsiminin etkisini göstermesiyle birlikte doğada kendiliğinden yetişen yenilebilir otlar vatandaşlar tarafından toplanmaya başlandı. Özellikle şifalı olarak bilinen bitkilerin sofralara taşınması, bölgede adeta “tatlı bir telaş” oluşturuyor.
Yol kenarları ve tarlalarda doğal olarak yetişen otları toplayan vatandaşlar, mevsim geçmeden ürünleri değerlendirmek için sabahın erken saatlerinde doğaya çıkıyor.
Baharın En Çok Arananı: Hardal Otu
Bölgede en çok ilgi gören bitkilerden biri ise hardal otu oluyor. Hem lezzeti hem de şifalı özellikleriyle bilinen hardal, Nevşehir’in birçok köyünde sofraların vazgeçilmezi haline gelmiş durumda.
Kozaklı ilçesine bağlı Akpınar köyü muhtarı Minnet Abdioğlu, bahar döneminde başlayan toplama faaliyetlerine ilişkin şunları söyledi:
“Nisan ayında bereketli yağmurlar sonrası köyümüzde herkes hardal toplamaya başladı. Yufka ekmekle, çömlek peyniriyle, köy yumurtasıyla hep birlikte tüketiyoruz. Bizim buralarda acivici de denir, hardal da denir. Rabbimizin doğada sunduğu eşsiz lezzetlerden biridir.”
Hardal Nedir?
Hardal (Brassica türleri), lahanagiller familyasına ait, hem gıda hem de sağlık alanında kullanılan önemli bir bitkidir. Türkiye’de özellikle İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde doğal olarak yetişmektedir.
Temel Özellikleri:
- 30–90 cm boylanabilen otsu bitki
- Sarı, beyaz veya mor çiçekler
- Küçük yuvarlak tohumlar (baharat olarak kullanılır)
- Ilıman iklimlerde yaygın yetişme
Şifa Kaynağı Olarak Görülüyor
Hardal, halk arasında yalnızca bir gıda değil aynı zamanda şifalı bitki olarak da kabul ediliyor. İçerdiği vitamin ve mineraller nedeniyle farklı alanlarda kullanıldığı biliniyor:
- Sindirim sistemini desteklediği
- Gaz ve şişkinliği azalttığı
- Antibakteriyel özellikler taşıdığı
- Kas ağrılarına iyi geldiği
- Vücudu toksinlerden arındırmaya yardımcı olduğu
Ayrıca C vitamini, potasyum, kalsiyum ve demir açısından zengin olduğu ifade ediliyor.
Sofraların Vazgeçilmezi
Bölge halkı tarafından hardal;
- Yufka ekmek
- Köy peyniri
- Köy yumurtası
ile birlikte tüketiliyor. Hem taze ot olarak hem de baharat formunda değerlendirilen bitki, özellikle bahar sofralarının vazgeçilmezi olarak öne çıkıyor.
Doğadan Sofraya Gelen Bereket
Bahar yağmurlarının ardından doğanın canlanmasıyla birlikte Nevşehir kırsalında yaşayan vatandaşlar, hem geleneksel yaşam kültürünü sürdürüyor hem de doğal gıdalarla beslenmeye devam ediyor.
Nevşehir genelinde artan bu doğal ot toplama geleneği, hem ekonomik hem de kültürel bir değer olarak yaşatılıyor.
Nevşehir’de baharın gelişiyle birlikte doğa adeta yeniden canlanırken, hardal gibi şifalı otlar da sofralara taşınmaya devam ediyor. Bölge halkı için hem bir geçim hem de bir gelenek olan bu doğal toplama kültürü, her yıl olduğu gibi bu yıl da “tatlı bir telaş” içinde sürüyor.
Yabani otları besin olarak tüketirken nelere dikkat edilmeli?
1- Yenilebilen otları toplarken topladığımız her bitkiyi iyi tanımalı yenilebilirliklerinden emin olmalıyız özellikle ot toplamakta acemi kişiler topladığı otları mutlaka işin uzmanına kontrol ettirmelidir.
Örneğin, zehirli bir bitki olan baldıran bitkisinin tohumdan çıkan ilk yaprakları maydanozu aşırı andırmaktadır sepete maydanozdur diye eklenen tek bir baldıran otu dahi tüketildiği zaman geri dönüşü olmayan sağlık sorunlarına yol açabilmektedir.
2- Evimizin duvarlarının kenarında taş aralarında bitmiş, yol kenarında insanların ayaklarının altında yetişmiş, sanayi alanları ve kirli bölgelerden toplanan otlar yenmemelidir özellikle malesef insanımız sağa sola tükürmekte, otların dibine sigara izmariti atmakta yabani otları kirletmektedir.
Bu yüzden kesinlikle insanların yoğun yaşadığı bölgelerdeki otlar tüketilmemelidir.
3- Tüketilen otlar tohumdan çıktıktan iki veya üç ay sonra daha dallanma olmadan, henüz çiçeklenmeden toplanmalı.
Örnek verilecek olursa gelincik bitkisi çiçek sapı gelişmeden önceki dönemde taban yaprakları tüketilebilir bitki dallandıktan ve çiçekleri çıktıktan sonra bitki organlarında alkoloit oranlarında aşırı artış gözlenmekte bu dönemde tüketilen bir gelincik bitkisi toksik maddeler içerdiği için sağlık açısından zararlı olacaktır.
4- Toplanan bitkinin her bir kısmı iyi kontrol edilmeli bazı zararlı böcekler bazı yenen otların yapraklarının arka kısmına larva bırakabilmekte varsa bu larvalar özenle temizlenmelidir.
5- Bitkilerin bazıları çiğ olarak tüketilebilirken ( salata olarak )
bazısı pişmiş olarak tüketilmesi uygundur.
Her yenen yabani bitki çiğ tüketilmez.
Örneğin tırşik bitkisi çiğ yendiğinde boğazlarda şiddetli yanma , beraberinde mide bulantısı, boğazda şişme, nefes darlığı, baş dönmesi gibi geri dönüşü olmayan ciddi sağlık sorunlarına götürebilir.
6- Her yenen bitkiyi de yeniyor diye aşırı tüketimi doğru değildir.
Bazı bitkiler bazı kişilerde alerji yapabilir.
7- Bazı yenen yabani otlar hamilelik ve emzirme döneminde zararlı olabilir.
Hemen hemen herkesin bildiği Kuş otu ve çoban çantası hamilelikte önerilmez.
Ayriyeten çoban çantası böbreklerinde taş olanlar için, tiroid rahatsızlığı olanlar ve turpgiller familyası bitkilerine alerjisi olanlar yememeli yine çoban çantasının kan durdurucu etkisi olduğundan kan sulandırıcı kullananlar uzak durmalılar
Yine herkesin bildiği ebegümeci bitkisi çocuklar için, şeker hastaları ve hamile olanlara önerilmez.
Antidepresan kullananlar, uyku ilacı alanlar, gelincik otu yememeliler.
Yine alkol kullanan kişilerde gelincik otunu alkol ile aynı anda kullanmamalılar.
Bu ve bunun gibi her bitkinin dikkat etmemiz gereken yan tesirleri olabilir.
8- Yabani otları tanıyalım sayfamız sadece bitki teşhisi için bilgi amaçlı kurulmuştur.
Sadece bir tek fotoğraf ile bitkiler doğru teşhis edilemeyebilir.
Yabani otların tanımı sayfa takipçilerimiz tarafından doğru yapılsa dahi sadece burada verilen bilgilerle yetinmeyip daha geniş bilgi için yabani otlar hakkında yazılmış bilimsel kitaplara başvurmak gerekir.
Yabani otları yanlış kullanım sonucu doğacak kötü sonuçlardan sayfa yöneticisi ve moderatörleri sorumlu tutulamaz.
Kişinin kendisi sorumludur.