banner461

Nevşehir'den 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Mesajları...

Dünya Kadınlar Günü ya da Dünya Emekçi Kadınlar Günü her yıl 8 Mart’ta kutlanan ve Birleşmiş Milletler tarafından tanımlanmış uluslararası bir gündür. 8 Mart Dünya Kadınlar Gününüz kutlu olsun.

banner15
Nevşehir'den 8 Mart Dünya Kadınlar Günü Mesajları...
08 Mart 2021 Pazartesi 09:16

banner517
banner134

Dünya Kadınlar Günü ya da Dünya Emekçi Kadınlar Günü, her yıl 8 Mart’ta kutlanan ve Birleşmiş Milletler tarafından tanımlanmış uluslararası bir gündür. İnsan hakları temelinde kadınların siyasi ve sosyal bilincinin geliştirilmesine, ekonomik, siyasi ve sosyal başarılarının kutlanmasına ayrılmaktadır. Türkiye’de ise 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında “Emekçi Kadınlar Günü” olarak kutlanmaya başlandı.

Tüm zorlukları cesaretle, hep birlikte aşacağız  

Cumhuriyet Halk Partisi Ürgüp İlçe Başkanı Fulya Gülşen Altınsoy, 8 Mart dünya kadınlar günü dolayısıyla bir mesaj yayınladı.  

Kadınların tüm zorlukları cesaretle ve birlikte aşabileceklerine dikkat çeken Altınsoy, “Kadınların istediği her şeyi başarabileceğine inanıyorum. Tüm zorlukları cesaret ile hep birlikte aşacağız. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günümüz Kutlu Olsun” dedi. 

Hamdolsun cenneti anaların ayakları altına seren yüce bir dine mensubuz 

Milliyetçi Hareket Partisi Kadın Kolları Başkanı Yıldız Gürbüz, 8 Mart dünya kadınlar günü dolayısıyla yaptığı açıklamada “Hamdolsun cenneti anaların ayakları altına seren yüce bir dine mensubuz” dedi.  

MHP Nevşehir Kadın Kolları Başkanı Gürbüz, “Yaratılmış bütün mahlukatı kutsiyet sıralamasına koysak şüphesiz kadınlarımız en başta gelir. Hamdolsun cenneti anaların ayakları altına seren yüce bir dine mensubuz. Ruhunu bu dinde eritmiş Türk milleti, en aziz bildiği toprağına Anadolu adını vermiştir. Savaşta evladını ve eşini şehadete gönderirken, 'Ya şehit ol ya gazi' diyebilen vefakar analarımızı, bacılarımızı asla unutmadık. Kara Fatmalar, Nene Hatunlar kadının gücünü, kadının içtimai hayattaki rolünü açıkça anlatmıyor mu” ifadelerini de yer verdi. 

Atatürk Türk kadınına gerçek değeri vermiştir  

Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı Kamil Gülmez, 8 Mart dünya kadınlar günü nedeniyle yayınladığı mesajında Atatürk’ün Türk kadınına gerçek değeri verdiğine dikkat çekti.  

Gülmez, “Osmanlı imparatorluğu zamanında, ilk nüfus sayımı 2. Mahmut zamanında yapılmıştır. Sadece erkekler ve hayvanlar sayılmıştır. Kadının adı yoktur. Cumhuriyet ve Atatürk Türk kadınına gerçek değeri vermiştir. Bu nedenle tüm kadınlarımız Atatürk devrimlerini ve cumhuriyeti her zaman korumalı ve gerekli mücadeleyi vermelidir.  

Tüm kadınlarımızın bu mücadele de yer alacağını düşünerek günlerini kutluyorum” ifadelerine yer verdi. 

Kadının saygınlığı kadına saygıyla başlar 

Memur-Sen İl Başkanı ve Eğitim-Bir-Sen Nevşehir Şube Başkanı Mustafa Çiftci, "Dünyayı imar, toplumu ihya, kültürü ıslah eden, şefkat ve fedakârlıkları ile nesilleri eğiten, alın teri döküp üreten ilk öğretmenimiz annemiz, dayanıştığımız kardeşimiz, toplumun temeli olan kadınlarımızın Dünya Kadınlar Günü’nü tebrik ediyoruz" dedi. 

Kadının, hayat gerçeğinin temeli, toplumsal hayatın kurucu aktörü, çalışma hayatının ana karakteri, her faaliyetin paydaşı; varlığın manevi derinliği, kültürün taşıyıcı sütunu, öğütleriyle davranışların en belirleyici unsuru olduğunu belirten Çiftci, "Kültürümüzün nesillere aktarılması, geleneklerimizin öğretilmesi, hayatın hikmetli yanlarının ‘ana öğüdü’yle yaşatılması, kadınların etkin gücünün en büyük göstergesidir. Bizim tarihimizde kadınlar savaş dönemlerinde kahramanlaşarak nam salmış, kurdukları örgütlerle sivil hayata büyük değerler katmış, siyasette aldıkları görevlerle öncü olmuş, ticaretteki başarılarıyla model ortaya koymuş,  sanatta çığır açmış, hayatın her alanında büyük icraata imza atmış, atmaya da devam ediyorlar. Modern hayatın hakka ve ahlaka sığmayan dayatmalarının, sanayileşmeyle başlayan kapitalizmin sömürü çarklarının, sapkın bazı yönelişlerin her geçen gün değerlerimizi dejenere etmesinin en büyük bedelini kadınlar ödemektedir. Kapitalizmin istismarıyla bir pazarlama nesnesine dönüştürülmeye çalışılan kadın kimliğinin ‘özgürlük’, ‘bağımsızlık’ gibi kavramlarla bezenerek yutturulmaya çalışılmasına karşı hepimiz teyakkuza geçmeli, örgütlü gücümüzle mücadele etmeliyiz. Kadını ve erkeği yaradılışın fıtri doğasını inkâra kışkırtan şeytani ideolojiler, insanlığı ifsada ve helake sürüklemektedir. İnsanlığı yok etmeye odaklanmış sapkınlık, kadına da erkeğe de saygılı değildir. Gelinen aşamada cinsiyetsizleştirmeye varan tezviratın kadın erkek eşitliği veya özgürlüğü söyleminin hiçbir inandırıcılığı, hatta kadınlar için, kadınlar günü için söyleyecek bir sözü kalmamıştır. 

İnancının gereğini yerine getirmeye çalışan kadınların varlığı görmezden gelinmiştir. Onlar bir hak talep edemez, hatta sırf farklı tercihlerinden dolayı hakları gasbedilebilir görülmüştür. 28 Şubat’ta kılık ve kıyafetinden dolayı binlerce çalışan kadına, kız öğrencilere yapılan zulümlere sessiz ve tepkisiz kalınmasının sebebi budur. Yine dünyanın birçok yerinde terör ve savaş mağduru olan, vatanından sürülen, göçmen duruma düşen, öldürülen, tutuklanan veya zindanlarda taciz ve tecavüze, soykırıma uğrayan kadınların, bu çarpık zihniyet tarafından çağdaş yaşama biçimine uymadıkları gerekçesiyle hakları hatta varlıkları yok sayılmıştır. 

Denedikleri binbir oyun ve saldırılarla bir türlü dize getiremedikleri milletimizin kişilik ve kültürü, kadının kimliği üzerinden yapılan operasyonlarla bozulmak istenmektedir. Çünkü kadın, dünden bugüne, bugünden yarına duygu, bilgi, beceri, ahlak, maneviyat akışının canlı değeridir. Aileyi, toplumu yozlaştırmak suretiyle bizi bozguna uğratmak isteyenler, bu değeri aşındırmaya çalışmaktadır. Sözde ‘kadın hakları’ söylemi, dünyanın her yerinde kadim ahlaki düzenleri sarsmak, köklü toplum yapılarını yozlaştırmak için bir istismar malzemesi olarak kullanılabilmektedir. Bu kişilerin kültürden, ahlaktan, aileden, inançtan, millet ve milliyetten, medeniyet ve kültürden yana hiçbir kaygıları yoktur. Daha çok sorumsuz, savruk ve tüketicidirler. Değişen insan ve toplum anlayışından ekonomik mecburiyetlere kadar yaşanan yeni durumların, iş hayatından toplum düzenine kadar birçok düzenlemeyi kaçınılmaz kıldığı da bir gerçektir. Tam da bu noktada modernleşme sürecinde Batı’nın düştüğü trajik hataya düşmeden kendi tarih ve kültür birikimimizin ışığında ve çağımızın mecburiyet ve deneyimleriyle kadınların daha güçlü kılınması için ev, aile ve çalışma düzeni daha sağlam tanzim edilmelidir. Bunun için yeni hak, destek ve programlarla, kadın ve aile lehine yapılan düzenlemelerin alan ve içerikleri genişletilmelidir. Kadını mağdur etmeye dönük tüm ideolojik kurgulara rağmen içine doğduğumuz kültür ve anlam dünyasında ‘kadının saygınlığı, kadına saygıyla başlar’ anlayışı esastır. Eğitim-Bir-Sen olarak, insan ve medeniyet değerlerini muhafaza edip yüceltecek toplumun, ancak sağlam aile yapısı ve güçlü kadınla mümkün olacağına inanıyor; Dünya Kadınlar Günü’nün kadınların sorunlarının çözümü için yeni bir başlangıç ve imkân olmasını temenni ediyoruz" diye konuştu.  

Başkan Gülen’den kutlama  

Nevşehir Sağlıklı Yaşam İçin Mücadele Derneği Başkanı Cengiz Gülen, dünya kadınlar gününü kutladı.  

Gülen kutlama mesajında “Kadınlarımız, toplum içinde giderek önemli roller üstlenmiş ve hayatın merkezinde yer almışlardır. Gelecek nesillerin yetişmesi şüphesiz onların omuzlarındadır. Tüm insanlığın bu bilince sahip olması gerekmektedir. Kadınlarımızın fedakârlıkları göz ardı edilemez. Tarihin her döneminde ülkemizin gelişmesi ve kalkınması için örnek olmuş, gayret etmiş kadınlarımız bizler için çok önemlidir ve çok değerlidir. Günümüzde kadın tarım, sanayi ve hizmet sektöründe, uzmanlık gerektiren bilimsel ve teknik alanlarda ve siyasette adından başarı ile söz ettirmektedir. Gelecek nesillerin yetişmesinde yeri doldurulamayacak bir önemi olan ve sevgiyi, nezaketi, zarafeti, inceliği öğreten yine onlardır. Toplumsal cinsiyet eşitliğinin daha ileri düzeyde gerçekleştiği, şiddetten uzak, daha mutlu günler temennisi ile bütün kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutluyorum” diye konuştu. 

Şehit annelerimizin bu özel günleri de kutlu olsun  

Gülşehir Belediye Başkan Fatih Çiftçi, 08 Mart dünya kadınlar gününü kutladı.  

En başta Şehitlerimizin annelerinin kadınlar gününü kutladığını söyleyen Gülşehir Belediye Başkan Çiftçi, “Dünya Kadınlar Günü; dünya kadınlarının emek ve dayanışmasının sembolüdür. Bu sembol kadınların özgürlük ve eşitlik içinde yaşaması, toplumda sosyal ve ekonomik alanda etkin bir rol üstlenmesi ve kadına gereken değerin verilmesi gerektiğini aksi halde gelişmiş bir toplum olabilmekten bahsedilemeyeceğini anlatır. Tarihin her döneminde eşi, ailesi, ülkesi ve milleti için her türlü fedakarlıkta bulunan ve ülkemizin çağdaş uygarlık seviyesi üzerine çıkabilmesi için gereken her türlü rolü üstlenmekten çekinmeyen aziz Türk kadını, ülkemizde hak ettiği değeri her zaman görmüş ve bütün dünya kadınlarına örnek olmuştur. Bu vesileyle başta aziz şehit ve kahraman gazilerimizin değerli eş ve anneleri olmak üzere tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutlar, hayatlarımıza kattıkları değerler için kendilerine teşekkürü bir borç bilir saygılarımı sunarım” dedi. 

Kadınlar barışın ve kardeşliğin en büyük unsurları  

Nevşehir Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birlik Başkanı Mehmet Pınarbaşı, 08 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutladı. Pınarbaşı kutlama mesajında; “Anne olma vasfını taşıyan kadınlar barışın ve kardeşliğinde en büyük unsurlarıdır. Kadınların her tarafı kucaklayan gönülleri ve taşıdıkları annelik duyguları her şeyin üstündedir. Kadınlarımızın temel felsefesinde merhamet, bağışlama ve insani hassasiyetler ön planda yer almaktadır. Bu nedenle kadınlar en kıymetli temsilcilerimizdir. Toplumun temel taşı olan ailenin en önemli ferdi olan kadın, ülkenin birlik ve beraberliğinin sağlanmasında da önemli bir rol almaktadır. İslam dininin temelinde kadın haklarını koruyup gözetmenin yer aldığını görmek gerek. Dinimiz kız çocuklarını diri diri toprağa gömen bir anlayışı tamamen ortadan kaldırmıştır. Bir malmış gibi alınıp satılan bir kadın profilin yerine kutsal bir varlığı ön safhada tutmuştur. Aynı zamanda anne olan kadınlarımıza of demeyi bile yasaklamıştır. Bu duygularla tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutluyorum” dedi. 

Kadın Cenabı Allah’ın bize emaneti  

Nevşehir Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Kefalet Kooperatifi Başkanı Kemal Ay, dünya kadınlar günü mesajı yayınladı. 

Başkan Kemal Ay, “Kadın Cenabı Allah’ın bize emaneti. Can içinde can, ruh içinde ruhun bahşedildiği, nezaketin ve inceliğin öğretmeni annelerimiz onlar. Eşimiz, arkadaşımız, kızımız, ablamız, kardeşimiz olarak hayatımızın her noktasında önemli bir yerde bulunan kadınlarımız; bugünümüzün ve geleceğimizin en kıymetli değerlerimizdir. Türk toplumunda kadın baş tacıdır. Toplumun ve ailenin en önemli yapı taşıdır. Kadın; fedakârlığın, şefkatin, sabrın ve özverinin sembolüdür. Toplumumuzun yapısını güçlendiren, şekillendiren, aile birliğinin en önemli unsuru Türk kadını; daima özveri ve sevginin kaynağı olmuştur. Kurtuluş Savaşında vatanımızın bağımsızlığı için erkeğiyle cepheden cepheye koşan cefakâr kadınlarımızın, toplumsal hayatta hak ettiği yere gelmesi katılımcı, üretken ve eşit bireyler olarak toplumda kabul görmesi tüm toplumun sorumluluğundadır. 8 Mart tarihi tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de Kadınlar Günü olarak kutlanmaktadır. Bizler kadınlarımızı senenin sadece bir gününde değil, her gününde hatırlayarak, onlara gereken hassasiyeti göstermeliyiz. Bu vesileyle başımızın tacı kadınlarımıza saygılarımı sunuyor, 8 Mart Dünya Kadınlar gününü kutluyorum” dedi. 

En başta Şehit annelerimizin gününü kutluyorum  

 İlim Yayma Cemiyeti Nevşehir Şube Başkanı Mustafa Özdemir, 08 Mart dünya kadınlar gününü kutladı.  

En başta Şehitlerimizin annelerinin kadınlar gününü kutladığını söyleyen Özdemir mesajında; “Dünya Kadınlar Günü; dünya kadınlarının emek ve dayanışmasının sembolüdür. Bu sembol kadınların özgürlük ve eşitlik içinde yaşaması, toplumda sosyal ve ekonomik alanda etkin bir rol üstlenmesi ve kadına gereken değerin verilmesi gerektiğini aksi halde gelişmiş bir toplum olabilmekten bahsedilemeyeceğini anlatır. Tarihin her döneminde eşi, ailesi, ülkesi ve milleti için her türlü fedakarlıkta bulunan ve ülkemizin çağdaş uygarlık seviyesi üzerine çıkabilmesi için gereken her türlü rolü üstlenmekten çekinmeyen aziz Türk kadını, ülkemizde hak ettiği değeri her zaman görmüş ve bütün dünya kadınlarına örnek olmuştur. Bu vesileyle başta aziz şehit ve kahraman gazilerimizin değerli eş ve anneleri olmak üzere tüm kadınlarımızın "8 Mart Dünya Kadınlar Günü" nü kutlar, hayatlarımıza kattıkları değerler için kendilerine teşekkürü bir borç bilir saygılarımı sunarım” dedi. 

8 Mart onurlu bir emek ve ekmek mücadelesinin tarihidir 

Sağlık-Sen Nevşehir Şube Başkanı Hakan Gündüzpolat, 8 Mart dünya kadınlar günü kutlayan bir mesaj yayınladı.  

Gündüzpolat, “8 Mart Dünya Kadınlar Günü, 8 Mart 1857 tarihinde kadını sömüren ve köleleştiren kapitalizme başkaldıran, emek ve ekmeğinin mücadelesi uğruna canlarını feda ederek adını tarihe yazdıran kadınların anısıdır. Hak ve adaletten söz eden Batı’nın ikiyüzlülüğünü ortaya koyan örneklerden biri olan bu hadise, kadın hak ve özgürlükleri açısından bir ibret vesikası olarak tarihteki yerini almıştır. Kadına gerçek değerini, kız çocuklarının diri diri kumlara gömüldüğü bir zaman dilimi ve bu coğrafyada insanlığa indirilen son din İslam vermiştir. Cenneti kadınların ayakları altına seren dinimiz, kadınların erkeklere Allah’ın bir emaneti olduğunu buyurmuştur. Kadın; ailenin temeli, gelecek nesillerin teminatıdır. İnsani değerlerle donanmış bir annenin yetiştireceği evlatlar geçmişte nasıl bir Ertuğrul Gazi, Fatih Sultan Mehmet, Yavuz Sultan Selim olmuşsa, yakın geçmişimizde Nene Hatun olmuş, Sütçü İmam olmuş, Seyid Onbaşı olmuştur. 28 Şubat’ta Necmettin Erbakan, Muhsin Yazıcıoğlu, 15 Temmuz’da 250 şehidimiz olmuştur. 

Kadın, toplumun mayasıdır. Sağlam bir gelecek, kadınlarımızın bilgeliğinde, çağı kuşanmasıyla, her alanda kendini yetiştirmesinde şekillenecektir. Bu amaçla kadının eğitimine temelden başlanmalı, bebeklik ve çocukluktan itibaren eğitimlerine gerekli ihtimam gösterilmelidir. Sağlık-Sen olarak, çalışan kadınlarımızın çoğunlukta olduğu hizmet kolunda sendikacılık yapıyoruz. Bu sebeple kadın çalışanlarımızın sorunlarını daha yakinen takip ediyor, çözümü için çalışıyoruz. Kadınlarımızın çalışma hayatında yaşadığı en büyük mağduriyet olan başörtüsü engeli, Memur-Sen olarak bizim düzenlediğimiz imza kampanyası sonrası giderilmiştir. Okullarımızda yaşanan başörtüsü mağduriyeti yine bizim mücadelemiz sonrası çözülmüştür. Çalışma hayatında kadınlarımızın yaşadığı en büyük sorunlardan biri de kreş sorunudur. Özellikle 24 saat esasına göre çalışan sağlık çalışanlarına yönelik 24 saat hizmet veren kreşlerin açılmaması bir eksikliktir. Bu konuda ilk adımı atan Sağlık Bakanlığı’nın kreş uygulamasını yaygınlaştırması gerekmektedir. Kadınların çalışma hayatında yaşadığı bir başka mağduriyet ise, bu toplumun bir ayıbı olan mobbing ve tacizlerdir. Bu yönde toplumsal bilinç artırılmalı, yaşanmaması ve konuşulmaması dahi gereken bu olaylar sona ermelidir. Hiçbir kızımız, kadınımız bir kendini bilmezin kurbanı olmamalıdır. Kadınlarımıza, milletçe sahip çıkmalı, bütün kadınları Yaradanın bir emaneti olarak görmeli, ona göre davranmalıyız. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün, gelenekselleşen kutlama günlerinden sıyrılıp, kadının gerçek sorunlarının ele alındığı ve çözüme kavuşturulması konusunda gerçekçi iradenin ortaya konduğu günlere dönmesi dileğiyle, bütün kadınlarımızın gününü kutlarız” dedi. 

Kadınlar barışın ve kardeşliğin en büyük unsurları  

Nevşehir Pazarcılar Odası Başkanı Selim Özmen, 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutladı.  

Özmen mesajında; “Anne olma vasfını taşıyan kadınlar barışın ve kardeşliğinde en büyük unsurlarıdır. Kadınların her tarafı kucaklayan gönülleri ve taşıdıkları annelik duyguları her şeyin üstündedir. Kadınlarımızın temel felsefesinde merhamet, bağışlama ve insani hassasiyetler ön planda yer almaktadır. Bu nedenle kadınlar en kıymetli temsilcilerimizdir. Toplumun temel taşı olan ailenin en önemli ferdi olan kadın, ülkenin birlik ve beraberliğinin sağlanmasında da önemli bir rol almaktadır. İslam dininin temelinde kadın haklarını koruyup gözetmenin yer aldığını görmek gerek. Dinimiz kız çocuklarını diri diri toprağa gömen bir anlayışı tamamen ortadan kaldırmıştır. Bir malmış gibi alınıp satılan bir kadın profilin yerine kutsal bir varlığı ön safhada tutmuştur. Aynı zamanda anne olan kadınlarımıza of demeyi bile yasaklamıştır. Bu duygularla tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutluyorum” dedi. 

Toplumumun gerçek mimarı kadınlardır  

Yeniden Refah Partisi İl Başkanı Abdulgani Altınışık, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününü kutladı.  

Altınışık, “8 Mart Dünya Kadınlar Günü, kadınların haklarını aramak, çalıştıkları işin karşılığı olan ücreti alabilmek için başlattıkları mücadele mirasının yıldönümüdür. Bu mücadelenin 1857 yılında başladığı dikkate alındığında, aradan geçen süre zarfında kadının yaratılış gayesi çerçevesinde hak ettiği değer, toplumsal misyon, sosyal inşa ve geleceği ihya ekseninde yeterli gelişmenin olmadığı açıkça görülmektedir. Kadınlar, toplumun temel taşı, direğidir.  

başta kadın çalışanlar olmak üzere, bütün kadınların ‘8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü, sorunlarının çözümüne vesile olması temennisiyle bir defa daha kutluyoruz” dedi.  

Dünyayı sevgi ile dolduran tüm kadınlarımızın gününü kutluyorum 

Karapınar Belediye Başkanı Yasin Güneş, 8 Mart dünya kadınlar gününü kutladı.  

8 Mart Dünya Kadınlar günü ile ilgili bir kutlama mesajı yayınlayan Başkan Güneş, "Kadınların yürüttükleri mücadelenin temelinde, Kadınların, dünyanın her tarafında yüzyıl önce olduğu gibi, bugün de eşitlik için, bağımsızlık için, politik haksızlıkların ortadan kalkması için, seçme ve seçilme hakkı, günlük çalışma saatlerinin, koşullarının ve ücretlendirmenin kadınların özelliklerine göre, yeniden düzenlenmesi gibi konular; yani kısaca, daha iyi yaşama ve çalışma koşulları elde edebilmek için mücadeleleri devam etmektedir. Bütün insanlık olarak, duygu dünyamız ve iç alemimize bir göz atacak olduğumuzda, Kadınlarımızın, fiziksel olarak narin yaradılışlarının altında aslında, engin bir dayanıklılık, üretkenlik ve derinlik barındırdıklarını görmek, hiçte zor olmayacaktır. Bu özelliklerinden dolayı, insanlığın kalbi de, duygusu estetiği de kadınlarımız değil midir?. Aslında hayatın temel anlamı, hissettiklerimiz ve duygularımız değil midir?. Günlük hayatın koşuşturmacası sırasında, belki de hayatın gerçek anlamını ıskaladığımız zamanlarda , aslında hayatın temelinin sevgiden ibaret olduğunu bizlere hatırlatan analarımız, kızlarımız, eşlerimiz yani bütün kadınlarımız değil midir?. İnsanlar arasında var olan güzel hasletler ve özellikle de sevgi , aslında Yüce Yaradanın kendi özelliklerinin, insanlardaki minicik yansımaları değil midir?. Bu sevgi, kimi zaman bir eşin diğerine, kimi zaman bir ananın evladına, kimi zaman öğretmenin öğrencisine ve en önemlilerinden birisi de talep edilenin; kendisinden yardım bekleyenlere duyduğu sevgi ve şefkat olarak günlük hayatımızda yer bulmaktadır. İşte bu duygularla birbirimize ailemize, çevremize ve bütün insanlığa duyduğumuz sevginin hiç azalmaması dileğiyle, Dünyayı sevgi ile dolduran tüm kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutluyorum” diye konuştu. 

Sevgi ve şefkati emsalsiz kadınlarımızın gününü kutlarım  

Ortahisar Belediye Başkanı Mustafa Ateş, 8 Mart dünya kadınlar günün kutladı.  

Türk Kadınının ilk kurulan Türk Devletinden bu yana her zaman erkeğinin yanında, fedekarlığı, eşsiz sevgisi ile yer aldığına değinen Başken Ateş, “Türk Kadını, kurulan ilk Türk Devletinden bu yana, devletin kuruluşunda ve yönetiminde yer alıp gereken saygıyı görmüştür. Kurtuluş Savaşı’nda vatanımızın bağımsızlığı için cepheden cepheye koşan Türk Kadını, Cumhuriyetimizin kurulmasıyla birlikte, toplumsal yaşamda yerini almıştır. Kadınlarımız, bir anne olarak kültürlü ve sağlıklı nesiller yetiştirme gayretiyle güçlü bireylerden oluşan aileler ve bu ailelerden oluşan gelişmiş sağlıklı ve güçlü bir toplum inşa etmek gibi ulvi bir görev üstlenmekte ve mensup olduğu meslek dalında canla başla çalışarak, içinde bulunduğu topluma faydalı olmaya çalışmaktadır. Tüm bu olumlu gelişmelere rağmen; hiçbir vicdanın kabullenemeyeceği kadına yönelik şiddetin engellenmesi konusunda Devletimizin yaptığı yasal düzenlemelerin yanı sıra toplumun her kesimine görev düşmektedir. Hayatımızın her anında varlıklarıyla bizleri onurlandıran, ihtiyacımız olduğunda desteklerini esirgemeyen, bizleri eğiten, yetiştiren, yüreklerindeki sevgi ve şefkati karşılıksız veren tüm fedakar kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlar; Saygı ve sevgilerimi sunarım” dedi. 

Kadınlarımız huzurlu, mutlu ve sağlıklı toplumun temeli  

CHP Nevşehir merkez ilçe eski yöneticisi Taylan Şimşek, kadınların huzurlu, mutlu ve sağlıklı bir toplumun temel taşı olduğunu ifade etti.  

8 Mart Dünya Kadınlar günü dolayısıyla bir kutlama mesajı yayınlayan Şimşek, “Türk toplumlarında, Orta Asya’da kurulan ilk Türk Devletlerinde kadınların gerek aile ortamında, gerekse çalışma ortamında saygın bir yere sahip olduklarını okuyor, biliyoruz. İslam dini ve kutsal kitabımızda kadınların hakları ve özellikle korumada üstün tutulmaları gerektiği "Cennet annelerin ayakları altındadır" gibi birçok hadis ve ayetle vurgulanmaktadır. Bu duygularla başta şehit ve gazi anneleri ve eşleri olmak üzere her türlü zorluğa göğüs geren engelli annelerinin, yaşamımızın her anını varlıklarıyla onurlandıran, ihtiyacımız olduğunda desteklerini esirgemeyen, eğiten, yetiştiren, bizi biz yapma yolunda yüreklerindeki sevgi ve şefkati karşılıksız veren, fedakârlığı, üretkenliği ve duyarlılığı temsil eden kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü kutluyor, sevgi ve saygılarım sunuyorum" ifadelerinde bulundu. 

Yaşasın Cumhuriyetimiz ve Cumhuriyet devrimlerimizin adı olan kadınlarımız 

Eğitim-İş Nevşehir Şube Başkanı İbrahim Demir, 8 Mart'ın, kapitalizme, sömürüye, gericiliğe,  baskı ve şiddete karşı duran dünya emekçi kadınların günü olduğunu belirtti.  

Demir, "8 Mart, 164 yıldır kadınların erkek egemen sisteme ve kadınları eve mahkûm eden anlayışa karşı kadınların birlik ve mücadele günüdür. Türkiye’de kadınlar, ev içinde emeği yok görülen, çalışma hayatında ayrımcılığa maruz kalan, toplumsal gericilikle kuşatılan, her gün cinayetlere kurban giden bu karanlık sistem içerisinde yurttaş olabilmenin mücadelesini vermektedir. Kadın sömürüsü elbette daha önce de vardı. Fakat bu sömürünün boyutu AKP iktidarı ile perçinleşmiş, kadın sadece evinde kalan ve itaat eden bir nesne olarak gösterilmiştir. Kadınların gülmesini ahlaksızlık sayan, en kutsal vazifeyi evinde eşine bakmakla eş değer gören AKP’nin gerici zihniyeti, kadınların sömürülmesinde ve katledilmesinde birinci dereceden sorumludur. AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılında 66 kadın cinayetlere kurban gitmişken, ardan geçen 19 yılda katledilen kadın sayısı 8 bine dayanmıştır. 

6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun yürürlüğe girdiği 2013 yılından 2020 Ocak ayı sonuna kadar 448 bin 409 kadın şiddete maruz kalırken,1 milyon 608 bin kadın ise koruma talebinde bulundu. AKP’nin kadına karşı şiddet ve cinayet sicili bu denli bozukken şimdi de İstanbul Sözleşmesini tartışmaya açmakta, kadının adından dahi rahatsız olan gerici ittifak ortaklarıyla kadınların daha fazla şiddete maruz kalmasına ve katledilmesine ön ayak olmaktadırlar. Kadınlar sadece aile içinde değil iş yerinde de sömürüye, adaletsizliğe ve ölümlere kurban gitmektedir. Sadece 2020 yılında adına kader dedikleri, fıtrat dedikleri sömürü düzeninde en az 150 kadın emekçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetmiştir. Ekonomik kriz en çok kadınları etkilemiş, Kadın istihdamı yüzde 10 civarında azalmıştır.10 milyondan fazla kadın ev işleri nedeniyle kendi ekonomik bağımsızlıklarından dışlanmış, pandemi sürecinde de çalışan kadınların sömürüsü hem ev işlerinde hem iş hayatında olmak üzere iki kat artmıştır. Kadınlar iş hayatında da sürekli ayrımcılığa maruz kalmış, aynı işi yapmalarına rağmen kadınlar erkeklerden yüzde 31,4 daha az gelir elde etmiştir. Ücretlerde toplumsal cinsiyet eşitsizliği artarken, 2006 yılında yüzde 12 olan eşitsizlik 2020'de yüzde 20,7'ye yükselmiştir. Kısacası AKP iktidarında kadınlar çalışma hayatında daha fazla sömürülmüş, daha fazla baskıya maruz kalmıştır. Kadın-Erkek ayrımcılığının en kesin çözümü olan eğitim de ne yazık ki AKP iktidarında bu problemin kanıksatılma laboratuvarı yapılmıştır. Kız çocuklarının okuma oranı hala istenen seviyeye gelmemiştir. Bugün kız çocukları 4+4+4 eğitim sistemiyle birlikte örgün eğitim dışına itilmiş ve çocuk gelin, çocuk işçi sayısında artış yaşanmıştır. TÜİK’in verilerine göre 15-19 yaşları arasında bulunan her dört kız çocuğundan biri ne okulda ne de işte bulunmaktadır. Bu oran erkek çocuklar arasında 10’da birdir. Eğitim-İş olarak vurguluyoruz: Kadın-erkek eşitliği, sadece kadınların sorunu değil, uygarlaşmada bir eşiktir. Kız çocuklarının okumalarına ayrıca önem veren, onları sosyal hayata katan, onlara dünya ülkelerinin birçoğundan önce seçme ve seçilme hakkı vererek eşit bireyler olduğunu ilan eden Mustafa Kemal Atatürk ve yol arkadaşlarının kurduğu Cumhuriyete yakışmayan tabloyu değiştirmek, Cumhuriyet devrimlerini rotası kabul eden her yurttaşın görevidir. Cumhuriyet Devrimleri, kadın erkek eşitliğinin adıdır. Cumhuriyet Devrimleri, kadınların ülkemiz de ekonomik ve toplumsal olarak var olmasının adıdır. Cumhuriyet Devrimleri, kadınların köle olarak görülmesine karşı eşit bir birey ve yurttaş olmasının adıdır. Cumhuriyet Devrimleri, kadınları hor gören gerici zihniyete karşı laik yaşamın adıdır. Cumhuriyet Devrimleri, kadınlarımızın katledilmesine, sömürülmesine karşı adaletin ve demokrasinin adıdır. Sömürüye ve baskıya, İş cinayetlerinde katledilmeye, Cinsel şiddete ve ayrımcılığa, Gerici kuşatmalara karşı, Yaşasın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü. Yaşasın Cumhuriyetimiz ve Cumhuriyet Devrimlerimizin adı olan Kadınlarımız" ifadelerinde bulundu.  

Kadın bir umuttur yok etmeyin!  

Saadet Partisi Kadın Kolları Başkanı Dilek Selvi, 8 Mart dünya kadınlar günü mesajında kadın cinayetlerine dikkat çekti.  

Selvi, "Kadın yaradılışı gereği analık vasfı ile toplumu oluşturan en önemli unsurdur. Kadın intihar ve cinayetleri, şiddet ve istismar vakaları bu memleketin en derin yarasıdır. Bu konuda en yüksek hassasiyeti göstermek hepimizin insanlık vazifesidir. Tek bir kadının bir insanın uğradığı zulmün karşısında ayağa kalkmak öncelikle inancımızın gereğidir. Kişinin biricik "hayatı" hiç kimsenin tekelinde değildir. Ve fiili duruma ceza, en üst seviyeden verilmelidir. Kadın bir yoldaştır, ağlatmayın!. Kadın bir ışıktır söndürmeyin!. Kadın bir umuttur yok etmeyin!. Kadın bir annedir öldürmeyin" dedi.

Uçhisar Belediye Başkanı Osman Süslü Kadınlar Günü dolayısıyla bir mesaj yayımladı.
Başkanımız Osman Süslü mesajında; ““Kadınlarımız; bizlerin en iyi şekilde yetişmesini sağlayan, gelecek nesillerin mimarlarıdırlar. Toplumsal yaşamın her kademesinde ve her zaman önemli roller üstlenen kadınlarımız, üstün fedakârlık duygusu içinde yaptıkları çalışmalarla, ülkenin her açıdan kalkınmasında büyük bir payın sahibi olmuşlardır. Toplumun her kesiminde yer alan başarı gösteren kadınlarımızı takdir ediyorum.
Özgüvenleri yüksek, cesur, eğitimli kadınlarımızın, ekonomiden siyasete, ticaretten sosyal hayata her alanda sayılarının artması, ülkemizi daha ileri ve gelişmiş bir seviyeye taşıyacaktır. Üreten kadın ve emek veren kadın güçlü toplum demektir. Güçlü toplumlar ise güçlü ve umut dolu yarınların kaynağıdır.
Hayatımızın birçok alanındaki çalışmalarıyla dünya çapında başarılara imza atmış, varlıklarıyla toplum yapımıza şekil veren kadınlarımızın 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum”  ifadelerinde bulundu.

Vatan Partisi Yaşasın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü

Yaşasın 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü
Değerli Halkımıza,
Bilindiği gibi, Dünya Emekçi Kadınlar Günü, 08 Mart 1857 tarihinde, ABD’nin New York kentinde, bir dokuma fabrikasında çalışan 129 kadının,”daha insanca koşullarda yaşamak” amacıyla verdikleri hak arama mücadelesi ve direniş sırasında(tüketim üzerine temellenen ekonomik anlayışın kurbanı olup) çıkan yangında, yanarak yaşamlarını yitirmeleri üzerine dünya gündemine gelmiştir. Dünya Emekçi Kadınlar Günü 8 Mart, 2021 yılında, ne anlam ifade ediyor? 8 Mart bir anma-kutlama günü olmanın ötesinde, bizlere görevlerimizi hatırlatıyor, yeni sorumluluklar yüklüyor. Her 8 Mart’ta irademizi tazeliyor, güçleniyoruz. Bu evrensel gün bir ayrışma/kutuplaşma, kendi emeğine yabancılaşma,hediye al, çiçek ver günü değil toplumsal mücadele içinde birleşme,Üretim Devrimi Atılımını başlatma ve Vatan Savaşı sürecinde bütünleşme günüdür.
Bizim ülkemizde bu toprakların kadınlarının tarih sahnesindeki onurlu yerlerini alalı yıllar olmuştur. Milli mücadeleye omuz veren Nene Hatunlar,Fatma Seher Hanımlar,Şerife Bacılar,Gördesli Fatmalar ve daha nicelerinin aziz hatıraları bugün de yolumuzu aydınlatıyor.Biz Türk kadınları Cumhuriyet Değerleri ile donanımlıyız,bu değerlerle eğitildik.Bir yandan 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün anlamını kavrayıp -yaşarken,öte yandan Cumhuriyet Devrim Yasalarının kadınlara kazandırdığı haklarımızın da farkında ve bilincindeyiz.Bu haklarla biz dünyayı var edeniz, fabrikada –tarlada üreticiyiz, Mühendisiz, sınıflarda Öğretmeniz,hastanede Hekimiz-Hemşireyiz, mahkemede Hakimiz-Avukatız,İş Kadınıyız ve insanoğlunu geleceğe taşıyan ANNEYİZ. Yalnız değiliz.
Ülkemizde kadınların sorunları var mı? elbette var. Ekonomik sorunlar,geçim sıkıntısı,istihdam  işsizlik sorunu en başta geliyor.Yeterince nitelikli eğitime ulaşamama. Kadınlarımıza  yönelikfiziksel ve psikolojik şiddet, Kadın Cinayetleri. Bazı televizyon kanallarında (çoğu da gene kadınlar tarafından yönetilen) kadınlarımızı aşağılayıcı, suçlayıcı, değersizleştiren, zavallı durumuna düşürücü ve reyting  malzemesi  yapan kuşak programları. Tarikatların,Terör örgütlerinin  pençesinde sıkışan kadınlarımızın durumları vbönemli sorunlar.
Çıkış yolumuzu gene kendimiz bulacağız, çözümleri kendimiz üreteceğiz.Parolamız, yönünü AVRASYA’ya çevirmiş olan BİRLEŞEN ve ÜRETEN TÜRKİYE. 
Gücümüz:  Büyük Türk milletinin başı dik kadınlarıyız ve Mustafa Kemal ATATÜRK ün önderliğinde kadın –erkek birlikte kurduğumuz Cumhuriyet’ten aldığımız güçtür.
İrademiz:  Korkma Sönmez diye başlayan Ulusal Marşımızın iradesi,
Kararlılığımız:  Cumhuriyetimizi sonsuza kadar yaşatma kararlılığı.
Ruhumuz:  Kurtuluş Savaşı’mıza omuz veren kahraman kadınlarımızın ruhu,
Cesaretimiz: Çocukları HDP tarafından kaçırılıp PKK terör örgütüne teslim edilen Annelerin, çocuklarını geri alabilmek için Diyarbakır HDP binası önünde gösterdiği direnme cesaretidir.
Bu 8 Mart 2021 gününün, Kadın mücadele bayrağımızı daha da yükselteceğimiz, aydınlık yarınlarımıza üreterek ulaşacağımız kararlılığının günü olması dileğimizle, Diyarbakır’da direnen annelerimize selam olsun.   
YAŞASIN 8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ.

Prof. Dr. Meliha ATALAY
Vatan Partisi Nevşehir İl Başkanı.

DÜNYA KADINLAR GÜNÜ NASIL KUTLANMAYA BAŞLADI?

8 Mart 1857 tarihinde ABD’nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başladı. Ancak polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda 120 kadın işçi can verdi. İşçilerin cenaze törenine 10.000’i aşkın kişi katıldı.

26 – 27 Ağustos 1910 tarihinde Danimarka’nın Kopenhag kentinde 2. Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında (Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı) Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin, 8 Mart 1857 tarihindeki tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 Mart’ın “Internationaler Frauentag” (International Women’s Day – Dünya Kadınlar Günü) olarak anılması önerisini getirdi ve öneri oybirliğiyle kabul edildi.

İlk yıllarda belli bir tarih saptanmamıştı fakat her zaman ilkbaharda anılıyordu. Tarihin 8 Mart olarak saptanışı 1917 Bolşevik Devrimi’nin önderi ve Sovyetler Birliği’nin kurucusu Lenin’in önerisiyle 1921’de Moskova’da gerçekleştirilen 3. Uluslararası Kadınlar Konferansı’nda (3. Enternasyonal Komünist Partiler Toplantısı) gerçekleşti. Adı da “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” olarak belirlendi. Birinci ve İkinci Dünya Savaşı yılları arasında sosyalizmin yayılmasından çekinen bazı ülkelerde anılması yasaklanan Dünya Kadınlar Günü, 1960’lı yılların sonunda Amerika Birleşik Devletleri’nde gerçekleşen çeşitli gösterilerde anılmaya başlanmasıyla Batı Bloku ülkelerinde daha güçlü bir şekilde gündeme geldi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 16 Aralık 1977 tarihinde 8 Mart’ın “Dünya Kadınlar Günü” olarak anılmasını kabul etti.
 


Kaynak: Yayıncı FİB Haber

İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.