SUŞEHRİ ve ZARA YÖRESİNDEN
YEREL SÖZCÜKLER
1976 yılında Zara Lisesi'nde görevliyken coğrafya öğretmekle kalmadım.
Baktım ki, öğrencilerimin çoğu İmranlı'dan, Şerefiye'den, Gölova'dan gelmişler.
Onlara ödevler veriyordum. Yerel sözcükleri , deyimleri, terimleri, atasözlerini derlemelerini istiyordum.
O ödevlerden seçtiklerim işte bu yazının konusunu oluşturuyor.
Genelin dışında yerel sözcükler taa İlkokul öğrenciliğimden beri önemsediğim bir konuydu. Bunda babamın da etkisi vardır. Gezici Başmuallim olarak gezdiği Arapsun köylerinde o da eğitmenlerden, muhtarlardan, köylüden birçok özgün sözcük derlemiş, daima yanında taşıdığı küçük cep defterine kaydetmişti. Göre’de İlkokuldayken o defterdeki yazıları okumağa çalışırdık. Bazı yazılar Arap elifbası ile, çoğu Yeni Türk Alfabesiyle...
Bu derleme sözcük notları belki bir Türk Dili ve Yazını öğrencisinin işine yarar. Belki bir araştırman için güdüleyici etki yapar. Çünkü bu, yerel bir sözcük derlemesidir. Eminim bu çabamız , bu iddiasız yazımız bir şekilde değerlendirilecektir.
........................
atlu - çok gezen, geçimsiz.
aşurma - kazan, büyük tencere.
aydun gülü- ayçiçeği, günebakan,günaşık.
arakel- dedikoducu.
ahbun- gübre
bayaktan- önceden.
bir pırtık- biraz.
bir ttike - az, bir parça.
balgoş- şişman.
ca - abdestlik
cikko- hamur yemeği.
cicik- meme
ça - çorap şişi.
çırpa - kıymetsiz, değersiz.
çimecek - banyo.
çorlu - hastalıklı, sayrı.
diveb- memleket, diyar.
dizme çorap - süslü, oyalı, işlemeli çorap.
diga - cüce.
ergişi- erkek.
etaçe- karşı yaka, öte geçe.
emlik - yaz kuzusu.
ecük- biraz.
emaçer - iyice, güzelce
eme- hala
ekis etme - kızma
esküre -- tencerenin çukur kısmı
follamış - şişmiş.
fetil - sac ekmeği.
gilik - çörek.
gendümaşı - yarmalı pilav,
gereme - kucak dolusu.
gıcık - çam kozalağı.
golbağ- bilezik.
gıdik- oğlak
göze- pınar, kaynak, bulak, eşme, kan.
handebaş- başına buyruk, kimseyi dinlemeyen.
hulig- sağır.
haydaran atlısı- çok gezen.
höllük - bebek kundağı toprağı
hırlı durmak- akıllı olmak.
pahıl- cimri
haptı- ören oldu.
ağız yarları - tükürük.
parpı külleri- dört parmağıyla tozu ya da merhemi sürerek üstüne hafifçe vurma.
ade - işve
zurba - çokluk
loda - saman yığılan yer
tülek - tarla kuşu, hırsız, fitne adam.
mazman. burulmuş koç.
yoz- kısır.
him- temel,
hangem- kalabalık
daylamak - soyunmak.
düş gelmek - rastlamak, rasgelmek.
küvedehara - nere gidiyon.
ketçe- kız
köşek - gökçek, güzel
yüz azdırmak - kızgın bakmak, surat asmak.
halebi - arşın
kekil - kahkül.
harço - beceriksiz.
hab- süt alışverişi.
hindi- tülbent
ireluun - sandalye
iskemi- gömlek
koçayı - ocak ayı
kişkilemek. iki kişiyi birbirine düşürmek.
kavut - buğday, mısır, armut karışımı yiyecek.
kelem- lahana
kere - eşek, merkep.
korit - boynuzsuz keçi
nömüş - manda, camız.
kayapa - güvercin.
kömbe - yağlı çörek,
kizni- aç gözlü, doymak bilmez
kaliç-orak
kaşmer olmak - zor durumda olmak, rezil olmak
konoz, kocamış erkek, yaşlı adam
köstefe- ateş küreği, tava
kizir - bekçi
kelik- arkasız pabuç
kalık - evde kalmış, kocaya varmamış kız
laviyet- alay
lavaş - çiğ
mango- akılsız
mantis - mangal
nallı- asi, başkaldıran
pesim - kibrit
pisik - kedi
pinnik - kümes
partalcı- abartmalı konuşan, mübalağacı, geveze
puğar - çeşme
pürçekli - havuç
pahıl - başkasını çekemeyen
sef - yanlış
siğitmiş - sinsi, kurnaz
sorutmak- ayakta durmak
sıracalı - çok gezen, netameli
sumsuk - yumruk
savurlamak - dalaşmak
tuman - don
tirilli - geveze
ulu hasta - ağır hasta, gidici
vezek- dona lastik takılan yer
verep- yokuş yol
yarlı yakışıklı - gösterişli, şık, iyi giyimli
yarlık - önlük
zilli- asi kadın, isyankar hatun
zual - kızılcık.
--------------------------------------
2 temmuz 1977. Kadışehri