Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesi (NEVÜ)’de, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) Bilim Söyleşileri kapsamında ve Bilim ve Teknoloji Haftası dolayısıyla “Bilim Tarihi ve Felsefesi” konulu bir söyleşi düzenlendi.
T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile TÜBİTAK iş birliğinde, “Milli Teknoloji Hamlesi” vizyonu doğrultusunda gençlerin millî teknolojiler geliştirmelerini desteklemek, yerli ve millî teknolojiler için nitelikli insan kaynağı yetiştirmek ve girişimcilik ekosistemini güçlendirmek amacıyla NEVÜ bünyesinde kurulan Milli Teknoloji Atölyesi, bilimsel ve teknolojik faaliyetlerine devam ediyor.
8–14 Mart Bilim ve Teknoloji Haftası kapsamında NEVÜ Milli Teknoloji Atölyesi tarafından düzenlenen programda, NEVÜ öğretim üyesi Doç. Dr. Davut Sarıtaş konuşmacı olarak yer aldı. “Bilim Tarihi ve Bilim Felsefesi” başlıklı söyleşi, NEVÜ Rektör Yardımcısı ve Milli Teknoloji Atölyesi Koordinatörü Prof. Dr. Bayram Deviren’in açılış konuşmasıyla başladı.
Prof. Dr. Bayram Deviren konuşmasında, Milli Teknoloji Atölyesi bünyesinde gerçekleştirilen bilim söyleşilerinin gençlerin bilimsel düşünceyle buluşması açısından önemli bir rol üstlendiğini ifade etti. Günümüz dünyasında teknolojiyi yalnızca tüketen değil aynı zamanda üreten gençlere duyulan ihtiyacın her geçen gün arttığını vurgulayan Deviren, Türkiye’nin bilim ve teknoloji alanındaki hedeflerine ulaşabilmesi için gençlerin araştırma, üretim ve girişimcilik süreçlerinde daha aktif rol almalarının büyük önem taşıdığını belirtti. Milli Teknoloji Atölyeleri gibi ortamların gençlerin fikirlerini projeye dönüştürmelerine imkân sağlayan önemli merkezler olduğunu da sözlerine ekledi.
"Bilim Tek Bir Merkezin Değil, İnsanlığın Ortak Mirasıdır"
Söyleşinin konuğu Doç. Dr. Davut Sarıtaş, bilimin tarihsel gelişim sürecini çok merkezli bir perspektiften ele aldı. Bilimin yalnızca batıya özgü bir süreç olduğu anlayışını tarihsel kanıtlarla sorgulayan Sarıtaş, bilimin Mezopotamya'dan Hint’ medeniyetine, İslam medeniyetinden Rönesans Avrupası'na uzanan çoğul ve çok merkezli bir serüven olduğunu bilim tarihini tek bir uygarlığın doğrusal ilerleyişi olarak okumanın yanıltıcı olduğunu ifade etti.
Hakikatten Sorumluluğa: Teknolojide Etik
Sarıtaş, bilim ve teknoloji arasındaki ilişkiyi açıklarken günümüzde teknolojinin bilimsel bilginin bir ürünü olduğunu ve üretilen teknolojilerin insanlığa hizmet etmesi gerektiğini vurguladı. Bu noktada Bilimin "Altın Çağı" olarak bilinen ve İslam medeniyetinde ortaya çıkan dönemden tarihsel örnekler aktardı. Sarıtaş, teknolojinin etik ve toplumsal sorumluluk çerçevesinde geliştirilmemesi durumunda olumsuz sonuçlar doğurabileceğini, bilim insanlarına ve mühendislere önemli görevler düştüğünü hatırlatan Sarıtaş, günümüzde bilimin en büyük sınavının "etik otorite" olduğunu vurguladı. Bilimsel ilerlemenin salt teknolojik bir yarışa yönelik değil, küresel sorunlara karşı insani bir sorumluluk taşıdığını da hatırlatan Sarıtaş, seminerini Türk-İslam bilim mirasının bugün için nasıl bir ilham kaynağı olabileceğine dair bir sunumla noktaladı.
Gençlere Çağrı
Söyleşinin ardından genç mühendis adaylarına tavsiyelerde bulunan Sarıtaş, bilimsel üretimin insanlık yararını gözetmesi gerektiğini bir kez daha vurgulayarak gençleri sorumluluk bilinciyle çalışmaya davet etti. Çok sayıda öğrenci ve akademisyenin katıldığı etkinlikte katılımcılar, konuya ilişkin görüş ve sorularıyla programa aktif katkı sundu.
Milli Teknoloji Atölyesi'nin Bilim Haftası kapsamındaki etkinliklerinin, gençlerin bilimsel düşünceye ilgisini artırması ve Milli Teknoloji Hamlesi hedefleri doğrultusunda yeni fikirlerin ortaya çıkmasına katkı sağlaması hedefleniyor.