SUYA SABUNA DOKUNMAMAK
Çok iddialı, ağır konulardan bıktık, biraz da hafif konulardan mı bahsetsek?
Hayır, hayır olmaz! İnsanımız ciddi konuları sever, sık sık “ciddi olalım, ciddi konuşalım” demez mi?
İyi amma, bizim kafa dinleme hakkımız yok mu?
Tabii ki var, olmalı da.
Ekonomi, enflasyon, tarih, dini vecibeler, ahlak, toplumsal değişim ve gelişimler vs. gibi konulardan bir an uzaklaşalım. Biraz da “sulu” şeylerden bahsedelim, olmaz mı?
Haydi Bismillah! Sulu değil mi? Bir ilimizi su bastı. Yollar göle döndü, araziler ve tarlalar su altında kaldı, kayıplarımız var, ekili mahsuller mahvoldu.
Hay Allah! Bu daha can sıkıcı, üzücü ve yıpratıcı şeyler, hemen konuyu değiştirelim o zaman, sel, baskın vs. olmasın.
Bu günlerde hava ne güzel değil mi?
Tamam, fakat çok sıcak, sıcakların daha da artacağı, arkadan da “çöl sıcaklarının” geleceği duyuruldu. Anlaşılan pişeceğiz galiba. Şu anda sıcaklar Avrupa’yı kasıp kavuruyormuş, bilmem şu kadar insan sıcaktan ölmüş, kimse dışarıya çıkamıyormuş, sanki kıyamet öncesi.
Allah Allah! Olmadı, bu konuda hoş değil. Bunu da geçelim.
Okullar kapandı, insanlarımız “tatil” konusunu düşünmeye başladı, planlar şimdiden yapılmaya başladı bile. Hani herkesin hayalinde deniz, su, kum, dinlenmek, eğlenmek, karetta-karetalar vs. var.
Ha şöyle, içimiz bir açılsın.
Isparta’da bir gölümüzde pamuksu şeyler görülmeye başlamış, tüm göl yüzeyini kaplıyor, suya girme imkânı bırakmıyormuş. Su içinde yaşayan canlılara ve tatil için gelenlere zarar verebilirmiş. Plajlar çok yoğun, kimi plajlar da kirlilikten mustarip, tabii ki bu da suyu kirletiyor, salgın tehlikesi varmış.
Bu arada uzmanlar uyarılarda bulunuyormuş, suya saat 11.00 ile 16.00 arası girmeyin, çok ciddi yanıklarla karşılaşabilirsiniz, ölüm riski bile olabilirmiş. Tatilciler bu saatte dışarıya çıkmayacak… iyi de ne zaman çıkacaklar, sabah ve akşam mı çıksınlar?
Bu arada bizim sevimli dostlarımız Karetta-karetaler yumurtlamak için plaj bulamıyorlarmış, kimi plajlar dolu, kimileri de çok kirli imiş, dostlarımızın yumurtlayacakları bir yer yokmuş, yani nesillerinin geleceği tehlikede.
Bir de sahte tatil organizatörleri çıkmış, ağlarına düşen insanları dolandırıyorlarmış, buna da dikkat edilmeliymiş vs. vs.
Ve yaz tatilinin en büyük kâbuslarında biri olan boğulmalar görülmeye başlamış.
Of, of!
Hangi konuyu anlatmaya çalışsak sıkıcı ve moral bozucu olaylarla karşılaşıyoruz. Olmuyor, şöyle rahat ve huzur içinde anlatacağımız bir konu yok.
Tüm bu sorunların temelinde ‘insan faktörü’ var. Her yeri ve her şeyi yaşanmaz yapan insan ve onun yanlışları.
Bilmiyorum!
Alkışlamak lazım insanımızı, hem de pek çok...