Genel

Nevşehir’in Abdi Köyü’nde Yarım Asırdır Zamana Direnen Değirmen

Kozaklı ilçesine bağlı Abdi köyünde 1979 yılından bu yana faaliyet gösteren tarihi değirmen, geleneksel taş değirmen kültürünü günümüzde de yaşatıyor

Nevşehir'in Kozaklı ilçesine bağlı Abdi köyünde 1979 yılından bu yana faaliyet gösteren tarihi Gel Gör Un Değirmeni, geleneksel taş değirmen kültürünü günümüzde de yaşatıyor. Mehmet Keskin tarafından işletilen değirmende buğday ve bulgur öğütülürken, kaya tuzu da çekiliyor.

NEVŞEHİR – Teknolojinin gelişmesiyle birlikte geleneksel üretim yöntemlerinin birer birer kaybolduğu günümüzde, Nevşehir’in Kozaklı ilçesine bağlı Abdi köyünde yarım asra yaklaşan geçmişiyle dikkat çeken bir taş değirmen, Anadolu’nun kadim değirmencilik kültürünü yaşatmaya devam ediyor.

1979 yılında faaliyete geçen Gel Gör Un Değirmeni, aradan geçen yaklaşık 50 yıla rağmen geleneksel yöntemlerden vazgeçmeden çalışmalarını sürdürüyor. Günümüzde modern un fabrikalarının yaygınlaşmasına rağmen taş değirmenin başında çalışan 75 yaşındaki Mehmet Keskin, yıllardır köylülerin ve çevre bölgelerde yaşayan vatandaşların getirdiği ürünleri öğüterek geçmişten günümüze uzanan bir geleneği ayakta tutuyor.

TAŞLAR DÖNÜYOR, GELENEK YAŞIYOR

Abdi köyünde bulunan tarihi değirmen, yalnızca un öğütülen bir işletme olmanın ötesinde, geçmişte Anadolu köylerinin günlük yaşamında önemli yere sahip olan değirmencilik kültürünün yaşayan örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor.

Yıllar önce köylerde hemen her ailenin buğdayını öğütmek için başvurduğu taş değirmenler, sanayileşme ve modern un fabrikalarının yaygınlaşmasıyla birlikte giderek azalırken, Abdi köyündeki değirmen geleneksel çalışma sistemini korumayı başardı.

Değirmende buğday öğütülerek un elde edilirken, bulgur ve kaya tuzu gibi ürünler de işleniyor.

1979’DAN BU YANA AYNI GELENEĞİN İZİNDE

Değirmenin yaklaşık 50 yıllık geçmişi, onu yalnızca bir üretim noktası değil, aynı zamanda bölgenin yakın tarihine tanıklık eden bir mekân haline getiriyor.

1979 yılından bu yana hizmet veren taş değirmen, yıllar içerisinde teknolojik gelişmelere rağmen geleneksel üretim anlayışını koruyarak faaliyetini sürdürüyor.

Değirmende öğütülen ürünlerin başında buğday gelirken, geleneksel yöntemlerle elde edilen kepekli ve katkısız un özellikle doğal ürünleri tercih eden vatandaşların ilgisini çekiyor.

Taş değirmende öğütülen unla yapılan ekmek, yufka ve çöreklerin lezzetinin de farklı olduğu ifade ediliyor.

“KEPEKLİ VE KATKISIZ UN SAĞLIK İÇİN ÇOK GÜZEL”

Akpınar Köyü Muhtarı Minnet Abdioğlu da tarihi değirmeni ziyaret ederek kendi buğdayını öğüttürdü ve kaya tuzu çektirdi.

Abdioğlu, değirmeni yıllardır işleten Mehmet Keskin’in köy ve çevre halkına önemli bir hizmet sunduğunu belirterek şöyle konuştu:

“Kozaklı ilçemiz Abdi köyümüzden Mehmet Keskin amcamız, eski kepekli kara değirmenlerden nadir kalan emektar amcamız, sevdiğimiz biridir. Değirmeninde kepekli, katkısız un sağlık için çok güzel. Ekmek, yufka, çörek oluyor. Ayrıca Mehmet amcamız tuz çekiyor, bulgur çekiyor. Çok yönlü olarak yıllardır halkımıza hizmet vermektedir. Bugün ben de kepekli, sağlıklı kendi buğdayımdan un öğüttüm ve kaya tuzu çektirdim. Mehmet amcama sağlıklı ömürler diliyorum.”

KENDİ BUĞDAYINI GETİREN TAŞ DEĞİRMENE KOŞUYOR

Günümüzde doğal ve geleneksel üretime olan ilginin artması, tarihi değirmenin yeniden ilgi görmesini sağlıyor.

Kendi tarlasından elde ettiği buğdayı un haline getirmek isteyen vatandaşlar, ürünlerini Abdi köyündeki taş değirmene getiriyor.

Modern fabrikalarda seri üretimle gerçekleştirilen işlemin aksine taş değirmende daha geleneksel bir yöntemle öğütülen buğday, özellikle kepekli un tercih eden vatandaşların ilgisini çekiyor.

Değirmende ayrıca bulgur öğütülmesi ve kaya tuzu çekilmesi gibi farklı işlemler de gerçekleştiriliyor.

NEVŞEHİR'İN ESKİ DEĞİRMENLERİNDEN BİRİ

Taş değirmenler, Nevşehir dahil tüm Anadolu'nun kırsal yaşam kültüründe önemli bir yere sahipti.

Geçmişte köylüler hasat döneminin ardından elde ettikleri buğdayı değirmene götürür, burada öğüttükleri undan ailelerinin ekmek ve diğer temel gıda ihtiyaçlarını karşılardı.

Değirmenler aynı zamanda köy yaşamının sosyal merkezlerinden biri olurdu. İnsanlar ürünlerini öğütmek için değirmene gelirken burada birbirleriyle görüşür, hasat döneminin gelişmelerini paylaşırdı.

Bugün ise bu kültürün önemli bir bölümü modern üretim tesisleri nedeniyle kaybolmuş durumda.

Abdi köyündeki Gel Gör Un Değirmeni ise bu geleneğin günümüze ulaşan nadir örneklerinden biri olarak çalışmalarını sürdürüyor.

MODERN FABRİKALARIN YANINDA TARİHİ DEĞİRMENİN ÖNEMİ

Kozaklı’da modern teknolojiyle çalışan un fabrikalarının bulunması bölge açısından önemli bir ekonomik değer oluştururken, Abdi köyündeki tarihi değirmen farklı bir işlevi yerine getiriyor.

Modern fabrikalar yüksek kapasiteli üretim gerçekleştirirken, taş değirmen geleneksel yöntemleri ve geçmişin üretim kültürünü yaşatıyor.

Bu yönüyle tarihi değirmen, yalnızca ticari bir işletme olarak değil, kültürel mirasın yaşayan bir parçası olarak da değerlendiriliyor.

MEHMET KESKİN, YILLARDIR DEĞİRMENİN BAŞINDA

Değirmenin yıllardır işletmesini sürdüren Mehmet Keskin, mesleğini büyük bir özveriyle devam ettiriyor.

Günümüzde sayıları giderek azalan geleneksel değirmen ustalarından biri olan Keskin, yıllardır taşların dönüşüne eşlik ederek vatandaşların getirdiği buğday, bulgur ve diğer ürünleri öğütüyor.

Yaklaşık yarım asırdır aynı geleneğin sürdürülmesi, değirmeni bölge için özel bir konuma taşıyor.

“GEÇMİŞİN İZLERİNİ BUGÜNE TAŞIYOR”

Abdi köyündeki tarihi değirmenin geçmiş kültürün önemli unsurlarından biri olduğuna dikkat çekilirken, bu tür yapıların korunmasının kültürel miras açısından önem taşıdığı ifade ediliyor.

Bir yandan modern üretim tesisleri faaliyetlerini sürdürürken, diğer yandan yaklaşık 50 yıllık taş değirmenin geleneksel yöntemlerle çalışmaya devam etmesi, geçmiş ile bugün arasında adeta bir köprü oluşturuyor.

Değirmenin taşları her döndüğünde yalnızca buğday öğütülmüyor; Anadolu’nun üretim kültüründen, köy yaşamından ve geçmişten günümüze ulaşan bir gelenek de yaşatılıyor.

YARIM ASIRLIK DEĞİRMEN GELECEĞE TAŞINMAYI BEKLİYOR

1979 yılında başlayan yolculuğunu bugün de sürdüren Gel Gör Un Değirmeni, aradan geçen yaklaşık yarım asırlık sürede pek çok değişime tanıklık etti.

Modern fabrikalar, yeni üretim teknikleri ve değişen tüketim alışkanlıkları arasında varlığını koruyan tarihi değirmen, özellikle doğal ve geleneksel ürünlere ilgi duyan vatandaşların uğrak noktalarından biri olmayı sürdürüyor.

Abdi köyünde taşların dönmeye, buğdayların una, bulgurların sofralara dönüşmeye devam ettiği değirmen, Nevşehir’in kırsal kültüründe geçmişten geleceğe uzanan sessiz ama önemli bir miras olarak yaşamını sürdürüyor.