O "ESKİ BEN” BEN DEĞİLİM!
“İnsanlar değişir” derler, evet insanlar değişirler, buna ben de inanıyorum, hem de tüm benliğimle…
Ben de değiştim, evet, ben sizin bildiğiniz “eski ben” değilim.
Yıpranmıştım, tutunacak bir dal aradım, bulamadım, battım, çıktım, gene battım, tekrar çıktım, pek çok battım ama hep çıktım, bırakmadım kendimi canavarların önüne, direndim.
Başarmak isterdim ama başaramadım.
Belki şans, kısmet, kim bilir belki kader, yazgı, her ne ise işte o. Ben böyle mi olsun istedim, hayır, asla! Bir şeyler itti beni.
Umut doluydum, umutluydum, içimde bir volkan vardı, hep yanardı, hatta mutlu da idim. İçimde kaynayıp gelen neşem sadece bana değil, çevremdeki kişilere, ilişki kurduğum eş, dost ve arkadaşlara, tanıdık, az tanıdık herkese yeterdi.
Kimileri bana gıpta ile bakar, kim bilir belki kıskanırlardı da. “Nasıl oluyor böyle?” diye düşünürler, düşündükleri bu soruya cevap bulamazlardı.
İşte bu bendim!
Şimdi ise bir arkadaşımın söylediği gibi; “Bir avuç kül” gibiyim. Evet bir avuç kül, hiçbir özelliği olmayan, rengi, yapısı bozulmuş, işe yaramaz hale gelmiş bir avuç kül.
Kül, o ilk haline dönebilir mi? Dönmez, eskiye gidebilir mi? Gidemez ise bende bunların hiç birine yapamadım maalesef.
Kül haline nasıl mı geldim?
Gençtim, henüz toydum, düşmemek için derin ve sonsuz uçurumlara çok çabaladım. Ama düştüm, hiç sesim çıkmadı, duymadınız çığlığımı, haykırışlarımı, inleyişlerimi…
Duymadınız, duyamazdınız da.
Elimden tutan olmadı, dönüp bakan bile yoktu, adeta bihaberdi varlığımdan insanlar uçurumlara düşerken.
İşte şimdi sorabilirsiniz; Pekiyi sonra ne oldu? Diye…
Düştüm, düşmeye devam ettim, aylarca, yıllarca, on yıllarca düştüm o derin, sessiz ve karanlık uçurumlara, sonunda düşüp parçalandım, paramparça oldum, binlerce parçam saçıldı dört bir yana.
Hayır, hayır, yanlış anlamayın! Parçalanan bedenim değildi, ruhum, umudum, neşem, sevgim, beni ben yapan her şeydi parçalanan, paramparça olan.
İşte o “eski ben” uçurumun dibinde kaldı.
Uçurumdan kurtulan ise, sizin bilmediğiniz, tanımadığınız, belki de hiç hoşlanmayacağınız “yeni benim”
Şimdi anladınız mı?
İşte o "eski ben" ben değilim…