SU DONAR YA İNSAN

SU DONAR YA İNSAN

Hareketsiz olan ve soğuğa maruz kalan su donar buz haline gelir. Eğer yeterli bir ısı kaynağına ulaşmazsa o hep ‘buz’ kalacaktır.

Bu olay sadece su için geçerli değildir. İnsanlar da gelişmez, değişmez, okumaz, öylesine yaşarsa onun da su gibi ‘donmuş olduğunu’ rahatlıkla söyleyebiliriz.

Çocukken evde duydukları, okulda anlatılanlar, camide gördükleri, çevrede işittiklerinden başka hiçbir bilgiye ulaşmamış, hep aynı kalmış, değişmemiş-gelişmemiş insanların da su gibi donduğu, buz gibi katılaştığını söylemek yanlış olmasa gerek.

Hele bu tür insanlar toplumun % 75-80’ini oluşturuyorsa o toplumun da ‘donmuş’ olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Daha kötüsü de var!

O sınırlı bilgisine dayanarak, cehaletin verdiği özgüvenle toplumun gelişmesine karşı durmak, suçlamak, hakaret etmek, farklı düşünüyor diye insanlara saldırmak işin ‘en kötüsü’ olsa gerek.

İşte bu ‘en kötüsü’ hayatın her alanında, yaşadığımız tüm dönemlerde varlığını sürdürüyor ve etkinliğini de durmadan artırıyorsa o toplumun can çekiştiğini, ecelinin yakın olduğunu söylemenin yanlış olmadığı kanısındayım.

Maalesef tüm İslam ülkelerinde ve bizim ülkemizde olan tam da budur.

Bu gerçekten kaçmak, kulaklarını tıkamak, gözlerini kapatmak, başını deve kuşu gibi kuma gömmek Müslüman’a yakışmayacak şeylerdir.

Biz, bize yakışmayacak olanı yapıyor, yapmaktan da geri durmuyoruz.

Kıpırdamıyor, parmağımızı oynatmıyor, televizyon karşısında kumanda elimizde, bin bir çeşit atıştırmalıklarla o muhteşem dizimizi(!) izleyip duruyoruz.

Ey sevgili kardeşim kalk ayağa! Seni kuşatmış o paslı zincirlerden kurtul, titre ve kendine gel.

Sen, 6 küsur yüzyıl dünyaya hükmetmiş bir imparatorluğun bakiyesisin. Yüzlerce milleti egemenliğin altında barış ve huzur içinde yönetmiş büyük bir milletin ferdisin.

Kalk ayağa!

Kır o köhne ve paslı zincirlerini, hemen, şimdi başla. Bir besmele çek, inan ki gerisi çorap söküğü gibi gelecektir.

Haydi, çıkalım şu kısılıp kaldığımız Söğüt’ten!

İnan ki sana da bu yakışacaktır. Geç kalmadan, zaman geçmeden ve ümmetin umudu hala sende iken.

Haydi!

Kalk ayağa!